Kategori: Halil Cibran
Gezgin – Halil Cibran
Cibran ölümünden sonra yayımlanan Gezgin’de insana özgü duyguları, yanılgıları ve duraksamaları çözümlerken, tıpkı bir yol kavşağındaki tesadüfi karşılaşmalar gibi, her gün yaşadığımız sıradan olaylardan yola çıkar. Hayatın dünyevi yanlarından yüzyılların bilgeliğini damıtır. Sevgi, dostluk, ahlak, mutluluk, hüzün, güzellik, haz, emek, din, ölüm ve diğer temel meseleler üzerine kafa yoran bütün insanların ortak zenginliği olan ezeli
okumak için tıklayınızHalil Cibran’ın Peşinde Seyrüsefer
1883 Lübnan doğumlu, ressam, şair, filozof. Bilge. Kutsal metinlerin gizeminden yola çıkan şiirsel bir çığlık. Halil Cibran ve Cibran’ın derin, kuşatan, içten içe sarsan, yıkan dizeleri sözünü ettiğimiz. İnsan, vicdan, adalet, kendini keşfetme çabası metinlerinin olmazsa olmazı olmuş. Sinerek değil; yaşayarak, soluk alarak, insanın öyküsünü bir tin-ten çatışmasıyla anlatmış ozan.
okumak için tıklayınızKum ve Köpük – Halil Cibran
Halil Cibran’ın zamanında küçük kâğıt parçalarına ve defterlerine karaladığı aforizma ve mesellerden oluşan bu küçük kitap, sanatçının parçalı bir “otoportresi”ni ortaya koyuyor. Ruhunun derinliklerinden gelen çarpıcı ve çağrışımlı imgelerle aşk, güzellik, doğa ve insanlık durumuna ilişkin bir türlü ifadesini bulamayıp “suskunluğa gömülmüş” olanı ifşa ediyor. Cibran’ın yetmiş yılı aşkın bir süre önce yayımlanmış yapıtları, bugün
okumak için tıklayınızAforizmalar, Halil Cibran
Hakikat parçalanamaz. *** Her tohumda bir tutku gizlidir. *** Aşk ve şüphe bir arada bulunmaz. *** Kıskancın suskunluğu çok gürültülüdür. *** İlham daima mırıldanır, asla açıklamaz. *** Aşk, aşık ile maşuk arasında bir maskedir. *** Arzu hayatın yarısıdır. Kayıtsızlıksa ölümün. *** Bir tür kavuşmadır hatırlayış, unutuş bir özgürlük. *** Sosyal (beşeri) kanunları yalnızca iki kişi
okumak için tıklayınızTimsah gözyaşları ve Sırtlan’ın gülüşü, Halil Cibran
Lübnanlı filozof Halil Cibran?ın (1883-1931) anlattığı bir öykü oldukça anlamlıdır: Suların yükseldiği sırada Nil kıyısında bir sırtlan ile bir timsah karşılaşırlar; durup selamlarlar birbirlerini. Sırtlan konuşur ve derki:?Günleriniz nasıl geçiyor efendim?? Timsah cevap verir: ?Kötü geçiyor. Gün oluyor acılarım ve hüznüm içinde ağlıyorum ve yaratıklar diyorlar ki: Bunlar yalnızca timsah gözyaşları. Bu beni her sözün
okumak için tıklayınızTımarhaneye sığınmış bir gencin hikâyesi, Halil Cibran
Bu, tımarhanenin bahçesinde oldu: Solgun benizli, yakışıklı, hayranlık uyandıran bir delikanlıya rastladım. Yanına oturdum ve sordum: – Niçin buradasın?
okumak için tıklayınız