Konfüçyüsçü Özneleşme ve Distopik Yansımalar

Konfüçyüsçü Ahlakın Özneleşme ile Buluşması Konfüçyüsçü ahlak, bireyin toplumsal düzen içinde erdemli bir varlık olarak şekillenmesini merkeze alır. Bu anlayış, Foucault’nun “özneleşme” kavramıyla kesişir; çünkü her iki düşünce de bireyin kendini inşa sürecini, dışsal normlar ve içsel disiplin aracılığıyla tanımlar. Konfüçyüsçülükte, “li” (ritüel) ve “ren” (insancıllık) gibi ilkeler, bireyi toplumsal hiyerarşiye uyumlu hale getirirken, Foucault’nun … Devamını oku

“Sorumluluğunu Arayan Sözün Derinliği” / “yaşamayı bilmeden, ölümü bilemezsin?(*) – Nejdet Evren

?Sözcüklerin bilinci? olur mu? Sözcükler sorumluluklarının peşinden koşuyorlarsa bu neden olmasın ki? Sorumluluk bir yönüyle kişinin her şeyden önce kendine karşı bir yükümlülüğü değil midir ki; her zaman söylendiği gibi ?üstlenemeyeceğini yapma ve yapamayacağını üstlenme ? diye…İnsan, iki ayak üzerinde dik durmaya başladığı günden bu güne değin hep koşmuştur; ve fakat kaçmak bundan öte bir olgu olsa gerek. Her şeyden ?belki- kaçmak olanaklı olsa da insanın kendinden kaçması olanaksızdır; gölge yok edilemez..Görüşün, eylemin yetersiz kaldığı yerde dil devreye girer; sözcükler aracılığı ile insan insana gider ve insandan geri kendine döner. Öyle ise, ?sözcüklerin bilinci? insanın bilinci ile bir açıdan ödeşmektedir; ve bu durum bir sorumluluk demektir. Analar boşuna demiyorlar, ?söz ola kese savaşı…? ki onlar ?analar- doğurmak/yaratmakla kalmamış, söze bilinç yükleyerek kuşaklar arası yeniden doğmayı/doğurmayı/yaratmayı yeniden gerçekleştirmiş değiller midir? Elias Canetti kadim sözlerin bilincini ararken iz-düşümü ile yol göstermektedir;

Devamını oku

Erdemin Ardından Git, Konfüçyüs

?Erdemin Ardından Git?, düşünür ve siyaset kuramcısı Konfüçyüs?ün öğrencileriyle yaptığı konuşmalardan yapılan bir derlemeye dayanıyor. Konfüçyüs?ün tüm öğretisinin ahlak temeline dayanması ve insana sonsuz güveni düşünüldüğünde, kuşkusuz tüm dünyada kendisine yönelen ilginin de şifresi çözülmüş olur. İşte Konfüçyüs?ün öğrencileri tarafından derlenen bu kitaptaki aforizmalar da, başlıklar halinde, düşünürün öğrencileriyle yaptığı sohbetlerden bir demet sunuyor. Kitapta ayrıca, Konfüçyüs?ü tanıtan bir yazının bulunduğunu da belirtelim.

*”Konfüçyüs?ün ağzından ve kaleminden çıkanlar kendinden 2500 yıl sonrasının idealize edilen ahlaki değerleriyle çoğu noktada örtüşüyor. Entelektüel bir altyapı aranmaksızın ortalama bir birey ?ahlak? sözcüğünden ne anlıyorsa ?Erdemin Ardından Git?de karşılığını buluyor.

Göz önünde olanın en az bilinen olması kuvvetle muhtemel. Batı?nın Konfüçyüs ismiyle tanıdığı Üstat K?ung, yeterince uzağı yeteri kadar düşünmeyi önerse de

Devamını oku

Konuşmalar, Konfüçyüs (K’ung – fu – tzu)

Lun-yü (Konfüçyüs’ün Konuşmaları), Konfüçyüs’ün öğrencileriyle yaptığı konuşmaları toplayan, Konfüçyüsçülerin kullandığı en önemli el kitabı ve Çin’in en önemli felsefe yapıtlarından biridir. (*)

Burada, devletin yönetimi, ahlak ilkeleri, toplumsal düzen, dinsel törenler ve sonra ülküsel [ideal] bir insanın ve toplumun nasıl olması gerektiği, belirli terimlerle anlatılmıştır.

Konfüçyüs bir bilgin, bir devlet adamı, bir düzeltimci (reformcu) olduğu gibi büyük bir öğretmendi de. O, kendine özgü yöntemleriyle öğretimi halka yayan ve öğretmenliği bir uğraş haline getiren ilk kişidir. Çin’de Konfüçyüs’ten önce de öğretim vardı; ama bunun nasıl olduğu konusunda kesin bir bilgimiz yoktur. Hükümdarların çocuklarının özel öğretmenleri vardı. Devlet memurları da, kendi büyüklerince, o dönemdeki yöntemlere göre yetiştiriliyordu. Konfüçyüs ise tümüyle başka yöntemle çalışmış, her toplumsal sınıftan gelen, yoksul ya da zengin bütün öğrencileri kabul etmiş ve onları kılgısal bir biçimde

Devamını oku

Cezaevi kontör yükleme