Kategori: Nikola Tesla

Tesla’nın Bilge-Deli Portresi

Elektriğin Özgürleştirici Rüyası Nikola Tesla, elektriğin insanlık için bir özgürlük vaadi taşıdığına inanıyordu. Alternatif akım (AC) sisteminin mucidi olarak, elektriğin yaygın ve erişilebilir bir enerji kaynağı haline gelmesini sağladı. Ancak onun vizyonu, elektriğin ticari bir meta olarak değil, insanlığın ortak iyiliği için ücretsiz bir kaynak olarak kullanılması yönündeydi. Bu fikir, dönemin kapitalist düzenine meydan okuyordu.

okumak için tıklayınız

Elektiriğin Tanrısı Nikola Tesla’nın hayatını borçlu olduğu yazar Mark Twain ile tanışması

“Real Gymnasium’daki eğitimimi bitirmek üzereyken tehlikeli bir hastalık, daha doğrusu bir dizi hastalık geçirdim. Sağlık durumum öyle kötüydü ki doktorlar benden ümidi kesmişti. Bu dönemde sürekli kitap okumama izin verildi. Halk kütüphanesinden temin edilen, ihmal edilmiş, sınıflandırıp katalog için hazırlamak üzere bana emanet edilen kitapları okuyordum. Bir gün daha önce hiç okumadığım birkaç kitap verildi

okumak için tıklayınız

Edison’dan pek elektrik alamadık, Elektriğin Tanrısı: Tesla

Soner Tuna’ nın kaleminden çıkan “Tesla Elektriğin Tanrısı” çizgi romanı, geleceğe ışık tutan Nikola Tesla’yı bir kez daha hatırlamamızı sağladı. Bilim ve Gelecek Yayınları’nı özellikle evrim konusunda var olan bilgi kirliliğini gidermeye yönelik yayınları ile tanıyoruz. Bilimin toplumla olan bağını, ilerlemenin amacının para kazanmak değil yaşanabilir bir dünya yaratma düşüncesi olduğunu bize hatırlatan önemli bir

okumak için tıklayınız

Nikola Tesla’nın Ölümü ve Geriye Bıraktığı Notları

Buluşlarıyla insanlık tarihinde çığır açan Tesla’yı ölüm, bir otel odasında yalnızken yakalamıştı. Ölümünden çok buluşları, geriye bıraktığı notları ve makaleleri tüm dünyanın dikkatini çekmişti. Herkesin peşinde olduğu bu notlar, bir gecede FBI tarafından toparlanıp, sırlara karıştı. Nikola Tesla, günümüzden 72 yıl önce 1943 yılında Manhattan’da New Yorker otelinin 33. katındaki 3327 nolu odasında 7 Ocak’ı

okumak için tıklayınız

Yeryüzünde Bir Uzaylı: Nikola Tesla

Nikola Tesla, tüm uluslar için barış ve bilim adına birleştirici bir güç ve ilhamın simgesidir. O, bilimsel gelişme alanında çağdaşlarının çok ilerisinde, gerçek bir vizyona sahipti. İcatlarını insanlığın iyiliği ve gelişimi için ücretsiz biçimde kullanma arzusuna rağmen, kapitalizmin yeni imparatorluğunda işler istediği gibi gitmedi ve insanlığa küskün bir hissiyatla dünyadan göçüp gitti. New York Eyaleti

okumak için tıklayınız

Aşağılanmış, horgörülmüş ve saldırıya uğramış Nikola Tesla

AŞAĞILANMIŞ, HORGÖRÜLMÜŞ, SALDIRIYA UĞRAMIŞ Kulesi göklere doğru yükselirken Tesla kendisine daha da acımasızca yüklenmeye başlamıştı. Almanya’ya mühendis Fritz Lowenstein’ın da kendilerine katılmasını sağlamak için para göndermişti. Daha önceleri Edison’la da çalışmış ünlü bir mühendis olan H. Otis Pond da onunla birlikte Wardenclyffe ekibine katılmıştı. Yıllar sonra, tarihin bu iki büyük mucidi değerlendirişine katılmadığını söyleyecekti. “Edison

okumak için tıklayınız

Nikola Tesla’nın hayatında güvercinlerin önemi

GÜVERCİNLER İnsanlar onlarca yılın akıp gitmesinden, bunlar sanki doğal sonlarmış gibi söz eder, oysa on yılın sonunda işlerin gerçek anlamda bir sonuca bağlandığı pek nadir rastlanan bir durumdur. Hayatta kalanlar aslında uyumdan yoksun ve can sıkıcı değişikliklerin hakim olduğu yeni bir zaman dilimine geçmişlerdir sadece. ‘Kükreyen’ yirmili yıllar da Tesla için farklı bir şey ifade

okumak için tıklayınız

Nikola Tesla: Arkadaşlar, burnumuz olmasa nerede olurduk?

NIKOLA TESLA’NIN 3 ARALIK 1875’TE GENÇ SlRPLAR DERNEGİ’NDE YAPTIĞI KONUŞMA Kıymetli arkadaşlar, burnumuz olmasa nerede olurduk? inanın, hiçbir yerde olamazdık Burnumuz, bize gözlerimizle algılayamadığımız dünyadan haberler getirir. Neyin sağlıklı, neyin sağlıksız olduğundan, yatağın temizliğinden, çorbanın sıcaklığından haber verir. Bizlere sabahın kokusunu bahşeden, yaklaşan fırtınadan haber veren, bizi doğayla bir kılan burundur. Bitkilerle kıyaslanınası bu yüzdendir.

okumak için tıklayınız

Nikola Tesla’nın babası: “Ne nedir? Sustu ve başı dönmeye başladı.”

Bu dünya nedir? Peki ya varoluşun amacı? Bu gibi sorular Milutin Tesla’nın kafasının içinde kedi yavruları gibi oynaşırken, o son, korkunç soruda kalakaldı: “Ne” nedir? Tam da bu noktada rahibin düşünceleri sustu ve başı dönmeye başladı. İnsan beyni pragmatiktir; bir nevi makine esasında, diye karar kıldı Milutin. Yayı alıp enstrüman gibi çalabilirsin fakat aynı şeyi

okumak için tıklayınız

Nikola Tesla’nın Takıntıları

Katı alışkanlıkları olan Tesla, kendisi üzerinde tam kontrole sahip olabilmek için belli zevklerden uzak duruyordu. Ancak kendi tuhaflıkları ve bir kazan dolusu fobisine tam anlamıyla köleydi. Tokalaşmalardan kaçınmak için yolunu değiştirmek, sevgisini kuşları yöneltmek, otel çalışanlarının kendisinden en az 1 metre uzakta tutmak, yaka ve eldivenlerini bir kez kullandıktan sonra atmak gibi huyları olan Tesla’nın

okumak için tıklayınız

Elektriğin Tanrısı Nikola Tesla’nın Beslenme Diyeti

“Diyette olan zayıf Epikürcü, et yemeyi tamamen bıraktığını açıkladı. Tesla, gelecekte ucuz ve sağlıklı gıdaların süt, bal ve buğdaydan elde edileceğine inanıyordu. 1930’larda ilerledikçe, mucit, hiç vazgeçmediği, az miktarda yiyecek tükettiği diyetine devam etti. Etten balığa, balıktan sebzelere geçtikten sonra en sonunda ılık süt, ekmek ve “factor actus” adını verdiği bir şeye geçti. Katı gıdayı

okumak için tıklayınız

Nikola Tesla’nın mirası

Tesla’nın araştırma notlarına ve yazılarına ulaşmak Batılı bilim insanları için güçleştiyse de bu durum, tabii ki Tesla tarzı araştırmaların bittiği anlamına gelmiyordu. Tam tersine bu belirsizliğin yarattığı gizemli hava pek çok araştırmacıyı mucidin deneylerini tekrarlamaya yöneltiyordu. Ve tutkularının çerçevesinin genişliği eninde sonunda başarılı bir sonuca ulaşılmasını olanaklı kılıyordu. Ama Tesla’nın izinden yürüyenlere verdiği en büyük

okumak için tıklayınız

Modern Promete: Nikola Tesla

Saat tam sekizde asil görünüşlü, otuzlarında bir bey Waldorf-Astoria otelinin Palmiye Odası’nda, her zamanki masasında yerini almıştı. Uzun boylu ve narindi, zarif bir giyimi vardı ve tüm dikkatleri anında üzerine çekiyordu; yine de çevresinde yemeklerini yemekte olan diğer insanlar, mahremiyetine fazlasıyla düşkün olduğunu bildikleri bu mucidi görmemiş gibi davranıyorlardı. Masasının üzerinde her zaman olduğu gibi,

okumak için tıklayınız

Varolmanın Dayanılmaz Ağırlığı : Aforizmalar – Nikola Tesla

Varolmanın Dayanılmaz Ağırlığı, Nikola Tesla’nın eserlerinden özenle derlenmiş bir seçkidir. “Nefretiniz elektriğe dönüştürülebilseydi bütün dünyayı aydınlatmaya yeterdi.” “Bütün canlılar evrenin çarkında iç içe geçmiş dişlilerdir.” Bu eseri okudukça yazarının ne kadar ileri görüşlü bir insan olduğunu anlıyorsunuz. Çünkü hikayede anlatılanlarla günümüz toplumu karşılaştırıldığı zaman bire bir uyum sağlamaktadır. Mesela eserin içeriğinde geçen insanların nefretlerini elektriğe

okumak için tıklayınız

Nikola Tesla’nın en sevdiği şiir

Her bir işareti yazan Tanrı mıydı? Yatışmakta olan iç karmaşalarım, Ve büyük sevinçle dolan bu zavallı kalbim, Yüce bir güçle bana açıklıyor Doğa’nın enerjileri etrafıma ve bana heyecan veriyor. Ben bir Tanrı mıyım? Enerjinin parlaklığı giderek artıyor. Gözümün gördüğü her bir karakter Ruhumun önünde Doğa tarafından hareket halinde gösteriliyor Bu fikir, Goethe’nin Faust’unda açıkça bulunabilir.

okumak için tıklayınız

“Saf” bir bilim insanı Nikola Tesla’yı anarken – Derin Demir

“Saf” bir bilim insanını anarken “Saf” kavramı bildiğiniz üzere doğal olan, katıksız, bozulmamış anlamına geliyor. Ancak maalesef ki günümüz anlamına bakıldığında “saf olmak”, aptallık, öngörüsüzlük anlamında kullanılıyor. O yüzden bugün birçok değişen kavramı günlük yaşantımızdaki anlamıyla kullanmak yerine asıl anlamını koruyarak kullanmak en zor olan ve en doğru olanıdır ve bu ısrara devam edilmelidir. Çünkü

okumak için tıklayınız

Nikola Tesla’nın En Ünlü Buluşları Nelerdir?

Gerçekte ise Tesla(Sırp Kiril: Никола Тесла, 10 Temmuz 1856, Smiljan , 7 Ocak 1943, New York), yüzlerce patentli buluşa sahip olmasına rağmen, elektrik alanındaki çığır açıcı buluşlarına rağmen ne yazık ki Nobel Ödülü’ne bile layık görülmemiştir. 10 Temmuz 1856 ‘da doğan Nikola, tüm ömrünü bilime adamasına rağmen, paraya değer vermediğinden sonunda bir otel odasında yalnız

okumak için tıklayınız