Kategori: Öykü Kitapları

Akışı Olmayan Sular, Pınar Kür

1984 Sait Faik Hikâye Armağanı’nı alan ‘Durgun’ sular değil; ‘akışı olmayan’ sular, Pınar Kür’ün öykücülüğünde önemli bir dönüm noktası. Pınar Kür, ölümün var olduğunu bildiğimiz halde hayatı hep geçmişi düşünerek, keşkelerle değil yeni başlangıçlarla en güzel şekilde yaşamayı öğretiyor insana..“Ölümü unutmalı, yaşamaya bakmalı! Ölüm nasıl unutulur, biliyorsan eğer? Ölümü bildikten sonra nasıl yaşanır? Daha önce

okumak için tıklayınız

Zekânın ölçülmesinin doğal olduğu yerde aptallık oranı da ölçülmeli

“… Çocukluğumdan beri, insanları ağlatacak yazılar yazmak isterdim. Bu istekle yazdığım bir hikâyeyi, bir dergiye götürmüştüm. Hikâyemi okuyan derginin başredaktörü, çok anlayışsız bir adam olduğu için, hikâyemi okurken hüngür hüngür ağlaması gerektiği halde kahkahalarla güldü; sonra kahkahadan yaşaran gözlerini silerek, ‘Aferin. Çok güzel. Bunun gibi daha başka hikâyeler de yaz getir bize…’ dedi. Yazarlıktaki bu

okumak için tıklayınız

Gogol’un Palto’sundan çıkan kelimeler

Sonunda zavallı yazıcı hayata gözlerini yumdu. “Akakiy Akakiyeviç’i gömdüler. Petersburg, onsuz kaldı. Sanki bu kentte hiç yaşamamıştı.” Ama Gogol’un öyküsü burada sonlanmıyordu. “Petersburg’da birdenbire bir söylenti dolaşmaya başladı: Kalikin Köprüsü’nde, daha da uzaklarda geceleri, çalınan paltosunu arayan memur kılıklı bir hayalet görülmeye başlamıştı.” Suç ve Ceza’nın yaratıcısı Dostoyevski Gogol’u över: “Hepimiz onun Palto’sundan çıktık!”

okumak için tıklayınız

“Dilsiz Annelerin Sessiz Çocukları” na ilişkin – İbrahim Yurtsever

Ayşegül Kocabıçak’ın nota bene yayınlarından çıkan “Dilsiz Annelerin Sessiz Çocukları” adlı öykü kitabını bir solukta okudum. Her öyküyü okuyup bitirdiğimde arka sayfadaki diğer öyküyü merak ederek çevirdim sayfaları. İlk öykü Somada sistemin aşırı kar hırsı yüzünden yaşamını yitiren maden işçilerine adanmış. Madende babasını yitiren bir çocuğun duyguları sarsıcı bir kurguyla aktarılmış.

okumak için tıklayınız

“Dağ Kokusu” veya “Kalbini Arayan Kavmin Öyküleri” – Adil Okay

“Tıpkı bakışların gibi o ıssız gecede, uçurum kenarında sevginin seline uğradık. İşte sırf bu yüzden bile, bizi masal sanacaklar…” Seyit Oktay “Hapishane Edebiyatı” kavramı tartışmalıdır. Zira biz zindandaki tutsaklardan hep ve sadece “içeriyi” anlatmalarını bekleriz. Ya da içeriden bir gözle “dışarının” anlatılmasını. Oysa politik tutsaklar anı bohçalarını asıl olarak dışarıda doldurmuşlardır.

okumak için tıklayınız

Ümran Düşünsel’in “Kırık Patika”ları * – Adil Okay

Son yıllarda öykü’nün benden, benim de öyküden koptuğumu sanıyordum. Şiir ve roman okumak beni daha çok doyuma ulaştırmaya başlamıştı. Tabi plastik sanatlar ve sinema da sanattan aldığım gıdamı karşılamaya yetiyordu. Bir insan ömrüne kaç kitap sığdırabilir ki deyip seçici davranıyordum. Ancak arka arkaya okuduğum öykü kitapları bana yanıldığımı gösterdi. Şimdi elimde Ümran Düşünsel’in “Kırık Patika”

okumak için tıklayınız

Serpêhatiyên Kurdan – Seydayê Tîrêj

Serpêhatiyên Kurdan (Kürtlerin Sergüzeştleri)-Tîrêj Walter Benjamin, 1831-1895 yılları arasında yaşamış, işi dolayısıyla neredeyse bütün Rusya’yı dolaşmış ve hikâyelerinin çoğunu da bu yolculuklar esnasındaki gözlem, gezi ve malzemelerden oluşturmuş NikolayLeskov’a dair yazdığı bir yazıda (Hikâye Anlatıcısı), anlatıcılık sanatının sonuna geldiğimizi söyler.

okumak için tıklayınız

Dili yüreğinde bir yazar Celal İlhan – Sadık Güvenç

Celal İlhan’ın Kanguru Yayınları’ndan 2012’de çıkan öykü kitabı, Dili Yüreğinde’yi ilgiyle ve severek okudum. İlhan’ı daha önce Grevden Dönenin adlı kitabıyla tanımıştım. Emeğin, emekçinin grev mücadelesini dile getirdiği anı kitabıyla. Yazar okurunu, ele aldığı öykü kişisinin dünyasına alıp götürüyor dilinin kıvraklığıyla. Öykülerinde yerel ağız kullanmaktan hoşlanan biri İlhan. Daha sonra sözünü edeceğim bir öyküsünde (Sorumlu),

okumak için tıklayınız

İki ayrı kitap – Hüseyin Bul

Murat Şahin’in Esnaf lokantası adlı öykü kitabını okurken ilk izlenimim birazdan düze çıkarım herhalde oldu. Kitabın ilk yarısını oluşturan öyküler konuları itibari ile insanın canını sıkan, küçük ısırıklar büyük sarsıntılar yaşatacak türden birazcık da “karamsar” diyebileceğimiz damardan akıp giden öykülerden oluşuyor. Kitabın ilk yarısı dedim ama öyle ayrıştırılmış, bölünmüş, kategorize edilmiş falan değil elbette.

okumak için tıklayınız

Sordum Durdum – Melek Özlem Sezer

Masal Kahramanlarına Sorular Pek çok masalda, doğru olmayan kimi mesajların gizli olduğunu biliyor muydunuz? Pamuk Prenses, Hansel ve Gretel, Külkedisi, Kırmızı Başlıklı Kız, Fareli Köyün Kavalcısı, Keloğlan ve daha niceleri… Adlarını sürekli duyduğunuz ve maceralarını hep dinlediğiniz bu masal kahramanlarını daha yakından tanımaya var mısınız?

okumak için tıklayınız

Kelebek etkisi

Haldun Taner’in Şişhane’ye Yağmur Yağıyordu öyküsü, kelebek etkisini Türk edebiyatında en iyi anlatan eser. Senarist Haldun Taner’in habercisi. Bazı kitapların etkisi ömür boyu sürer. Tekrar tekrar okursunuz onları. Hayretiniz, sevginiz sürekli yenilenir. Her okuyuşta belki ilk buluşma anına, o buğulu ve güzel zamana dönersiniz. Zihnim zaman zaman Ayışında Çalışkur ile Şişhaneye Yağmur Yağıyordu’yu birbirine karıştırır,

okumak için tıklayınız

Serkan Türk’ten Yeni Mevsim Öyküler – Ömer Turan

“Bak Önümüzde Yeni Bir Mevsim”, Serkan Türk’ün Dedalus etiketiyle raflarda yerini alan son öykü kitabının adı. Hız çağının birey üzerindeki etkileri göz önüne alındığında yalnızlaşma olgusunun öncü sarsıntılarıyla yüz yüze gelen insan, kendi içinden başlayarak sosyal yaşamın bütün alanlarına kadar uzanan bir yabancılaşmanın döngüsüne giriyor. Sistemin dayattığı değerler (ki değersizlikler demek daha doğru) ile bireyin

okumak için tıklayınız

Yazar ve çizerler “Maden”de buluştu – Adil Okay

“Ömer Leventoğlu’nun editörlüğünü yaptığı bu kitapta yer alan ‘Maden’ temalı öyküler ve resimler yazarların – çizerlerin karanlık zamanları betimlemesidir…” Edebiyat her dönem toplumsal altüst oluşlarda tanıklık yaparak, tarihin ve kamunun vicdanı olmuştur. Edebiyatçılar, tabi ruhunu şeytana satmayan edebiyatçılar, resmi tarihin tahrif ettiği ya da yok saydığı hakikatleri kamuya -farklı biçemlerle, akımlarla- kimi zaman açık, kimi

okumak için tıklayınız

Öyküler – Yeorgios Viziinos

1849’da yazın hayatı boyunca geçmişi, kökeni ve imgelemini besleyen bir hatıra olarak soyadında tarihe mal ettiği Vize’de doğan Yeorgios Viziinos, şiirleri ve özellikle halk diliyle yazdığı öyküleriyle Çağdaş Yunan Edebiyatı’nın kurucu ustalarındandır. Sağlam kurgularıyla öne çıkan öykülerinde Viziinos, anlatımını polisiyeyi andıran şaşırtmacalar ve okuyucuda merak unsurunu canlı tutan baht dönüşleriyle canlı tutar. Ancak Viziinos’un en

okumak için tıklayınız

Şişhane’ye Yağmur Yağıyordu – Haldun Taner

Şişhane’ye Yağmur Yağıyordu’da, Behçet Necatigil’in deyişiyle, “Olayları rintçe bir bakışla gülünç taraflarından alan, kıvrak, sürprizli, esprili bir üsluba aktaran” Haldun Taner’in unutulmaz öykülerinden dokuzu var: Şişhane’ye Yağmur Yağıyordu, Kantar Kâtibi Ali Rıza Efendi, Konçinalar, Ablam, Atatürk Galatasaray’da, Fraulein Haubold’un Kedisi, Eczanenin Akşam Müşterileri, Fasarya, Memeli Hayvanlar.

okumak için tıklayınız

Anlatılan işte onların hikayesidir

‘Toplayıcılar’ günümüzde edebiyattan gittikçe dışlanan yoksulların öykülerine yer veriyor. Mürüvet Yılmaz’ın yazdığı öykülerde çöplerden beslenen insanlardan, tersanelerde ölümle yüz yüze çalışmak zorunda kalan işçilere dek uzanan yoksullar gerçeğine bütün çıplaklığı ile okuruz

okumak için tıklayınız

Raşomon ve Diğer Öyküler – Ryunosuke Akutagava

Raşomon ve Diğer Öyküler adlı kitap, Japon edebiyatının önemli isimlerinden Ryunose Akutagava’nın on dört öyküsünü bir araya getiriyor. Yazar, büyük bir ustalıkla yazdığı çeşitli biçim ve içerikteki öyküleriyle kendinden sonra gelen kuşaklara örnek olmuştur. Japon film yönetmeni Akira Kurosava, kitaba adını veren öyküyü “Çalılıklar Arasında” isimli öyküyle birleştirerek Raşomon ismiyle sinemaya uyarladı ve 1951 yılında

okumak için tıklayınız

Gerçeğin büyülüsü makbuldür

Nikolay Leskov’un “Büyülü Gezgin” başlıklı seçme öyküleri Türkçede. Leskov böylece diğer Rus klasikleriyle kitapçı raflarında buluşmuş oldu. Seçkide, Büyülü Gezgin dışında oldukça kısa dört başka öyküyle birlikte Walter Benjamin’in altı çizilecek cümlelerle dolu bir yazısı da yer alıyor. Yankı Enki’nin değerlendirmesi…

okumak için tıklayınız

Bozguncu – Maksim Gorki

İnsan ruhunun en büyük araştırmacılarından biri olan Gorki, genellikle özyaşamöyküsel olan edebiyat eserlerinde insanı, iradesi ve iradesizliğiyle, yeteneği ve yeteneksizliğiyle, en çelişkili yönleriyle anlattı. Yaşamın her katmanından insanları anlatan edebiyatıyla hem çarlık döneminde hem de Sovyetler döneminde dile gelmemiş hayatların gür sesi oldu. Bu derlemede yer alan ve 19. yüzyıl sonunda Rusya’nın engin bozkırlarına, sayısız

okumak için tıklayınız