Kategori: Psikoloji

Demir Hans: Ormandaki Vahşi Adam mı, Yoksa Bizim İçimizdeki “Altın” mı?

Grimm Kardeşler’in “Demir Hans” (Iron Hans / Iron John) masalını Jungcu psikoloji mertebesinden inceliyoruz. Hikâyeyi bir çocuğun ergenliğe ve olgunluğa geçiş süreci, yani bireyselleşme (individuation) yolculuğu olarak ele alıyor. Yahu efendiler, hanımlar! Şimdi size öyle bir masal anlatacağım ki, içinde ne ararsanız var: Ormanda kaybolan avcılar, kafese kapatılmış vahşi adamlar ve saray mutfağında bulaşık yıkayan

okumak için tıklayınız

Kraliçe ve Munshi: Sarayda Bir Hintli ve “Eşitlik” Kavgası

Efendim, şimdi size öyle bir “yukarıdakiler ve aşağıdakiler” hikâyesi getirdim ki, bizim mahalledeki paşa konaklarının dedikoduları yanında çocuk oyuncağı kalır. Mevzumuz, Büyük Britanya Kraliçesi Victoria ile onun meşhur Hintli sekreteri Abdülkerim, nam-ı diğer “Munshi”. Bu hikâye; sınıf farkı, ırkçılık, kıskançlık ve bir kraliçenin inadı üzerine yazılmış gerçek bir trajedi-komedidir. 1. Agra Cezaevi’nden Windsor Kalesi’ne: Bir

okumak için tıklayınız

Direksiyonda Psikanaliz: Toni Wolff ve Kadın Ruhunun Dört Hali (Jung Amca’nın Gizli Defteri)

Bu blog yazısı, Carl Jung’un iş ortağı (ve sevgilisi) Toni Wolff‘un geliştirdiği dişil arketipler modelini, yazarın bir rahip-psikanalist arkadaşıyla yaptığı yolculuk ve kişisel sohbet üzerinden ele alıyor. Efendim, hikâye şöyle başlıyor: Muharririmiz, hem katolik bir keşiş hem de Jungcu bir psikanalist olan ahbabını arabasına atmış, Bavyera Alpleri’nin eteklerinde süzülüyorlar. Direksiyonda konu dönüp dolaşıp Jung Amca’nın

okumak için tıklayınız

Tar-Baby: Aktarımın Bir Analojisi mi?

Julia McAfee’den “Uncle Remus” Masalları Üzerinden Psikodinamik Bir İnceleme Yazar: Jungish (Tilki, Tavşan ve Yapışkan Bir Tuzak Olarak Terapi) Aziz Okuyucularım, Ey Aktarımın Yapışkan Ağında Çırpınanlar! Bugün size, Amerikan Güney folklorunun o meşhur “Tar-Baby” (Zift Bebek) hikayesini kullanarak, psikanalizin en çetrefilli meselesi olan Aktarım ve Karşı-Aktarım (Transference/Countertransference) konusunu anlatan Julia McAfee’nin orijinal analizini sunacağım. Bu

okumak için tıklayınız

Psikotarihin Uzun Doğumu: Kolektif Psikolojinin Yeni Bilimi mi?

John Fraim’den Lloyd deMause ve Grup Fantezileri Üzerine Bir İnceleme Yazar: Jungish (Tarihi Sadece Savaşlar Değil, Bebeklik Travmalarımız Yazıyor!) Aziz Okuyucularım, Ey Toplumun Bilinçdışı Şifrelerini Merak Edenler! Bugün size, akademik dünyanın “üvey evladı” sayılan ama aslında tarihin en derin dehlizlerine ışık tutan bir disiplinden bahsedeceğim: Psikotarih. John Fraim’in Jungpage’deki analizinden yola çıkarak, bu disiplinin kurucusu

okumak için tıklayınız

Marie-Louise von Franz’a Veda: Ruhun Derinliklerine Yolculuk Yapan Bir Deha

Anne Maguire’dan Bir Veda Konuşması: Ay’da Yaşayan Kızın Hikayesi Yazar: Jungish (Masalların İSkeletini Gören Kadın: Marie-Louise von Franz) Aziz Okuyucularım, Ey Bilinçdışının Gizemli Ormanında Yolunu Arayanlar! Bugün size, psikanaliz dünyasının en parlak yıldızlarından biri olan, Carl Jung’un en yakın çalışma arkadaşı ve halefi Marie-Louise von Franz (1915–1998) için Dr. Anne Maguire tarafından 26 Şubat 1998’de

okumak için tıklayınız

Erotik Aktarım ve Karşı-Aktarım: Etik ve Ruhun Meseleleri Üzerine

Nancy Qualls-Corbett’ten Jungiyen Bir Analiz: Analitik Bağın Ateşi ve Karanlığı Yazar: Jungish (Analistin Kırılganlığı ve Tanrılaşma Arzusu Üzerine) Aziz Okuyucularım, Ey Duyguların Labirentinde Yolunu Arayanlar! Bugün size, psikanalizin en mahrem, en korkulan ama bir o kadar da hayati konusundan bahsedeceğim: Erotik Aktarım ve Karşı-Aktarım. Nancy Qualls-Corbett, bu konuyu sadece bir “etik ihlal” riski olarak değil,

okumak için tıklayınız

Babanın Bedeni: Psikanalitik Düşüncede Saklı Kalan Miras

Heather Formaini’den Bir Jungiyen Analiz: Babanın Yokluğu ve Gölge Kişilik Yazar: Jungish (Annenin Merkezinden Çıkıp, Babanın Fiziksel Varlığını Keşfetmek) Aziz Okuyucularım, Ey Babanın Gölgesinde Büyüyenler! Bugün size, psikanalitik teorinin o meşhur “anne-bebek” merkezli dünyasına kafa tutan, Heather Formaini’nin sarsıcı bir analizini anlatacağım. Formaini diyor ki: “Babanın bedeni, bir bebeğin ve büyüyen bir çocuğun gerekli bilgisinin

okumak için tıklayınız

Vahşi Batı’nın Kanlı Mirası: Kapitalizm, Kovboy Mitosu ve Erkekliğin Enkazı

Vahşi Batı, ders kitaplarında bir “medeniyetin ilerleyişi” destanı olarak anlatılır. Oysa o tozlu düzlüklerin altında yatan hakikat; sermaye birikimi uğruna işlenen cinayetlerin, doğanın talan edilişinin ve bu yıkımı meşrulaştırmak için icat edilen o sarsılmaz “erkeklik” imgesinin trajedisidir. Bugünün modern dünyası, temelleri o günlerde atılan bu vahşi sömürü ve kimlik krizinin üzerine kurulu bir gökdelenden farksızdır.

okumak için tıklayınız

Pikselden Toza: Sanal Savaşçılar ve Vahşi Batı Kovboyları

Bugün, modern dünyanın “salon kovboyları” olan oyuncular ile tarihin efsanevi figürleri kovboylar arasındaki o ince çizgide yürüyeceğiz. Birinin elinde tıkırdayan bir klavye ve ışıklı bir fare, diğerinin belinde ise soğuk çelikten bir altıpatlar… İlk bakışta birbirine taban tabana zıt görünen bu iki dünya, aslında insan ruhunun aynı kadim arzularına hitap ediyor. 🐎 Ortak Payda: “Kanunsuz

okumak için tıklayınız

Vahşi Batı’dan Modern Ofislere: Kovboy Filmlerinin Psikodinamik Anatomisi ve Erkeklik Krizi

Sinema tarihi boyunca kovboy, sadece at binen ve silah atan bir figür değil; kolektif bilinçdışımızın erkeklik idealini yansıtan en güçlü arketiplerden biri olmuştur. Tozlu çizmeler, uçsuz buçsuz düzlükler ve “kanunun olmadığı” o vahşi coğrafya, aslında erkeğin iç dünyasındaki çatışmaların devasa bir sahnesidir. Peki, John Wayne’den Clint Eastwood’a uzanan bu “sert adam” imgesi, bugün modern erkeğin

okumak için tıklayınız

Baba Devletin Hukuku ve Ana’nın Gayr-i Meşru Nefesi

Sabah ezanıyla başlayan, akşam haberleriyle biten bu döngüde, Sarah Harpy’nin o keskin lafı kulaklarımda çınlıyor: “Madem ki baba kanundur, analar da haydut olmak zorundadır!” Buyurun, size eteklerdeki isyanın, mutfaklardaki direnişin, parklardaki fısıltıların gündelik hikâyesini anlatayım. I. Apartman Sakinleri, Komşuluk ve O “Görünmez El” Bizim apartmanın giriş katında oturan Nazmiye Hanım’ı tanırsınız. Beş vakit namazında, komşusuyla

okumak için tıklayınız

Modern Felç: Mutsuzluğun Politik Ekonomisi ve Duygusal Direnç

Bugün sokakta kime rastlasanız, yüzünde görünmez bir yükün gölgesini fark edersiniz. John Zerzan’ın “The Mass Psychology of Misery” eserinde işaret ettiği gibi, modern toplum artık sadece fiziksel bir sömürü alanı değil, devasa bir “ruhsal sefalet fabrikasıdır.” Ancak bu sefalet, sistemin bir hatası değil, bizzat çalışma prensibidir. 1. Normalleştirilmiş Patoloji: “İyiyim” Demenin Ağırlığı Zerzan, toplumun %80’inin psikopatolojik belirtiler gösterdiği bir

okumak için tıklayınız

Zehirli Yılanın İki Yüzü: Jung Amca’nın Penceresinden Kötülük ve İrfan

Yahu aziz okur, yine öyle derin bir konuya daldık ki, bizim mahalledeki Şevki Bey’in karısından gizlediği sırları bile yanında masum kalır! Bu seferki meselemiz, o kaygan, sinsi, hem korkunç hem de şifa veren hayvan: Yılan (Serpent). Bu yılanın ne menem bir arketip olduğunu, hem Jung Amca’nın (Carl Jung) defterinden hem de dünya mitolojisinden süzmüş getirmiş.

okumak için tıklayınız

Yüzüklerin Efendisi: Ortalıkta Arketip Olarak Yalnızca Bir Yüzük Kaldı! (Jung Amca’nın Defterinden)

Bu blog yazısı, J.R.R. Tolkien’in “Yüzüklerin Efendisi” (Lord of the Rings – LOTR) eserini Carl Jung’un arketipleri ve bireyselleşme (individuation) kavramları üzerinden incelemekte, eserin psikolojik derinliğini Wagner’in “Yüzük Döngüsü” ile karşılaştırmaktadır. Film Jungcu bir analiz için “mitos”tan ziyade “sanatsal olarak işlenmiş bir eser” olarak değerlendirilebilir. Yahu okur efendilerim, şimdi karşımızda öyle bir mesele var ki,

okumak için tıklayınız

Cehennemde Politika, Araf’ta Cümbüş: Dante’nin Komedyası ve Bizim Ahvalimiz!

Yahu, okur efendilerim, okur kardeşlerim! Şimdi size öyle bir laf getirdim ki, ne Karagöz perdesi ne de mahalle dedikodusu bu kadar teferruatlıdır. Meşhur İtalyan şairi Dante Alighieri’nin o koca destanı, “İlahi Komedya” diye bilinen eserini masaya yatıracağız. Ama öyle kuru kuru felsefe yapmayacağız; bu Orta Çağ curcunasının günümüzdeki ahvaline bakacağız. 1. Üç Katlı Cehennem Katliamı:

okumak için tıklayınız

Dijital İzlerimiz ve Kişiliğimiz: Big Five, MBTI ve Büyük Gözetimin Gölgesi

Giriş: Veri Madenciliği Kişiliğimizi Çözüyor Mu? Bir telefon görüşmesi yaptığınızda, bir e-posta gönderdiğinizde veya bir e-ticaret sitesinde gezindiğinizde bıraktığınız dijital izler, sadece basit meta veriler gibi görünebilir. Ancak bilim, bu izlerin düşündüğünüzden çok daha fazlasını, hatta ruhunuzun derinliklerini açığa çıkarabileceğini gösteriyor. Son yıllarda yapılan çalışmalar, toplu iletişim ve sosyal ağ verilerinin, psikanalitik kullanıma kadar varan

okumak için tıklayınız

Persona: Toplumsal Maske ve Uyum Sanatı

Carl Gustav Jung’un analitik psikolojisinde Persona, bireyin dış dünya ile başa çıkmak için geliştirdiği toplumsal maskedir. Bu kavram, Latince’de tiyatro oyuncularının taktığı maske anlamına gelen kelimeden türemiştir ve psişenin önemli bir arketipsel bileşenini oluşturur. 1. Persona Nedir ve Ne İşe Yarar? Persona, bireyin dış dünyaya sunduğu, toplumun beklentilerine ve bireyin mesleki veya sosyal rolüne uygun

okumak için tıklayınız

Anima ve Animus: Ruhun Karşıt Cinsiyet Enerjileri

Carl Gustav Jung’un analitik psikolojisinde Anima ve Animus, Kolektif Bilinçdışından yükselen ve her bireyin ruhunda yer alan karşıt-cinsel arketiplerdir. Bu arketipler, bir bireyin kendi cinsiyet kimliğinin ötesindeki enerjileri ve psikolojik nitelikleri temsil eder. 1. Anima: Erkekteki Dişil İlke Anima, bir erkeğin psişesindeki dişil prensibi temsil eder. 2. Animus: Kadındaki Eril İlke Animus, bir kadının psişesindeki

okumak için tıklayınız

Transandant İşlev: Bilinç ve Bilinçdışını Birleştiren Köprü

Carl Gustav Jung’un analitik psikolojisinde Transandant İşlev (Transcendent Function), psişenin bütünleşme ve büyüme sürecinin temel mekanizmasıdır. Bu, sadece bir teori değil, aynı zamanda bireyleşme yolculuğunda yeni bir psikolojik durum yaratılmasını sağlayan aktif bir süreçtir. 🧠 Transandant İşlevin Tanımı Transandant İşlev, psişenin bilinçli ve bilinçdışı içeriklerinin birleşerek yeni bir sentez oluşturmasıdır. ⚖️ Nasıl İşler? Transandant İşlevin

okumak için tıklayınız