Kategori: Şiir Kitapları

İzmir’in işgali yıllarında, “Kardeşime kurşun sıkmam” dedikleri için Yunan Krallığı’nca kurşuna dizilen 200 sosyalist Yunan askeri anılıyor…

İzmir’in işgali yıllarında, “Kardeşime kurşun sıkmam” dedikleri için İnciraltı’nda Yunan Krallığı’nca kurşuna dizilen 200 sosyalist Yunan askeri, ölümlerinin 94. yıldönümünde katledildikleri yerde anılacaklar. Şair Tuğrul Keskin’in ‘Zito i Epanastasis’ (Yaşasın İsyan) adlı kitabıyla yeniden gündeme gelen ve İzmir ’in işgali yıllarında,

okumak için tıklayınız

Dikkat Unutacak Kimse Yok

Onur Akyıl nevi şahsına münhasır bir şair. İlk şiir kitabı Vietnam Mektubu’nun ardından Unutacak Kimse Yok adlı kitabıyla şiirini yenilerken geliştirir. Kitap iki düzlemde de muhalif kimliğini korur. Gündelik hayatın sorunlarına ilişkin duyarlık şiirlerinin ana izleğini oluşturur. Bu bilinçli tutum şairin şiirini fonda ekonomik ve politik göstergelerde birleştirir. Fondaki yüksek çığlık şiirindeki olay, olgu yahut

okumak için tıklayınız

Tozan Alkan’dan ‘açık kapı’lar ağıtı

Bilinçli şiir okuru bilir, şiir kitapları bir öykü ya da roman gibi okunmuyor. Anlam, çağrışım ve üst dil özellikleri bakımından metne yoğunlaşmak gerekiyor. Derin kazı ve söz yolculuğu, şiir okumalarında bir tutum, bir tarzdır. Okunur okunmaz kendini fark ettiren bir şiir, aynı zamanda estetik bilincin yaratımı duygu bölünmelerine de sürükler okuyucuyu. Uzak bir coğrafyada taş

okumak için tıklayınız

İnsana ‘Kendine gel!’ diyen kedi – Elif Kutlu

Avcı toplayıcılık, tarım ürünlerinin depolanmasıyla birlikte sona erecekken tahıl ambarlarını farelerden kurtaran kediler sayesinde tarım devrimi gerçekleşiyor. “Kediler sustuğu için” insanlık tarihi bunları çok farklı bir şekilde yansıtsa da kediler aracılığıyla tarım devrimi olmasaydı, Marx’ın artı değeri yazamayacağı hatta insanın aya ayak basamayacağı ihtimali de yok değil.

okumak için tıklayınız

Mithistorima – Yorgo Seferis

Nobel Edebiyat Ödülü’ne layık görüldüğü 1963 senesinde, ödül töreninde yaptığı konuşmada Yorgo Seferis kendi şiirini ve macerasını şu sözlerle anlatıyordu: “Küçük bir ülkeye aidim. Halkının mücadelesinden, denizden ve güneş ışığından başka hiçbir nimete sahip olmayan Akdeniz’deki taşlık bir yarımadaya! Ülkem küçük, ama geleneği muazzam büyüktür ve bu geleneğin ayırt edici özelliği, günümüze kadar aralıksız bir

okumak için tıklayınız

Yakan Işık – Kostas Varnalis

Kostas Varnalis, yangın yerine dönecek Balkanların çokkültürlü, çoktoplumlu ve sınırların olmadığı coğrafyasının bir ürünüdür; 1884’te Burgaz’da doğar, Varnalı soyadını ömrü boyunca taşır, yolu Atina’ya, Paris’e, asker olarak Limnos’a, sürgünlerle Midilli’ye, Girit’e ve ödüllü bir şair olarak Moskova’ya düşer… Maruz kaldığı baskı, sürgünler, düştüğü yollar ne kadar uzun ve öğretmen, asker, çevirmen, gazeteci, EAM direnişçisi ve

okumak için tıklayınız

Şafak Türküsü – Nevzat Çelik

Şafak Türküsü 1984 yılında “Akademi Kitabevi Şiir Birincilik Ödülü’nü alıp yayımlanınca edebiyat dünyasında bomba etkisi yaptı. Satış rekorları kırdı. İki yıl sonra da Şafak Türküsü ve birçok şiiri Ahmet Kaya tarafından bestelenince Nevzat Çelik adı ve şiirleri milyonlara ulaştı. “beni burada arama anne/ kapıda adımı sorma/ saçlarına yıldız düşmüş/ koparma anne/ ağlama” dizeleri zihnimize, yüreğimize

okumak için tıklayınız

Bütün Şiirlerinden Seçmeler – Rainer Maria Rilke

Rainer Maria Rilke (1875-1926) 20. yüzyıl Batı şiiri sanatının en büyük temsilcilerindendir. Şairin doğduğu Prag kenti, o zamanki Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nun sınırları içerisindedir. Orta Avrupa’nın kozmopolit kültürünün doruk noktasına vardığı bir dönemde yetişen Rilke bütün yaşamını “şiirde şiiri aramak” uğraşına odaklar. 1899 ve 1900 yıllarında Lou Salome ile birlikte Rusya’ya yaptığı iki yolculuk ve orada Tolstoy’la

okumak için tıklayınız

“Bu gece en hüzünlü şiiri yazabilirim” Pablo Neruda

Neruda, dizeleriyle halkları özgürlüğe davet ederken, tıpkı pek sevdiği dostu Nâzım gibi aşkı devrimle bütünleştirdi. “Buğdayın Türküsü”nde bağımsızlığı, hürriyeti vurgularken, “Yirmi Aşk Şiiri ve Umutsuz Bir Şarkı”yla da aşkın büyülü rüzgarını estirdi. 23 Eylül 1973’te sonsuzluğa adını yazdıran Neruda’nın şiirleri nesilden nesile aktarılmaya, dilden dile dolanmaya devam ediyor. Pablo Neruda, yaşamı boyunca zorbalara karşı işçi

okumak için tıklayınız

Yusuf Değirmenci?nin narin şiirleri denizden ılgıt ılgıt esen meltem-i çağrıştırıyor.

Diğer edebiyat dallarında olduğu gibi şiir de paha biçilmez çok önemli bir sanat alanıdır. Şiir farklı kavramlarla toplumun sorunlarını irdeleyen, dile getiren, düşündüren ve yönlendiren bütün kötülüklerden arınarak şairlerin kaleminde imgeleşen değerli kültürel ürünlerdir.. Şiirin hamuru sevgiden oluştuğundan ötürü insanlık tarihine büyük katkılar sunmuştur. Dolayısıyla şiir faydalı işlenmesi durumunda toplumun eğitiminde önemli bir araç olduğu

okumak için tıklayınız

“Kayıp Şairler” Garbis Cancikyan ve Haygazun Kalustyan?dan ‘Balkıs’

Garbis Cancikyan ve Haygazun Kalustyan?ın ?Balkıs?ı küçük bir kitap ama büyük öykülerin ipuçlarını veren bilgiler ve dönemin ruhunu yansıtan şiirler barındırıyor ve dizinin adına yakışan bir şekilde bize iki kayıp şairi tanıtıyor. İş Bankası Yayınları?nın ?Kayıp Şairler? dizisi Garbis Cancikyan ve Haygazun Kalustyan?ın ?Balkıs?ı ile sürüyor. ?Balkıs? 1942?de Kader Matbaası?nda 250 adet basılmış. 50 kuruş

okumak için tıklayınız

İnsanın karanlıklarını gösteren ruh

Sivas katliamında hayatını kaybeden Behçet Aysan’ın kitabına adını veren şiiri “Düello”, şairin 1994’te yayımlanan “Bütün Şiirleri”nin tekrar baskısı olarak yayımlandı. Metin Altıok ve Behçet Aysan, 1993 Temmuz?u Pir Sultan Abdal şenlikleri için gittikleri Sivas?ta diğer misafirlerle birlikte haramilerce yakılıp öldürüldüklerinde, bu yazgının şiirini çoktan yazmışlardı. O şiirlere işaret eden epey yazı yazıldı, dizeler alıntılandı. Behçet

okumak için tıklayınız

“Ölüm bir skandal olacak / acemi hayatımızda!” – Öznur Özkaya

Varlık üstüne düşünürüz de yokluk üstüne eğilmeyiz; korkarız yitmekten, yitirmekten. Aşk ve hayat üzerine yazarız, okuruz da, kaçarız ölüm üzerine düşlemekten. Ölüm; onca didişmenin, savaşın, kayıp skorları tutmanın gereksizliğini, her şeyin bir ipliğin ucunda düğümlendiğini kanıtlar bize. Yaşa, cinsiyete saygısı yoktur, sanıldığından kolay ulaşılır kendisine. Gündelik heyulanın içinde soğuk nefesinin her an ensemizde olduğunu unutur,

okumak için tıklayınız

?Quo Vadis?? şiire…

?Yolda kalan yolcular! o dağın uzağında/ eksik kanatlardı; sorarlar şimdi rastgele; baba, nereye…? Her şeyin naylondan olduğu zamanların ötesinde yalnız şiir muhaliftir. Şairler kendi döneminin tanığıysa, tarihçilere değil şairlerin anlatıcılığına sığınmalıyız. Bertolt Brecht, şairleri çağın tanığı ve yılmaz muhalifi olarak sorumlu başkişi ilan ediyordu:

okumak için tıklayınız

Eksik evler kitabı: Terk Divanı – Ömer Turan

babam ah sözleri gencecik olan babam senin ve ölümün oğluyum Mesut Aşkın?ın kısa bir süre önce Chiviyazıları Yayınevi?nden çıkan ? Terk Divanı? nı okuyorum. Heybetli bir duygu yoğunluğuyla ve yer yer dağınık düşüncelerle şiirler içinde yolumu ararken dibe kadar çöktüğümü fark ediyorum. Priamos?un

okumak için tıklayınız

Yola çıkan şiirler: Başım Kirazlı – Ömer Turan

Gevelediğim cümlelerden Kırık sessiz sözcükler kaldı Aklımın yardımına koşan kitap Yine de umut mu diyorsun Başım kirazlı bekliyorum Abuzer Gülpınar?ın Tekin Yayınevi?nden çıkan ?başım kirazlı? şiir kitabını okuyorum. Hani Sait Faik diyor ya: ?Anlatsam şu kiraz mevsiminin / Para kazanmak mevsimi değil / Sevişme vakti olduğunu??

okumak için tıklayınız