Kategori: Şiir Kitapları

Çimen Yaprakları – Walt Whitman

Çimen Yaprakları, Amerikan edebiyatının yapıtaşlarından biridir. Whitman, bu ölümsüz eserinde işçilerin, kadınların, kölelerin, sıradan insanların hikâyelerini destansı bir anlatıya dönüştürmüş, eşitlikçi fikirlerini şiire yansıtarak döneminin edebiyat anlayışında büyük bir kırılma yaratmıştır. Çimen Yaprakları’nın her dizesinden fışkıran coşku, umut ve esrime, iyi ve güzel olana varma umudunu taze tutuyor. Whitman, çağlardan beri ne geçmişe ne de

okumak için tıklayınız

Acıya kurşun işlemez – Adnan Yücel

Adnan Yücel’in dördüncü şiir kitabı “Acıya Kurşun işlemez.” adını taşıyor. İnsan yaşamının ayrılmaz bir parçası olan sevinç ve mutluluk gibi acı da ayrılmaz bir parçasıdır. Acılar, kederler, hüzünler olmasaydı, sevinç ve mutlulukların anlamı, değeri olmazdı. Acılar yaşanırken, yaşananı o an için gidermek, telâfi etmek güçtür. Adnan Yücel, acıları nasıl öğrendiğini kitaba adını veren şiirine yansıtmış;

okumak için tıklayınız

Cennet İle Cehennemin Evliliği

Bu yüzden yitiğiz biz Başka bir suçtan değil, tek cezamız Umutsuz bir özlemle birlikte yaşamamız Dante – Cehennem Bazı birliktelikleri açıklamak için çok çok gerilere gitmek gerekiyor. Cennet ile Cehennem’in birlikteliği için başvurulacak ilk kaynak kitap hangisi olabilir? Tespit etmek zor. Cennet ile Cehennem bir birliktelik içerisindeler mi sahiden öncelikle bunu belirlemek gerekiyor belki de!

okumak için tıklayınız

Temmuz Bildirisi – Hasan Hüseyin Korkmazgil

“Hasan Hüseyin’in şiirlerinde “toplum” öyle bir yer tutar ki, kendi bireysel yönelimlerini anlatmaya çalışırken bile halkın yaşam tarzından söz etmiştir. Bu, onun da, halkın içinde bulunduğu çetin koşullar altında yaşamış olmasıyla ilgilidir. Çünkü öğretmenlik görevine son verildikten sonra, trenlerde, kahvehanelerde, otellerde karakalem portreler çizmiş, tabelacılık, arzuhacilik, hayvan bakıcılığı, toprak işçiliği yapmıştır. Bu durumu, en iyi

okumak için tıklayınız

Tanrı Belki Esirger Aşkı – Yehuda Amihay

Çağdaşımız bu şair, özellikle Batı dünyasında şiirin bilmeceye dönüştürüldüğü, sözcükler arasındaki ilişkilerin yaşanmışlıktan doğmayıp yapay bir kurgudan oluşturulduğu bir süreçte, yapıntı duyarlıkların değil hakiki yaşanmışlıkların, ümitlerin, ümitsizliklerin, çocukluğun, aşkın, ailenin, bir tutkunun doğuşunun ve bitişinin, kaçınılmaz bir yazgı olan yaşlılık ve ölüm gerçeklerinin şiirini yazıyor. Sözcüklere yumuşak dokunuşlar, somut ve sarsıcı metaforlarla… Bu şiirleri okurken

okumak için tıklayınız

Aşk Birdenbire, İmge Birdenbire – Zafer Köse

Zaten Herkes Bir Denizdir Doğuştan! Onur Behramoğlu’nun son kitabından yola çıkan sözler. SÖYLEŞİ: ZAFER KÖSE Sanat uzun hayat kısa. “Sanat” derken “hekimlik” kastedilerek Hipokrat tarafından söylenen bu söz, yüzyıllar boyunca anlamı genişleyerek yaşıyor. En çok da bir insandan daha uzun yaşayacak yapıtlar üretmekle, kültür sanat çalışmalarıyla ilgili kullanılıyor.

okumak için tıklayınız

Bir Kitap! “Dünya Şiiri, Akımlar-Manifestolar” – Ayhan Kavak

Kimi kitaplar vardır ki edebi derinlikten yoksun olmasına rağmen bilinçli bir şekilde magazinsel-sansasyonel bir olayla sonlandırılır. Böylelikle yapılan ‘PR’ çalışmasını, kitabın satış rekorlarına çevirmiş olurlar. Kimi kitaplar da içerik ve edebi derinlik açısından paha biçilmezse de yayınlandığı anda okuru sınırlı kalır. Elbette geniş kesimlere ulaşmada da zamana yayılacak bir süreç ister.

okumak için tıklayınız

Zaten Bir Aradayız – Zafer Köse

Zaten Herkes Bir Denizdir Doğuştan: Onur Behramoğlu’nun kitabında Fazıl Hüsnü, Leyla Erbil, Nihat Behram, Cemal Süreya, Nâzım ve diğer dostlarla buluşuyoruz. Ne büyük, ne derin bir sözdür, “Güzel insan.” Elbette boy bosla ilgili değil bunun anlamı. Fiziksel bir konu değil ama yine de somut biçimde algılanabilir. En çok yüzlerde yansır insan güzelliği. Özgürlük, merhamet, eşitlik,

okumak için tıklayınız

Murathan Mungan’dan Solak Defterler – Aynur Kulak

Bir şiir kitabıyla girdim eve. Çantamı bıraktım, pardesümü çıkardım şiir kitabı hala elimde. Sol elime uzağım. Halbuki şiirler sol elimde. Sol ile Sağ elimin arasında Solak Defterler. Aradan zaman geçti… Nasıl başlasam diye düşünüyorum hala. Bir şiir kitabıyla girince eve niye böyle oluyorum? Sol tarafıma koyuyorum Solak Defterler’i, ilk sayfayı açıyorum. Sahi, yalnızlık da olmasa

okumak için tıklayınız

Solak Defterler – Murathan Mungan “Farklı yıldızların aynı yörüngede döndükleri bir gökada.”

“Pek çok yeni şiirimin yanı sıra, eski tarihli ama gün ışığına çıkmamış şiirlerimin de yer aldığı, kendi içinde bölümlenmiş bir toplam. Zamana yayılan defterlerin hem kendi içinde hem birbirlerine bağlandıkları yerdeki köprü ayağı… Farklı yıldızların aynı yörüngede döndükleri bir gökada.”  Murathan Mungan

okumak için tıklayınız

Fakir Kene – Birhan Keskin “Şuraya bir cümle koydum. Bırak, acımızı birileri duysun”

Sanat ki artık düşünümsüz olamaz, şenlikten kendi isteğiyle vazgeçmek zorundadır. Onu buna zorlayan da, her şeyden önce yakın geçmişte gerçekleşmiş şeylerdir der; Adorno. O, bu değerlendirmeyi Auschwitz’e atıfla yapacaktır ki bizim o kadar geriye bile gitmemize gerek yok maalesef. Aylardır bir savaşın içerisinde yaşıyoruz, acı çekiyoruz çektiriliyoruz. Ölülerin istatistikleri içerisinde kaybolup gidiyoruz. Yaşam artık şen

okumak için tıklayınız

Gül Ağrısı – Ali Ozanemre

“Bizde her iki kişiden üçü şair, ya da Şiire saygım olduğu için bıraktım şiir yazmayı … benzeri söylemleri sevmedim, sevmiyorum. Bu sözlerden birincisinde kıskanma, ben varım işte size ne oluyor, ikincisinde de ukalâca bir yaklaşım algılamışımdır hep. // Kendimi şair saymadım hiç; dostlardan biri, biraz da şiir yazmışlığımın altını çizercesine beni “şair” sıfatıyla andığı ya

okumak için tıklayınız

Seyran Destanı üzerine – Sadık Güvenç

4 Kasım 2015 günü kaybettiğimiz Gülten Akın, 23 Ocak 1933 Yozgat doğumludur. Ankara Hukuk Fakültesi’ni bitiren şair, eşinin görevi nedeniyle yurdun değişik yerlerinde bulundu. Gittiği yerlerde avukatlık ve yardımcı öğretmenlik yaptı. İlk şiirlerinde doğa, ayrılık, aşk, özlem gibi konuları ele alan Gülten Akın daha sonra toplumsal sorunlara yöneldi.

okumak için tıklayınız

Didem Madak – Öznur Özkaya

“Biri başımdan aşağı pırıltılarla dolu bir sözlüğü boşaltmış gibi” – Öznur Özkaya Bir çocuk-kadındı o. Şiirlerinde çocukluğunu anımsar bazen sesi kırılır, bazen mutfakta pişirdiği domates çorbası ona teselli olur. Bazen mahallenin bıçkın delikanlısı gibi savurur küfrü, bazen canı çok ama çok acır. Evden kaçarken pembe spor ayakkabıları vardır şiirinin ve ne kadar uğraşsak da hayatın

okumak için tıklayınız

Çok olmadığımız kesin / çok olan tarafta değiliz / çok olan tarafta olmayacağız

Sevgili Yoldaş Kurbağalar – Nevzat Çelik “Kurbağalar gökyüzünü kuyunun ağzı kadar sanır.” Çin Atasözü Sevgili Yoldaş Kurbağalar, manifesto gibi bir şiirle başlar: “İtirazın İki Şartı” Az olanın yanında olmayı önerir şiirde. Çok olmanın baskıcı karakteri az olanın yanında olmakla kırılır çünkü! Şafak Türküsü’nden sonra belki de en beğenilen, en bilinen şiirlerden biri olur “İtirazın İki

okumak için tıklayınız