Kategori: Şiir Kitapları

Sokağa Çıkma Yüzü, Osman Namdar

“Bir yanılsamalar çağında yaşıyoruz. Yüreğimiz günden güne sıcaklığını yitiriyor. Bu soğuyan dünyada edebiyat, özellikle de şiir en iyi sığınağı insanın” diyen Osman Namdar’ın ‘Sokağa Çıkma Yüzü’ adlı kitabı, şiir konulu denemelerinden oluşuyor. Namdar, edebiyatın, özellikle de şiirin, insanın kendini tanımasının ve dış dünyaya da kendini anlatabilmesinin en iyi araçlarından biri olduğuna inanan bir isim. Dolayısıyla

okumak için tıklayınız

Veda Kuşları, Osman Namdar

Osman Namdar?ın 2008 yılında çıkan üçüncü şiir kitabı, ?Veda Kuşları? adını taşıyor. ‘Kuşlar Kimliği’, ‘Leyli Kuşlar’, ‘Ay Kesiği’, ‘İlmek’, ‘Tinle Ten’, ‘Veda?lar ve Ah?lar’, ‘Uçmak’ bölümlerinden oluşan kitapta 35 şiir yer alıyor. “Bir sabah evinizden çıktığınızda, yolunuz üstünde bir gün önceki tomurcuğun çiçek olduğunu; sabahki çiçeğin de akşama solduğunu görürsünüz. Zamanın akışında, önce taç yapraklar dökülür,

okumak için tıklayınız

Furuğ’un bahçesine buyurmaz mısınız?

Kimi şair ve yazarların okurlarıyla buluşması sonraki kuşaklara denk gelir. Edebiyatın zamanı ve mekânı aşan gücü ölümsüz buluşmalara imkân tanır. Genç yaşında hayata veda eden İranlı kadın şair Furuğ Ferruhzad da hayatının son dönemlerinde tanınır hale gelmesine karşın, öncü edebi kişiliği gerek kendi ülkesinde gerekse dünyada ancak sonraki yıllarda teslim edilen isimlerden. Türkiye’de de her

okumak için tıklayınız

Yoldaki Bahtiyarlık – Zafer Köse

1 Toprağın çeşitli katmanlarından geçen su, o zenginliği ve tadı içerir; aynı şekilde, insanlık da evrim boyunca geçtiği aşamaların bilincini ve önceki kuşakların kültürel birikimini günlük hayata aktarır. Ne var ki, her katmanın etkisi eşit değildir. Geçmiş uzaklaştıkça belirginliği de azalır. Ve son katmanların suya geçen tadı, öncekilerden çok daha fazladır. Damağımızdaki burukluk bundandır. Hele

okumak için tıklayınız

Zararlı Kitaplar – Zafer Köse

ÖRNEĞİN, BİR ÖNGÖRÜ Temmuz 2015’in bu son günlerinde birçok kişinin “olamaz” diyeceği bazı gelişmeler, kısa süre sonra çoğu kişinin tahmini haline gelebilir. Örneğin, AKP, Tayyip Erdoğan’ı dışlayarak yoluna devam etmeyi tercih edebilir. Geçtiğimiz yıllar boyunca liderle özdeşleşme yaşanan bu kesimde, böyle bir değişim akla yatkın bulunmayabilir. İyi de, lider hayranlığı ve özdeşleşme, iktidar çarkının dönmesi

okumak için tıklayınız

Yarım kalmışlık hissi, anlatılamamışlık…

Cemal Süreya Şiir Ödülü… M. Sunullah Arısoy Şiir Ödülü… Arif Damar Şiir Ödülü… Behçet Aysan Şiir Ödülü… Evet, bu ödüllerin sahibi Selahattin Yolgiden’in son kitabı ‘gittiğim en uzak yer sizdiniz’ Kırmızı Kedi Yayınevi’nden raflara çıktı. Kendisiyle son kitabını konuştum. Söyleşi: Ömer Turan

okumak için tıklayınız

Sürekli Portakal Kabukları’na dair – Onur Köybaşı

Bir savaştan çıkagelmiş, üstelik yenilmiş biri,ellerinde kelimeler… Üstesinden gelmiş, üstelik dilsiz ve çok dilli, milletsiz ve çok kimseli,tanrısız ve çok tanrılı.Bitmeye yakın bir başlangıçtan aralanan bir kapı.Sonra bir ağaç kök salmaya başlıyor; kalbinizde bir portakal ağacı büyüyor, size uzattığı kelimeler ile okudukça büyüyor ağaç, okudukça filizleniyor ve çiçek vermeye başlıyor: Portakal çiçekleri.Güzel kokuyor, düşleriniz kadar

okumak için tıklayınız

Şükrü Erbaş’tan “Pervane”

İnsanların, “yoksunluk ihtiyaçları” adı altında toplayabileceğimiz psikolojik, güvenlik, sosyal ve itibar ihtiyaçları ile “büyüme ihtiyaçları” çerçevesinde görebileceğimiz bilişsel, estetik ve kendini gerçekleştirme ihtiyaçları var. 1950’lerde Abraham Maslow’un ortaya attığı bu çerçeve, kuşkusuz kabul gördüğü kadar da tartışılıyor. Biz, bir başka açıdan… Şükrü Erbaş’ın yeni kitabı, Pervane üzerinden bakalım buna.

okumak için tıklayınız

‘pervane’yi okuma dersleri – Ömer Turan

‘pervane’yi okurken; zamanın havasını, köpüren gökyüzünü ve menekşe yazlarının sessiz sevinçlerini duyumsadım tepeden tırnağa. İnsanın kâğıtla arasındaki uzun yalnızlığını, ürperten kalabalıkları ve ölümün daha gizli bir şey olduğunu öğrendim. Merhamet; ağzımızın kenarında bekleyen bir dinamitmiş veyahut bir çocuğa gülümseyen melek, ‘o sonsuz beyazlığa’ doğru bakarken farkına vardım. Yanımızdan gürül gürül akıp giden günler, bir belleğin

okumak için tıklayınız

Gök ve Yer Arasında – Jidi Majia

Dünyanın en çok sayıda insanını barındıran uçsuz bucaksız Çin coğrafyasındaki sekiz milyonluk Yi halkının içinden çıkarak şiirin evrensel okyanusunda özgün ve seçkin bir konuma ulaşan bu şair, ait olduğu coğrafyadan ve kültürden dünyaya seslenirken, şiirin, insanı, yaşamı, ağacı, kuşu, toprağı, geçmişi, şimdiyi, geleceği, varoluşumuza ilişkin her şeyi nasıl kucaklayabileceğini kanıtlıyor…

okumak için tıklayınız

Yedi Kapılı Kırk Oda, Murathan Mungan

Söze,”bir zamanlar” diye başlamak, sözü ne kadar eskitebilir ki? Tarihin bütün zamanları eskidir. “Şimdi”den bakıldığında hepsi eskir. Tarih ancak nasıl anlatıldığıyla yakınlaşır bize. Bütün hayatını köprüye adamıştı Dumrul. Kendi başına bir güzelliği vardı; köprünün taşların dizilişinde, harcının özünde. Sert görünümlü ince ruhlu insanları anımsatıyordu. Dumrul mevsimlerini vermişti köprüyü yaparken. Kumuna, taşlarına, harcına kendini katmıştı. İnsanlar

okumak için tıklayınız

Akla Uygun Aşk – Berivan Kaya

Akla Uygun Aşk Galata Kulesi’nin dibi abluka. şarap içmek de yasak! ben bu martı halimle kule duvarına yaslansam tomalar kabarır… ablukacılar sırıtır… turnikeye bir tekme atsam binlercesi öbeklenir. bir martıyı öldürme saatidir… Kız Kulesi, Galata Kulesi ve Deniz ağlamadan hepiniz martı olsanız gemilere dolsanız… (Kuleler ve Martılar) Akla Uygun Aşk, şiirle yola çıkar, doğaya karışır,

okumak için tıklayınız

Sevgi Duvarı, Can yücel

Can Yücel, ilk kitabı ‘Yazma’yı yayımladığı 1950’den 12 Mart 1971 darbesine dek 20 yılı aşkın dönem, tam bir “suskun” bir dönem geçirdi. Ara verdiği şiire darbeyle birlikte yeniden dönüyor. Üç yıla (1973-76) üç kitap sığacaktır: ‘Sevgi Duvarı’ (1973); ‘Bir Siyasinin Şiirleri’ (1974); ‘Ölüm ve Oğlum’ (1976). Onun şiiri kısa bir sürede evrilme gösterir. Bu ilk

okumak için tıklayınız

Kışın Bir Ağacın Binde Biri – Erik Stinus

“Korunması gereken, dünyaya açılan pencerem değil, ama rüzgârdan ve yağmurdan tekrar yeşillenen dünyadır.? Yazar Kemal Özer’in yorumuyla Erik Stinus’un, ‘Kışın Bir Ağacın Binde Biri’ adlı kitabı, “Değerlerin oluşmasında, daha önce oluşmuş değerlere sahip çıkmak gereğine değinirken, öncelikle kendi edebiyat ortamımızı göz önünde bulundurmak elbet doğal. Ama onun kadar önem verilmesi gereken bir başka yönü daha

okumak için tıklayınız

Richard McKane, Kahvehane Şiirleri

İngiliz şair ve çevirmen Richard McKane (1947) yeni kitabı Coffeehouse Poems / Kahvehane Şiirleri’nde “bir iki istisna dışında Kahvehanelerde yazılmış” şiirler yer alıyor. Şiir yazmaya 1967’de özellikle Türkiye izlenimlerinin etkisiyle (“Şiirlerimin beşiği Türkiye’dir”) başlayan McKane, başta Nâzım Hikmet olmak üzere Oktay Rıfat?ın, Hatıraların Sesi, Can Yücel pek çok şairi İngilizceye çevirdi. Coffeehouse Poems/ Kahvehane Şiirleri

okumak için tıklayınız

Ellinci sanat yılında Ataol Behramoğlu ile “şiir” dedik (söyleşi)

‘İç sesimin tınısı değişmedi’ Elli yılı devirmiş bir şair olarak gözünü açtığı, şiire başladığı, sürdürdüğü ve günümüzde vardığı dünyaları ortaya koyan bir toplam “Yarım Yüzyıldan Şiirler”. Duygusu, geçmişi, kültürü, motifi, coğrafyasından süzdükleriyle Türk Şiirinin ve direncin şiiri Behramoğlu’nunki. Bu bağlamda “Yarım Yüzyıldan Şiirler” kitabı; “1959’dan 1963’e…”, “1963’den 1965’e…”, “1965’den 1970’e…”, “1970’den 1974’e…”, “1974’den 80’e…”, “1980’den

okumak için tıklayınız