Kategori: Tahsin Yücel

Sonuncu – Tahsin Yücel

( * ) “Sonuncu” adlı bu romanında Tahsin Yücel, hayatını tek bir kitap yazmaya adayan, yazdığıyla da insanoğlunun serüvenini anlatmaya çalışan, yalnız kendinin yazabileceği, koca bir çınar gibi, göğe doğru gelişen, böylece yaşamın tam odağına yerleşen bir kitap hayaline koyulan Selami Harici’nin hikayesini anlatıyor. Büyük dedesi Osmanlı’nın son hariciyecilerinden olan, soyadını da buradan alan, varlıklı,

okumak için tıklayınız

Eugenie Grandet – Honore de Balzac

Eugénie Grandet, büyük Fransız yazarı Honoré de Balzac?ın ?İnsanlık Güldürüsü? genel başlığı altında tasarlayıp gerçekleştirdiği çok sayıda romandan oluşan o dev yapıtın en çok okunan yapıtlarından biri. 1833?de yayınlanan bu romanında Balzac, taşra insanlarını ve onların özellikle para ile olan ilişkilerini eşsiz bir gerçeklikle anlatır. Cimrilik ve Aşk bu romanın işlenen iki ana tema?sıdır. Balzac,

okumak için tıklayınız

Golyan Devrimi – Tahsin Yücel

Bir ülkenin kuruluşundan bu yana tarihi yeniden yazmak, o ülkeyi günümüze getiren aktörleri zaaflarıyla başarılarıyla yorumlamak ve tüm bunları alışılagelen resmi tarih söylemini bir yana bırakarak hatta o söylemi alaşağı ederek kaleme almak hem cesaret hem de maharet isteyen bir iş. Ama bu işi yapan edebiyatın usta kalemlerinden Tahsin Yücel olunca karşınıza ironi dozu yüksek

okumak için tıklayınız

‘Demeğe de dilim varmıyor ama kabahatin çoğu’ kimin?… – Canan Koçak

Tahsin Yücel, “Peygamberin Son Beş Günü” isimli romanında, Rahmi Sönmez ve Fehmi Gülmez adlı, Üsküdarlı iki eski arkadaşı konu edinir. Lise ve üniversite yıllarında tanıştıkları yazın ve sanat hayatı, fikirlerinin ayrışmasına sebep olur ve her zaman birbirini bütünler durumda olan bu iki arkadaş, farklı düşünceler sebebiyle ayrılır. Üstüne üstlük bir de aynı kıza yani Feride?ye

okumak için tıklayınız

Kumru ile Kumru – Tahsin Yücel

Tahsin Yücel, romanı Kumru ile Kumru’da toplumumuzun aslında gözler önünde olan ama kimsenin bir türlü dile getiremediği, yüksek sesle söylemekten herkesin ürktüğü bir sorunu anlatıyor. Yaşamımıza egemen olan eşyanın, yalnızca günlük çalışma biçimimizi değil, aynı zamanda duygularımızı, düşüncelerimizi, giderek kişiliğimizi nasıl etki altına aldığı, son derece etkileyici ve inandırıcı bir dille anlatılmış Kumru ile Kumru’da.

okumak için tıklayınız