Kategori: Uğur Mumcu

Uğur Mumcu’nun kaleminden Sabahattin Ali

Sabahattin Ali, Türk yazınının, bin bir türlü çileden geçmiş soylu yazarlarından biridir. Bu çileli yaşam, 2 Nisan 1948 günü, Kırklareli’nin Üsküp nahiyesi, eski adıyla Sazara yeni adıyla Çukurca köyünün dokuz kilometre uzaklığındaki Istranca Dağı Beylik ormanlarında “Öksüz Çatak” denilen yerde, Yugoslav göçmeni, ordudan çıkarılmış astsubay ve Millî Emniyet ajanı Ali Ertekin’in sopa darbeleriyle noktalandığından, geride

okumak için tıklayınız

Vurulduk ey halkım, unutma bizi! – Öznur Özkaya

24 Ocak 1993’te 12 yaşındaydım. Ailecek güle oynaya başladığımız bir gündü. Sonra öğlen haberleri damgasını vurdu yıllarca sızlayacak sol yanımıza. Uğur Mumcu’nun katledilmesinin farkına vardığım ilk cinayetlerden olması tevellüt hesabıyla anlaşılabilir, yavaş yavaş öğrenecektim nerdeyse her güne bir yas koyduğumuzu; katillerinin ortak, sahiplerinin ayrık olduğunu. Zamanla anlayacaktım bu ülkede insanların mecazı bilmediklerini, “kanı yerde kalmayacak”

okumak için tıklayınız

Uğur Mumcu Ekmeleddin İhsanoğlu hakkında ne yazmıştı

CHP-MHP, Cumhurbaşkanlığına aday olarak Ekmeleddin İhsanoğlu’nu aday gösterdi. Herkes İhsanoğlu’nun siyasi kimliğini tartışıyor. İslamcı mı değil mi sorgulaması en çok sorulan soru. Peki 1993 yılında dinci militanlar tarafından öldürülen Uğur Mumcu, İhsanoğlu hakkında ne yazmıştı.

okumak için tıklayınız

Uğur Mumcu Ölümsüzdür – Orhan Tüleylioğlu

Uğur, Sen aramızdan ayrılalı 19 yıl oluyor. Karın Güldal ve çocukların Özgür ile Özge’nin kurdukları Vakıf, ardından defterlere yazılanları toparlayarak yayınlamaya karar verdi bu yıl. Devasa bir eser oldu. Bir toplumun, haykırışını, sana ve kendine seslenişini buluyorsun içinde. Öylesine içten, öylesine vakur, öylesine sevgi dolu seslenişler var ki aralarında, onlara yeni bir şey katmak mümkün

okumak için tıklayınız

Sakıncalı Piyade – Uğur Mumcu

“Ellerin dert görmesin Uğur Mumcu! Sakıncalı Piyade’yi yazdığın için, eline sağlık, ağzına sağlık, canına sağlık. Kendi yazdıklarıma gülemem. Ama senin yazdıklarını gülerek okudum. ‘Acı acı gülmek’ deyimi vardır ya, işte öyle acı acı güldüm.” Aziz Nesin Sakıncalı Piyade, 24 Ocak 1993’te Ankara’da Karlı Sokak’taki evinin önünde, arabasına konan bombanın patlaması sonucu katledilen araştırmacı gazeteci-yazar Uğur

okumak için tıklayınız

Eğilmeden Bükülmeden / Söyleşiler – Uğur Mumcu “Bir gün mezarlarımızda güller açacak ey halkım, unutma bizi… “

“… Bir kalem susar, yerini bir başkası alır. Bu kalemler tükenmez. Ne kelepçeler ne demir kapılar, ne iddianameler ve ne de beş yıldan yirmi yıla uzanan hapis cezaları, bu kalemleri korkutamadı, bundan sonra da korkutamaz. Kalemler vardır, sömürünün, vurgunun zırhıdır. Kalemler vardır, özgürlüğün ve barışın silahıdır. Kalemler vardır, gençlerin ve barışın silahıdır. Kalemler vardır, yılmadan,

okumak için tıklayınız

Suçlular ve Güçlüler ? Uğur Mumcu

“Yargıcıyla, avukatıyla tüm hukukçular esir alınmıştı Hitler rejimince. Hukuk profesörleri birer papağan, yargıçlar ise oyuncaktı Hitler’in elinde. Bugün Hitler’e uşaklık etmiş yargıçlara hukukçu demek mümkün müdür artık? Bunlar, siyasal cinayetlerin kiralık katilleridir. Bir yüksek kürsüye cübbeyle çıkmak, cellatlığa meşruiyet kazandıramaz hiçbir zaman.” Uğur Mumcu 1969-74 yılları arasında Ortam, Devrim dergileri ile, Cumhuriyet, Milliyet, Akşam ve

okumak için tıklayınız

Aybar ile Söyleşi / Sosyalizm ve Bağımsızlık ? Uğur Mumcu

“Çağdaş uygarlık, dünya kültür birikiminin doğal mirasçısıdır. Sosyalist kültür de bu mirasın ayrılmaz parçasıdır.” Uğur Mumcu Uğur Mumcu’nun, bu kitapta okuyacağınız Mehmet Ali Aybar’la söyleşisi iki bölümden oluşuyor. Birinci bölümde Türkiye İşçi Partisi (TİP) olgusu anlatılıyor. İkinci bölümde de Marksizm, özgün kaynaklarına inilerek tartışılıyor. Mumcu da, Aybar da artık aramızda değil. Böyle bir ortamda bu

okumak için tıklayınız