Êdouard Levê’nin “intihar” üçlükleri – Onur Köybaşı

?Seni tanıyanlar yaşadıkça sen de yaşayacaksın. Ancak hiçbiri kalmayınca öleceksin?

Belki de sadece bu sebeple Êdouard Levê, hiç ölmemiş gibi aramızda dolaşacak. Gerek yaşamı, gerek hayata bakışı ve bunların yanında tasarladığı ?intihar?metnini yayınevine verdikten on gün sonra kitapta bahsettiği gibi kendi hayatına son verişi?

İntihar, kişiye özgü bir meseledir; dünyada milyonlarca insan herhangi bir hastalık, kaza, ve buna benzer sebeplerden ölür ama kişinin hayatına kendi isteği ile son verişi başlı başına cesur ve özgür bir seçimdir.işte tam da yazar bunlarla beraber gözleme aldığı bir kişiden yola çıkarak hayatına son veren birinden bahsediyor ki; bana kalırsa Êdouard Levê kendini tasvir ediyor bu kitapta.

Êdouard Levê, işletme üzerine okumuş olup doksanların başında resim yapmaya başladı. Soyut resimler yaptıktan sonra bu sanat dalından tamamen vazgeçerek tablolarını yaktı. 1995?te çıktığı iki aylık Hindistan seyahatinden sonra fotoğrafla ilgilenmeye başladı. Çektiği fotoğraflar önemli dergilerde yer aldı ve bu fotoğraflardan yaptığı seçkiler on kitapta yayımlandı. 2007 yılında Levê, bir dosya hazırlayıp yayınevine yolladı ve birkaç gün sonra tuhaf ki ve dosyasında yazdığı gibi hayatına son verdi.

Kitap, roman olmak ile beraber çok belirsiz ve keskin geçişleri ile bir kişiden yola çıkarak kendine dönüş hikâyesinin izlerini taşıyor. Bu yer yer ağrılı, şikâyetçi, sesten düşen bir sessizlik ile görünen ve kaybolan Levê?nin yarattığı kendisi.

?yaşamın bir varsayımdı. Yaşlanıp ölenler bir geçmiş yığınıdır.?

Her şeyi reddetmek; rüzgarı, yağmuru, şarkıları, kitapları, kelimeleri, sıcağı, soğuğu, aşkı , sevişmeyi, hazzı, yüzleri, yalanı, geçmişi, soruları, yakını, uzağı?. reddetmek bir seçim ile gidecek yerin daha güzel olabileceği düşüncesi ile yahut sonsuzluğun tadına bakmanın o dayanılmaz merakı ile.

Sizi bilmem ama intihar edebiyata büyülü bir ruh katıyor ve çok yakışıyor bunun sayısız örneklerine hiç girişmeden kelimelerimde ilerlerken en az bir şair ya da yazar geçecektir aklınızdan.

Ve ekliyor Levê:

?İstediğim zaman benimle konuşan bir kitapsın. Ölümün yazdı yaşamını?
Bir son söz niteliğine sahip olan bu cümle kalbe sessizce yerleşiyor.

Levê, arkadaşı olarak bize tanıttığı kahramanını inanılmaz bir gözlem gücü, analizi, hislerinin bir konuşmacısı olarak birkaç günü ele alarak bir yaşamı özetliyor.
Yaşamına son verecek birinin son günlerini bir ses kaydı gibi kulaklarımıza fısıldıyor; kesik bir sessizlik giriyor sanki araya ve birden başka bir şeyden bahsettiğine şahit olabiliyorsunuz. Kopuk ama tam?a varan.

Ölümden önce davranmaya değiniyor yazar ve kahramanına(kendine) sitem ediyor. bilmediği bir şeyi arzulamayı, bilinmeyene artan düşkünlüğüne yer veriyor. Merak ile birleşen bilinmeyenin sinsi bir güç ile insanı ele geçirdiği o his.

Biri hayattan gittiği zamandan sonra gözünüze görünmeyen çok şey artık ben buradayım demeye başlar; ceketi, kalemi, parfümü, saati, hep giydiği paltosu? levê?nin çalışma masasının çekmecesinden çıkan yazdığı üçlükler gibi. Aslında beni kitapta en çok vuran kısım onlar oldu.
Hayatına dair yazdığı o üçlükler.

Doğum
Yaşam
Ölüm
Bu üçlüğün içine sığdırdığı üçlükler?

?ölüm hiç bilinmeyen bir ülkedir, kimse oradan dönüp e nasıl bir yer olduğunu anlamamıştır.?

Levê her nerde ise bize bıraktıkları ile burada, orada, yanımızda. Kitaplığınızda bulunması gereken ?intihar?size soğuk bir sıcaklıkta göz kırpacak.

Onur Köybaşı

Künye
Êdouard Levê
İntihar
Türkçesi:Orçun türkay
sel yayıncılık

Yorum yapın

Daha fazla Makaleler, Romanlar, Yazarlarımızın son çalışmaları
Swastika Geceleri, faşizmin hükümranlığındaki bir hayatı anlatıyor…

Feminist distopyan edebiyatın öncü yapıtlarından biri olarak kabul edilen Swastika Geceleri 1937?de, yazar hanesinde Murray Constantine ismi yazılarak yayımlanmıştı. Romanın...

Kapat