Hartal ( * ) / Top-yekün sessizlik! – Nejdet Evren

( * ) Mahatma Gandhi?nin ?hartal?, top-yekün sessizlik olarak pratikleştirdiği olgu ile ?sakın konuşma? (1) yüklenimi de benzer bir olgu olsa gerek. Bu ortak payda, her ikisinin de, şiddetin belki de hiç tanımlanmayan ve hep gözlerden uzak tutulan ?yoğunlaşmasına- gösterilen bir tepkinin sonucunda ortaya çıkmış olmalarıdır. İnsanların ?çoluk,çocuk,yaşlı,kadın,hasta demeden- ve yine insan görünümlü tanımlanamayanlarca kimyasal silahlarla toplu şekillerde gark edildikleri ve katliam adı verilen bu vahşetin insana ait olduğunu görmenin yoğunluğu nasıl bir etki yaratıyor ise, sindirmeye yönelik tüm baskıların yarattığı şiddetin yoğunluğu da aynı/benzer/eş-değer bir etki yaratmaktadır. ?Sakın konuşma? demek, bedenin içinden ruh-tin-insan olanı ?söküp at? demekten başka bir şey değildir. Et ve kemikten oluşan bedenin külçesi ruhunu taşıyamaz hale geldiğinde/getirildiğinde, belki de, top-yekün sessizliğin ya da hiç konuşmamanın insan görünümlü tanımlanamayanlarla tüm insansı paylaşım biçimlerine son vermek suretiyle insan olanın insanı korumasından/korumaya dair kaygısından başka ne anlamı olabilir ki?!…

Ana/ataları ile gurur duyamayan çocuklar geleceklerini nasıl kurabilirler ki?!; hem de, utancın yükünü taşımak zorunda olmadıkları halde!…Kır ve şehirli çatışmasının bir yönüyle doğallık ve maskelenmişlik çatışması olduğu söylenebilir. Komün/köy yaşamının bağrından koparak şehirleşen insan türü toplumsallıktan bireyselliğe doğru devşirilmiş, insana karşı kullanacağı yeni mask/eler edinmiştir. Üretmediği halde tüketebilmek ve pay alabilmek için insan denilen türün ar-damarının çatlaması gerekiyordu. Bu çatlak büyüdükçe insana dair utanç renk değiştirmiştir. Hakem-yöneticinin dediği gibi ????utancın? kilosu bugünlerde kaç para biliyor musun??? (2) Bir godik arpayı çarıkla takas etmekle bunları ?para- ile satın almak-satmak arasında dağlar kadar fark olsa gerek. Sabahattin Ali?nin dizelerini es geçmek mümkün mü? Ne diyor; ? Şehirler bana bir tuzak;/İnsan sohbetleri yasak;/uzak olun benden, uzak/Benim meskenim dağlardır.??

? Büyüklük onuru dizginleyemez, büyük hediye küçüğün önünü kesemez.? (3) Utancın yükünü taşımak zorunda olmayan çocuklar onurlu davranmak için geçmiş ana/atalarından bir bırakıta gereksinim duymayacaklardır. Ancak, bunu yapabilmeleri için hazır buldukları ile yetinmemeleri gerektiğini bilmeleri ve tüm ezber olgular ile çatışmayı göze alabilmeleri gerekmektedir. Özneleşme, ötekinde yansıyan kendini farklılaştırabilmek ise bunun insan türüne ait ve sosyal dokusu ile yakından ilgili oldukları açıktır. ?Birinin karakteri gelişirken şüphesiz nesnel koşullara ihtiyaç vardır, ama içsel bir bütünlüğü yoksa tüm nesnel koşullar işe yaramaz.? (4) Özne/kişi kendinden sonraki kuşakların kendinden utandığını söylemediği ölçeklerde sosyal/tarihsel bir özen/kişi olmayı başarmış demektir.

? İnsanlar insan ırkına ait olan bazı mükemmel özellikleri kendi çabalarıyla ortadan kaldırır.? (5) anlatımı, insana dair bazı özelliklerin doğuştan bahşedildiği izlenimini yaratmaktadır. Oysa, Gordon Childe?nin tanımladığı gibi ?kendini yaratan insan?ın ta kendidir. Böyle olunca, insan bir tür olarak diğerlerinden kültürel bir fark yaratarak kendini gerçekleştirirken doymak bilmeyen egosuna yenik düştüğünde ise farklılaştırabildiği özelliklerini tüketen bir tür olarak yerini almakta ve bu yönü ile de diğer türlerden farklılaşmış görünmektedir. Değil midir ki, ?Evrimleşme sürecinde herkes kendi yolundan gider, mükemmelliğin sınırlarını kendi değer sistemiyle belirler.? (6) İnsan, değerleri ile vardır.

İnsanın yaratıcılığına dair duyulan hayranlık bir yana bırakıldığında onun yıkıcılığına dair edimlerine karşı top-yekün sessizlik mümkün müdür?

Nejdet Evren
Eylül 2013/Akarca,

Kaynak Kitabın Künyesi:

Kızıl Darı Tarlaları, Mo Yan, Can Sanat Yayınları, 1. basım: Haziran 2013, İstanbul, Erdem Kurtuldu çevirisi, 522 sayfa.

1. Age, S: 7
2. Age, S: 169
3. Age, S: 186
4. Age, S: 186
5. Age, S: 483
6. Age, S: 419

Yorum yapın

Daha fazla Makaleler, Romanlar, Yazarlarımızın son çalışmaları
Ruhi Su: Bir Komünist Ozan – Faiz Cebiroğlu

Ruhi Su?nun ölüm yıldönümü vesilesiyle herkes bir şeyler söylüyor; herkes bir şeyler yazıyor. Bazıları, Ruhi Su müziğini onun siyasi duruşundan,...

Kapat