Katil uşak değil patron

Kurşunlu Benzinin Gizli Tarihi?nde daha ilk sayfadan katilin kimliği açıklanıyor: ?Katil uşak değil patrondur!?
Mizah dergilerinden birinde yayımlanan bir karikatürde evin sahibi, uşağına ısrarla Sebastian diye hitap etmekte, uşak ise kararlılıkla düzeltmektedir: ?Sebastian değil Sabahattin!? Birkaç çizim boyunca süren bu didişmenin son karesinde, uşak Sabahattin tarafından bıçaklanan patronun kanlar içinde yüzükoyun yatan cesedi bulunur. Patron son nefesini verirken odanın zeminine kendi kanıyla yazdığı iki satırda katilini ifşa etmiştir: ?Sebastian yaptı!?

Kurşunlu Benzinin Gizli Tarihi?nde ise daha ilk sayfadan katilin kimliği açıklanıyor: ?Katil uşak değil patrondur!? Kurşunlu benzin kullanımı dolayısıyla başta ABD ve İngiltere olmak üzere tüm dünyada ölen ve zehirlenen milyonlarca insanın sorumlusu kurşundur diyenlere karşı ?Hayır! Kurşunlu benzin üretip satanlardır? diyor ve ekliyor; ?Bunlar aynı zamanda benzinin içine kurşunu katanlardır.?

Çünkü benzinin içinde doğal yollarla oluşmuş kurşun yoktur. Daha doğrusu, birileri benzinin içine kurşun katmadıkları sürece benzinde kurşun yoktur. Bu birileri, dünyanın en büyük otomobil üreticisi General Motors, dünyanın en büyük petrol şirketi olan Standard Oil-New Jersey (sonradan Exxon ve bugün Exxon-Mobil) ve dünyanın en büyük ikinci kimya devi Du Pont şirketlerinden başkası değildi. Katil, kurşun değil bu şirketlerdi.

Çünkü bu şirketler kurşunun bir zehir olduğunu ve toplum sağlığı için korkunç sonuçlar doğuracağını biliyordu. Kurşunlu Benzinin Gizli Tarihi?nde kurşunlu benzinin üretimine başlayan ilk tesiste daha bir ay dolmadan beş işçinin öldüğü ve bir süre sonra da tesiste çalışanların yüzde 80?inin yaşamını yitirdiği belirtiliyor. Bu facianın öncesinde ise gerek şirket içinden gerekse dışından biliminsanlarının kurşunun egzozlardan havaya karışacağını, bunun toplum ve doğa üzerinde çok tehlikeli sonuçlarının olacağı uyarısı yaptıkları ama şirket yetkililerinin uyarı ve itirazları dikkate almadıkları ayrıca belgeleniyor.

Neden benzine kurşun kattılar?
Elde edilecek kârlar karşısında ölümlerin hiçbir önemi yoktu. Sonuçta bu şirketler, benzini kendileri üretmeseler dahi, satılacak her damla kurşunlu benzin üzerinden muazzam kârlar elde edeceklerdi. Çünkü kurşunlu benzinin patentini almışlardı. Kendileri dışında kimse benzine katılacak kurşunlu bileşimi üretemezdi. Ürünlerine rakip olacak bir başka katkı maddesi de geliştirilecek gibi değildi. Çünkü devasa boyutlarda pazarlama ve reklam harcamaları yapıyorlardı ve zaten otomotiv ve petrol işkolunun en büyükleriydiler. Elde ettikleri kâr oranı ise ellerindeki kaynakları kıyaslanamaz kılıyordu.

İşin tuhafı kurşunlu benzinin tarihini korkunç kılan gerçek ise bu ürünün alternatifinin zaten mevcut olmasıydı. Yaygın olarak üretiliyor ve kullanılıyordu ama tam da bu yüzden üçlü şirket ittifakı için kâr getirmeyen bir alandı. Bu ürün kurşun içermiyor, hatta egzozlardan çıkan diğer zararlı hidrokarbon atıklarını da azaltıyordu. Üstelik benzinden daha verimli, daha yüksek enerji sağlıyordu. Öyle ki petrol ve otomobil şirketleri sponsoru oldukları otomobil yarışlarına katılan arabalarda yakıt olarak bu ürünü kullanmışlardır. Kısacası benzine kurşun katılması hiç bir neden yoktu. Tabii kâr dışında ?bu da zaten kâr olgusunun akli olmadığına, insanın akıllı olmasıyla alakalı olmadığına işaret etmektedir.

Üçlü kapitalist şirket ittifakı herkesin bildiği ve kullandığı herhangi bir yöntemin patentini alamazdı. Kısacası bilinen yöntemler onlara kâr getirmezdi. Bilinenlerin yerine bir başka yol düşündüler ve uzun denemelerin sonucunda kurşunun aradıkları kâr pınarı olduğunu keşfettiler fakat zehirli bir pınar olduğunu da bilerek. Mucitleri TetraEtilKurşun bileşiğine ?ethyl? adını verdi ve bir ortaklık, Ethyl Benzin Şirketi?ni kurdular. Ethylciler ellerindekini otomobil motorlarında kullanılması gerekli ve zorunlu bir buluş olarak sundular, olmazsa olmaz tek formül olarak pazarladılar.

Bu ölümcül işi, bu tarihin en alçakça ve canice girişimini önlemek için devlet kurumları harekete geçmediler mi? Yazar Jamie Lincoln Kitman gerek kendi araştırmalarına, gerekse The Nation dergisinin hayatta olan tanıklarla yapmış olduğu röportajlara dayanarak kamu kurumlarının tutumunu ve bu hikâyedeki rolünü tüm çıplaklığıyla ortaya koyuyor. Zaten kitabın önemli bir ağırlığını bu kısım oluşturuyor. Şirketlerin kamu sağlığı kurumlarıyla yaptığı anlaşmalar, sözde ?bağımsız? araştırma laboratuvarlarının kuruluşu ve bu tesislerin maliyetinin ve çalışanların ücretlerinin şirketler tarafından ödenmesi, şirketlerin Nazilerle yaptığı işbirliği, Alman kimya devi ile kârlı ittifakları Kurşunlu Benzinin Gizli Tarihi?nin uğrak noktalarından sadece bazıları.

Aynı senaryonun yeni filmleri
Kitapta anlatılan tarihin korkunçluğu geride bıraktığımız ve artık rahatlayabileceğimiz cinsten değil. Kurşun belası hâlâ sürmekte. Yaklaşık doksan yıl boyunca atmosfere salınan milyonlarca ton kurşunun büyük kısmı hâlâ toprakta, havada, suda ve canlı organizmaların bedenlerinde varlığını sürdürüyor. Tahminlere göre dünya çapında modern insanın maruz kaldığı kurşun miktarı, doğal veya zemindeğer seviyenin 300 ila 500 misli daha fazlası. Britanya Çevre Kirliliği Kraliyet Komisyonu?nun 1983?te çıkardığı rapora göre, kurşun 20. yüzyılda dünyanın dört bir yanına o kadar çok dağıldı ki; ?yeryüzünde insan üretimi kurşundan etkilenmeyen tek bir toprak parçası veya canlı türünün kalmadığı düşünülüyor.?

Fakat Kurşunlu Benzinin Gizli Tarihi?nin bilinmesini önemli kılan bunlar değil. Bu şirketler bugün de ayakta ve halen en büyükler. Bunlar çevreci oldukları ya da sizin sağlığınızı düşündükleri için benzinden kurşunu arındırmadılar, sadece bezinin içinde zaten olmayan kurşunu benzine katmaktan vazgeçtiler. Sonra çevreyi kirletmeyen kurşunsuz benzin sundukları için övgülerini talep ettiler ve size ?ekolojik otomobiller? sattılar. Üstelik artık başka işkollarına da girdiler. Kurşunlu benzin işinden elde ettikleri deneyimleri başta gıda olmak üzere pek çok işkolunda hayata geçirmiş bulunuyorlar. Kurşunlu benzinde şirketler eliyle gerçekleşen kârlı ve kanlı senaryonun genetiği değiştirilmiş gıdalarda tekrarlanmadığını söyleyebilir miyiz?

En büyük klima üreticilerinden Alarko küresel iklim değişikliğinin etkilerine dikkat çekmek için fotoğraf yarışması düzenlemiş. General Motors grubu şirketlerinden Frigidaire?in aynı markalı buzdolabı ve klimalarında kullanılmak üzere icat edilen Freon ozon tabakasını delen klorflorakarbon gaz bileşik grubunun ilk üyesi idi. Freon?un mucidi, tetraetil kurşun bileşiğini kurşunlu benzini icat eden aynı şirket ve onun aynı sadık mühendisiydi. Alarko, Cengiz İnşaat ortaklığı şimdi Çanakkale Karabiga?da bir kömür yakarak elektrik elde edecek bir termik santral kurmaya çalışıyor.

Kurşunlu Benzinin Gizli Tarihi çektiğiniz fotoğrafı büyütme imkânı veriyor.

SEVİL TARLA
17.05.2014, http://kitap.radikal.com.tr/

KURŞUNLU BENZİNİN GİZLİ TARİHİ
Jamie Lincoln Kitman
Çeviren: Esin Aslan Gürbüz
H2O Kitap, 2014, 152 sayfa

Yorum yapın

Daha fazla Makaleler
“Güz Çığlığı”- Mehmet Özçataloğlu

Mayıs demek isyan demek, mayıs demek yas demek, mayıs demek devrim demek. Devrim şiirsiz olmaz. Fakat günümüzde iyi şiire rastlamak...

Kapat