Etiket: h2o Kitap
Albinizmli Bir Çocuk Yetiştirmek – Albinizm Derneği
Albinizm bir hastalık değildir. Albinizm bir genetik durum ve farklılıktır. Bu farklılık kendini, en açık şekliyle, göz, ten ve saçta pigment eksikliğiyle gösterir. Kaşları ve kirpikleri dahi beyaz olan insanların diğer insanlardan tek eksiği nesnelere rengini veren (pigment-renklendirici) moleküllere genetik olarak tamamen ya da kısmen sahip olmamalarıdır.
okumak için tıklayınızŞifacı / Işığın Getirdiği – Mücella A.
rüyalar mesajdır… yaşadıklarımızı düşlemekten çok düşlerimizi yaşarız, gizemlere açılan kapıların peşi sıra… mutluyken de kaybedebiliriz… Rüyamda ormanlık bir yerdeyim. Gözleri olmuşum o erkeğin, takip etmekteyim aralıksız. Kendimi gördüğüm de, gökyüzünde iki büyük göz olmuşum. Ürperdim!
okumak için tıklayınızCanavar ve Ölü (Burke, Marx, Faşizm) – Mark Neocleous
canavarlarınız ve ölüleriniz politiktir… Ölülerle ilgili en basit politik varsayım, onları geçmişin bir parçası olarak göstermek ve böylelikle “geleneğe,” özellikle de milliyetçi [ulusal] geleneğe bağlamaktır. Fakat bu, ölüleri gelenekle en yakın bağı olan politik öğretiye, yani muhafazakârlığa teslim etmektir. “Salt” gelenek olmaktan kurtulduklarında ölüler, genelde geçmiş hakkında, özelde de ulusal geçmiş hakkında konuşup durmaktan pek
okumak için tıklayınızKöz – N. Cemal
12 Eylül sonrası romanı… bir terzinin sırları hayata bırakılanlar mücadele Grizu patlamadan önce Zonguldak madencilerinin Ankara yürüyüşü
okumak için tıklayınızİktisatçıların İktisadı – Erhan Bilgin
Medyatik iktisatçıların eleştirisi… İktisatçılar krizleri balon mecazı ile açıklamayı severler: “Konut balonu patladı,” “teknoloji balonu şişiyor…” Ama nedense bu kadar aşikar bir gelişmeyi asla öngöremezler. Oysa her gün gazetelerde yazmakta ve televizyon programları yapmaktalar. Bazıları ise “kriz kapımızda” uyarısını bir gün olsun esirgemez. İktisadi konular bu kadar bilinemez olmadığın göre söz konusu olan iktisatçıların krizidir.
okumak için tıklayınızGünümüz Programı (Geçiş Programı’nın Güncellenmesi) – Nahuel Moreno
Güvencesiz çalışmadan küresel ısınmaya, yeşil alanların rant alanlarına dönüştürülmesinden işçilerin işleri başında kitlesel ölümlerine, sınır ötesi operasyon ve savaşlardan Kahire, Hong Kong, Ferguson, Mexico City, Nantes ayaklanmalarına yaşantımızı, mahallemizi, ülkemizi, gezegenimizi doğrudan etkileyen her konuda “Bir şeyler yapmalı!” feryadı giderek hepimizin ortak tepkisi haline dönüşüyor. Politik bilincin bir adım ötesi ise çok eskiden dillendirilmiş bir
okumak için tıklayınızDaha Fazla Kâr İçin – Barış Gençer Baykan
Benzin istasyonlarında ?kurşunsuz? vurgusunu sıkça duyduk ama üzerinde hiç durmadık. Normalde benzinin kurşunlu olduğunu ve benzin tedarikçilerinin bizim iyiliğimizi için benzini kurşundan arındırdıklarını düşünebiliriz. Oysa gerçek tam tersi. Benzinde kurşun yok ve 90 yıl önce General Motors, Du Pont, bugün Exxon olarak bilinen Standard Oil- New Jersey son derece zararlı olan bu maddeyi benzine katmaya
okumak için tıklayınızİktisatçıların İktisadı – Erhan Bilgin
İktisat uzun süredir günlük ekmeğimiz haline getirildi. Umutlar ekonominin iyiye gitmesi ve iyileşmesine bağlandı. Büyüme, cari açık, likidite kavramları çoktandır sohbet konularımız arasında. Siyasetçiler bile tüm kötülükleri faiz lobisinin faiz hobisine “endeksledi.” Artık ABD Merkez Bankası başkanının adını biliyor ve vereceği faiz kararını
okumak için tıklayınızJamie Lincoln Kitman’dan ?Kurşunlu Benzinin Gizli Tarihi?
Endüstri devlerinin arşivlerinden ve ABD’nin devlet arşivlerinden elde edilen belgeler, birçok akademik araştırma ve geçmişe ait kayıtların yanı sıra The Nation dergisi ve yazar Jamie Lincoln Kitman tarafından gerçekleştirilen düzinelerce röportaj ışığında hazırlanan bu araştırma, kurşunlu benzinin gerçek ve acımasız hikâyesini anlatıyor. Kitabı, Ziya Ramadani değerlendirdi… Örgütlenmiş bir felaketi yaşıyoruz Hatırlayabildiğiniz en büyük (doğal olmayan)
okumak için tıklayınızKatil uşak değil patron
Kurşunlu Benzinin Gizli Tarihi?nde daha ilk sayfadan katilin kimliği açıklanıyor: ?Katil uşak değil patrondur!? Mizah dergilerinden birinde yayımlanan bir karikatürde evin sahibi, uşağına ısrarla Sebastian diye hitap etmekte, uşak ise kararlılıkla düzeltmektedir: ?Sebastian değil Sabahattin!? Birkaç çizim boyunca süren bu didişmenin son karesinde, uşak Sabahattin tarafından bıçaklanan patronun kanlar içinde yüzükoyun yatan cesedi bulunur. Patron
okumak için tıklayınızKurşunlu Benzinin Gizli Tarihi – Jamie Lincoln Kitman
Arabanıza “kurşunsuz” benzin alıyorsunuz. Gönlünüz rahat değil mi? Ama aslında benzinden kurşunu arındırmıyorlar. Birilerinin düşünceli davranarak benzinde doğal yollarla oluşan kurşunu sizin için çıkardığını varsaymanız çok normal. Gelgelelim yanılıyorsunuz. Birileri koymadığı sürece benzinde kurşun zaten yoktur. Bu birileri de, bundan yaklaşık doksan yıl önce Amerika’nın önde gelen şirketlerinden başkası değildi; yani General Motors (GM), Du
okumak için tıklayınızBirlikte Yaşamayı Öğrenmek (Politik Dostluk ve Eğitimi) – Ayşegül Komşuoğlu
Tarihten günümüze devletler -ve politik felsefe- daima bir ideal yurttaş tasavvuru peşinde koşmuştur. İster geleneksel olsun isterse modern, tüm iktidarlar makbul nesiller yetiştirme iddia ve projeleriyle geleceğin müstakbel yurttaşlarını kurgulamışlardır. Özellikle modern devletin doğuşuyla bu ideal yurttaş, yasalardan çok eğitimin eseri olarak düşünülmüştür. Eğitimi bir araç olarak gören toplumsal mühendislik projeleri sadece otoriter ve totaliter
okumak için tıklayınız‘Kedilerin Felsefesi, Filozofların Kedileri’ – Atilla Akar
Efendim; ne zaman tadım bozuk, keyfim kaçık olsa; yahut siyasetin bezdirici tartışmalarından uzaklaşma arzusu duysam, ya kitaplara ya da kedilere sığınırım. Kedilerin mırıltısı ve sayfaların hışırtısının tedavi edici etkisi olur bende. Bu kez her ikisini bir arada barındıran henüz çok yeni bir kitaba sığındım. Kitabın adı ?Kedilerin Felsefesi, Filozofların Kedileri?. Yazarı, bir felsefeci olan Federica
okumak için tıklayınızYalnızlık Terapisi – Dilek Kırcaoğlu
Yalnızlık dokunulmaz değildir? Cüret etmek gerekir! Çocuk eğitiminde bir ebeveyn rehberi olan Çocukla Birlikte Büyümek kitabının yazarından. İkili bir kurgu: Yalnızlığın yol açtığı sıkıntı ve depresif durumlardan çıkış üzerine hikâye tadında bir uzun anlatım ve buna paralel, samimi ve filozofça diyaloglar üzerinden ilerleyen terapi deneyimleri. ?Yalnızlık dokunulmaz değildir??
okumak için tıklayınızNasıl Ölürüz (Yaşamın Son Döneminden İzlenimler) – Sherwin B. Nuland
Bugüne dek okuduğum en güçlü ve duygusal, en sert ve acımasız kitap. -Oliver Sacks- Bir hayat öpücüğüdür Nasıl Ölürüz, ölümün kasveti, çekildiğimiz köşemize gelip çöktüğünde. Aslında korktuğumuz ölüm değil bizi o kaçınılmaz sona götüren süreçtir. Ölümle uykuda karşılaşmayı isteriz; geldiğini hissettirmeyen, acısız ve çektirmeyen bir ölüm. Ancak çoğumuz böyle ölmeyecek. Hayatımızın bir film şeridi gibi
okumak için tıklayınızİşçi Sınıfı Kimlikler Arasında (ABD’de Sivil Haklar Mücadelesi ve Toplumsal Hareketler) – Michael Zweig
Leo Panitch, William K. Tabb, Frances Fox Piven, Dorothy Sue Cobble, Michael D. Yates, Katie Quan, Gregory Defreitas, Niev Duffy, Bill Fletcher Jr, Barbara Jensen, R. Jeffrey Lustig, Michelle M. Tokarczyk. Cinsiyet, ırk, ulus, etnik köken, din, mezhep gibi politik kimliklerin öne çıkarıldığı bir çağda yaşıyoruz. “Sınıf” ise kimilerince çoktan müzelik oldu bile. Toplumun ortalaması
okumak için tıklayınızToplumsal Düzenin İnşası (Polis Erkinin Eleştirel Teorisi) – Mark Neocleous
Kimse işçi olmayı kolayca kabul etmedi, gönüllü olmadı, rıza göstermedi. İnsanlar arasındaki ilişkilerin şeyler arasındaki ilişki haline dönüşmesinin hem kendisi hem de doğrudan sonucu ücretli emek kategorisinin olağanlığın ve sıradanlığın ardına itilmesi olmuştur. Bununla beraber polisin tarihsel işlevi de görünmez kılınmıştır: Sermayenin toplumsal iktidarının ve ücret biçiminin yerleştirilmesi için devlet adına gerçekleştirilen muazzam ölçekli polis
okumak için tıklayınız“Dizim Başladı! Kapat, Sonra Anlatırım” / Televizyonda Hikaye Anlatıcılığı – Derleyen: Aslı Kotaman, Ahu Samav Uğursoy, Artun Avcı
Aşk-ı Memnu kitabı bize ne anlatırdı, dizi filmi neler anlattı? Neden Yeşilçam Sineması’nda sevdiğine kavuşamayan kadınların çocukları evlendikleri değil de sevdikleri adamdandır? Reality TV mi gerçek yoksa hayat mı? Artık misafirler “Prime-Time” vakitlerinde gelmese ne iyi olur dediğinizi duyar gibiyiz! Yeni medya ne yapar mı, peki, siz orada içerik sahibi olarak ne yapıyorsunuz? Televizyonun bizi
okumak için tıklayınızÇocukla Birlikte Büyümek – Dilek Kırcaoğlu
“Çocuklar büyüdükçe sorunları da büyüyor,” diye yakınırız. Oysa büyüyen, sadece, biz ebeveynlerin çaresizliği. Ancak bu bilgi ve deneyim eksikliğine dayalı bir çaresizlik. Çocuklardan yana bir sorun yok. Onlar gelişiyor, büyüyor, birey olma yolunda hızla ilerliyor ve bağımsızlıklarını ilân ediyorlar. Biz ebeveynler ise çocukların gün be gün hızlanan gelişim ve değişimlerine ayak uyduramıyoruz. Tuvalet eğitimi gibi
okumak için tıklayınız