Kendimce / Aforizmalar 8 – Nejdet Evren

aforizmalar1. Değil midir ki; insan -utanabilen- tek canlı türüdür ve değil midir ki yine insan pişkin pişkin utanacağı yerde öykünür/özenir/özendirir ve kibirlenir; işte bu kibirdir ki insanı kendine yabancılaştıran; güç ve güçlünün yanında olmak, emeğini ortaya koymadan başkalarının sırtından geçinmek ve bunu da aşarak insana dair ne varsa ayaklar altına alıp sömürmek insanı toplumsal varlık olarak kendi olgusal gerçeğinden uzağa düşüren bir durum değil midir?

2. Perde açıldığında, bir gölge oyununu izler gibi insanlar kendi düşlerindeki siluetlerini izlediler; o perde gözler-önüne çekilmiş bir ilizyon perdesi olmasaydı da siluetler ile kendileri arasındaki devasa farkı göremeyeceklerdi; çünkü o gözlerle bir ötekine baktıklarını sanmaktaydılar; sonuçta, kanan/kandırılan yalnızca kendileriydi….

3. Güç/erk-e gereksinim duyan, er ya da geç onun kölesi olur.

4. Yetke ve yetkiye muktedir olanlar yetke ve yetkiyi veren gücün ötesine düştüklerinde yetke ve yetkiyi ona karşı kullanmaya başlar; yetke ve yetkiyi veren güç bu aşkın olma durumunu fark edemediğinde ise bu aşkın olma durumunu normal olarak görmeye başlar; hayat bir yönüyle ilizyon değil midir ki?! Bu ilizyon olmasaydı, hayat ya hiç yaşanmaz olurdu ya da yetke ve yetki aşımı asla gerçekleşmezdi…

5. Karanlığın gölgesi olamaz….

6. Suskunluğun kendince bir anlamı vardır; fakat, gören gözün görmemesinin, duyan kulağın duymamasının, bilen zekanın bilmemesinin ne bir anlamı vardır ne de bir yararı; o, dokunmayan yılanın er ya da geç kendisini sokacağını bilmeme sefaletinden başka bir şey değildir…

7. Karanlığın zulmünden korkan, aydınlığa asla ulaşamaz; çünkü aşk, karanlıkta adım alma cesaretidir.

8. Bugün dünde gizliydi, yarın ise bu günde; dün yaşanılanları unutanlar ya da hiç anımsamayanlar sabah doğacak güneşin nasıl farkında olacaklar?!

9. Yalan örgütlenmekle gerçeğe dönüşmez; yalan, toplumsal olarak kabul gördüğünde gerçek bir güce dönüşür, ama bu dahi onun gerçek olduğunu göstermez; ve fakat bu son durumda, ona-yalana-karşı nasıl tavır takınılması gerektiğini gösterir.

10. Yüzyıl aynı yerde duran, sonraki yüzyılda da aynı yerdedir…

11. Zıt olanların varlığı yek-diğerine bağlıdır; biri yok olduğunda diğeri de yok olur. örneklersek, zenginliği yok ettiğinizde yoksulluk kendiliğinden sönümlenecektir; artık yoksulluk var olamaz, zenginlik te…Ancak, her varlık zıttı ile var olmadıkları için bu durum zıt olan-varlıklar, olgular, durumlar için geçerli olacaktır.

12. Nereye gittiğini bilmeyen, neyle karşılaşacağını bilemez ve fakat nereye gittiğini bildiği halde bunu gizleyen ise felaketle karşılaşır…

13. Cennetten kovulan insan çıplak ve yalnızdı, onun diğerlerine gereksinimi vardı ve o toplumsallaşarak bunu gerçekleştirdiğinde kendini yeni bir don biçilmiş olarak buldu ; işte etik denilen şey tam da budur…

14. Günü kurtarmaya çalışanın dünü ve yarını yoktur. Günsüz yaşayan ise hem dünde ve hem de yarında var olandır. Bu iki durum öznel bir tercihtir ve dışsal hiç bir koşulun doğrudan etkisi altında olamaz; son düzlemde özgürlük bilinçsel bir tercihin ürünü olmalıdır ki bir anlamı olsun..

15. Bu gün dünde saklıydı, yarın ise bu günde; inanarak, sabırla ve sapmadan, günün anaforuna kapılmadan yürümek için, hemen ve hiç gecikmeden daha ağır yükü omuzlayabilmek iradesini ortaklaşabilmek, başka bir dünya özlemi duyan herkesin önceliği olmalıdır.

16. İnanan inandığı iradeye saygı duyandır; inandığı iradeye saygı duymayanın inancı sahtedir; sahte olanın ne inancı ne de iradesinden söz edilemez..

17. Salt bir günün hesabını yapanlar o gün geldiğinde bir sonraki günün hesabını yapamazlar; neyi yakıp yıktıklarını göremezler; oysa, avuçlarında büyüttükleri yangının farkında bile değillerdir; kıyısında durdukları keskin bir uçurumdur, öyle bir uçurum ki, öncesini ve sonrasını yek-diğerinden ayıran, içine aldığını yok eden, bir dönülmezin şafağında bulurlar kendilerini…

Nejdet Evren,
Akarca,

Değişik-zamanlar

Yorum yapın

Daha fazla Aforizmalar, Yazarlarımızın son çalışmaları
Uçurtmayı vurmasınlar – Sadık Güvenç

Feride Çiçekoğlu’nun sinemaya aktarılan romanı Uçurtmayı Vurmasınlar’ın 1. Basımı 1986 yılında yapılmış. Elimdeki kitabın baskısı ise Can Yayınları tarafından 1990’da yapılmış. 102 sayfa. “Ama...

Kapat