Osman Şahin?de « Ağiz » ve Dil ya da « Ağiz İçinde Dil Gibi » – M. Şehmus Güzel

Kaynak Yayınları?nın « İz Bırakanlar » dizisinin beşinci kitabı olarak Şubat 2013?te okuyucuya sunulan Öykücülüğümüzün Toros Zirvesi Osman Şahin isimli kitabımda Mersin?li, Mersin?in Aslanköy köyünden, kısacası Akdeniz?in ve Torosların çocuğu Osman Şahin?in yaşamı ve öyküleri üzerine dünya kadar şey var : Osman Şahin Toroslar?ın rüzgarıdır. Toroslar?ın ve Anadolu?nun. Yörüktür. Belki de « Son Yörük ».

Osman Şahin tadına doyum olmaz öykülerinde her kahramanını kendi ağzıyla konuşturur, onların çığlıklarına, türkülerine, ağıtlarına, deyişlerine özel önem verir ve böylece Toroslar?da Yörüklerin, « Fırat Yöresinde » Kürtlerin kendilerine özgü, doğadan ve yaşamın akıntılarından gelen ve biriken kelimelerine, deyişlerine, öz deyişlerine yeni bir gençlik aşılar. Bu konudaki birkaç örneği tadımlık olması umuduyla burada sunmak istiyorum : Hemen Yörük deyişlerinden bir demetle başlayabiliriz :

« Yaş deri bastıkça alır. »

« Etek kutsaldır, etek genişliktir. Her şey eteğin altından çıkar. »

« Yanacak olana şekil verilmez. »

« Ateşin işine karışılmaz. »

Yörüklerin ve Türkmenlerin dilleri zengin, kelimeleri seçmedir, onlardan birçok örneği de Osman Şahin?in eserlerinde buluyoruz : İşte « yazıklandım », işte « çıngı » (kıvılcım anlamına geliyor).

2011 Aralık ayında kitabı yazmaya başladığımda ve daha önce yapıtlarını okurken Osman Şahin?in öykülerindeki sözcüklerin birçoğunun kelime hazinemizi zenginleştireceğini farkettim, onları tek tek ve anlamlarıyla birlikte ayrı bir deftere yazdım. Osman Şahin bu bakımdan gerçek bir dilbilimcidir bile diyebilirim. O sözcükler Şahin sayesinde unutulmazlar düzeyine ulaşmışlardır artık. Yine de onları kitabımda bir kez daha ve özel bir biçimde sunuyorum. Konuşma dilimize de katkı olurlar umuduyla. Bu sözcükler ve deyişler Yörüklerdeki dil zenginliğinin ispatıdır. Bu bağlamda birkaç örnek daha ekemek istiyorum yeri gelmişken :

Yörükler tepenin küçüğüne « topuk », topuğun küçüğüne « tümsek », düzlüğe de « dölek » derler.

Candarmaya « boz deve », memura « Necati Bey » derler.

Cimri yerine « kısmık adam » deyimini kullanırlar.

Yörükler suya, ağaça, doğaya saygı duyarlar : Suyu kirletmez, ağacı yok etmezler.

Osman Şahin, Ergani?de Dicle Köy Enstitüsü?nde okuyup diplomasını aldıktan sonra Siverek?in Kalemli köyünde öğretmenlik yaptı. Kürtleri çok dinledi, epey ve çok derinden gözlemledi, onların kelimelerini ve deyişlerini de onları ve oraları anlatan öykülerinde buluyoruz, işte birkaç örnek :

Kürtler «çömelmek » yerine « çömütmek », «gevezelik» yerine « lafgârlık » sözcüklerini tercih ederler.

Kürt deyişleri de yabana atılmamalı : « Koç seninmi ki de kuyruğunu okkalıysan? ».

« Huyunda delik mi açmışık ? ».

« At götünde sinek olmuşuz » (Hiçbir kıymetimiz kalmadı anlamında).

« Ağadır bu, kuru dereye köprü kurar da geçmene hak ister ! ».

« Bulgurumuz yağı görse tanımaz. ».

« Canımız tavuk götüne muhtaç !».

« Bak aney biz hökümeti hep kendimize hızır sanıyoruz ama yarın bakarsın önü hınzıra çıkar.»

«Başımızın pamuğu zaten yanık ! »

Yörükler konuşmalarını hem bu denli otantik ve doğadan fışkıran sözcüklerle süslerler hem de dörtlü şiirlerle, manilerle donatırlar. Konuşmaları işte o zaman başka bir boyut kazanır, çiçeklenir, renklenir, güzelleşir. Bize artık onları koklamak kalır. Kitabımda bunu yapmaya ve bunu sizlerle paylaşmaya çalışıyorum. Bu kitap mutlaka ilginizi çekecektir. Böylece Fırat?ın sesini yeniden duymak, Toroslar?a kadar uzanmak, rüzgarla, mağaralarla ve ormanla sohbete oturmak için de iyi bir fırsat bulacağımızdan eminim.

« Bereket olsun ». Bu deyiş ise en hasından Azeri deyişidir.

M. Şehmus Güzel

Yorum yapın

Daha fazla Biyografi Kitapları, Makaleler
Stalîn ve Cigerxwîn – Özkan Öztaş

1990?lı yıllarla birlikte, insanlığın hafızasından sosyalizme dair ne varsa silinmek istendi. Bu yeni dünya düzeninde tarih yeniden yazılmaya başlandı. Özellikle...

Kapat