“Öykü mü roman mı? Bu soru her okur ve genç yazar için bence hâlâ anlamlı bir soru…” Necati Tosuner yanıtlıyor
Biliyorsun, eskiden bir edebiyat dergisinin kapısından girip orada tutunmadan yazar olunamazdı. Şairler şiir matineleriyle falan ayrı bir halay çekseler de, temel hedef edebiyatçı olmaktı. Büyük heveslerle yayımlanan ilk kitapları, bazen yazarın kendisi unutmaya çalışırdı. Roman yazmak için acele edilmezdi. Acele edilirse, gazetelerde tefrikaya uygun romanlar yazmak ekmek parası diye bağışlanır gibi olsa da, her tefrika kitaplaşamazdı. Önce yıllarca öykü yazılır, sonra roman yazılırdı. O yazar için “romana geçti” denirdi. Edebiyatçı olma yolunda, herkes birbirinin yazdığını okur, dizgi yanlışına kadar bilirdi.
SÖYLEŞİ: Semih Gümüş
17 Ekim 2015 oggito.com