İnsanüstü görme yeteneği olan kadınlar

Nasıl oluyor da bazı insanlar başka kimsenin algılayamadığı “görünmez” renkleri görebiliyor? Concretta Antico, öğrencilerini resim dersi için parka götürdüğünde onlara gördükleri renklerin tonları ve parıltılar konusunda bilgi veriyor, “Suyun üstündeki ışığa bakın; o kayanın üstündeki pembemsi parıltıyı, yaprağın kenarındaki kızıllığı görüyor musunuz?” gibi sorular soruyormuş. Öğrencilerin hepsi de kafa sallıyormuş. Antico ancak yıllar sonra anlamış

okumak için tıklayınız

Türkiye sansür cehennemi

Türkiye Yayıncılar Birliği’nin (TYB) Avrupa Birliği desteğiyle hayata geçirdiği “Yayınlama Özgürlüğü Yolunda” projesinin ilk toplantısı, öncesi gün 33. İstanbul Uluslararası Kitap Fuarı’nda yapıldı. TYB Yayınlama Özgürlüğü Komitesi Başkanı Ragıp Zarakolu’un yönettiği panele, Uluslararası Yazarlar Birliği (PEN) İngiltere Komite Başkanı, yazar Maureen Freely, yazar Ahmet Ümit ve yazar-yayıncı Mine Soysal konuşmacı olarak katıldı. Freely, yayın özgürlüğünün

okumak için tıklayınız

Sayılar – John H. Conway, Richard K. Guy

Sayılar Kitabı’nın amacı, okuyucuya herhangi bir matematik altyapısı gerektirmeden “sayı” kelimesinin kullanıldığı çeşitli yolları açıklamaktır. Kitap bu işi, ders kitaplarının ve müfredatların resmiyetinden uzak bir şekilde yapıyor. Kitapta, genişleyen uygulama alanlarının ihtiyaçlarını karşılayabilmek için sayıların sürekli karmaşıklaşan gelişimini Sümer kil tabletlerinden başlayarak izleyebilirsiniz: sayma sayıları, sıfır, kesirler, negatif sayılar, ikinci dereceden irrasyoneller, cebirsel sayılar, aşkın

okumak için tıklayınız

Sizi Hep Şaşırtacak Bir Roman – Sadık Güvenç

Bugünü yaşayan yazarın sizi iki yüz yıl öncesine yolculuğa çıkardığını düşünün. 19. yüzyıl İngiltere’sine şöyle bir uzanmak ilginç olmaz mıydı? Kasnaklar üzerine geçirilmiş kadın elbiselerinin giyildiği yıllar… Manastırların, günahkar kadınlara sığınak (!) olduğu yıllar… Nedense hep kadınlar günahkar sayılır. Günümüz yazarı John Fowles, 19. yüzyıl atmosferini başarıyla kuruyor romanında. Sanki kendisi de o yıllarda yaşamış

okumak için tıklayınız

Bir Balıkla Sahtekârca İlgilenmek – Mesut Lizor

Bir Balıkla Sahtekârca İlgilenmek biçimsel açıdan Tutunamayanlar’ın ötesine geçen yeni bir roman. Romanın giriş bölümü “Özgeçmiş” başlıklı bir olayla başlıyor. Şantiyede bekçilik yapan bir adamın, Faulkner’in Abşolom’unu hatırlatan güçlü bir üslupla tasvir edildiği bir sahnedir bu. Akşam mesaiden dönen şoförlere “o adi demir kapıyı” açan gece bekçisi kendi kendiyle konuşurken roman sanatı üzerine olayla ilişkisi

okumak için tıklayınız

AKP, Cemaat, Sünni – Ulus (Yeni Türkiye Üzerine Tezler) – Fatih Yaşlı

AKP’nin “Yeni Türkiye”si içi boş bir propaganda teriminden mi ibaret, yoksa bir olguya, bir gerçekliğe mi işaret ediyor? Fatih Yaşlı, bu çalışmada yeni Türkiye’yi bir gerçeklik ve olgu olarak kabul ediyor ve Türkiye’de AKP eliyle yeni bir rejimin kurulmakta olduğu temel tezinden hareketle bu gerçeklik ve olguyu mercek altına alıyor. Yaşlı, “yeni Türkiye’yi yeni kılan

okumak için tıklayınız

Çizgilerle Kapitalizmin Korkunç Tarihi – Rius

Kapitalizm insanlığın başbelası, her gün yaşadığımız felaket. Bizi aç, yoksul, işsiz bırakan; kendimize, çevremizdekilere, işimize, yaşamaya yabancılaştıran düzenin adı. Ama her düzen gibi onun da bir tarihi var. Kapitalizmin tarihini bilmek en çok da onun tarihin bir vaktinde başlamış bir siyasi iktisadi biçim olduğunu, dolayısıyla tarihin bir başka vaktinde de sona ereceğini bilmek için önemli.

okumak için tıklayınız

Filmlerin Politik Okuması

Türkiye’de pek çok konuda olduğu gibi sinema kuramı konusunda da yayınların yeterli olmadığını söyleyebiliriz. Hala çevrilmemiş bir sürü temel eserin varlığı hepimizin malumu. Yine de özellikle 1990’lı yılların sonu, 2000’li yılların başında bu konuda önemli bir atılım gerçekleşti. Bugün pek çok yayınevi önemli sinema kuramı kitabını dilimize kazandırıyor. Bu atılımın ilk işaret fişeği sayılabilecek kitaplardan

okumak için tıklayınız

Kendi Dünyasını Yaratan Sanat

Daniel Frampton’un 2006’da “sinemayı yepyeni bir tarzda anlamak için manifesto niteliğinde yazdığı, Filmozofi adlı kitabı 2013 tarihinde Cem Soydemir’in çevirisi ile Metis yayınları tarafından basılmıştır. Sinema izleme deneyim ve pratiklerinin giderek değişime uğramakta olduğu günümüzde, Frampton kitabında “sinema ile gerçeklik arasındaki kavramsal bağı” sorgulamayı dener ve “sinemanın istediği her sahne ve nesneyi bilinçli olarak öne

okumak için tıklayınız

Konuşmak Hayattır Oysa…

Andrey Platonov, yalınlığın ve duruluğun anlamını birkaç çizgide yoğunlaştırarak anlatan, kısa öykülerinde bile sayısız etkiler üreten bir söz büyücüsü. Yaşadığı dönemin ruhunu, doğayı ve içindeki nesneleri, nesnelerin kurduğu düzeni, düzenin kararlı bir çizgide ilerlerken saptığı noktaları, insanın doğayla birlikte kat ettiği devinimi, devinimi gören gözün yanılma payını rastlantılara izin vermeden estetik kalıba döken, kendisiyle birlikte

okumak için tıklayınız

Üs-Tü Kal-Sın

Cemil Kavukçu’nun yeni öykü kitabı Üstü Kalsın’ın senfonik bir yapısı var. Elbette yazarın kurduğu dil atmosferinden, öykülerin sıralanışından kaynaklanıyor bu. Anlatım biçimiyle dilin temposu her metni kendi yapısı içinde derinleştirirken usulca birbirine ilmek atan dokuz öykü dingin akan hüzünle neşeyi kamçılayan coşkunun iç içe geçtiği çok sesli uzun bir müziği duyumsatıyor.

okumak için tıklayınız

Ziya Yılmaz: TiP’ten THKP-C’ye Fatsa’dan Türkiye’ye

Geçtiğimiz hafta NotaBene yayınlarından bir kitap dağıtılmaya başlandı. Günümüzde ismi çok anılmayan, kimilerinin hafızasında zar zor geri çağrılan bir devrimciden bahsediyor; Ziya Yılmaz Kitabı. 2011 yılında hayata gözlerini yummuş, genç devrimcilerin, sosyalistlerin pek bilmediği bir isim olan Ziya Yılmaz, Barış Mutluay tarafından çeşitli mülakatların derlenmesiyle ve türdeşlerinde pek rastlanılmayacak ölçüde yapılmış bir araştırmayla günümüze ulaştırılmış

okumak için tıklayınız

ABD ‘li yazar John Steinbeck’in, 70 yıl önce yazdığı bir hikâye ortaya çıktı

Tarih 1944, yazar, yönetmen, film ve radyo yapımcısı Orson Welles, BBC Radyo’daki programlarından birinde, John Steinbeck’in Welles’in yayını için kaleme aldığı With Your Wings adlı hikâyeyi, dinleyenlere okur. Öykü, II. Dünya Savaşı sırasında savaş pilotluğu yapan siyahi bir adamın hayatını anlatmaktadır. Yayının hemen ardından kaybolduğu düşünülen hikâye, Steinbeck uzmanları olarak nam salan Susan Shilinglaw ve

okumak için tıklayınız

Zerdüştlük kültüne yeni kanıt!

Her yeni araştırma Amasya ve çevresinin Anadolu’daki en önemli Zerdüştlük merkezi olduğunu bir kez daha kanıtlıyor. Kent merkezindeki Harşena Kalesi’nde keşfedilen son bulgu da artık listede… # Tarih dergisinin Kasım sayısındaki Şevket Dönmez’in yazısı şöyle: “2007’de Amasya Müze Müdürlüğü tarafından bölgede yürütülen kazı çalışmalarında bazı bölümleri işlenmiş kayalık alanda yuvarlak şekilli bir kaide boşluğu bulunmuştu.

okumak için tıklayınız

Küba’dan çocuk kitapları

Küba’lı yazar ve çizerlerden çocuk kitapları, ilk kez Yazılama Çocuk’ta… Her çocuğun doğumundan itibaren tüm temel haklarına sahip olduğu, şehir parklarında bale yapmayı öğrendiği, köşe başlarında satranç oynadığı dünyanın en ayrıcalıklı çocuklarının ülkesinde, Kübalı yazarlar ve çizerlerin kaleme aldığı çocuk kitapları artık Yazılama Çocuk’tan takip edebilirsiniz. Yazılama Çocuk’tan çıkan ilk iki kitap 3-6 yaş aralığına hitap

okumak için tıklayınız

Bu hikaye, bir çocuk… babası ve bir savaş hakkında – Güzella Bayındır

İlkokul tarih kitaplarında öğretildiği gibi bir veliahtın bir milliyetçi tarafından öldürülmesiyle başlatılmadı ilk dünya savaşı. Yalnız çocukları inandırabilirsiniz bunun için başladığına. Hiçbir savaş öyle başlamaz ki… Yaşadığımız coğrafya kimini sabah akşam duyduğumuz, kimini arada bir duyduğumuz, kimineyse hiç vakıf olmadığımız savaşlar yaşıyor. 1914’te başlayıp 1918’de biten dünya savaşı bazıları için hiç bitmedi. Görünür olmaktan çıktı

okumak için tıklayınız

Neden tırnaklarımızı kemiririz? İşte bilimsel gerçekler…

Ellerinizin görünümünü mahveder, hijyenik olarak zararlıdır ve aşırıya kaçtığınızda canınız acır. Peki, neden hâlâ tırnak kemirmeye devam ederiz? Tırnaklarınızı kemirmeye bir başladınız mı bırakması çok zordur. Tırnak kemiren insanların diğerlerinden farkı nedir? İradeleri daha mı zayıftır? Daha mı sinirlidirler? Yoksa daha mı aç? Bunun psikolojik bir açıklaması var mı? Psikiyatristler tırnak yeme alışkanlığını, dürtü kontrol

okumak için tıklayınız

Nostaljinin bize faydası var mı? işte bilimsel gerçekler…

Geçmiş yalnızca yabancı bir ülke değildir, hepimiz sürülmüşüzdür o ülkeden. Bütün sürgünler gibi oraya geri dönmeyi arzu ederiz. İşte bu özleme nostalji denir. İster bir fotoğraf, ister ilk öpücük ya da değer verdiğimiz bir eşya ile tetiklensin, nostalji belli bir yeri ya da zamanı hatırlatır. Hepimiz biliriz o duyguyu: yaşanıp bitmiş olana karşı duyulan o

okumak için tıklayınız

Yankesiciler bizi nasıl oyuna getiriyor? İşte bilimsel gerçekler…

Yankesiciler el çabukluğu gibi becerilere sahip olmanın yanı sıra beynimizin zayıflıklarını kullanmayı da iyi biliyor. İşte birkaç örnek… Nörologlar, dikkat ve algı sistemimizdeki aşırı duyarlılık nedeniyle beynimizin kandırılmaya karşı donanımlı olduğunu söylüyor. Aslında başarılı yankesiciliğin sırrı da marifetli parmaklardan çok beynimizdeki zayıflıklardan yararlanmayı bilmekten geçiyor. Bazıları bu konuda o kadar iyi ki araştırmacılar zihnimizin ne

okumak için tıklayınız

100 yıllık sinemayı okumak

Her ne kadar tartışmalı olsa da sinemamızın 100. yılını kutluyoruz. Kitap Fuarı’nın bu yılki teması da Sinemamızın 100 Yılı, onur yazarı ise Atillâ Dorsay. Biz de, bu vesileyle Türkiye sinemasını tanımayı kolaylaştıracak 20 kitaplık bir seçki hazırladık. Kitap Fuarı’nın bu yılki teması, Türkiye sinemasının bir asırlık birikimine saygıyla ‘Sinemamızın 100 Yılı’ bildiğiniz gibi. Sinema yazarlığının

okumak için tıklayınız