Walden – Ormanda Yaşam – Henry David Thoreau

Sivil itaatsizlik anlayışının öncülerinden sayılan Amerikalı yazar, filozof ve şair Walden Gölü kıyısında, şehirden ve modern hayattan kopuk bir biçimde geçirdiği yıllara ait deneyimlerini okurlarıyla paylaşırken sosyal ve ekonomik hayata dair, bugün için bile marjinal sayılabilecek fikirlerini öne sürmekten geri durmuyor.Amerika Birleşik Devletleri’nin henüz emekleme çağında olduğu bir dönemde, sanki insanların hırslarının ve ihtiraslarının varabileceği

okumak için tıklayınız

Yamaç – İvan Aleksandroviç Gonçarov

“Rayski’de çoğu zaman, 1840-1850’lerde dostum olan birçok insanı görür gibi oluyordum. Onlar da sistemli çalışmaktan hoşlanmıyorlardı.” Gonçarov 19. yüzyıl Rus ve dünya edebiyatının en önemli yazarlarından Gonçarov, ölmeden önce tamamladığı son kitabı Yamaç’ta, Oblomov’da olduğu gibi yine kahramanıyla öne çıkıyor. Gonçarov, kahramanı Rayski’nin ahbabı İvan İvanoviç’le ve kadınlarla ilişkisini anlattığı Yamaç’ta, 19. yüzyıl Rus toplumunun

okumak için tıklayınız

Ömrünün 30 yılı akıl hastanesinde geçmiş bir kadın dahi Camille Claudel

8 Aralık 1864 yılında doğan Fransız heykeltraş ve grafik sanatçısı. Auguste Rodin ile yaşadığı fırtınalı beraberliğin ardından ölünceye kadar akıl hastanesinde kapalı kaldı. Fransa‘nın Aisne bölgesinde doğdu. Hali vakti yerinde bir ailenin ilk çocuğuydu. Babası Louis Prosper, bankacı, annesi Louise Athanaïse Cécile Cerveaux ise oldukça varlıklı katolik bir aileden geliyordu. Camille küçükken aile, Villeneuve-sur-Fere’ye taşındı.

okumak için tıklayınız

Lysistrata (Aristophanes Komedyaları 1) – Aristophanes

Rivayet olunur ki, Atina’nın yasalarını ve gündelik hayatını nereden öğreneceğini soran yabancı bir krala Platon, Aristophanes’in komedyalarını okumasını salık verir. MÖ 450-385 yılları arasında yaşayan, kaleme aldığı 44 komedyanın ancak 11 tanesi günümüze ulaşabilmiş Aristophanes, yazar olarak ilgisini cesurca yaşadığı toplumun yakıcı sorunlarına yönelterek, politik hicvin, bayağılığa düşmeden yalın anlatının ve “halk bilgeliği”nin dile gelişinin

okumak için tıklayınız

Barış (Aristophanes Komedyaları 2) – Aristophanes

Rivayet olunur ki, Atina’nın yasalarını ve gündelik hayatını nereden öğreneceğini soran yabancı bir krala Platon, Aristophanes’in komedyalarını okumasını salık verir. MÖ 450-385 yılları arasında yaşayan, kaleme aldığı 44 komedyanın ancak 11 tanesi günümüze ulaşabilmiş Aristophanes, yazar olarak ilgisini cesurca yaşadığı toplumun yakıcı sorunlarına yönelterek, politik hicvin, bayağılığa düşmeden yalın anlatının ve “halk bilgeliği”nin dile gelişinin

okumak için tıklayınız

Sabahattin Ali’nin siyasi yazıları – Korkut Boratav

Markopaşa Yazıları ve Ötekiler derlemesindeki siyasi yazılar, Sabahattin Ali’nin Türkiye’nin tutucu akımlarına karşı 1944-1948 yıllarındaki polemiklerinden oluşuyor. Sabahattin Ali’nin siyasi yazıları, Markopaşa Yazıları ve Ötekiler derlemesinde yer alıyor (Yapı Kredi Yayınları, 7. Baskı, 2012, Hazırlayan: Hikmet Altınkaynak). Derlemenin sonuna bu yakınlarda yitirdiğimiz Alpay Kabacalı’nın “Markopaşa Yazıları’nın Arka Planındaki Siyasal Ortam” başlıklı önemli bir incelemesi de

okumak için tıklayınız

Knut Hamsun – Sabahattin Ali

Son devir dünya edebiyatında şöhretleri kendi memleket hudutlarını aşmış ve dehâları sağken teslim edilmiş birkaç isim söylemek istenirse aklımıza evvelâ şu dört isim gelecektir: Bernard Shaw, Rabindranath Tagore, Maksim Gorki, Knut Hamsun. Tagore, bazı zevkler için çok güzel bir şair olmasına rağmen şöhretini biraz da yabancı olmasına ve acayip bir lisan konuşmasına borçludur. “Shaw”un ise,

okumak için tıklayınız

Leo Tolstoy ‘un İtiraflarım adlı kitabına dair Aziz Nesin’in yorumu

90 sayfalık, 17 bölümlük küçük bir kitap. Kendim göremediğim için Emine ve Dilek kızlarıma okuttum. Çevirinin dili özleşme yönünden özenli değil. Gereksiz Osmanlıca çok. Önsözde Kemal Aytaç üç önemli itiraftan söz ediyor. M.S. 400 yılında Augustinus’un (354-430) Confessionesı, Latince. İkincisi J. J. Rousseaunun (1712-1778) Les Confessionsu. {İtiraflar). Üçüncüsü Leo Tolstoy’un bu kitabı: İtiraflarım. Bana öyle

okumak için tıklayınız

Mithistorima – Yorgo Seferis

Nobel Edebiyat Ödülü’ne layık görüldüğü 1963 senesinde, ödül töreninde yaptığı konuşmada Yorgo Seferis kendi şiirini ve macerasını şu sözlerle anlatıyordu: “Küçük bir ülkeye aidim. Halkının mücadelesinden, denizden ve güneş ışığından başka hiçbir nimete sahip olmayan Akdeniz’deki taşlık bir yarımadaya! Ülkem küçük, ama geleneği muazzam büyüktür ve bu geleneğin ayırt edici özelliği, günümüze kadar aralıksız bir

okumak için tıklayınız

Yakan Işık – Kostas Varnalis

Kostas Varnalis, yangın yerine dönecek Balkanların çokkültürlü, çoktoplumlu ve sınırların olmadığı coğrafyasının bir ürünüdür; 1884’te Burgaz’da doğar, Varnalı soyadını ömrü boyunca taşır, yolu Atina’ya, Paris’e, asker olarak Limnos’a, sürgünlerle Midilli’ye, Girit’e ve ödüllü bir şair olarak Moskova’ya düşer… Maruz kaldığı baskı, sürgünler, düştüğü yollar ne kadar uzun ve öğretmen, asker, çevirmen, gazeteci, EAM direnişçisi ve

okumak için tıklayınız

İki Bacaklı At Ya Da Dört Bacaklı İnsan – Semih Erelvanlı

Kesildiği yerden iki kafa daha çıkaran ejderhaları andırır İran Yeni Sineması. Ama bu ejderha, yapıcı ve insancıldır. Sansürle, baskıyla zindana kapatılması, ona eşsiz bir dil kazandırır. İmkânsızlıklar karşısında o tutar, parmaklıklarının demirinde yeşeren çiçekler eker. Gün ışığını yakalamak için olağanüstü bir kıvraklık geliştirir ve bunu gözlem gücüyle, özgüveni yüksek bir yalınlıkla derinleştirir. Erelvanlı şöyle diyor

okumak için tıklayınız

Fragmanlar – Herakleitos

Bize ilk kez Yunanca-Türkçe karşılıklı bir metinde He- rakleitos’la sohbet olanağı tanıyan bu çalışma, Heraklei- tos’un zihnine yakın, zaman zaman onun kadar gizemli konuşan bir felsefecinin elinden çıkmış, çevirmeninin söz oyunları, Herakleitos’un söz oyunlarına katılmış. H. Diels’in sahte olduğunu ileri sürdüğü fragmanlarla birlikte tam 139 fragman Türkçede ilk kez art arda diziliyor ve Artemis tapmağına

okumak için tıklayınız

Hemşin Öyküleri – Mahir Özkan

Aras Yayıncılık, Hemşin Ermenicesi ve kültürü üzerine çalışmalarıyla tanınan Mahir Özkan’ın ilk öykü kitabı olan Hemşin Öyküleri’ni okurlarla buluşturuyor. Kitap, bugüne dek yayımlanmış ilk Hemşince edebiyat eseri olma özelliğini taşıyor.Hemşin Öyküleri, yazarın Hemşin yöresindeki anlatılardan ve kendi anılarından yola çıkarak yazdığı 24 öykü içeriyor.

okumak için tıklayınız

Ermenice Süreli Yayınlar (1794 – 2000) – Zakarya Mildanoğlu

Aras Yayıncılık, Ermenice süreli yayınların iki asıra ve dört kıtaya yayılan yolculuğunu araştırmacı Zakarya Mildanoğlu’nun ayrıntılı bibliyografyasında okurla buluşturuyor. Türünün Türkçedeki ilk örneği olan bu çalışma, 1794’te Hindistan’da yayımlanan ilk Ermenice gazete Aztarar’dan başlayarak 2000’lere kadar çıkmış olan 3650’yi aşkın süreli yayını bir araya getiriyor. Ermenice Süreli Yayınlar’da, Osmanlı-Türkiye, Rusya ve Ermenistan başta olmak üzere,

okumak için tıklayınız

Ressamın Kedisi – Mustafa Balel

Kentin yoksul ama hayat dolu mahallelerinden biri. Ressam Şeremet, kendine bir atölye tutarak bu eski mahallede çalışmaya başlar. Rastlantıyla bir yavru kediyi atölyesine alınca, hayatında önemli değişikliklerin de yolunu açmış olur. Bir insanla bir hayvan arasındaki dostluğun insanın iç dünyasında nerelere dek uzanabileceğini gösteren bu öyküyü, günümüz edebiyatının usta yazarlarından Mustafa Balel, renkli anlatımıyla sözcüklere

okumak için tıklayınız

Din – Ahlak ve Saygı – Biat Üzerine Aykırı Yazılar – Alaeddin Şenel

Bilim ve düşün insanı Alâeddin Şenel bu yapıtında “ahlak” kavramını tarihsel, sınıfsal ve siyasi boyutlarıyla inceliyor, tarih boyunca geliştirilmiş ahlak kuramlarını karşılıklı olarak ele alıyor: “Egemen düzen, ‘çıkarlar’ ile ‘inançlar’ birleştirilerek oluşturulan ‘halkın inançlarına saygı’ zırhıyla korunabilmekte. Öyleyse bu karton zırh parçalanmalı. Saygı, her türlü maddesel ve simgesel putlara, aşkın öznelere değil, gerçek insan öznelerine

okumak için tıklayınız

Pablo Neruda’yı evinde bulmak

Şilili ünlü şair Pablo Neruda, “Aşk ne kadar kısa ve unutmak ne kadar uzun,” diye yazıyordu. Neruda’nın Valparaiso bölgesinde Pasifik okyanusu manzaralı en sevdiği evi Isla Negra’yı keşfe gittiğimde bunların sadece bir kağıt üzerine yazılmış sözler olmadığını anladım. Neruda dostlarını asla unutmazdı. Bir dostunu kaybettiğinde adını evinin barındaki kirişlerin üzerine kazıyordu. Onlarla içmeye devam edebilmek

okumak için tıklayınız

Orhan Kemal’in bazı fotoğrafları ve anıları ilk defa okurla buluşuyor.

Siyah beyaz Orhan Kemal’e yakışıyor Orhan Kemal’in bazı fotoğraflarını ilk defa bu kitapta görüyoruz. Sadece bazı fotoğrafları değil, Işık Öğütçü bazı anıları da ilk defa okur ile buluşturuyor. Orhan Kemal’in oğlu Araştırmacı-yazar Işık Öğütçü’nün Orhan Kemal: Sessizlerin Sesi elime geçince, Orhan Kemal ile ilgili aslında bildiğim bir gerçeği ilk defa “fark edercesine” düşündüm. Türk edebiyatının

okumak için tıklayınız

Genetik kodlamayla tarım ürünleri artırılabilir mi?

Dünyada hızla artan nüfusu besleyebilmek için önümüzdeki 40 yıl içinde, insanlığın 8000 yıl önce tarıma başladığı tarihten bu yana üretilenden çok daha fazla mahsul üretmemiz gerekiyor. İnsan nüfusu görülmemiş düzeyde artıyor. 2050’de dünya nüfusunun dokuz milyarı bulması bekleniyor. Yani önümüzdeki 40 yıl içinde son 8000 yılda ürettiğimiz tarımsal ürünlerden daha fazlasını üretmemiz gerekecek. Bugün dünyanın

okumak için tıklayınız