“Suç ve Ceza”nın yazıldığı dönem bakımından bir Raskolnikov analizi

“Raskolnikov” Adının Kökeni Üzerine
Suç ve Ceza”nın dünyaca ünlü kahramanı Raskolnikov’un adı rastgele konulmuş bir ad olamaz.
Rusça “raskolot” fiili, günlük konuşma dilinde, parçalara ayırmak, birliği bozmak, bir çevrede görüş ayrılıkları yaratmak gibi anlamlara geliyor.
Bu fiilden türetilmiş olması gereken “raskol” sözcüğü 11 yüzyıl Rusya’sında resmî kiliseye karşı çıkan ayrılıkçı bir dilimi hareketin adıdır.
Bu açıklamadan sonra “Suç ve Ceza”nın kahramanının dünyaca ünlü adını, dilimize “ayrılıkçıoğlu” diye çevirmek çok mu abartılı olur?

Bir uyarlama önermediğimi sanırım anlıyorsunuz.
Sadece, kahramanlarına isim seçerken Dostoyevski’nin ne gibi etkenlerden yola çıktığını anlamaya çalışıyorum.
Nitekim 1846’da, “Suç ve Ceza”dan yirmi yıl önce yayımlanan ilk yapıtı “Insancıklar”da da genç yazarın kahramanlarına uygun gördüğü adlar onların kişilikleriyle genellikle örtüşmektedir.
(Rus edebiyatı bakımından bu ayrı ve ilginç bir inceleme konusudur. Gogol’den Çehov’a birçok Rus yazarının özellikle hiciv özellikleri taşıyan yapıtlarının kahramanlarının adları onların kimliklerinin göstergesi gibidir.)

“Raskolot” fiilinin günlük dilde bir başka anlamı da, (yine “Suç ve Ceza”nın kahramanının adına ilişkin olarak) ayrıca ilgi çekici ve düşündürücü.
Bu fiil, suç işlemiş birini konuşmaya zorlamak anlamına da geliyor…
Daha ilk yapıtı “İnsancıklar”la bir dil ustası ve konuşma dili üsluppçusu olarak göze çarpan Fyodor Mihayloviç, “Suç ve Ceza”nın kahramanına uygun görülen adın rastgele bir seçim olduğunu sanmıyorum.

Romanın Ana Fikri Üzerine
Bir edebiyat ürününün, özellikle de “Suç ve Ceza” gibi büyük bir yapıtın herhangi bir ana fikre indirgenerek açıklanamayacağı yünündeki eleştirilere kuşkusuz ki katılırım.
Fakat burada romanın estetik özelliklerini değil roman kahramanını oluşturan toplumsal (ve yanı sıra düşünsel) arka planları özden geçirmek amacında olduğumuza göre bir ana fikir özeti kaçıınılmaz görünüyor.
Kişilik özelliklerinin kaynaklarının ileride daha somut ve ayrıntılı irdeleyeceğimiz Raskolnikov, yoksul, zeki, yetenekli bir genç adamdır.
Aklımda kaldığınca yoksulluğu nedeniyle üniversite öğrenimi- yarım bırakmıştır.
Bir başka neden onu neredeyse bir sinir hastası durumuna sokan zihnini karıştıran şu sorudur:
Napoleon ve onun gibiler kendi amaçları uğrunda sayısız cana kıyma hakkına sahiplerse, ben neden böyle bir hakka sahip olmayayım?
Neden, kendimi ve yakın çevremi yoksulluğun pençesinden, (romanın kadın kahramanı ve Raskolnikov’un arkadaşı) Sonya’yı fuhuştan kurtarmak için şu iğrenç tefeci kocakarıyı öldürerek elde edeceğim parasını bu amaç için kullanmayayım?
Raskolnikov tasarladığı cinayeti işleyecek, fakat sonuç zihnin de kurguladığı gibi olmayacaktır.
Bu yazının amacı Dostoyevski’nin dünya görüşünü ve bunu bağlı olarak “Suç ve Ceza”nın içerik örgüsünü irdeleyip tartışmak olmadığına göre ana fikir özetini burada bırakıyorum.
Buna karşılık tam bu noktadan “Suç ve Ceza”nın yazıldığı dönem bakımından Raskolkinov tipini irdelemeye girişebiliriz.

“Suç ve Ceza”ya Giriş
Romanın daha ilk sayfalarında, hatta diyebilirim ki paragraflarında, kahramanın kimliğinin dışsal ve içsel ana çizgilerini, aynı zamanda da yaşamakta olduğu toplumsal ortamın özelliklerini net olarak görüyoruz.

Yakışıklı da sayılabilecek akıllı ve zeki bir genç adam olan Raskolnikov, 19. yy. Petersburg’unun yoksul semtlerinden Senna yakınlarında beş katlı bir apartmanın çatı katındaki (odadan çok dolaba benzeyen) odasından, bir aşağı kattaki ev sahibesine (kiralarını ödeyemediği için) görünmemeye çalışarak temmuz başlarındaa çok sıcak bir gün S. Sokağına çıkar ve üzerindeki hırpani giysilerle K. Köprüsüne yönelir…
Yazar giriş sayfalarının çeşitli paragraflarında, kahramanın yukarıda özetlediğimiz içsel ve dışsal kişilik özelliklerini tanıtmayı sürdürüyor.
Kararını vermiş olmasına karşın zihnindeki soruların ağırlığıyla Petersburg’un temmuz sıcağında yürüyüşünü sürdürmekte olan genç adamın üzerinden dökülen giysileri o yoksul çevrede kimsenin dikkatini çekmeyecektir. Çünkü yılın o mevsiminde herkes yazlığına çekilmiş, bir yazlık kiralamak olanağına sahip olmayanlardan ve o boğucu yaz gününde bile toz toprak içindeki sokaklara iki de bir yıkılan sarhoşlardan başka Petersburg’da kimse kalmamıştır.
Böylece “Suç ve Ceza”ya giriş yapan okur, olay örgüsünün gelişimine yeterince hazırlanmış olmaktadır…

Düşünsel ve Toplumsal Arka Planlar
Şimdi de, Raskolnikov tipini ve “Suç ve Ceza”nın sorunsalını daha iyi anlamak için hızlı bir bakışla da olsa romanın düşünsel ve toplumsal arka planlarına göz atabiliriz.
19. yy. Rus toplumsal yaşamı ve düşünsel ortamı büyük çalkantılarla dolup taşmaktadır.
Bu tarih, kaynağını hiç kuşkusuz daha önceki yüzyılların toplumsal çalkantılarından ve düşünsel arayışlarından almaktadır.
Bütün bu yüzyılların toplumsal çatışkılarında ve düşünsel arayışlarında belirleyici olan, toprak kölesi köylünün kölelikten kurtarılma savaşımıdır.
Sadece toplumu ve rejimi sarsmakla kalmayıp kuşaklar boyunca Rus edebiyatçısını da etkilemiş olan Stenka Razin (XVII. yy.) ve Pugaçev (XVIII. yy.) ayaklanmalarının çıkış nedenleri de budur.
Rus aydınının aydınlanma düşüncesiyle tanışması ise XVIII. yüzyıl ortalarında başlıyor.
I790’da yayımlanan “Petersburg’dan Moskova’ya Yolculuk”un yarattığı etki ve yazan Aleksandr Radişçev’in kişiliğinde bu düşünce radikal bir nitelik kazanmıştır.
Radişçev sonrası bütün bir 19. yy. Rus edebiyatında, Puşkin ve (logol’den Çehov ve Gorki’ye kadar, toplumsal sorunlar karşısında İlgisiz bir Rus yazarı ve şairi bulabilmek güçtür.
Aleksandr Puşkin ve Nikolay Gogol kuşaklar boyunca bu edebiyatı etkileyecek “küçük insan” tipini yaratmışlar, genç Dotoyevski ilk yapıtı “İnsancıklar”la bu tipin izini sürmüş, sonraki bütün yapıtlarında öncelikli olarak insan ruhunu irdelemekle birlikte onun çevreyle ve toplumsal arka planla bağlantılarını da araştırmıştır.

Edebiyatla birlikte düşünce ve eylem alanında da Rus toplum sal yaşamı nihilizm ve anarşizmden Sosyalizm ve Marksizme kadın devrimci düşünce akımlarıyla tanışmakla kalmamış; Belinskı, Herzen, Bakunin, Çemışevski gibi büyük toplumcu düşünürler hu akımların Rusya sınırlarım aşacak ölçekte öncü ve eylemcileri olmuşlardır.

Sonuç Olarak Birkaç Söz
Belli bir düşünsel ve toplumsal ortamın ürünü olan Raskolnikov tipinde, hümanizmden, insancıl Hıristiyan öğretiden ve ılımlı bir toplumcu düşünceden radikal biçimde ayrılan nihilist ve anarşist bireyin özellikleri açıkça görülüyor.
(Bu tipte Dostoyevski’nin “Ecinniler”de kıyasıya eleştireceği ve alay edeceği îvan Turgenyev’in kahramanı Bazarov’un “Babalar ve Çocuklar” 1861 / ve hatta daha da zorlayarak Puşkin’in Onegin’inin çizgilerini görmek de olasıdır).
Fyodor Dostoyevski yarattığı evrensel tipin ne ölçüde arkasındadır?
Büyük yazarın “Suç ve Ceza” sonrasındaki “Karamazov Kardeşler” ve özellikle de “Ecinniler”le çizdiği grafik bu soruyu yanıtlamayı kolaylaştırmaktadır.
Başta “İnsancıklar” ve “Netoçka Nezvanova” olmak üzere yoksul insanın dramını konu alan ilk yapıtlarından sonra Fyodor Dostoyevski’nin bu temalara ilgisi sonraki yapıtlarında azalacak haksızlığa karşı güç kullanarak direnme fikri karşısında ilk yapıtlarından başlayarak süregelen olumsuz tavrın yerini de denebilir ki bütünüyle dinsel bir idealizm alacaktır.
“Suç ve Ceza”yı izleyen “Budala”, “Ecinniler” ve “Karamazov Kardeşler”in kahramanları üzerinde bu yönde yapılacak bir çalışma ayrı bir inceleme konusudur.

Ataol Behramoğlu
14 Haziran 2010 / “Roman Kahramanları”

Yorum yapın

Daha fazla Biyografiler, Makaleler
Hasan Ali Yücel’in Hayatı ve Şiirleri

Kapat