“Direnişin başkalaşım yoluyla gerçekleştirildiği bir distopya coğrafyasında iktidarı çileden çıkarmanın en iyi yolu tam da budur.” Jale Parla’nın yazarın başkalaşım sürecini ve sancılarını incelediği Türk Romanında Yazar ve Başkalaşım kitabının dördüncü bölümü bu cümleyle biter. Hasan Ali Toptaş’ın Bin Hüzünlü Haz romanının incelendiği bölümde 1990 sonrası edebiyatta yazma eyleminin başlı başına bir başkalaşım olduğu, kalıcılık ve evrensellik arayan yazarın, başkalaşarak yaratıcılığını kanıtlamasından duyduğu haz vurgulanmaktadır. Parla’ya göre başkalaşım, içerisinde barındırdığı yok olma, geri çekilme, alternatif sunma ve direnme dinamikleriyle başlı başına bir yaratıcılık durumudur. Parla’nın edebiyatın bu gizil gücünü ortaya çıkaran roman incelemeleri kanonik eserleri bambaşka bir gözle ve farklı sorularla okumamızı sağlar.
Babalar ve Oğullar – İvan Sergeyeviç Turgenyev “Bazarov benim sevgili çocuğumdur”
Dünya edebiyatının en önemli eserlerinden biri olan Babalar ve Oğullar, yazarı Turgenyev’in de başyapıtıdır. Roman, Rusya’daki politik tarihin önemli bir noktasına ışık tutmasıyla beraber aynı zamanda nesiller arasındaki fikir ayrılıklarını acımasızca dramlaştırmasıyla da büyük önem taşır ve bu eksende yeni ile eskiyi, doğan ile ölmekte olanı, muhafazakarlıkla devrimciliği karşı karşıya getirir. Şiirsel bir gerçekçilik ile … Devamını oku