Etiket: Cumhuriyet Kitapları

Viran Dağlar – Necati Cumalı

Necati Cumalı’nın üç ödüllü “Viran Dağlar” adlı romanı (Orhan Kemal Ödülü, 1995 / Yunus Nadi Ödülü, 1995 / Ömer Asım Aksoy Ödülü, 1995 ), Makedonya 1900’ün devamıdır. Fransız ordusunun Makedonyayı işgal etmesiyle dağa çıkan Zülfikar Bey’in biyoğrafisi, Necati Cumalı’nın ailesinden, Ege Bölgesine yerleşen Makedonya göçmenlerinden hayranlıkla dinlediği anılardan hayat buluyor.

okumak için tıklayınız

AKP’li Belediyelerde Neler Olmuş Neler – Aykut Küçükkaya

Türkiye’yi sarsan “Büyük Rüşvet Operasyonu”nun ardından Başbakan Tayyip Erdoğan ve AKP hükümeti, kamuoyunda bir algı oluşturmaya çalıştı: “Bu iktidarın üyelerinin adı, 17 Aralık 2013’teki yolsuzluk ve rüşvet operasyonundan önce herhangi bir yolsuzluğa karışmadı!” Sahi!.. Gerçek böyle miydi?

okumak için tıklayınız

Bilimde Öncü Kadınlar – Osman Bahadır

Kadınlar bilimde bugünkü düzeylerine büyük mücadelelerle geldiler. Kadınların bilimde başarı kazanmaları, aynı başarıyı göstermiş olan erkeklerden genellikle daha fazla zorluklarla baş etmiş oldukları anlamına geliyor. Günümüzde de kadın bilimcilerin çalışmalarında karşılaştıkları zorluklar varlığını önemli ölçüde korumaktadır. Özellikle bazı araştırma alanları hâlâ kadın bilimcilere kapalı tutulmak isteniyor.

okumak için tıklayınız

Öfkelenin! – Stephane Hessel

21. yüzyılın özgürlük manifestosu! Fransa’da 2 milyon sattı. Avrupa’da aylarca listebaşı oldu. Şimdi Türkçe… “Aydınlanma Kitaplığı”nın ikinci kitabı Öfkelenin’in yazarı Stéphane Hessel 94 yaşının baharını süren genç yürekli bir bilge. Aynı zamanda pilot, diplomat, arabulucu, danışman, eğitimci, filozof ve sosyalist olan Hessel İkinci Dünya Savaşı sırasında Fransız Direniş Hareketi’ne katılmış, nazizme karşı mücadele etmiş, faşistler

okumak için tıklayınız

Diktatörlerin Yargıtatörleri – Serkan Fırtına

Dünya edebiyatının üzerinde hemfikir olduğu bir alan varsa o da ?hapishane edebiyatı? dır. Yazarların çeşitli suçlardan ?bu çoğunlukla düşünce suçlarıdır- dört duvar arasına sokulmaları sonucunda içeriden dışarıya yaptıkları ?yazın? katkısıdır. Ülkemiz bu alanda dünya ölçeğinde değerlendirildiğinde yeterince verimli konumdadır. Tarihsel olarak bakıldığında toplumumuzda düşünen, yazan ve muhalif olanlar, çeşitli dönemlerde baskı altına alınıp, hapishanelere doldurulmuşlardır.

okumak için tıklayınız

Bilinç Gökten Düşmedi (Bilincimizin Evrimi) – Hoimar von Ditfurth

Dünyanın gelişme tarihiyle de özdeş olan evrensel gelişmenin karakteristik niteliği, doğa tarihinin süreci içinde kaçınılmaz biçimde, tabaka üstüne tabaka koyarak hep yeni bir şey doğurmak, ortaya koymak olmuştur. Aynen öyle, tabaka üstüne tabaka koyarak. Katman katman. Ve burada hiçbir şey “gökten düşmez”. Ne bilinç, ne ruh, ne zekâ…

okumak için tıklayınız

Türk Tiyatrosu Üzerine Önemli Bir Kaynak – Serkan Fırtına

?Türk Tiyatrosu Üstüne Notlar? Türk tiyatrosu tarihi açısından çok önemli ve ayrıksı bir yapıt olarak ön plana çıkıyor. Tiyatroya, eleştirmen, akademisyen olarak uzun yıllardır çeşitli hizmetlerde bulunan Ayşegül Yüksel?in, gayet anlaşılır ve sürükleyici bir anlatımla kaleme aldığı yapıt, sıkıcı tiyatro kronolojisi olmaktan öteye geçerek, Türk tiyatrosunun gelişim süreçlerini çeşitli başlıklar altında inceliyor. Yapıtı oluştururken sıralı

okumak için tıklayınız

Yaşasın Yenilenler – Öner Yağcı

“12 Eylülü içeride ve dışarıda yaşayanlara… Aramızdan alınan ve ayrılanlarla aldıkları hasarlar nedeniyle güzel ömürleri kısa sürenlere…” adanan Öner Yağcı’nın yeni romanı Yaşasın Yenilenler, Samuel Beckett’in ?Hep denedin, hep yenildin./ Olsun gene dene, gene yenil…/ Daha iyi yenil!? dizeleriyle başlayıp Walt Whitman’ın “Yaşasın yenilenler!.. Yaşasın savaş gemisi denize gömülenler!..? dizeleriyle bitiyor. Yaşasın Yenilenler?de 12 Eylül

okumak için tıklayınız

Uygarlık Tarihi – Server Tanilli

Türkiye’de ortaöğretimin, özellikle de liselerin, 1950’lerle beraber gelip girdiği ve bugün de süren bir çıkmazı şudur: Tarih, felsefe, sosyoloji, edebiyat ve sanat gibi kültürün temel konularında, gençlere -hemen hemen- hiçbir şey verilmiyor; öğrencilerin kafalarına yalan yanlış, abuk subuk, ipe sapa gelmez birtakım şeyler tıkıştırılıyor. Egemen sınıfların bir oyunudur bu! Amaç da ne yapıp edip gençlerin

okumak için tıklayınız

Devrim ve Zaman (Komünizmle İlgili Güncel Denemeler) – Ergin Yıldızoğlu

Kapitalizm tarihinin en büyük, en derin krizlerinden birini yaşıyor. ABD hegemonyası geriliyor, yerine aday “büyük güçler” yükseliyor. Öyleyse, savaş olasılıklarıyla mayınlanmış çok tehlikeli bir döneme girmiş bulunuyor dünya. Bu sırada uygarlık genç kuşaklarına daha iyi bir gelecek umudu, yaşamlarını yönlendirecek büyük fikir sunamıyorsa, liberal demokrasiye, sağlı sollu düzen partilerine, piyasa düzenine karşı bir isyan dalgası,

okumak için tıklayınız

Kayıtsız Kalmayın Mücadeleye Katılın! (Gilles Wanderpoosen ile Söyleşi) – Stephane Hessel

Stephane Hessel, milyonlarca satan Öfkelenin! adlı kitabından sonra Gilles Vanderpooten ile yaptığı söyleşilerde, Fransa’da 1944’te Ulusal Direniş Konseyi’nin; – paranın diktasını yadsımaktan, – aşırı yoksulluğa meydan okumaktan, – küstah bir zenginliğe karşı öfkelenmekten, – bağımsız bir basın ihtiyacını ifade etmekten, – sosyal güvenliği, ifade özgürlüğünü ve insan haklarını savunmaktan oluşan ve kendisinin de Cumhuriyet ve

okumak için tıklayınız

Hizbullah Vahşeti (Jitem ve Faili Meçhuller Dosyası) – Hikmet Çetinkaya

Vedat Aydın, Musa Anter, Uğur Mumcu, Behçet Cantürk, Savaş Buldan, Mehmet Sincar, Gaffar Okkan ve daha niceleri alçakça katledildi; Sivas’ta onlarca aydınımız yakıldı; 90’lı yıllarda Batman’da yüzden fazla kişi öldürüldü. Bu kanlı ve acımasız cinayetleri gerçekleştirenler kimlerdi? Kan gölünden beslenenleri devlet görmüyor muydu? 1994 yılında TBMM’de bir komisyon kuruldu; milletvekilleri Güneydoğu’da kapsamlı bir araştırma yaptı

okumak için tıklayınız

Stephane Hessel ‘den çağrı: Öfkelenin! – Serkan Fırtına

94 Yaşında bir bilgeden özellikle gençlere “Öfkelenin!” adlı tokat gibi bir bildiri. Stephane Hessel, İkinci Paylaşım Savaşı sırasında Fransız direniş hareketlerine katılmış, faşizme karşı mücadele etmiş, işkenceye uğramış, toplama kamplarında kalmış, savaş sonrası Birleşmiş Milletler?de İnsan Hakları Evrensel Bildirisi?nin yazılmasına katkıda bulunmuş ve hayatı boyunca ezilenlerin yanında yer almış bir eylemci, düşünür, arabulucu kimliği ile

okumak için tıklayınız

Yargılı İnfazlar (Türkiye Tarihinde İdamlar) – Türey Köse

Ölüm birilerine “yasayla” geldi. Meclis “birilerinin” ölümü için yasa çıkardı. 12 Mart döneminde ve 12 Eylül sonrasında ölüm cezası kararları nasıl görüşüldü? Kimler nasıl oy kullandı? Peki ya infaza tanık olanlar? İnsan, bir infazı nasıl izler? Gözler utançla kapatır mı kendini? Yoksa!.. Ve bir gün “AB hatırına” idam cezası kalktı, geride utancı kaldı… Birilerinin sızlayan

okumak için tıklayınız

Afrika Masalları (Kolektif)

Batı Afrika kökenli bu masallarda, insanların bir arada yaşadıkları hayvanlar canlanıyor sanki… Aslanların, panterlerin kükremelerini; tepinen zebraların kişnemelerini; gergedanlann, su aygırlarının homurtularını, fillerin borazan misali seslerini, ağaç tepelerindeki baykuşların, adını bilmediğimiz yüzlerce kuşun, böceğin konserini duyar gibi oluyoruz. İnsanlar, yorucu bir gününün sonunda ateşlerin çevresinde kümelenip anlatırlardı bu masalları. Anlatmakla kalmayıp müzik eşliğinde dans ederek

okumak için tıklayınız

Biz, Bu Evrenin Çocukları / Varoluşumuzun Romanı ? Hoimar von Ditfurth

Hoimar von Ditfurth, “Biz, Bu Evrenin Çocukları / Varoluşumuzun Romanı” adlı bu 3. kitabında, 20. yüzyılın sonundaki evrene ilişkin standart bilgi ve verilerle, her türlü metafizikten uzak, gene de kendi içinde bütünlüklü, kapalı, algılarımızın ve düşünme alışkanlıklarımızın sınırlarını genişleten bir yapıt oluşturuyor. İngilizceye, İspanyolcaya, İtalyancaya, İsveççeye, Polonya diline ve Felemenkçeye çevrilen metin, evrene ilişkin çok

okumak için tıklayınız

Bahçe Biziz Gül Bizdedir (Geçmişten Günümüze Alevi Mizahı) – Miyase İlknur

“Alevi- Bektaşi kültürünün iç içeliği bir bütünlük oluşturuyor. Ancak geleneksel kültürümüzde Nasrettin Hoca ile eşdeğerli Bektaşi Babası’dır. Bu nedenle genelde hep Bektaşi mizahından söz açılır. Merakımı çekmiştir; Alevi dünyasının enlem ve boylamlarında yer alan nice tarikattan niçin yalnız Bektaşi mizahının fıkraları dilden dile dolaşıyor?.. Bu güzelim dünyanın serdengeçtilerinden Miyase İlknur’a bir gün sordum: – Alevi

okumak için tıklayınız

Aydınlanma ? Christian Destain

Ereği dünyayı insana bilim aracılığıyla sunmak olan Aydınlanma hareketi, dünyayı, tarihi, toplumu ve insanı anlamak ve açıklamak için sadece akla başvurulmasını ister. Aydınlanma, akla ve ilerlemeye duyduğu sarsılmaz güvenle, inandırıcılığını yitirmiş geleneğe, tartışılmazlık zırhına bürünmüş otoriteye ve insanı sadece öteki dünya mutluluğuna hazırlayan dinsel yönlendirmeye karşı çıkıp aman vermeyen bir eleştiri rüzgârı estirerek, yerleşik siyasal,

okumak için tıklayınız

Kadın ve Tesettür / Küresel Çağda İslam 2 – Faik Bulut

İslam dünyasında liberal, solcu, demokrat kadınlar; hükümet destekli resmi kuruluşlarda yer alan kadınlar; feminist ideolojiye bağlı kadınlar haklarını nasıl savunuyor? Arap-İslam dünyasında kadınların sosyal, ekonomik, kültürel ve siyasal konumlarını ele alırken yaşanan örneklerden yola çıkan Faik Bulut “ezber bozma”yı Yeğliyor. Faik Bulut, “Küresel Çağda İslam” dizisinin ikinci kitabında kadın ve tesettürü çarpıcı yorumlarla irdeliyor. Kadın

okumak için tıklayınız

Abdülcanbaz / Turhan Selçuk’tan İnsan Manzaraları – Nazife Güngör

Çizgiroman, çizgi ve yazının bir arada olduğu, kolay okunur ve anlaşılır evrensel bir tür. Türkiye?deki en uzun soluklu ve geniş okur kitlesine ulaşan tek çizgiroman ise hiç kuşkusuz Abdülcanbaz? Abdülcanbaz, bir bakıma Türkiye?nin siyasal, ekonomik, toplumsal ve kültürel tarihinin aynası gibidir? Toplumsal gerçeklikle bire bir bağlantılı olarak kurgulanan bir çizgiromandır? Yaklaşık 50 yıl önce, 1957?de

okumak için tıklayınız