15-16 Haziran 1970 işçi direnişi Türkiye tarihinin en önemli işçi hareketlerinden birisidir. Türkiye işçi sınıfının gerçekleştirdiği direnişi, şair Fazıl Hüsnü Dağlarca, “Türkiye bir büyük devrim yolunda” yürüyor diye müjdeliyordu. 19. yüzyılda yaşamış Alman romancı Gustav Freytag ise yürümeyi “Alman kültüründe yürüme tutkusu ideal bir ülkeye duyulan macera dolu bir özlemden doğar” diye tanımlar. 15-16 Haziran 1970 yılında Türkiye işçi sınıfının yürümesi gibi…
15-16 Haziran işçi direnişine dair ilk şiiri yazan Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın şiiri ise şöyledir:
disk
Disk 1967 – 1975 (Türkiye’de Sendika – Siyaset İlişkisi) – Süreyya Algül
Türkiye Devrimci İşçi Konfederasyonu (DİSK) 1967’de kuruldu. O zamana kadar tek işçi konfederasyonu olan Türk-İş’e karşı kısa zamanda, sendikal alanda geniş bir işçi mücadelesi örgütledi. Türkiye sosyalist hareketinin tarihinde politik ve ideolojik bir kırılmaya, dönüşüme yol açan 15-16 Haziran işçi eylemlerini örgütleyen de DİSK’ti. Bu dönemdeki DİSK, işçiler, sendikacılar ve siyasiler kadar, aydın ve yazarları, sosyalist öğrencileri, akademisyenleri de etkileyebilmiş, sosyal bir ilginin de odağı olmayı başarmıştı.
Türkiye çocuk işçiliğinde Afrikalaşıyor…
Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Enstitüsü (DİSK-AR), TUİK’in çocuk işçiliği ile ilgili yayınladığı istatistiklere dayanarak bir rapor hazırladı. DİSK-AR, Türkiye’de çocuk işçiliğinin artışına dikkat çekerek, Türkiye’nin çocuk işçiliğinde Afrikalaştığını belirtti.
Şimdi emekçi olduk atölyeleri doldurduk
DİSK-AR?ın (Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Enstitüsü) yaptığı araştırmaya göre, dünya genelinde 5-17 yaş arasındaki çocuk sayısı 1 milyar 586 milyon iken bunların 306 milyonu çalışıyor. Bu rakam dünya genelinde 5-17 yaş arasındaki her 5 çocuktan birinin çalıştığını ortaya koyarken, Türkiye?de de rakamlar pek parlak değil. Türkiye?de 5-17 yaş arası toplam çalışan çocukların oranı yüzde 49 seviyesinde.
Kemal Daysal – M. Şehmus Güzel
13 Şubat 1967?de Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) kuruluşunda Kemal Daysal Maden-İş Sendikası delegesi olarak yerini aldı. (1)
Kemal Daysal makine mühendisi olduğundan beri ve mutlaka daha önceki yaşam diliminde de hep örgütçü oldu. Hem bir, bazen birkaç örgüt içinde yer aldı, hem bizzat kendisi örgütledi. Daysal?ı öteden beri tanıyan dostlarından Ali Altınkanat bu konuda onun için şunları yazıyor :
Vesayetten Siyasete Türkiye’de Sendikacılık (1946-1967) – Aziz Çelik
Emek Tarihi yazını, erken cumhuriyet dönemine yönelik çalışmalar istisna tutulursa, genellikle 1960 sonrasından başlatılır. 27 Mayıs öncesindeki emek tarihi ekseriyetle birkaç satırla geçiştirilerek önemsizleştirilir. Her şey, 61? Anayasasının teminatıyla gelişmiş gibi gösterilir. Bütünüyle yanlış bir yorum değildir ama biliyoruz ki, her dönem bir sonraki dönemi belirleyen gelişmelere yataklık eder. Aziz Çelik, bu önemsenmeyen devreyi kapsamlı biçimde anlatarak başlıyor kitabına. DİSK?i temel alarak dikkat çekici bir ayrım da yapıyor. 1960 yılına kadar olan dönemi ?vesayet sendikacılığı? olarak adlandırıyor, DİSK?in kurulduğu 1967?ye kadar geçen