Otomatik kapı gülümser gibi açılıyor. Klimalı hava perdesinden geçerek büyük binaya giriyorum. Hastane binasının koridorunda yürürken içim ferahlıyor!
Kaldırımı olmayan sokaklardan, sıkış tepiş otobüslerden, etrafa çöplerin yayıldığı pis kokulu park alanlarından, havasız işyerlerinden, gürültülü apartmanlardan sonra böyle bir yere gelmek ne güzel! Sessizlik, tenhalık, temizlik…
“Hoş bulduk” diyorum beyaz beyaz gülümseyen kıza. Yanımda yürürken çeşitli açıklamalar yaparak elime broşürler tutuşturuyor. Kolesterol, kalp damar hastalıkları, tansiyon gibi sözcükler görüyorum bu minik kitapçıklarda. Her birini, bana mutlu bir haber verir gibi uzatıyor. Peş peşe. Yenidoğan, uykusuzluk, depresyon, diyet, cilt bakımı…