Julio Cortazar’dan Küba destanı: Buluşma

Julio Cortázar Reunion’da Küba Devrimi’ni kurgusal bir şekilde ele alıyor. İdealist bir adamın duruşunu ve dostluğu konu alan kitapta Che Guevara’dan Fidel Castro’ya Küba devrimine dair pek çok şey bulacaksınız.

Çocuğumu düşünüyorum ama o uzaklarda, kilometrelerce uzakta, hâlâ güne yataklarda uyanılan bir ülkede; imgesi bana gerçek değilmiş gibi geliyor, gittikçe silikleşiyor ve ağacın yaprakları arasında kayboluyor ve bana her zaman eşlik eden bir Mozart ezgisini anımsatıyor, Av kuartetinin ilk bölümü, kemanların huzurlu sesinin çağrıştırdığı av borusu; vahşi bir merasimin, berrak ve dalgın bir hazza dönüşümü.

Devamını oku

İklim Değişikliği Konusunda Neden Anlaşamıyoruz? – Mike Hulme

İklim değişikliği, ‘çözüm’ bekleyen bir ‘problem’ değil, çevresel, kültürel ve politik bir olgudur. Mike Hulme, iklim değişikliği üzerinde uzmanlaşan bilim insanı ve yorumcu olarak yirmi beş yıllık profesyonel tecrübesine dayanarak, iklim değişikliğinin ortaya çıkışı ve çeşitli kavrayış biçimlerine ilişkin özgün bir açıklama sunuyor. İklim değişikliğinin detaylı bir bilimsel incelemesini yaptıktan sonra, konunun ekonomik, psikolojik ve sosyolojik boyutlarını ele alarak, bu olgunun atmosfer ve özellikle de karbondioksit gazının metalaştırılması için meşrulaştırma aracı olarak kullanıldığının altını çiziyor. Halkın ortak alanlarını yani atmosferin, küresel ısınma gerekçesiyle özel mülke çevrilerek, metaya fiyat biçen ve onu denetleyen piyasaya tahsis edildiğine ya da satıldığına vurgu yapıyor.

Devamını oku

İstanbul Kimin Şehri? Hazırlayanlar: Dilek Özhan Koçak, Orhan Kemal Koçak

Bir dönemin “Başka İstanbul Yok!” sözü, öyle görünüyor ki yerini “Bu İstanbul’da kaç İstanbul var?” şaşkınlığına bıraktı. Kent büyük bir hızla genişlerken sınıf ve zenginlik, etnisite, cinsiyet ve yaşam tarzı temelinde farklılaşan kentlilerin her birinin kendi kişisel deneyimlerinden kaynaklanan farklı İstanbul’lar beliriyor. Sırrına eremeyeceğimiz duygusu veren, hem üst üste binmiş hem içe içe geçmiş, büyük bir karmaşıklık ve çeşitlilik var karşımızda; biz onu anlamaya çalışırken de değişmeye devam ediyor. Kitap bunun bilincinde olarak “İstanbul kimin şehri?” sorusu etrafında farklı disiplinlerden yararlanan bir dizi makaleyi biraraya getiriyor.

Devamını oku

Var Olma Eğilimi – Emil Michel Cioran “En büyük evet, ölüme evettir”

Emil Cioran bu kitabı oluşturan on bir bölümde ölüm gerçekliğini inkâr etmeden var olma eğilimi, “soluğu kesilmiş bir uygarlık” olarak Batı, sürgün, yazgı, roman ve başka konularda kendine özgü keskin gözlemlerini her zamanki şaşırtıcı üslubuyla bir araya getiriyor.
Hayat için öldürücü, özü itibarıyla tahrip edici olan bir bilgi vardır. Bu kitaptaki metinler işte bu bilgiden yola çıkıyor ama aynı zamanda ondan kopuyor; kendilerini bir dizi şaşkınlık ifadesi, bir kasılmanın anlatımı olarak sunuyorlar. “Olmak” ile “bilmek” arasında kalan yazar sonunda olmayı seçiyorsa, kendisine karşı, kendi kesinliklerine karşı düşünmeye idmanlı olduğu için seçiyor: Kasılmayı bu defa kendi içine, ta en derinine yerleştiriyor.

Devamını oku

Beynin Gölgeleri : Bir Psikiyatri Felsefesi – Saffet Murat Tura

Kuşkusuz uzun meslek yaşamım psikiyatrinin insanların ıstıraplarını azaltmada nasıl etkin bir rolü olabileceğini gösterdi. Kaygı bozukluğu ya da depresyonu olan bir hastayı tedavi ettiğinizde iyi bir şey yaptığınız hissine kapılırsınız. Ama gençliğimden bu yana asi tarafım da psikiyatriye daima biraz şüpheyle baktı: Hastanızın yararı içinde de olsa toplumsal normlardan yana taraf almak zorunda kaldığınızı fark ettiğinizde ile iyi bir şey yaptığınız hissini yaşamazsınız.

Psikiyatri insanın duygu, düşünce ve davranışlarında kendini gösteren biyolojik fonksiyon bozukluklarını konu edinen bir biyolojik bilim dalı mı? Yoksa statükoyu korumaya yönelik bir tür ideolojik aygıt mı? Gerçekçi bir şekilde hayal edilebilir özgürlükçü bir toplumda bugün psikiyatrik bozukluk olarak ele aldığımız durumların en azından bir bölümünün yaşanmayacağını ya da insanların bunlarla çok daha kolay baş edebileceğini düşünebiliyorum.(sayfa 292)

Devamını oku

Türkiye’de İşçi Hareketi (1908-1984) – M. Şehmus Güzel

Bu çalışmanın asıl hedefi, Türkiye’deki işçi hareketi tarihinin belli bir dönemini genel çizgileriyle özetlemek, yüz yılı aşan bir geçmişe sahip Türkiye işçi hareketindeki sürekliliğin peşine düşmek ve varılan noktanın tarihsel kaynaklarına ulaşma yollarını aramaktır.
Bu hedefe ulaşmak için de, sürekliliği yaratan unsurların, çevre koşullarının, kadın ve erkeklerin, gençlerin, çocuk işçilerin, işçi eylemleri içinde yer alan doğal önderlerin, işçi örgütlenmelerinin dikkatle izini sürmek gerekir.

Devamını oku

Cezaevi kontör yükleme