Soğuk Savaşın Son Cephesinde Castro’yu Öldüremediler – Sabri Kuşkonmaz

Küba Devrimi sonrası, ABD bütün dünyanın gözü önünde devrimin lideri Fidel Castro’yu ortadan kaldırmak istemiştir. “Fidel Castro’yu Öldürmenin 634 Yolu” adlı kitap, devrimin ilk günlerinden iki binli yıllara kadar yapılan sayısız öldürme ve sabotaj girişimini oldukça “eğlenceli” bir dille işliyor. Kitabın yazarı Fabian Escalante, Küba Devrimi’ne katılmış ve devrim sonrasında karşı casusluk örgütü işlevine sahip “Devlet Güvenlik Birimi”nde görev almış. Yazar bu yönüyle de birinci elden tanıklıklara sahip olmanın verdiği bilgi ve birikimle, resmi kayıtlara geçmiş olayları, önce kurgusal bir öyküleme ile ve kendine göre alaycı bir dille anlatıyor. Arkasından ABD Senato kayıtlarında veya Küba’nın farklı kurumlarının resmi kayıtlarında yer aldığı biçimiyle olayın dayanağını da veriyor.

Devamını oku

İmtiyaz, Güvenlik, Diktatörlük

“Hiçbir şey Schmitt’in ‘liberalizm olağanüstü durumları görmezden gelir; liberal devlet, meseleleri tartışmakla yetinen ve ‘istisnai durumlar’ hakkında ‘kararlar alma’ yeteneğinden yoksun olan ‘zayıf’ bir devlettir’ şeklindeki önermesi kadar gerçeklerden uzak olamaz. Hiçbir şey liberalizmin ve devletin doğru kavranmasına Schmitt’in bu önermesi kadar zarar veremez.”
Mark Neocleous

Devamını oku

Ahtapota âşık yengeç

Murathan Muradoğlu?nun öykü kişileri konuşurken kısa ve net cümleler kuruyor ve bir belirsizliğin ortasında var oluyorlar.

Çoğu zaman kim oldukları, ne yaptıkları belli olmayan karakterlerin var olduğu bir öykü dünyası burası. Biz okurlar Murathan Muradoğlu?nun kurduğu bu kendine has dünyaya girip sadece anlara şahitlik ediyoruz. Öncesi ve sonrası olmayan ya da başka bir deyişle pek çok iyi öykü kitabında olduğu gibi öncesi ve sonrası biz okurlara kalmış bir öykü âlemi. Uzak yerlerdeki adamlar ve kadınların âdeta bir kısırdöngü içindeki çatışmaları her öyküde farklı mekânlarda, başka başka insanlarla yeniden karşımıza çıkıyor.

Devamını oku

Kuşatılan Şehirler / Yeni Askeri Kentçilik – Stephen Graham

Kentsel mekanlar üzerinde, politik şiddet biçimlerini açığa çıkaran güçlü bir çalışma. Şehirler, giderek kentleşen dünyamızın yeni savaş alanları artık. Kuşatılan Şehirler, güneyin gecekondu bölgelerinden zengin kuzeyin şehirlerine kadar politik şiddetin dünyanın hızla genişleyen metropol alanlarının mekân, altyapı ve imgeleri üzerinden yayılışının izlerini sürüyor.

Stephen Graham, yaptığı özgün araştırmanın zenginliğiyle Batılı askeriye ve güvenlik güçlerinin, bütün kentsel alanları

Devamını oku

Tütünün hikâyesi: Ateş böceklerinin ölümü – Haluk Kalafat

Bu iki yüz yıllık bir hikâye. Kısa olması beklenemezdi. Nuray Ertürk Keskin ve Melda Yaman tütüncülerin ışıklarının nasıl söndüğünü detaylıca anlatıyor. Peki tütünün önemi nedir?
?Çocukluğumda tütün kırım zamanı geldiğinde gece evden gizlice çıkar, tepelere koşardım. Aşağılarda Gördes ovasında ateş böcekleri gibi yanıp sönerdi tütün işçilerinin lüks lambalarından yayılan ışıklar. Yıllar içinde söndü birer birer o ışıklar, şimdi ova karanlık?? Ahmet Büke böyle özetliyor tütün tarımının büyüdüğü topraklardaki öyküsünü.

Devamını oku

Tütünün Öyküsü – Ekin Sağlam

Türkiye?de Tütün: Reji?den Tekel?e; Tekel?den Bugüne? Türkiye?de ve Samsun özelinde üç yüzyıla dağılmış olan tütün öyküsünü, tüm aktörleriyle birlikte aktaran, eleştirerek çözümleyen ve halkımızın toplumsal belleğinin canlanmasına katkı yapan bir kitap. Prof. Dr. Korkut Boratav sunuş yazısında kitabı şu sözlerle değerlendiriyor: ?Türkiye toplumunun kapitalist dünya sistemiyle eklemlenmesinde, bağlantılarında gerçekleşen ana aşamalar, Nuray Ertürk Keskin ve Melda Yaman tarafından ?tütün?den bağımsız olarak, kısaca da olsa, betimleniyor. ?Tütün? öyküsünün anlatılacağı kritik dönüm noktaları,

Devamını oku

Direniş Öyküleri – Derleyen: Melike Uzun

Notabene Yayınları olarak, pek çok yazarın Gezi/Haziran Direnişini çeşitli yönleriyle analiz eden eserler yayınladık. Ancak edebiyatın sözü bizim açımızdan söylenmemişti. Şimdi Gezi Direnişi üzerine yazılan öykülerin biraraya getirildiği bir seçki hazırladık. İstedik ki Direnişin içindeki yazarlar tanıklıklarını, hissettiklerini sıcağı sıcağına öyküleştirsinler ve bu öyküler çevresinde, bu öyküler vesilesiyle Gezi deneyimleri konuşulsun, aktarılsın.

Devamını oku

Gıda Düzeninin Krizini İzlerken – Prof. Dr. Mustafa Koç

Tarım sorunu ve gıda güvencesi konularında Türkiye?de mevcut bölük pörçük yazının fersah fersah ötesine geçen bu yapıt kuramsal zenginliği, ampirik veri çeşitliliği ve yazarının açık ve seçik anlatımı ile hem üniversitelerimizin sosyal bilimler bölümlerindeki tarım ve kırsal dönüşüm alanlarındaki derslerde öğrenci ve öğretim üyelerine iyi bir kaynak olarak hem de konuyla ilgilenen okurları küreselleşmiş çağdaş kapitalizmin tarım ve gıda üretimini nasıl bir kıskaca almış olduğunu göstermesi açısından bir el kitabı olarak çok önemli bir yeri doldurmaktadır.

Devamını oku

İkiz Kuleler’den Arap Baharı’na: Ortadoğu’da İmparatorluğun Sonbaharı – Ernesto Gómez Abascal

Güney sınırımızdan Suriye?ye karşı açılan örtük savaşın sonuçlarını yaşadıkça, Ortadoğu?ya karşı ilgisizliğimiz kırılmaya başladı. Yaşadıklarımız, gördüklerimiz Gezi-Haziran Ayaklanması?nı doğuran sebeplerden biri oldu. Emperyalizmin ve ülkemizdeki ortaklarının sömüremedikleri ülkelerde ?rejim değişikliği? planı sürdükçe yaşadığımız acılar artacak. Soldan bir insanın gözüyle Ortadoğu?yu değerlendirme ihtiyacı duyan insanların sayısı artıyor.

Devamını oku

Game of Thrones ve Felsefe – Editör: Henry Jacoby

Mantık Kılıçtan Keskindir
Fantastik edebiyatı klasik iyi ile kötünün savaşından alıp gri karakterlerle bambaşka bir yörüngeye oturtan bir seri. Türün tırnak içinde/dışında babası/ustası J. R. R. Tolkien ile mukayese edilen bir yazar. Ve yazar serinin devamını yazadursun, hâlihazırda dördüncü sezon çekimleri devam eden HBO yapımı çarpıcı bir dizi. Milyonlarca okur, milyonlarca izleyici?
Ve felsefe!

Devamını oku

Devlet-Sivil Toplum Dikotomisi – Onur Kartal

Mark Neocleous, ilk kez 1996?da yayınlanan ve NotaBene Yayınları tarafından bu yıl Türkçeye çevrilen Sivil Toplumu Yönetmek adlı çalışmasında, siyaset kuramı için hala güncelliğini koruyan, kendi siyasal gerçekliğimizdeyse oldukça can alıcı bir yerde duran devlet ve sivil toplum ilişkisine odaklanıyor. Bunu yaparken Hegel?den Marx?a, Lenin?den Gramsci?ye ve nihayet Althusser?den Foucault?ya doğru uzunca bir hat çiziyor. Bu yolda ilk itirazını, devleti analizinin merkezinden çıkaran

Devamını oku

Gezi Direnişi Üzerine Düşünceler – Dinçer Demirkent

Bildik bir cümleyle başlayalım: Kriz düşünceyi derinleştirmeye, eleştiriyi keskinleştirmeye zorlar. Atıllık ve rutinin yerini sıradışı olan alır. İngilizcedeki ve aynı aileden olan birçok dildeki kriz, kritik ve eleştiri arasındaki bağın bununla bir ilişkisi olsa gerektir. Türkiye?nin muhtelif mekânlarında yanan barikatlar, dumana boğulmuş sokaklar, politikleşmemiş bir eleştirinin politikleşmesinin, kritiğin sokağa dökülmesinin sonucuydu. Bir halk ayaklanmasına dönüşen ve belki de Lenin?e atıfla söyleyebileceğimiz ?halkın kendiliğinden yaratıcılığının? alışık olmadığımız bir örneğiyle

Devamını oku

Van’da Dayanışmanın Fotoğrafı / Halkevleri Çocuk Fotoğraf Atölyesi

Li Vanê Wêneya Piştgîrîyê / Van’da Dayanışmanın Fotoğrafı

23 Ekim 2011… Saat 13:41… Kandilli Rasathanesi Richter ölçeğine göre 7.2 olarak açıkladı Van Depremi?nin şiddetini. Kadın, erkek, çocuk binlerce insan bir toz bulutunun içinde kayboldu, o gün ve o saatte… Ve sonrasında deprem kadar yıkıcı olan devlet gerçeğiyle bir kez daha yüzleşti Van halkı.

Böylesi bir ortamda hem depremzedelerle dayanışmak hem de Kürt ve Türk halkı arasında bir kardeşlik köprüsü kurabilmek

Devamını oku

Türkiye’de Tütün – Nuray Ertürk Keskin / Melda Yaman

(Sunuş Yazısından?)
Türkiye?de Tütün: Reji?den Tekel?e; Tekel?den Bugüne? Nuray Ertürk Keskin ve Melda Yaman?ı, bu çok önemli yapıtları nedeniyle kutlamak istiyorum.
Bir kere kitap, salt konusu nedeniyle önemlidir. Türkiye ekonomisinin geçmişinin, bugününün kavranmasında kritik bir yeri olan; dünya ekonomisiyle, emperyalizmle ilişkilerinin belirlendiği; birikim rejiminde, dolayısıyla halk sınıflarının kaderlerinde gerçekleşen değişimleri adeta temsil eden

Devamını oku

Mahallemize sahip çıkıyoruz! – Sema Aslan

Kendi Sesinden: Gülsuyu-Gülensu, 50?lerden 90?lara mahallede yaşayanların tanıklıklarını bir araya getirmekle kalmıyor, rantsal dönüşüme karşı direnişin mümkün olabileceğini de gösteriyor.
Gülsuyu, 1950?li yılların ilk yarısında çoğu Alevi olan yoksul ve emekçi halkın yerleşmeye başladığı, 1956?da muhtarlık statüsünü alan ve özellikle 70?li yıllarda, başta üniversite öğrencileri olmak üzere sosyalistlerin bir okulmuşçasına mutlaka uğramayı isteyeceği ve uğradığı, inisiyatifi kendi elinde,

Devamını oku

Denizatı Vadisi’ne dair – Murathan Muradoğlu

?Düzen insanlara özgü birşey değildir. Mikro dünyalar dışında kusursuz geometrik şekiller yoktur. Simetri de yoktur?? Denizatı Vadisi.. Selim Erdoğan

2012 yılında yaşayan insanlar olarak aslında yaşadığımız zamanın da bir bilimkurgu olduğunu biliyoruz. On yıl öncesine gidip bütün bu gelişmeler yazılmış olsaydı sanırım hepimiz şu an bile bunları nefesimizi tutarak okurduk. Herhangi geçmiş bir yüzyılın, hatta bir elli yıl öncesinde hayal bile edilemiyecek uygarlığın içindeyiz. Kullandığımız araçların çeşitliliği, elektroniğin, enerji kaynaklarının, dev binalarıyla şirketlerin yanında,

Devamını oku

Güvenlik Simbiyozu: Dikkat Polis – Kansu Yıldırım

AKP?nin iktidara geldiği 2002 yılından günümüze polis sayısı 122 binden 240 bine yükseldi; yani % 88?in üzerinde bir artış yaşandı. Emniyet Genel Müdürlüğü?ne ait suç istatistiklerine baktığımızda adi suçlar, cinayetler, nitelikli dolandırıcılık, ihaleye fesat karıştırma, uyuşturucu ticareti veya eşya kaçakçılığı gibi suçlarda ilgili yıllar arasındaki artış % 88?ler düzeyinde değil. Bu iki istatistiksel bilgi mukayese edildiğinde akıllara şu soruyu getirebilir: ?Polis, araç ve ekipman sayılarındaki bu denli artış neye işaret ediyor?? veya ?İleri demokrasi evresinde rejimin (niceliksel ve niteliksel) polisleşme eğilimini nasıl açıklayabiliriz??.

Devamını oku

Çocukların Büyüdüğü Yıkılası Kapılar – Serdar Türkmen

Bilmiyorum ağızdan çıkan bir laf genele değmeden havada asılı kalabilir mi? Yani kapitalist devletin hayatlarından çaldığı yıllara bir de çocuklarının çalınan ‘çocukluğu’ eklenince, hele de bu bir kitaba konu edilmişse, o kitabın içindeki her söz genele gönderme yapar ve olsa olsa iki işe yarayabilir: Okuyan ya öfkeyle donanacaktır ya da “aman benim/yakınlarımın başına gelmesin” diyerek geri çekecektir kendini. Fakat kitabın içindeki örneklemler; 3 kuşaktır hapiste olan aileler, önceleri babasının hapishanede olmasından utanan ama sonraları devrimci mücadele içinde bulunup kendileri de esir alınanlar yönünde bir ağırlığa sahip. Dolayısıyla tutsakların kendilerine ve

Devamını oku

Devrimci Doktorlar / Venezuela ve Küba Dünyanın Sağlık Hizmeti Anlayışını Nasıl Değiştiriyor? – Steve Brouwer

Yazar anlatıyor: ?700 nüfuslu küçük köyümde tıp okuluna giden dokuz genç insan vardı. Andların eteklerindeki bu küçücük köyde, 2004 yılında başlayan, binlerce Kübalı doktorun getirdiği, doğrudan birinci basamak bir sağlık programı olan çok etkileyici BarrioAdentro?yu zaten biliyordum.

Şimdiye kadar Venezuela nüfusunun %70?i hayatlarında ilk defa çok güvenli sağlık hizmeti alıyorlar ve 10.000 ilâ 14.000 Kübalı doktor (doktorlardan başka hemşireler ve sağlık teknisyenleri) kendilerini bu işe adayarak küçük bario kliniklerinde sağlık hizmeti sunmak için iki yıllık sürelerle

Devamını oku

Cezaevi kontör yükleme