Etiket: Otonom Yayıncılık

Londra İdamları (18. yy.’da Suç ve Sivil Toplum) – Peter Linebaugh

“Bu kitap, suç ile ücret biçimi arasındaki ilişkiyle ilgilidir” der Linebaugh. Kapitalizmin yükselişini ve emekle sermaye arasındaki mübadele ilişkisinin kuruluşunu, emeğin “ortak olan”dan mülksüzleştirilmesinin tarihi üzerinden okur. Emek gücünün yeniden üretiminin belirleyici unsuru olan cadı avları, çitlemelerin doğurduğu aylakların ve serserilerin kapatılması ve 18. yy.’da ücret biçimini dönüştüren idamlar, “işçi sınıfının oluşumu”nun zora dayalı tarihini

okumak için tıklayınız

Dişil ütopya eril distopyaya karşı

İçinde yaşadığımız dünyanın keskin ve yalın bir analizini arıyorsanız, Kadınlar Ülkesi’ni de çoktan okuduysanız, Bizim Ülkemiz’i kaçırmayın. Ütopyalar insanlığa duyulan inancın bir ifadesidir çoğu zaman. Bir ütopya kaleme alan yazar öyle ya da böyle insanlığa dair, insanlığın daha iyisini gerçekleştirebileceğine dair bir inanç barındırıyordur içinde. Ve muhtemelen insanlığın neden daha iyisini gerçekleştirmeye bu derece hevessiz

okumak için tıklayınız

L. Auguste Blanqui’nin Devrimci Teorileri – Alan B. Spitzer

Bu kitap, hayatının neredeyse otuz kırk yılını hapishanelerde ve dışarıda olduğu çok kısa sürede de sokaklarda ve barikat savaşlarında geçiren politik bir devrimcinin kurumsal ve politik yaşamının günümüze bıraktığı unutulmuş mirasına dair bir anlatıdır. Devrimci tarih doğruları ve yanlışlarıyla devrimci önderlerine her zaman sahip çıkmıştır. Blanqui, devrimci tarihin bilinçaltına atılarak unutulan ve unutturulan devrimci bir

okumak için tıklayınız

Her Şeyi İstiyoruz – Nanni Balestrini

?Kapı önlerinde yapılan toplantılarda işçiler, bu boktan hayatı yaşamanın doğru olmadığını söylüyorlardı: Ürettiğimiz her mal, tüm zenginlik bizim. Artık yeter! Artık bizler de mal gibi satılmaya devam edemeyiz. Her şeyi istiyoruz! Tüm zenginliği, tüm yetkiyi. Ve çalışmak istemiyoruz. Bizim çalışmakla ne alakamız var. Artık iş veya patronlar kötü oldukları için değil, var oldukları için mücadele

okumak için tıklayınız

Irak, Afganistan ve Çağımızın Emperyalizmi – Aijaz Ahmad

Neoliberal sermaye birikimi sürecinde, tüm dünya sermayenin kendi tahakkümünü fütursuzca, kan ve şiddetle kurup işlettiği bir savaş alanına dönüşmüş durumda. Bu kitap, daha dün gibi hatırladığımız Irak ve Afganistan işgallerine ve oradaki halkların direnişine dair Aijaz Ahmad’ın gün gün kaleme aldığı makalelerden oluşuyor. Bu makaleler, ABD öncülüğünde uluslararası askeri ve sivil kurumların, AB’nin, BM’nin, NATO’nun

okumak için tıklayınız

Caliban ve Cadı (Kadınlar, Beden ve İlksel Birikim) – Silvia Federici

Caliban ve Cadı kapitalizme geçiş sürecinde bedenin bir tarihidir. Silvia Federici, geç ortaçağların köylü ayaklanmalarından cadı avlarına ve mekanik felsefenin doğuşuna kadar toplumsal yeniden üretimin rasyonelleştirilmesini araştırır. Asi bedene karşı savaşın ve beden ile zihin arasındaki çatışmanın, nasıl modern toplumsal örgütlenmenin iki merkezi ilkesinin, yani ?emek gücü? ile ?kendi bedeni ve yaşamı üzerinde mülkiyet hakkı?nın

okumak için tıklayınız

Diyalektik Sınıftır (Komünalist Otonomi 2) – Derleme

Bence hâlâ Leninist olunmalı. -Felix Guattari- “Anti-Oedipus” ve “Bin Yayla” tamamen Marx’la, Marksizmle katedilmiştir… “Denetim toplumu” üzerine yayımladığım makale, örneğin, tamamen Marksisttir. -Gilles Deleuze- İnsanlar Marx’ın yanılmış olduğunu söylediklerinde ne demek istediklerini anlamıyorum. Hele ki Marx’ın öldüğünü söylediklerinde. Bugün bekleyen acil görevler var:

okumak için tıklayınız

Kapitalizmde Çatlaklar Yaratmak – John Holloway

Kapitalizmde Çatlaklar Yaratmak adlı ?bu kitap, yanlış yönde yürüyen insanlarla ilgilidir. Bu insanlar yanlış yönde yürümektedirler; çünkü para ve kâr üzerine kurulu bir topluma kapılıp gitmek istemezler; çünkü kapitalizmin dünyayı perişan etmekte olduğunu öyle ya da böyle görürler. Bu yüzden de, milyonlarca farklı tarzda, şunu söylerler: ?Hayır, kapitalizmi izlemeyi reddediyoruz, farklı bir yoldan gideceğiz, yaşamlarımızı

okumak için tıklayınız

Emek Tartışması (kapitalist İşin Teorisi ve Gerçekliğine Dair Bir İnceleme)

Emek sorununa hem geleneksel Marksizmin hem de post-modern Marksizmin bakış açısından farklı bir yerden bakan kitap, soyut-somut emek, işçi sınıfı, devrimci özne, devrimci bilinç, sömürü, işçi sınıfı örgütleri gibi temel kavramları yeniden ele alıp yorumluyor. Bu yorumun ekseninde ise “kapitalist iş” duruyor. Emek Tartışması kitabı, kapitalist işi ve kapitalist işe dayalı toplumsallığın kuruluşunu ve işleyişini

okumak için tıklayınız

John Ball’un Rüyası – William Morris

Morris’in 1886 yılında kaleme aldığı John Ball’un Rüyası, modern fantezi romanlarının klasikleşmiş öncüsü sayılır. Morris’in sanat ve hayat arasında kurduğu bağlardan doğan bu fantastik metin her ne kadar Gotik sanat öğeleriyle yoğrulsa da, asıl olarak 1381 köylü isyanlarının sancılarını, gerilimlerini ve çatışkılarını ortaya koyar. Daldığı düşle kendisini on dördüncü yüzyılda bulan, “gelecekten gelen” roman kahramanı,

okumak için tıklayınız

Filistin’in Çocukları / Hayfa’ya Dönüş ve Diğer Hikayeler – Gassan Kanafani

?Başlangıçta kendi içinde ve kendisinin sebep olduğu bir sorun olarak Filistin hakkında yazdım? Sonraları Filistin?i insanlığın bir simgesi olarak görmeye başladım? Filistinlilerin acılarını betimlerken, onları dünyanın dört bir yanındaki acıların bir sembolü olarak sunuyorum.? Gassan Kanafani Bir dönem Filistin Halk Kurtuluş Cephesi sözcülüğü de yapmış Filistinli gazeteci ve yazar Gassan Kanafani, 1972’de arabasına konulan bombanın patlaması

okumak için tıklayınız

?Marx?ın Kriz Teorisi? adlı kitaba dair ? Suat Kamil Aksoy

Simon Clarke gerçekten özenli bir çalışma yapmış. Ekonomi politik üzerine yazılan kitapların önemli çoğunuğunda yazarın kavrayışsızlığı göze çarpar. Bir emek harcanmıştır, ama yararsızdır ve dolayısı ile değersizdir. Bir de gereksiz düşünce dizileriyle okuyanın da zamanını boşa harcar. Simon Clarke hem ilgilendiği konuyu kısa sunmakla, hem de konuya ilişkin çok geniş bir yazın toplamını muhtemelen hiçbirşeyi

okumak için tıklayınız

Marx’ın Kriz Teorisi – Simon Clarke

Simon Ciarke gerçekten özenli bir çalışma yapmış. Ekonomi politik üzerine yazılan kitapların önemli çoğunuğunda yazarın kavrayışsızlığı göze çarpar. Bir emek harcanmıştır, ama yararsızdır ve dolayısı ile değersizdir. Bir de gereksiz düşünce dizileriyle okuyanın da zamanını boşa harcar. Simon Clarke hem ilgilendiği konuyu kısa sunmakla, hem de konuya ilişkin çok geniş bir yazın toplamını muhtemelen hiçbirşeyi

okumak için tıklayınız