Vedat Türkali Ansiklopedisi / Abdülkadir Pirhasan Hakkında Bilmek İstediğiniz Her Şey – Emin Karaca

Emin Karaca’nın ‘Vedat Türkali Ansiklopedisi / Abdülkadir Pirhasan Hakkında Bilmek İstediğiniz Her Şey’ başlığını taşıyan titizlikle hazırlanmış eseri, Vedat Türkali?nin hayatının bütün dönemlerini, Sivas?ın Kökçüoğlu Mahallesi?nden başlayarak ayrıntıyla sergiliyor. Ünlü yazarın siyasi dünyadaki konumunu belirlemesini; sinemayla paralel giden ‘Bu Ölü Kalkacak’, ‘141. Basamak’ gibi ses getiren eserlerle tiyatro yazarlığını ve Türk romancılığında ‘Bir Gün Tek Başına’, ‘Mavi Karanlık’, ‘Güven’ gibi klasikleşen eserlerinin oluşumunu ve şairliğini; ailesi, mücadele arkadaşları ve dostları vasıtasıyla öğrenerek A?dan Z?ye okurlara sunuyor. 87 yaşında olan Vedat Türkali?nin kendi anlatımları başta olmak üzere birçok yazılı, basılı, sözel kaynaktan faydalanan Emin Karaca?nın eserinde Vedat Türkali hakkında bilmek isteyeceğimiz pek çok ayrıntıyı buluyoruz.

“Yazarların yaşamını, eserleri hakkında anahtar bilgiyi, dönüm noktalarını tek bir kitapta veren çalışmalar büyük ilgi görüyor. Çünkü bir okur, onun kitaplarına yönelmek arzusunu genellikle bu kitaplardan sonra duyuyor.

Emin Karaca’nın Vedat Türkali Ansiklopedisi’nin ana başlığı altında ikinci başlık şu:

Abdülkadir Pirhasan- Hakkında Bilmek İstediğiniz Her Şey.

Karaca, Sunuş’unda çevresine, “Vedat Türkali sizin için ne ifade ediyor?” diye sorduğunu ve aşağıdaki yanıtları aldığını belirtiyor, özet bir Vedat Türkali kimliği veriyor:

“İyi bir insan ve iyi bir yazar!..”

“İyi bir senarist, iyi bir sinemacı!..”

“İyi bir oyun yazarıdır.”

“Az yazdı ama öz yazdı, okusanıza bir daha şu ‘Bekle İstanbul’ nakaratlı şiirini!..”

“Vedat Türkali iyi bir komünisttir!..”

Alfabetik düzende, onun yaşamını, mahkûmiyetini, edebiyat, sinema dünyasındaki yerini bu kitaptan izleyebilirsiniz.

Soyadının öyküsü:

“Asıl adım Abdülkadir Pirhasan. Demirkan soyadına oldum bittim ısınamadımdı. Soyadının ille de öztürkçe sözcüklerden oluşacağı söylenen dönemde anımsıyorum, hem de yasanın soyadı yazılması için tanıdığı sürenin son gününde, belediyedeki memurun bulup koyduğu bir addı Demirkan… Nüfus káğıdımızda aile adımız Pirhasanoğlu diye yazılıydı eskiden beri.Ben de mahkeme kararı ile Pirhasan yaptırdım soyadımı. Kararı veren yargıcın esprisini de unutmam. Adımı, yeni soyadımı okudu bastırarak: ‘Abdülkadir Pirhasan… Ne o beyim, tarikat mı kuracaksınız?..’ dedi.”

Vedat Türkali, 1951 Türkiye Komünist Partisi Tevkifatı davasında yargılanarak dokuz yıllık hapis cezasının yedi yılını yattı.

Vedat Türkali’nin sinemayla ilgili çalışmaları da ödüller aldı.

O, her aydın hareketinde öndeydi, ateşli bir savunucuydu.

Ünlü Aydınlar Dilekçesi davasında, Savunmalar kitabında da yer alan savunmasında dilekçeyi neden imzaladığının gerekçesi yer almıştı:

“İşte ben bu nedenlerle; ülkesine, halkına, tarihsel sorumluluklarla bağlı bir yazar olarak, karanlık bir gelişle, görece ileri bir anayasa yıkılarak, yerine oturtulan ’82 Anayasası’nın getirdiği tüm karanlık gidişlere karşıyım: dilekçeyi bunun için imzaladım. Halkımın, vatanımın kendine yakışır bir anayasaya ‘kırk katır mı, kırk satır mı?’ yeğlemesine düşürülmeden, kendi özgür istemiyle, er geç kavuşacağına inanıyorum. O güne kavuşuncaya dek böylesi her dilekçeyi imzalamaya, her gün her zaman hazırım.”

Barış Derneği olayında da yeterince çalışamadığı için üzüldüğünü belirtir.

Bir Gün Tek Başına, yazarın ilk romanı. Milliyet Yayınları 1974 Roman Yarışması’nda birincilik ödülünü kazandı.

Ardından 1976 Orhan Kemal Roman Armağanı verildi.

Bir Gün Tek Başına, bir edebiyat olayı olarak karşılandı yayınlandığı dönem.

Fethi Naci, Rauf Mutluay, Hilmi Yavuz, Mete Tunçay, romanı öven yazılar yayınladılar.

Fethi Naci, “Gençlik eylemlerini büyük bir başarıyla anlatıyor Vedat Türkali; üslup birden destansı bir niteliğe bürünüyor, roman kahramanı birden kişiler olmaktan çıkıyor, kitle oluyor.”

Bu Ölü Kalkacak oyunu, Şehir Tiyatrosu’nda oynanmaya başladı, başta Muhsin Ertuğrul olmak üzere Ayşın Candan, Hamit Akınlı’ya açılan dava 1976’da başladı, 1982’de aklanmayla sonuçlandı.

Kitapta; Vedat Türkali’nin soldan arkadaşlarını da tanıyacaksınız.

Oğlu Barış Pirhasan, şair ve sinemacı. Yönetmen, senarist olarak birçok ödül aldı.

Deniz Türkali, Vedat Türkali’nin kızı. Konserler verdi, tek kişilik oyunlarıyla tanındı.

Vedat Türkali Ansiklopedisi’nde onun düşüncesi, inancı yüzünden sürekli yargılandığını okuyacaksınız. Türk sinemasında seyrettiğiniz iyi filmlerin senaryosunun ona ait olduğunu fark ettiğinizde, sinemadaki önemini de kavrayacaksınız.

Otobüs Yolcuları, Karanlıkta Uyananlar, Bedrana ve Umutsuz Şafaklar filmlerinin senaryolarını topladığı kitabına Eski Filmler adını verdi. O senaryolar için dediğine katılıyorum:

“Bıraktıklarımızın Türk Sineması’nın geçmişiyle ilgilenenler için güvenilir belge niteliği taşıması gerekliliğine inanıyorum.”

“Eski Tüfek” deyimi kime ait?

Melih Cevdet Anday bulmuş. Şöyle demiş:

“Bırakın canım o ‘Eski Tüfekleri’. Onlardan ne köy olur ne kasaba…”

Güven…

Vedat Türkali’nin elli yılda yazdığı roman.

Yazar Güven romanını, “27 Ocak 1945’te Sansaryan Han’da Güvenlik’te soruşturması sırasında yaşamını onurlu biçimde yitiren gerçek insan, yiğit devrimci Hasan Basri Alp’in yüce anısına” adamıştı.

Romanı adadığı Hasan Basri Alp’in öldürülme ile biten serüvenini okuyunuz, Türkiye’de sol hareketlerde yer alanlara o gün yapılanları öğrenmekte, ya da anımsamakta yarar var.

Ansiklopedi’de Vedat Türkali’nin romanlarının yazılış tarihini, konusunu, hakkında yazılmış yazılardan bir seçki de bulabilirsiniz.

Karınlıkta Uyananlar filminin çekiliş serüvenini mutlaka okumalısınız. Türk sinemasının o günkü durumunu anlayacağınız gibi, gerçekten çok övgü almış bir filmin de ayrıntılı tarihini öğrenmiş olursunuz.

Kayıp Romanlar’ın kapak yazısından bir cümle kitabın niteliğini yeterince açıklıyor:

“Vedat Türkali’den bir aşk romanı.”

Komünist de yazarın kimliğine ışık tutan bir anı kitabı.

Neden polemik yaptığını savunmada açıklamıştı.

Polemiklerde Vedat Türkali’nin sadece edebi hücumlara değil, yazdıklarının doğal uzantısı olan Türkiye’de solun geçmişi üzerine de ilgi çekici yorumlarını okuyacaksınız.
Vedat Türkali Ansiklopedisi, size iyi bir yazarı, sinemacıyı, aydını tanıtmada rehberlik edebilecek bir çalışma.
Umarım, bu kitaptan sonra birçok kişi onun eserlerine yönelecektir.
A’dan Z’ye Vedat Türkali
Doğan Hızlan, 16 Eylül 2006 Tarihli Hürriyet Gazetesi

Tanıtım Yazısı
– Abdülkadir Pirhasan mı? – Vedat Türkali adı takma imiş, asıl adı Abdülkadir Pirhasan’mış. – Peki Abdülkadir Demirkan kimmiş? – Ya Deniz Türkali? – O zaman Barış Pirhasan kim oluyor? İşte tüm bunlara ilk elden cevap verebilmek için Emin Karaca,elinizdeki ?Vedat Türkali Ansiklopedisi?ni hazırladı. Onun: Türkiye Komünist Hareketi içindeki yeri ve siyasi dünyası, Türk sinema tarihindeki yeri ve yaptıkları, ?Dallar Yeşil Olmalı?ile başlayan tiyatro yazarlığı, ?Bir Gün Tek Başına?nın başı çektiği romancılığı, ?Bekle Bizi İstanbul? nakaratlı ünlü şiiri, Ailesi,mücadele arkadaşları, dostları, temiz bir kalemin bir ömür boyunca polemik yaptığı karşıtları bu kitapta A’dan Z’ye sergilendi…

Ernur Ercan, 15/09/2006 Tarihli Radikal Gazetesi Kitap Eki
Gazeteci-yazar Emin Karaca Türk edebiyatının önemli isimlerinden Vedat Türkali’nin hayatını bir ansiklopedide topladı. ‘Abdülkadir Pirhasan Hakkında Bilmek İstediğiniz Her Şey’ gibi bilmeyeni şaşırtıcak bir altbaşlığı olan kitap (Abdülkadir Pirhasan Vedat Türkali’nin gerçek adıdır), Türkali’nin hayatını A’dan Z’ye anlatıyor.
Türkali’nin 85. yaş gününde toplanan arkadaşları, Mayıs 2004-Mayıs 2005 arasını ‘1 Mayıs’tan 1 Mayıs’a Vedat Türkali’ yılı ilan ederek bu etkinliği gerçekleştirmek için bir kurul kurmuşlardı. Ansiklopedi ise kurulun etkinlik çerçevesinde hayata geçirmek istediği projelerden biriydi. Kitap, yakın arkadaşlarından biri olan Emin Karaca’nın çabasıyla raflardakini yerini aldı.
Kitabın sayfalarını çevirmeye başladığınız anda ‘A’ harfinin ilk kelimesi Abdülkadir Pirhasan oluyor ve eğer kim olduğunu bilmiyorsanız heyecanınız yatıştıracak bilgiye ulaşıyorsunuz. Bundan öte sayfadaki Pirhasan’a ait kimlik fotokopisi kitabın belgesel bir nitelik taşıdığının ilk sinyallerini veriyor. Nitekim okumaya devam ettikçe alfabetik sırayla edebiyatçı, senarist ve yazar Türkali’nin hayatından ilginç kesitlere şahit oluyorsunuz. Kitapta, gazete kupürlerine, afişlere ve fotoğraflara yer verilmesiyle, kuru bir okumadan çok dönemin atmosferini solumamız sağlanıyor.
Siyasi kimliğiyle oldukça aktif bir hayat süren Türkali’nin aldığı cezalar sonrasında nasıl yayın hayatına oradan da sinemaya uzandığını gerçek hikâyelerle anlatmayı amaçlayan kitap, Türkali ile yapılmış röpartajlara da başvuruyor. Yazarın senaryosunu yazdığı filmlerden, aldığı ödüllere kadar geniş bir panaroma sunarak bir başucu kitabı olmayı hak ediyor.
Kitap, ayrıca Türkali’nin hayatını anlatmaktan bir adım ilerisine geçerek, hem siyaset hem de sanat dünyasından çeşitli isimlere de değiniyor. Türkali’nin hayatında bir şekilde yer etmiş olmaları nedeniyle Nâzım Hikmet’ten Türkan Şoray’a kadar birçok ünlü ismin özgeçmişine de öğrenebiliyorsunuz. Yalnız bazı isimlerin Türkali ile ilişkisi tam olarak verilmemiş, bağlantıyı çıkarmak size kalıyor.
Ama kitap A’dan Z’ye sıfatını başarıyla taşıyor.

Emin Karaca ‘nın Hayatı

1949 yılında Denizli ilinin Acıpayam ilçesine bağlı Yatağan Kasabasında dünyaya gelen Emin Karaca İlkokulu doğduğu yerde, ortaokulu Aydın?da okudu. Aydın lisesinin ikinci sınıfındayken, sol kitaplar okuduğu gerekçesiyle okuldan uzaklaştırıldı.
1967?de İstanbul?a gelerek, Bab-i Ali?de amatör olarak gazeteciliğe başladı. Dr. Hikmet Kıvılcımlı?nın çevresinde oluşmuş devrimci grupla beraber oldu. 1970?lere girilirken Kavel Kablo Fabrikası?nda işçilik yapıyordu. 12 Mart 1971 Darbesi, kendisini Kavel?deyken buldu. Tutuklandı. THKP-C örgütüne bağlı İşçi Kesimi davasında sıkıyönetimde yargılandı. 1974 affıyla hapisten çıktı.

Babıalide çalışmalarını sürdürdü. 12 Eylül döneminden sonra profesyonel gazeteciliğe başladı. 1980?lerin sonuna doğru, mesaisinin tümünü yazarlığa verdi. Şu an için yayımlanmış 13 adet kitabı bulunmakta.
Türkiye Yazarlar Sendikası?nda iki dönem Genel Sekreterlik görevinde bulundu.
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti?nin üyesi.
Musa Anter Gazetecilik yarışmasında köşe yazısı, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Türkiye Gazetecilik Başarı ödüllerinden araştırma dalında mansiyon, yine aynı yarışmanın dizi ? röportaj dalında başarı ödülleri kazandı.
Halen yazar olarak çalışmalarını sürdürüyor.

Eserleri
1. Ağrı Eteklerinde İsyan bir Kürt Ayaklanmasının Anatomisi, Karakutu yayınları, Eylül 2003
2. Eski Tüfeklerin Sonbaharı, Ozan Yayıncılık, ocak 2004
3. Plazaların Efendisi Aydın Doğan – Bir Medya İmparatorunun Öyküsü, Karakutu yayınları, ekim 2003
4. Yeraltı Dünyadan Başka Bir Yıldız Değildi 1929 Komünist Tutuklaması, Nazım Kültürevi kitaplığı
5. Sevdalınız Komünisttir Nazım Hikmet’in Siyasal Yaşamı Gendaş kültür, aralık 2001
6. Sosyalizm Yolunda İnadın ve Direncin Adı Kıvılcımlı Nazım Kültürevi Kitaplığı, ekim 2001
7. 12 Eylül’ün Arka Bahçesinde Avrupa’daki Mültecilerle Konuşmalar, Gendaş kültür, şubat 2001
8. Sintinenin Dibinde (T.C.’nin Hukuksal Öyküsü), Gendaş Kültür, aralık 2000
9. Cumhuriyet Olayı, altın kitaplar, 1995
10. Milliyet Olayı, Altın Kitaplar, Mayıs 1995
11. Kalaşnikofa Güzelleme, Toplumsal Dönüşüm Yayınları
12. 150’likler, Altın Kitaplar, 2007
13. Nazım Hikmet Şiirinde Gizli Tarih, Karakutu Yayınları, 2005

Kitabın Künyesi
Vedat Türkali Ansiklopedisi
Abdülkadir Pirhasan Hakkında Bilmek İstediğiniz Her Şey
Emin Karaca
İnkılap Kitabevi
Baskı Tarihi: Eylül 2006
272 sayfa

Yorum yapın

Daha fazla Biyografi Kitapları
Sen û Ben Anılarla Mehmed Uzun?un Hayatı – Muhsin Kızılkaya

Muhsin Kızılkaya, Mehmed Uzun?la yaşadığı bu ?uzun? on beş yılın hikâyesini, hayatı eşliğinde, son derece sanatlı bir üslup ve biçimle...

Kapat