Yazar: cemalumit

Giambattista Vico, Tarihsel Akıl ve Tarih Felsefesi

Aydınlanma yüzyılında İtalyan düşünürü Giambattista Vico (1668-1744) anakronik ve biraz da paradoksal bir yer işgal ediyor. Gerçekten de Vico, yaşadığı çağla uyum içinde olmayan, hatta ona karşı bir tepki teşkil eden bir sistem geliştirmişti. Günümüzde İtalyan filozofu, temel fikirleri itibariyle çağını aşmış, bir ayağı 17. yüzyılda kalırken, diğeri 19. yüzyıla uzanmış bir düşünür görünümü sergiliyor.

okumak için tıklayınız

Freud’un ve Jung’un Din Hakkında Karşılaştırmalı Görüşleri

II. FREUD ile JUNG Freud en derin ve göz alıcı kitaplarından biri olan The Future of an Illusion’da din ve psikanaliz sorununu ele alır. Mitsel ve dinsel düşüncelerin derin sezgilerin ifadesi olduğu sonucuna varan ilk psikanalist olan Jung da Psychology and Religion (Psikoloji ve Din) başlığıyla yayımlanan 1937 Terry Konferansları’nda aynı konuya değinir. Her iki

okumak için tıklayınız

KENDİSİYLE AŞILAN NİHİLİZM – Jean-Paul Ferrand

Nietzsche’ye göre, nihilizme karşı gösterilen direnişler boşuna. Nihilizmin dönüşebilmesi ve sonunda “kutsal bir düşünce tarzı” olabilmesi onun egemenliğini devirmekle olur ancak.Nihilizmin Batı’da 19. yüzyılın ortalarından itibaren sık sık anlam bunalımına ve ortalığı kasıp kavuran değer çöküşüne gelip dayanmasının iki yararı olmuştur. Bu olay, bir yandan, Avrupa kültürünün son zamanlardaki bir hastalığıyla uyuştuğumuz bir fenomeni belirgin

okumak için tıklayınız

“Günler ağır. Günler ölüm haberleriyle geliyor.” Nazım Hikmet

Zafere Dair Korkunç ellerinle bastırıp yaranı dudaklarını kanatarak dayanılmakta ağrıya. Şimdi çıplak ve merhametsiz bir çığlık oldu ümid… Ve zafer artık hiçbir şeyi affetmeyecek kadar tırnakla sökülüp koparılacaktır… Günler ağır. Günler ölüm haberleriyle geliyor. Düşman haşin zalim ve kurnaz. Ölüyor çarpışarak insanlarımız – halbuki nasıl hakketmişlerdi yaşamayı – ölüyor insanlarımız – ne kadar çok –

okumak için tıklayınız

Agora Filmini İzle (Filozof ve matematikçi Hypatia isimli kadının mücadelesi)

İskenderiyeli düşünür, filozof ve matematikçi Hypatia isimli kadın, tüm bunların yanında oldukça etkileyici bir güzelliğe sahiptir.. Ancak, ortaçağ Avrupa’sının değer yargıları onun yaşama arzusunu elinden alacaktır. Hypatia, dinciler tarafından hak etmediği suçlamalara maruz kalacak ve erkek egemen toplumun vahşiyatında ortada kalacaktır.. Tüm bunlara rağmen adını tarihe bir düşünce ve aydınlanma savaşçısı olarak yazdıracaktır.. Oscar ödüllü

okumak için tıklayınız

Platon’un felsefeye en önemli katkısı: İdealar Kuramı

Platon’un felsefeye en önemli katkısı, epistemolojisinden de anlaşılacağı üzere, geliştirmiş olduğu ünlü İdealar kuramıdır. İdealar, gözle görülür nesnelerin kendilerinin soluk kopya ya da suretleri olduğu değişmez, maddi olmayan, ezeli ve ebedi özler veya örüntülerdir. Buna göre çok çeşitli büyüklükteki çemberlerin kendisinin kopyaları olduğu bir Çember ideası vardır. İdeaların, gerçekten varolanın madde olduğunu öne süren doğa

okumak için tıklayınız

Semaver – Sait Faik Abasıyanık

SEMAVER – Sabah ezanı okundu. Kalk yavrum, işe geç kalacaksın. Ali nihayet iş bulmuştu. Bir haftadır fabrikaya gidiyordu. Anası memnundu. Namazını kılmış, duasını yapmıştı. İçindeki Cenabı Hak’la beraber oğlunun odasına girince uzun boyu, ge­niş vücudu ve çok genç çehresi ile rüyasında makineler, elekt­rik pilleri, ampuller gören, makine yağları sürünen ve bir dizel motoru homurtusu işiten

okumak için tıklayınız

Sevda Sözleri / Bütün Şiirleri – Cemal Süreya

‘Sevda Sözleri’ adlı yapıt Cemal Süreya’nın Üvercinka, Göçebe, Beni Öp Sonra Doğur Beni, Uçurumda Açan, Sıcak Nal, Güz Bitiği, Kalanlar adlı şiir kitaplarını biraraya getiriyor. ‘Sevda Sözleri’, aynı adla çıkan eski baskılarında yer almayan, -dergilerde ve mektuplarda kalmış- 20’nin üstünde şiiri de içermektedir. Sevda Sözleri / Bütün Şiirleri adlı yapıt Cemal Süreya’nın Üvercinka (1958), Göçebe

okumak için tıklayınız

Sait Faik Abasıyanık Hikayeleri

Karanfiller ve Domates Suyu ,Son Kuşlar ,Sokaktan Geçen Kadın ,Sivri Ada Geceleri ,Sinağrit Baba ,Semaver ,Meserret Oteli ,Lüzumsuz Adam ,İpek Mendil ,Hallaç ,Güğüm ,Dülger Balığının Ölümü ,Çatışma ,Birtakım İnsanlar ,Bir İlkbahar Hikayesi ,Sait Faik Abasıyanık Hikayeleri,Haritada Bir Nokta,Mahkeme Kapısı: Modern Bir Karı Koca ,Mahalle Kahvesi ,Mesut Kimdir,Plajdaki Ayna ,Hişt Hişt,Kıskançlık , Sait Faik Abasıyanık Hikayeleri

okumak için tıklayınız

Güzel Günler Göreceğiz – Nazım Hikmet (seslendiren: Edip Akbayram)

Güzel günler göreceğiz çocuklar Güneşli günler göreceğiz. Motorları maviliklere süreceğiz çocuklar Işıklı maviliklere süreceğiz… Açtık mıydı hele bir son vitesi, adedi devir, motorun sesi. Uuuuuuuy! Çocuklar kim bilir ne harikûlâdedir 160 kilometre giderken öpüşmesi. Hani şimdi bize, Cumaları, pazarları çiçekli bahçeler vardır. Yalnız cumaları, yalnız pazarları… Hani şimdi biz, Bir peri masalı dinler gibi seyrederiz

okumak için tıklayınız

Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek – Adnan Yücel (seslendiren: Haydar Ertem)

Adnan Yücel’in ‘Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek’ şiir kitabı, 1986 yılında ilk basımı yapıldı. Ve Adnan Yücel’i, “Ölmeden önce güneşteydi gözleri, işte bu yüzden ölürken ışıl ışıldı son sözleri.” ile anıyoruz.” (*) “Ölümüm bahar olsa” ile “Yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek” dizelerini bir kitapla başka bir kitaptaki bir bölümün bitiş dizeleridir… En karanlık labirentlerde bile

okumak için tıklayınız

İlişki Sorunları ve Çözümleri

İlişki sorunları ve çözümleri, çiftlerin karşılaştığı zorlukları aşmalarına yardımcı olmak için kritik öneme sahiptir. Bu süreç iletişimdeki aksaklıklar, güven meseleleri ve farklı beklentiler gibi çeşitli faktörlerden kaynaklanan sorunları kapsar. İlişki sorunları ve çözümleri üzerine odaklanmak sağlıklı ve mutlu bir ilişki dinamiği oluşturmanın anahtarıdır. Profesyonel ilişki terapisi, ilişki sorunları ve çözümleri hakkında çiftleri bilgilendirerek bireylerin birbirlerini daha

okumak için tıklayınız

Kâtip Çelebi, Descartes ve Ötesi

Kâtip Çelebi, Descartes ve Ötesi Kâtip Çelebi (ölümü 1657) ve Descartes (ölümü 1650) aynı yıllarda yaşamış, çağdaş iki düşünür idiler; fakat hiçbir zaman bir araya gelmemiş, hatta hiçbir şekilde birbirlerinden haberdar olmamışlardı. Yine de giderek farklılaşan iki toplumsal ortamın ve kültür geleneğinin bu önemli iki figürünü karşılaştırmak (metodolojik olarak tartışmalı görünse de) bazı açılardan aydınlatıcı

okumak için tıklayınız

Montesquieu, Siyasal Rejimler ve Tarih

Montesquieu, Siyasal Rejimler ve Tarih Montesquieu bir filozof değildi ve sistemli bir felsefe geliştirmemiştir. Düşünce tarihinde daha çok “siyaset bilimi”nin kurucusu olarak kabul edilir ve bu görüş, 19. yüzyılda Auguste Comte, Durkheim gibi düşünürlerin de paylaştığı genel bir kanı haline gelmişti. Montesquieu’nün tarih felsefesi ve tarih-yazıcılığına etkileri de bu nedenle doğrudan değil, dolaylı bir biçimde

okumak için tıklayınız

Osmanlı-İslam Dünyası: Kâtip Çelebi, İlahiyat ve Tarih

Osmanlı-İslam Dünyası: Kâtip Çelebi, İlahiyat ve Tarih 17. yüzyıl, Avrupa için olduğu gibi Osmanlı toplumu için de bir dönüm noktası oldu ve Batı’daki sosyoekonomik gelişmeler bu dönüşüm için de belirleyici bir rol oynadılar. Çok genel hatlarıyla bu karşılıklı etkileşim şöyle özetlenebilir: Batı’da kapitalizmin itici güçlerinden yün dokumacılığının hayvancılığı teşvik etmesi ve hububat ihtiyacını artırması Doğu’da

okumak için tıklayınız

Metafizik, Bilim ve Tarih-Yazıcılığı

Metafizik, Bilim ve Tarih-Yazıcılığı 17. yüzyıl, ilahiyatçılar, filozoflar ve edebiyatçılar dışında, ilgileri tüm insanlığa yayılan geniş bir tarihçiler ordusu da yaratmıştır. Ne var ki bunların yazdıkları tarihlerin pek azı ciddi ve tutarlı bir çalışmanın ürünüydü. Amacı geçmişi anlamaktan çok mevcut düzeni savunmak olan bu çalışmalar “tarihî olguları araştırmaya değil, tanzim etmeye” önem veriyor ve bu

okumak için tıklayınız

17. Yüzyıl: Akılcılık, Teoloji ve Tarihçilik

17. Yüzyıl: Akılcılık, Teoloji ve Tarihçilik Büyük metafizik sistemlere ortam hazırlayan 17. yüzyıl, Rönesans ile Aydınlanma yüzyılı arasında bir halka teşkil etmiştir. Dönem aynı zamanda kapitalist ilkel birikim dönemiydi ve mutlakiyetçi rejimlerin yapılandığı bu yüzyılda siyasal iktidarlar “bir iktisadi aktör” olarak sermaye birikimine katkıda bulunmuşlardır. Bu dönüşümü Marx, Kapital’de şöyle betimliyordu: “Kapitalist çağın doğurduğu çeşitli

okumak için tıklayınız

Tarihçi Olarak Leibniz

Tarihçi Olarak Leibniz Leibniz çağının tarih anlayışına doğrudan ya da dolaylı olarak farklı biçimlerde katkıda bulunmuştur. Her disipline ve her konuya yakın bir ilgi duyan filozof, çeşitli çalışmaları arasında tarih araştırmaları yapmaya da fırsat bulmuştu. Bir ara kendisinden Brünswick dükalığının tarihini yazması istenince, seferber olmuş ve yıllarca kaynak toplamıştı. Bu bağlamda Alman tarihinin köklerine eğilmiş,

okumak için tıklayınız

Leibniz, Monadoloji ve Tarih-Yazıcılığı

Leibniz, Monadoloji ve Tarih-Yazıcılığı 17. yüzyılın en ansiklopedik beyinlerinden biri olan Leibniz Almanya’da, Leipzig’e yerleşmiş Slav kökenli bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmişti. Fakat düşünürün fikir dünyasının zenginliğini daha çok yaptığı seyahatler ve devrinin ünlü düşünürleriyle kurduğu mektuplaşma ağı sağladı. Fransa, İngiltere ve Hollanda’yı kapsayan bu seyahatlerde, Leibniz, özellikle Descartes’ın, Locke’un ve –görüşme fırsatını da

okumak için tıklayınız

Spinoza, Felsefe ve Tarih

Spinoza, Felsefe ve Tarih Spinoza, yaşadığı çağın en ileri kapitalist metropollerinden Amsterdam’da doğmuş ve tüm yaşamını Hollanda’da geçirmişti. Her büyük bilge gibi yaşamını “gerçeği aramaya” vakfetmiş olan bu filozofun ilk ustası da Descartes olmuş ve düşünür, ilk eserini Fransız filozofun sistemini tanıtmak ve tartışmak için kaleme almıştı. Daha önce de işaret ettiğim gibi, Hollanda, 17.

okumak için tıklayınız