Yazar: cemalumit

Konuşmak Hayattır Oysa…

Andrey Platonov, yalınlığın ve duruluğun anlamını birkaç çizgide yoğunlaştırarak anlatan, kısa öykülerinde bile sayısız etkiler üreten bir söz büyücüsü. Yaşadığı dönemin ruhunu, doğayı ve içindeki nesneleri, nesnelerin kurduğu düzeni, düzenin kararlı bir çizgide ilerlerken saptığı noktaları, insanın doğayla birlikte kat ettiği devinimi, devinimi gören gözün yanılma payını rastlantılara izin vermeden estetik kalıba döken, kendisiyle birlikte

okumak için tıklayınız

Üs-Tü Kal-Sın

Cemil Kavukçu’nun yeni öykü kitabı Üstü Kalsın’ın senfonik bir yapısı var. Elbette yazarın kurduğu dil atmosferinden, öykülerin sıralanışından kaynaklanıyor bu. Anlatım biçimiyle dilin temposu her metni kendi yapısı içinde derinleştirirken usulca birbirine ilmek atan dokuz öykü dingin akan hüzünle neşeyi kamçılayan coşkunun iç içe geçtiği çok sesli uzun bir müziği duyumsatıyor.

okumak için tıklayınız

Ziya Yılmaz: TiP’ten THKP-C’ye Fatsa’dan Türkiye’ye

Geçtiğimiz hafta NotaBene yayınlarından bir kitap dağıtılmaya başlandı. Günümüzde ismi çok anılmayan, kimilerinin hafızasında zar zor geri çağrılan bir devrimciden bahsediyor; Ziya Yılmaz Kitabı. 2011 yılında hayata gözlerini yummuş, genç devrimcilerin, sosyalistlerin pek bilmediği bir isim olan Ziya Yılmaz, Barış Mutluay tarafından çeşitli mülakatların derlenmesiyle ve türdeşlerinde pek rastlanılmayacak ölçüde yapılmış bir araştırmayla günümüze ulaştırılmış

okumak için tıklayınız

ABD ‘li yazar John Steinbeck’in, 70 yıl önce yazdığı bir hikâye ortaya çıktı

Tarih 1944, yazar, yönetmen, film ve radyo yapımcısı Orson Welles, BBC Radyo’daki programlarından birinde, John Steinbeck’in Welles’in yayını için kaleme aldığı With Your Wings adlı hikâyeyi, dinleyenlere okur. Öykü, II. Dünya Savaşı sırasında savaş pilotluğu yapan siyahi bir adamın hayatını anlatmaktadır. Yayının hemen ardından kaybolduğu düşünülen hikâye, Steinbeck uzmanları olarak nam salan Susan Shilinglaw ve

okumak için tıklayınız

Zerdüştlük kültüne yeni kanıt!

Her yeni araştırma Amasya ve çevresinin Anadolu’daki en önemli Zerdüştlük merkezi olduğunu bir kez daha kanıtlıyor. Kent merkezindeki Harşena Kalesi’nde keşfedilen son bulgu da artık listede… # Tarih dergisinin Kasım sayısındaki Şevket Dönmez’in yazısı şöyle: “2007’de Amasya Müze Müdürlüğü tarafından bölgede yürütülen kazı çalışmalarında bazı bölümleri işlenmiş kayalık alanda yuvarlak şekilli bir kaide boşluğu bulunmuştu.

okumak için tıklayınız

Küba’dan çocuk kitapları

Küba’lı yazar ve çizerlerden çocuk kitapları, ilk kez Yazılama Çocuk’ta… Her çocuğun doğumundan itibaren tüm temel haklarına sahip olduğu, şehir parklarında bale yapmayı öğrendiği, köşe başlarında satranç oynadığı dünyanın en ayrıcalıklı çocuklarının ülkesinde, Kübalı yazarlar ve çizerlerin kaleme aldığı çocuk kitapları artık Yazılama Çocuk’tan takip edebilirsiniz. Yazılama Çocuk’tan çıkan ilk iki kitap 3-6 yaş aralığına hitap

okumak için tıklayınız

Bu hikaye, bir çocuk… babası ve bir savaş hakkında – Güzella Bayındır

İlkokul tarih kitaplarında öğretildiği gibi bir veliahtın bir milliyetçi tarafından öldürülmesiyle başlatılmadı ilk dünya savaşı. Yalnız çocukları inandırabilirsiniz bunun için başladığına. Hiçbir savaş öyle başlamaz ki… Yaşadığımız coğrafya kimini sabah akşam duyduğumuz, kimini arada bir duyduğumuz, kimineyse hiç vakıf olmadığımız savaşlar yaşıyor. 1914’te başlayıp 1918’de biten dünya savaşı bazıları için hiç bitmedi. Görünür olmaktan çıktı

okumak için tıklayınız

Neden tırnaklarımızı kemiririz? İşte bilimsel gerçekler…

Ellerinizin görünümünü mahveder, hijyenik olarak zararlıdır ve aşırıya kaçtığınızda canınız acır. Peki, neden hâlâ tırnak kemirmeye devam ederiz? Tırnaklarınızı kemirmeye bir başladınız mı bırakması çok zordur. Tırnak kemiren insanların diğerlerinden farkı nedir? İradeleri daha mı zayıftır? Daha mı sinirlidirler? Yoksa daha mı aç? Bunun psikolojik bir açıklaması var mı? Psikiyatristler tırnak yeme alışkanlığını, dürtü kontrol

okumak için tıklayınız

Nostaljinin bize faydası var mı? işte bilimsel gerçekler…

Geçmiş yalnızca yabancı bir ülke değildir, hepimiz sürülmüşüzdür o ülkeden. Bütün sürgünler gibi oraya geri dönmeyi arzu ederiz. İşte bu özleme nostalji denir. İster bir fotoğraf, ister ilk öpücük ya da değer verdiğimiz bir eşya ile tetiklensin, nostalji belli bir yeri ya da zamanı hatırlatır. Hepimiz biliriz o duyguyu: yaşanıp bitmiş olana karşı duyulan o

okumak için tıklayınız

Yankesiciler bizi nasıl oyuna getiriyor? İşte bilimsel gerçekler…

Yankesiciler el çabukluğu gibi becerilere sahip olmanın yanı sıra beynimizin zayıflıklarını kullanmayı da iyi biliyor. İşte birkaç örnek… Nörologlar, dikkat ve algı sistemimizdeki aşırı duyarlılık nedeniyle beynimizin kandırılmaya karşı donanımlı olduğunu söylüyor. Aslında başarılı yankesiciliğin sırrı da marifetli parmaklardan çok beynimizdeki zayıflıklardan yararlanmayı bilmekten geçiyor. Bazıları bu konuda o kadar iyi ki araştırmacılar zihnimizin ne

okumak için tıklayınız

100 yıllık sinemayı okumak

Her ne kadar tartışmalı olsa da sinemamızın 100. yılını kutluyoruz. Kitap Fuarı’nın bu yılki teması da Sinemamızın 100 Yılı, onur yazarı ise Atillâ Dorsay. Biz de, bu vesileyle Türkiye sinemasını tanımayı kolaylaştıracak 20 kitaplık bir seçki hazırladık. Kitap Fuarı’nın bu yılki teması, Türkiye sinemasının bir asırlık birikimine saygıyla ‘Sinemamızın 100 Yılı’ bildiğiniz gibi. Sinema yazarlığının

okumak için tıklayınız

Geçmişin ve geleceğin Rönesansı üzerine – Ulaş Koç

Kitap, bilimsel düşünme yönteminin kullanılması ve hayal kurulması için bir platform kurmuş. Gözünüz, zihniniz ve hayal gücünüzle sohbeti takip etmeye çalışmanız ilham verici bir deneyim oluyor. Tartışmayı yürüten kişilerden biri belki şu an idolünüz ya da okuyup ilham aldıktan sonra olacak, kim bilir… Kimimiz rüyalarında, kimimiz de fantastik filmlerde/dizilerde şöyle bir sahneye tanık olmuşuzdur: Bir

okumak için tıklayınız

Çocuk kitaplarından bir demet

Yeni çıkan ya da bundan yıllar önce çıkmış ama bizim yeni keşfettiğimiz birbirinden güzel, elimizden bırakmak istemeyip başucumuzda konaklatacağımız çocuk kitaplarından bir demet hazırladık sizler için. Başlangıçta ne vardı? Sıradan Bir Hikâye”nin yaşadığımız toplumu anlatan son derece ‘sıradan’ ama bizim üzerine düşünmeyi çoktan unuttuğumuz bir konusu var. Onu, diğer ‘sıradan’lardan ayıran yanı ise kanıksadığımız ve

okumak için tıklayınız

Kadının yeniden doğuşu – Ezgi Berk

‘Bir Annenin Doğuşu’, kadınların doğal ve son derece olağan tepkilerinin anormalleştirildiği ve baskılandığı, isyan bayrağını açmasın diye anneliğinin kutsandığı, fedakârlık yapmanın onandığı bir toplumda yanlış giden bir şeyler olduğunu düşünen bütün kadın ve erkeklerin okuyup üzerine tartışabilecekleri bir eser. Bebek bekleyen kadınlar, piyasada çok sayıda bebek bakımı üzerine kitap bulabilir. Peki, ya kadını anneliğin zihin

okumak için tıklayınız

Rus Biçimcileri ve Devrim – Mesut Lizor

Yirminci yüzyılın başında gerek Avrupa’da gerekse Kuzey Asya ve Yakın Doğu’da önemli düşünsel ve siyasal-toplumsal olaylar olmaktadır. Kökleri İngiliz deneyciliğine dayanan pozitif bilgi kuramı Viyana’da spekülatif felsefenin o muğlak, sınır tanımaz diline bayrak açar. Hareketin en ünlü isimlerinden Wittgenstein Tractatus’u (1921) kesinlik ihtiyacının bir gereği olarak adım adım, numaralandırılmış yalın önermeler biçiminde yazar. Alman İmparatorluğu’nun

okumak için tıklayınız

Zihnin sınırlarını yıkmak

Kapitalizm, küreselleşmenin de etkisiyle yer yurt ayırt etmeksizin var olan değerleri, düşünceyi, gelenekleri, doğayı yakıp yıkarak ilerlemeye devam ediyor. En ücra noktalara, köylere, uzak kentlere, dağlara, ormanlara boşluk bulduğu tüm alanlara, çatlaklara sızarak parçalıyor. Kendi hâkimiyetini inşa ediyor. Ömer Faruk, Yarabıçak’ta Deleuze ve Guattari’nin “göçebe düşüncesi” üzerinden aynılaşmayı, düzene bağlılığı, düzenin varlığını ve hayatımızdaki “kodları”

okumak için tıklayınız

Amerikan tarzı AVM’lerin sonu mu geliyor?

1950’lerde yaşantımıza giren alışveriş merkezleri, ticari tapınaklar olarak Amerikan tüketim kültürünün sembolü haline geldi; fakat bugün ABD’de birçoğu terk edilmiş durumda. O halde AVM’lerin sonu geliyor diyebilir miyiz? Alışveriş merkezlerinin (AVM) ilk ortaya çıkışı kötü niyetli değildi. Oysa 1977’de George A Romero, çığır açan zombi filmi Ölülerin Şafağı’nda set olarak terk edilmiş bir AVM kullanmıştı.

okumak için tıklayınız

Haziran direnişinin çizgi romanı geliyor: #İSYAN

Haziran direnişini anlatan ilk çizgi roman “#İSYAN”, önümüzdeki günlerde Yazılama tarafından yayımlanacak. 2013 yılına ve Türkiye’nin geleceğine damgasını vuran Haziran direnişi hakkında çok şey üretildi, üretilmeye de devam ediyor. Yazılama Yayınevi, önümüzdeki günlerde bir ilki gerçekleştirmeye hazırlanıyor. Erkan Yıldız’ın yazdığı, Arda Güler’in çizdiği “#İSYAN”, direnişi çizgi roman olarak anlatıyor. Kitap, şu sözlerle tanıtılıyor:

okumak için tıklayınız

Aydın Karakalem’i medya mı öldürdü?

Türkiye’de Anarşizm: Yüz Yıllık Gecikme’ kitabından tanıdığımız gazeteci Barış Soydan’ın ilk polisiye romanı ‘Boruotu Cinayeti’nin kahramanı, büyük bir gazetede editör olarak çalışan Ufuk Lodos, 2011’de ‘Anti-Otoriter Hareketlerin Eleştirel Tarihi’ diye bir kitap yazmış, kitabını da Türkiye’nin ilk anarşistlerinden ‘Deli’ Aydın Karakalem’e adamıştır. Roman, bu kitap yayınlandıktan sonra kitabını adadığı kişi hakkında aldığı okur e-mailleri nedeniyle

okumak için tıklayınız

Pessoa’nın ‘aykırı’ bankeri

Pessoa, ‘Anarşist Banker’de ideolojilerden, paranın gücünden ve insan hayatında yarattığı çelişkilerden söz ederken aslında kitabın arka planında insan ırkının kendi eliyle yarattığı sistemlere nasıl köle olduğunu, ince ve alaycı bir dille insanlığın yüzüne vurmayı başarmış. Kapitalizmle taban tabana zıt olan Anarşizm (adını antik Yunancadan alan bu kelime ‘an’ yani ‘-sız’ olumsuzluk eki ve ‘archos’ yani

okumak için tıklayınız