Yazar: Özgür Atlas

Bugün Varım, Yarın Meçhul: Kırılgan Bir Benliğin Ritüeli

Günübirlik Yaşayan Bir İnsan ‘Üç bin yılın hesabını kendine / Vermeyi bilmeyen her kimse / Cahil kalır karanlıklar içinde / Günden güne yaşayıp gitse de.” Bu söz Goethe’nin ünlü sözüdür. Altında ölüm, inkâr, savunma, boşluk ve hatta bir parça narsisistik illüzyon var. ⸻ 🎭 GÜNÜBİRLİK YAŞAMAK = “Şimdi”de Donmak Günübirlik yaşayan biri, geçmişin yükünü taşımaktan ve

okumak için tıklayınız

“Yasa Susarsa Felaket Konuşur: Müdahale Yetersizliğinin Psikodinamiği”

Toplumsal Bilinçdışının Kulak Zarını Patlatan Durumlar aslında yaşanan herhangi bir felaket sonrası etkili/ yetkili kişilerin kamunun tüm kaynakları ellerinde olmasına , yıllık planlar yapmalarına ve olası felaket senaryolarına rağmen müdehalede yetersiz, korumada ve güvenliği sağlamada sorunların altında kalması durumudur. Ne oluyorda bu bir kader olarak yaşanıyor. Olası senaryoda olan bir duruma hazırlıksız yakalanmanın psikolojisi nedir

okumak için tıklayınız

Otizm mitleri

Emilia’nın bir matematikçi veya benzeri bir şey olduğu varsayıldığında sinirleniyorum. Zeki ama çok benzersiz bir şekilde zeki. Dünyayı anlamakta zorlanıyor ama başkalarının göremediği şeyleri görüyor ve hissediyor Paul, Emilia’nın Babası Otizme dair farkındalık artıyor, ancak otizmin ne olduğu, neyin sebep olduğu ve insanları nasıl farklı şekillerde etkilediği konusunda hâlâ çok fazla kafa karışıklığı var. İşte

okumak için tıklayınız

“Kendiliğimize ve Kırılganlığımıza Temas Etmek”

“Kendlik’le Temas: Geri Dönüşsüz Bir Karşılaşma” “Ve kendini fetheden, dünyayı fethetmiş sayılır.” — Friedrich Nietzsche Bir sabah, tanıdığın her şey çözülmüş olabilir. İsimler anlamını yitirir, roller dökülür, aynalar susar. İçinde bir yer, çoktan bildiğin ama hiç konuşmadığın bir yer uyanır. İşte o an… Kendlik kapıyı çalmıştır. Onu ego’nun arka bahçesinde değil, Reddettiklerinde, bastırdıklarında, “asla ben

okumak için tıklayınız

“Kendilik’le Temas Eden Biri Olmak “

🌀  “Kendlik’le Temas” Ne Demektir? Carl Gustav Jung’un teorisinde Kendlik (Self), kişiliğimizin merkezi ve en bütün hali, yani “olabileceğimiz en derin ve en hakiki benliktir.” Ego ise günlük yaşamda “ben” dediğimiz şeydir. Ancak ego, Kendliğin sadece bir parçasıdır. Kendlik’le temas etmek, kişinin içsel olarak bu daha derin, daha bütün ve zamanın ötesinde olan özüyle ilk

okumak için tıklayınız

Bireyleşme ile Bireyselleşme Kavramlarına Analitik Bir Bakış

“Bireyleşme” ve “bireyselleşme” kelimeleri Türkçede kulağa çok benzer gelse de, özellikle psikoloji ve sosyoloji bağlamında farklı anlamlara gelirler. İşte temel farkları: Bireyleşme (Individuation) Carl Jung tarafından ortaya atılan bir kavramdır ve genellikle Analitik Psikoloji disipliniyle ilişkilendirilir.

okumak için tıklayınız

Bir Psikoterapist Gözüyle: Otistik Bir Çocuğun Gizemli İç Dünyasına Yolculuk

Değerli ebeveynler, sevgili eğitimciler ve otizm farkındalığına gönül vermiş herkes, Bugün, bir otizm uzmanı ve psikoterapist olarak, sıklıkla merak edilen ve kimi zaman da yanlış anlaşılan bir konuya ışık tutmak istiyorum: Otistik bir çocuğun iç dünyasında neler olup bitiyor? Kendisinin farkında mı? Duyguları, düşünceleri nasıl bir akış izliyor? Çoğu zaman, otizm spektrumundaki bireylerin kendilerinin ve

okumak için tıklayınız

“Yoksulluk tuzağı neden bir kapandır”

Yoksulluk tuzağı Derin Yoksulluk içinde debelenen insanları anlamakta önemli bir kavramdır. Kavramı ilk olarak Hacer Foggo’dan duymuştum. Biraz anlamaya çalıştığımda karşıma bu kavramalarla ilgili şunlar çıktı. Yoksulluk tuzağı , bireylerin veya toplulukların kendilerini içinde buldukları, yoksulluktan kurtulmalarını neredeyse imkansız hale getiren, kendi kendini sürdüren bir kısır döngüdür. Bu durumun bir kapan olarak görülmesinin temel nedenleri

okumak için tıklayınız

Gündemin Toksik Ritmi: Bugün Ne Unutacağız? Bölüm 7: “Bugün Ne Hatırlayacağız?”

🎒 Hafıza, Taşınan Bir Yüktür – Ama Aynı Zamanda Bir Harita 🎯 Gündem Değil, Hakikat Bugünün en radikal sorusu şu olabilir: “Bugün neyi hatırlamaya karar veriyoruz?” Çünkü gündem geçici, ama hakikat kalıcıdır.Gündemi takip etmek yerine,iz bırakmak gerekir.Hafıza, sadece geçmişi değil, geleceğin yönünü de belirler. 🪶 Audre Lorde: “Kendin için konuşmuyorsan, biri senin yerine konuşacaktır.” Hafızayı

okumak için tıklayınız

Gündemin Toksik Ritmi: Bugün Ne Unutacağız? Bölüm 6: Unutmamayı Öğrenmek – Direnişin Hafızası

“Hatırlamak, iyileşmenin ilk adımıdır.” 🛑 Unutmayı Reddetmek: Sessizliğe Karşı Direniş Hatırlamak bazen acı verir.Ama hatırlamamak: İktidarlar unutuldukça büyür.Direniş, bazen sadece bir ismi hatırlamakla başlar. 🪶 Hannah Arendt: Kötülüğün Sıradanlığı Arendt, Eichmann davasında şunu gördü: “Kötülük, canavarlıkla değil, unutmayla mümkün olur.” Biri görevini yaptı, diğeri sustu, öbürü arkasını döndü…Ve bir toplumsal felaket “unutarak” sürdürüldü. Yani hatırlamak

okumak için tıklayınız

Yeni Bireyleşme Biçimleri: Jungiyen Bir 21. Yüzyıl Yorumu Bölüm 6: Mitolojiye Dönüş – Arketiplerle Bireyleşmenin Yeni Yolları

Bölüm 6: Mitolojiye Dönüş – Arketiplerle Bireyleşmenin Yeni Yolları Pandora, Prometheus ve Persephone’nin Torunlarıyız 🌀 Mit, İçimizde Yaşayan Hikâyedir Jung, mitleri yalnızca antik hikâyeler olarak değil, kolektif bilinçdışının sembolik dili olarak okur. Bugün insanlar terapide, rüyalarda, yazdıkları hikâyelerde… “Benim içimde bir Pandora var.”“Ben Prometheus gibi cezalandırıldım.”“Kendi alt dünyama inmeden büyüyemem.” diyor. Çünkü: Bireyleşme, sadece kişisel

okumak için tıklayınız

Gündemin Toksik Ritmi: Bugün Ne Unutacağız? Bölüm 5: Unutmayı Öğrenmek – Gündemin Hafızası

“Ne unutursak biz oluruz?” 🧠 Toplumsal Unutma, Bireysel Travma İnsan beyni, travmayla baş etmek için bazen unutmayı seçer.Ama bir toplumun tamamı aynı anda unutuyorsa…bu artık bir savunma değil, bir politik stratejidir. “Unutma kültürü”nün içindeyiz.Ama bu unutma masum değil. 🪞Freud: Bastırılan Geri Döner Freud’a göre bastırılan travma,başka bir biçimde yeniden ortaya çıkar.Bu, toplumlar için de geçerlidir.

okumak için tıklayınız

Yeni Bireyleşme Biçimleri: Jungiyen Bir 21. Yüzyıl Yorumu Bölüm 7: Sanal Dünyada Bireyleşme – Avatarlar, Filtreler ve Dijital Kendilik

Bölüm 7: Sanal Dünyada Bireyleşme – Avatarlar, Filtreler ve Dijital Kendilik 🕶️ Benlik mi, Profil mi? Bugün biriyle tanışmadan önce yaptığımız ilk şey ne? Profilini stalk’lamak. Dijital çağda “kendin olmak”, artık bir kullanıcı adı, bir biyografi cümlesi ve filtrelenmiş bir fotoğraf karesiyle eş anlamlı. Ama sorun şu: “Kendilik”, sabitlenemez.Ama “profil” sabit kalmak zorundadır. Bu da

okumak için tıklayınız

Deli Yürek’den Eşref Rüya’ya: Türkiye Erkekliği ve Adalet Mitolojisi Üzerine Analitik Saptamalar

Deli Yürek ve Eşref Rüya dizileri, Türkiye televizyon tarihinde “erkeklik”, “adalet”, “aile” ve “toplumsal düzen” temalarını farklı dönemlerde ama keskin benzerliklerle işleyen iki önemli diziler. Popülerliğini yitirmeyen bir arketipin hikayesini anlattığından incelenmeleri ve karşılaştırmalı analizi hakettiğini düşünüyoruz..Şimdi, bu iki diziyi analitik ve Jungiyen psikanalitik bir çerçevede karşılaştıralım: 1. 🔥 Erkeklik Arketipleri ve Krizleri Deli Yürek

okumak için tıklayınız

Yeni Bireyleşme Biçimleri: Jungiyen Bir 21. Yüzyıl Yorumu Bölüm 5: Ruhsal Çoraklık – Dürtüyle Dolu, Anlamdan Yoksun Hayatlar

Bölüm 5: Ruhsal Çoraklık – Dürtüyle Dolu, Anlamdan Yoksun Hayatlar 🔋 Yaşıyoruz Ama Yanmıyoruz Gündelik hayat hızla akıyor: bildirimler, görevler, hedefler…Ama içimizde bir yer hâlâ boş.Çünkü: Bu çağda “istek çok”, ama “anlam az”.Harekete geçiyoruz ama neden geçtiğimizi bilmiyoruz. 💥 Jung’un Uyardığı Tehlike: Dürtülerin Tiranlığı Jung, bireyleşme yolunda en büyük tehlikelerden birinin dürtüsel yaşamak olduğunu söyler.

okumak için tıklayınız

Yeni Bireyleşme Biçimleri: Jungiyen Bir 21. Yüzyıl Yorumu Bölüm 8: Yeni Topraklar – Bireyleşmenin Politik Haritası

Bölüm 8: Yeni Topraklar – Bireyleşmenin Politik Haritası 🌍 Ben Olmak, Biz’in Gölgesinde Jung bireyleşmeyi kişisel bir süreç olarak anlatsa da, bu süreç hiçbir zaman toplumdan bağımsız değildir.Çünkü her “ben”in arkasında bir “biz” yankılanır. Ve çoğu zaman: Bireyleşmek, kolektife rağmen değil,Kolektifin gölgesiyle yüzleşerek mümkün olur. 🧠 Kolektif Gölge ve Lider Figürleri Bir toplumun bastırdığı duygular,

okumak için tıklayınız

İçimizdeki Karanlık Taraflar veya Öfkede Hasedin Yeri

Erdoğan Çalak’ın İçimizdeki Magma: Haset kitabında haset, insan psişesinin temel bir enerjisi olarak ele alınır ve özellikle içimizdeki “karanlık taraf” veya öfke gibi yoğun duyguların merkezinde yer alır. Psikanalitik açıdan, haset, bireyin yetersizlik hissi, kıyaslama ve yok etme arzusuyla şekillenen yıkıcı bir dürtü olarak tanımlanır. Çalak, haseti yalnızca olumsuz bir duygu olarak değil, aynı zamanda

okumak için tıklayınız

Gündemin Toksik Ritmi: Bugün Ne Unutacağız? Bölüm 4: Algı Zehirlenmesi – Krizden Krize Yaşamak

“Kriz değilsek, yokuz.” 📣 Sürekli Acil Durum Hâli Her gün bir kriz:⚠️ Ekonomik çöküş⚠️ Şiddetli bir olay⚠️ Siyasi bir çatışma⚠️ Bir sansasyon Ve biz, gerçekten önemli olanı konuşamadan bir yenisine geçiyoruz. Sürekli “acil” olan bir dünyada hiçbir şey önemli olamıyor.Ve bu tam da iktidarın istediği şey:Bilinç dağınıklığı. 🧠 Dikkat Savaşları ve Politik Zihin Erozyonu Politik

okumak için tıklayınız

Yeni Bireyleşme Biçimleri: Jungiyen Bir 21. Yüzyıl Yorumu Bölüm 4: Annenin Gölgesinden Çıkmak, Babanın Onayına Girmemek

Bölüm 4: Annenin Gölgesinden Çıkmak, Babanın Onayına Girmemek Sadakat, Kimlik ve Bireyleşmenin İçsel Tuzakları 🧬 Aileyi Sadece Sevmek Yetmez Bireyleşmek, aileden “kaçmak” değil.Ama her bireyleşme yolculuğu, anneye sadakati ve babanın onayını sorgulamak zorundadır. Çünkü: Anneyi kaybetmek istemediğin için “seni tanımayan bir benliğe” sadık kalırsın.Babadan onay almak için “sana ait olmayan bir başarıyı” kovalar durursun. 🧱

okumak için tıklayınız

M. Scott Peck’e Göre : SEVGİ NEDİR?

M. Scott Peck’in Az Seçilen Yol (The Road Less Traveled)_ kitabındaki sevgi tanımını inceleyecek olursak; Scott Peck’in tanımında sevgi: “Kendimizin ya da bir başkasının ruhsal gelişimini destekleyecek istekli bir eylemdir.” Yani: Peck’e göre: 🎬 Kızgın Damdaki Kedi’de Sevgi Ne Hâlde? Filmde ise: Yani: 🔍 KARŞILAŞTIRMALI ANALİZ Tema M. Scott Peck – Az Seçilen Yol Kızgın

okumak için tıklayınız