Yazar: Özgür Atlas

Uygulamalı Davranış Analizi (ABA): Sorunu Derinleştiren Bir Yaklaşım Mı ?

Özellikle “The Politics of Autism: Navigating the Contested Spectrum” adlı eserden alıntılarla bu konuyu derinleştirmeye çalışalım ve bu kitaptaki, Uygulamalı Davranış Analizi (ABA) konusundaki sorularınıza ayrıntılı ve dayanaklı yanıtları buraya aktaralım. Uygulamalı Davranış Analizi (ABA), otizm spektrum (OSB) olan bireyler için en yaygın ve bilimsel olarak desteklenen terapilerden biridir. 1. Tanımı ve Temel İlkeleri: ABA,

okumak için tıklayınız

Narsisizm ve Sosyal Medya Arasındaki İlişki Hasedi Artırıyor mu ?

Narsisizm ve sosyal medya arasındaki ilişki, modern psikoloji ve psikanaliz alanında yoğun bir şekilde tartışılan bir konudur. Erdoğan Çalak’ın İçimizdeki Magma: Haset kitabında, narsisizm, modern dünyanın teşhirci ve rekabetçi kültürünün bir ürünü olarak ele alınır; sosyal medya ise bu narsisistik eğilimleri körükleyen başlıca araçlardan biri olarak görülür. Çalak, sosyal medyanın bireyleri sürekli kıyaslamaya, imaj oluşturmaya

okumak için tıklayınız

Kıskançlık ve Öfkenin Dinamikleri

Kıskançlık ve öfke, psikanalitik ve psikolojik çerçevede sıkı sıkıya bağlantılı duygulardır ve her ikisi de bireyin içsel çatışmalarından, ilişkisel dinamiklerden ve toplumsal etkilerden beslenir. Erdoğan Çalak’ın İçimizdeki Magma: Haset kitabında, kıskançlık (jealousy) “sahip olunan bir şeyi kaybetme korkusu” olarak tanımlanırken, öfke, bu korkunun veya engellenmişliğin dışa vurumu olarak ele alınır. Çalak’ın perspektifi, kıskançlığın hasetten (envy)

okumak için tıklayınız

Gündemin Toksik Ritmi: Bugün Ne Unutacağız? Bölüm 3: Medya, Algı ve Tüketim Döngüsü

“Haber mi alıyoruz, his mi tüketiyoruz?” Her gün…📱 Bir bildirim sesiyle açılan telefon,🔁 Sonsuz bir kaydırma,💬 Her şey hakkında birkaç cümle,⏱ Ama hiçbir şey için bir dakika durmama… Peki biz bilgileniyor muyuz, yoksa programlanıyor muyuz? 🌀 Gündemin Tüketim Ekonomisi Modern medya sisteminde gündem artık: Noam Chomsky’nin “Rızanın İmalatı” adlı eserinde söylediği gibi: “Medya, haber vermek

okumak için tıklayınız

Bilinçdışını Anlamak için Carl Gustav Jung’dan Nasıl Yararlanabiliriz ?

Carl Jung, psikanalizin kurucusu Freud’dan ayrılarak kendi “Analitik Psikoloji” ekolünü geliştirmiş ve bilinçdışı kavramına çok daha geniş ve derin bir anlam yüklemiştir. Jung’a göre bilinçdışı, sadece bastırılmış kişisel deneyimlerimizden ibaret değildir; aynı zamanda tüm insanlığın ortak mirasını taşıyan evrensel bir katmanı da içerir. Jung’un bilinçdışını anlamak ve ondan yararlanmak için kullandığı temel kavramlar ve yöntemler

okumak için tıklayınız

İçimizdeki Evren: Modern Yaşamda Ruhsal Gerçekliği Anlamak

Günlük konuşmalarımızda sıkça duyarız: “İçimden bir ses öyle dedi,” “Kendimi içten içe iyi hissetmiyorum,” ya da “Aslında içimde fırtınalar kopuyor.” Peki, bu bahsettiğimiz “iç” gerçekten nedir? Sadece bir metafor mu, yoksa gerçekten deneyimlerimizin, duygularımızın ve kişiliğimizin şekillendiği, kendimize ait bir içerisi mi var?Modern düşünce ve psikoloji, ruhsal gerçeklikten bahsederken bu “iç” sözcüğünü yoğun bir şekilde

okumak için tıklayınız

Kadın ve Erkeklerde Hasedin Farklılığı

Erdoğan Çalak’ın İçimizdeki Magma: Haset kitabında, haset duygusunun kadın ve erkeklerde farklı dinamiklerle ortaya çıktığı ve cinsiyet rolleri, biyolojik eğilimler ve kültürel etkilerle şekillendiği detaylı bir şekilde ele alınır. Çalak, hasetin her iki cinsiyette de temel bir enerji olduğunu, ancak ifade biçimlerinin, motivasyonlarının ve sonuçlarının farklılık gösterdiğini vurgular. 1. Kadınlarda Haset Çalak’a göre, kadınlarda haset,

okumak için tıklayınız

Sevgi Odaklı Yaşamak Mümkün Müdür ?

Erdoğan Çalak’ın İçimizdeki Magma: Haset kitabında, sevgi odaklı bir yaşamın mümkün olabilmesi için haset enerjisinin bilinçli bir şekilde dönüştürülmesi ve bireyin ruhsal gelişiminin sevgiyle şekillenmesi gerektiği vurgulanır. Çalak, modern dünyanın haseti körükleyen yapısına karşı, sevgi odaklı bir yaşamı bireysel farkındalık, sağlıklı ilişkiler ve içsel dönüşümle inşa edilebilecek bir hedef olarak sunar. Aşağıda, bu hedefe ulaşmak

okumak için tıklayınız

Mevcut Politika(cı)ların Otizm Konusunda Yetersiz Kalma Nedenleri ( ABD Özelinde )

Mevcut politikaların ve politikacıların otizm konusunda yetersiz kalmasının temel nedenleri, konunun kendine özgü zorlukları ve politika yapım süreçlerindeki engellerle ilişkilidir: Ne Yapılması Gerekiyor? (Öneriler) Mevcut yetersizlikleri gidermek için politika yapıcıların atması gereken stratejik adımlar şunlardır: Politikacıların bu konularda yetersiz kalma nedenleri derinlemesine incelenmeli ve stratejik tavsiyeler, otistik bireylerin ve ailelerinin yaşam kalitesini artıracak, sistemdeki karmaşıklığı

okumak için tıklayınız

Türk Dizilerinde Haset ve Kıskançlık Temsilleri

Türk dizilerinde haset ve kıskançlık temaları, gerek dramatik gerekse toplumsal dinamikleri yansıtma açısından sıkça işlenen motiflerdir. Erdoğan Çalak’ın İçimizdeki Magma: Haset kitabında haset ve kıskançlığın psikanalitik ve toplumsal boyutlarına dair sunduğu çerçeve, Türk dizilerindeki temsilleri anlamak için de bir lens sağlayabilir. Çalak, haseti “benim olmayan bir şeye sahip olma isteği” (iki kişilik bir dinamik) ve

okumak için tıklayınız

Görünmez Zorlukları Aşmak: Otistik Bireyler ve Aileleri İçin Stratejiler ve Savunuculuk Yöntemleri

Otizm alanında çalışan bir psikoterapist olarak, otizm spektrumundaki bireylerin ve ailelerinin, geleneksel “hastalık çerçevesi”nin dayattığı görünmez zorlukları aşarak ve “farklılık çerçevesi”nin sunduğu imkanlarla uygun hizmetlere erişim sağlamak için kullandıkları stratejileri ve savunuculuk yöntemlerini incelemek önemlidir. Bu stratejiler, bireysel dirençten sistemik dönüşüme kadar uzanan geniş bir yelpazeyi kapsar. Giriş Otizm spektrumundaki bireyler, toplumun genellikle nörotipik beklentilerine

okumak için tıklayınız

Kapitalizm ve Sevginin Gölgesi: İlişkilerin Metalaşması ve İnsan Ruhunun Yabancılaşması

Bir psikoterapist olarak, bu konuyu sadece ekonomik bir çerçeveden değil, aynı zamanda bireysel ve toplumsal psikolojimiz üzerindeki derin etkileriyle ele almak isterim. Giriş Kapitalizm, modern dünyanın dominant ekonomik ve kültürel sistemidir. Sürekli büyüme, rekabet, verimlilik ve metalaşma üzerine kurulu bu sistem, yalnızca üretim ve tüketim alışkanlıklarımızı değil, aynı zamanda en temel insani deneyimlerimizden biri olan

okumak için tıklayınız

Yaralı Erkeklik, Baba Travması: Yamaç’ın Bireyleşemeyen Hikâyesi

Çukur bir dizi olarak kodlasak ta içindeki erkeklerin sunuluşu ve özdeşleşme mekanizmalarını düşündüğümüzde Türkiye’deki erkeklik hallerine dair bir analiz sunabileceğini düşünüyoruz. “Yaralı Erkeklik, Baba Travması: Yamaç’ın Bireyleşemeyen Hikâyesi” sadece Çukur’un değil, modern erkekliğin, travmatik babalık deneyiminin ve bireyselleşemeyen Türkiye erkeğinin bir portresini çizebilmek için çok güçlü bir zemin sunuyor. 📍 1. “Kral Oğul” Değil, “Yaralı

okumak için tıklayınız

Lacan’ın “Kadınlar yönetebilecekleri diktatör erkekleri severler” Sözünün Anlamı

Jacques Lacan’ın “Kadınlar yönetebilecekleri diktatör erkekleri severler” sözü, onun psikanalitik teorisi ve cinsiyet dinamikleKadınlar yönetebilecekleri diktatör erkekleri severlerrine dair görüşleri bağlamında derinlemesine incelenmeyi gerektirir. Bu söz, Lacan’ın cinsiyet, arzu, otorite ve öznellik üzerine kuramsal çerçevesinde önemli bir tartışma noktasıdır. Aşağıda, bu ifadeyi felsefi ve kuramsal olarak değerlendirirken, ilişkili mitolojik hikayeler ve kahramanlarla bağlantılar kuracağım.### **Felsefi

okumak için tıklayınız

Yeni Bireyleşme Biçimleri: Jungiyen Bir 21. Yüzyıl Yorumu

Bölüm 3: Dijital Gölge – Like ile Var Olan Benlik 🎭 Persona 2.0: Sosyal Medyada Kim Olmak? Jung, persona kavramını “toplumun bizden beklediği rol” olarak tanımlamıştı.Bugün bu rol artık Instagram’da, TikTok’ta, Twitter’da ve WhatsApp durumlarında yaşıyor.Yani: Artık maskemiz yüzümüzde değil, ekranlarımızda.Ve belki de daha önce hiç olmadığı kadar benliğimizi ele geçiriyor. 🤳 Gölge, Artık Dijital

okumak için tıklayınız

Baba Kim? Aileyi Kim Kurar? Travmatik Aidiyetin Psikanalizi

Bir ruh sağlığı uzmanı olarak , terapi odalarımızın loş ışıklarında veya gündelik hayatın absürt karmaşasında, dilimize pelesenk olan ama derinliğini pek de sorgulamadığımız bir soruyu cesurca masaya yatıralım: “Baba Kim? Aileyi Kim Kurar? Ve bu kutsal sandığımız aidiyet duygusu, ruhumuzda nasıl travmatik bir zincire dönüşür?” Baba Kimdir?: Biyolojinin Ötesinde Bir İşlev ve Birkaç Psikopatolojik Şaka

okumak için tıklayınız

Yumuşak Totalitarizm: İtaatin Şeffaf Halleri ve Modern Kendilik Üzerindeki Gölgesi

Klasik totaliter rejimlerin açık şiddet, baskı ve korkuya dayalı zorlamalarının aksine, bu yeni dönem totalitarizmi, bireylerin kendi rızalarıyla, neredeyse farkında olmadan bir sisteme uyum sağlamasını, hatta ona gönüllü olarak itaat etmesini ifade eder. Peki, özgürlük ve bireysellik vaat eden bir çağda, bu “şeffaf itaat” nasıl ortaya çıkıyor ve kendilik algımızı nasıl şekillendiriyor? Giriş Modern toplumlar,

okumak için tıklayınız

Göçebe Zihin ve Kentsel Yersizlik – Bölüm 3

Daha önce yazdığım yersizlik ve psikodinamik üzerine yazımı başka açılardan ele alarak başka boyutlarını açıklamaya çalışacağaım. Modern bireyin mekânsal olmayan ama içsel yersizliğini, belirsizlikle baş etme stratejilerini ve psiko-coğrafi bir çözülmeyi anlamaya çalışacağım. Bölüm 1 : https://www.insanokur.org/kiralik-dairelere-sikistirilan-insan-modern-yersizligin-psikodinamigi-bolum-1/ Bölüm 2 : https://www.insanokur.org/yerlesmenin-ruhsal-hakki-bolum-2/ – Modern bireyin ruhsal mekân kaybı üzerine bir deneme – “Artık bedenimiz bir yerde

okumak için tıklayınız

Sevgi de Politiktir : Sevgi, Kişisel Duygudan Toplumsal Sorumluluğa

Sevginin kişisel alanın ötesine geçerek toplumsal bir sorumluluk biçimi olarak algılanması, modern dünyanın en temel ihtiyaçlarından biridir. Bu anlayış, hem bireysel hem de kolektif iyiliğin anahtarını barındırır. Geleneksel olarak sevgi, romantik ilişkiler, aile bağları veya yakın arkadaşlıklar gibi özel ve kişisel alanlara hapsedilmiş, çoğunlukla duygusal bir deneyim olarak görülmüştür. Ancak bu sınırlı tanım, sevginin dönüştürücü

okumak için tıklayınız

”Kutsallaştırılan savaş” ve “taraf olmaya zorlanan halklar”

“Kutsallaştırılan savaş” ve “taraf olmaya zorlanan halklar” meselesi, hem tarihsel hem de güncel politik bağlamda derin bir psikopolitik gerilimi işaret eder. 1. 🔥 Savaşı Kutsallaştırma Mekanizmaları 2. 🤝 “Taraf Ol” Baskısı ve Sosyal Mühendislik 3. 🕊️ Eleştirel Düşüncenin Gölgelemesi 4. 💔 Halkın Psikolojik ve Sosyal Tükenişi 5. 🌱 Alternatif Dayanışma ve Tarafsızlık Pratikleri ✨ Sonuç

okumak için tıklayınız