Bu kitapların peşine düşmeli – Aslı Tohumcu

Almanya?da yaşayan/doğmuş Türk çocuklarının ?anadili eğitimi? bahsi açıldığında kaplan kesilen, dil haklarını ve ikidilliliğin yararlarını savunan bizler, konu Türkiye?de yaşayan Kürt ya da Ermeni çocuklara ve onların anadillerine gelince ne kadar da anlayışsız ve ırkçı kesiliyoruz. Çeşitliliğin hiçbir türüne saygımız yok ki dilsel çeşitliliğe olsun. Oysa bir dilin varlığını sürdürebilmesinin en temel koşulu, o dilin konuşulduğu toplumun genelinde o dile saygı duyulması değil midir! Yeni nesillerin, farklı dil ve kültürler hakkında erken yaşta bilgi sahibi olması, farklılıklara ve değişik kültürlere açık olmayı beraberinde getirmez mi!
Türkiye?de, Türkçe-İngilizce çocuk kitapları var, ancak azınlık dilleriyle yapılmış çalışma yok. Dilsel çeşitliliğe ve azınlık dillerine saygı geliştirilmesine hizmet etme amacıyla yola çıkan Anadolu Kültür, işte bu konuda Türkiye?deki ilk uygulamayı gerçekleştirdi. (Bu uygulamayı, Kürtçe-Türkçe kitaplarla İletişim Yayınları takip ediyor.)
Dördü İsveçli, biri Hollandalı beş yazardan beş kitap seçen Anadolu Kültür, bu beş kitabın üç bininin Kürtçe-Türkçe, bininin Ermenice-Türkçe ve bir tanesinin de örnek teşkil etmesi amacıyla 500 adet Yunanca-Türkçe basılmasını sağladı. Bu kitapların bir de, Türkiye ve dünyada konuşulan diller hakkında temel bilgiler; çokdilliliğin zenginliği, diller arası aktarım gibi konular ve çokdillilik üzerine bilgilerin yanı sıra kitaplardaki öykülerden hareketle çocuklarla yapılabilecek eğlenceli aktiviteler içeren bir kılavuzu var.

Yapayalnız kalmamak için
Fikrin geliştirilme aşamasında Prof. Dr. Fatma Gök (Boğaziçi Üniversitesi Eğitim Fakültesi), Doç. Dr. Aylin Küntay (Koç Üniversitesi Psikoloji Bölümü), Dr. Serra Müderrisoğlu (Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji Bölümü), Ali Arda (çocuk kitapları çevirmeni), Azad Ziya Eren (Kürt yazar, yayıncı) ve Garo Paylan (Yeşilköy Ermeni Lisesi Kurucu Üyesi) danışmanlık yaptılar. Hollanda Başkonsolosluğu?nun Matra/KAP programından aldıkları desteğe, kitapların basım aşamasında İstanbul İsveç Başkonsolosluğu ve Global Dialogue?dan da destek geldi.
Projenin sosyal ve kültürel ortamda yeterli anadili desteği görmeyen azınlık çocuklarının anadilleriyle daha olumlu bir ilişki geliştirmelerine katkıda bulunacağı muhakkak. Umarız Milli Eğitim Bakanlığı kitaplarla kılavuzun okul kütüphanelerine gönderilmesinin ve Türkiye genelinde ilköğretim okullarında okunmasının, kılavuzda yer alan oyunların sınıflarda oynanmasının yolunu açar.
Biraz da seçilen kitaplardan bahsetmek gerekirse, projenin amacı kadar güzel, bir o kadar sıradışı kitaplar, öyküler olduğunu belirtmek lazım. Örneğin, Ulf Nilsson ve Eva Eriksson?ın Kürtçe-Türkçe basılan ?Bu Dünyada Yapayalnız Kaldığımda/Gava em li vê dinyayê bi tena serê xwe mabûn? adlı kitapları, iki kardeşin hüzünlü, matrak öyküsü. Anaokulunda saate bakmayı öğrenen ufaklık bir gün, babası her zamanki gibi saat üçte kendisini almaya gelmeyince tek başına yürür eve. Kapıyı çalar ve açan olmayınca öldüler herhalde diye düşünür. Kendini merdivenlere bırakır, yüreğini de hüzne ve bu yokuluğun acısına bırakacaktır ki, küçük kardeşi gelir aklına. Kardeşinin yuvasına koşar ve kardeşini gördüğü an güçlü davranmaya, ne kadar kötü durumda olduklarını ona hissettirmemeye karar verir.
Birlikte tekrar eve dönerler. Her akşamki rutinlerini (televizyon seyretmek, bisküvi yemek) gerçekleştirmek için bir ev yapmaya karar verir ufaklık. Sağda solda bulduğu tahta ve muşamba parçalarıyla becerir de bir ev yapmayı. Yapraklarla örter kardeşinin üstünü. Bulduğu karton kutunun ortasını kesip ekran yapar, üzerine kalemle tuşlar ve çürük çubuklardan anten ekler. Bisküvi yoksa, bostanda kök havuçlar vardır. Yumurta, toz şeker, tereyağı ve pudra şekeri ödünç alınabilecek komşular da? Kardeşi, bir kaseye koydurdukları bu nevaleyi parmaklarken bizim ufaklıkta televizyon kutusunun içine girip kendi televizyon programını yapar.
Kardeşi eğlense de ufalık üzgündür, ne acıklı durumdayız diye düşünür ve gözyaşlarını daha fazla tutamaz. O sırada barakalarının çatısından tanıdık bir yüz aşağıya eğilir. Anne ve babası gelmiştir. Evlerine girip televizyon seyreder, bisküvi yerler. Bu yanlış anlamanın sebebinin, bizim ufaklığın saatleri, rakamları atlaya zıplaya sayması olduğu ortaya çıkar.
Okul öncesi dönemdeki çocukların en büyük korkularından birinin anne babalarını kaybetmek olduğu düşünülürse, bu korkuyu bu kadar iyi kavrayan, ancak meseleyi de çocukları korkutmadan işleyen bir kitap yazması Nilsson?ın, bunu yazarken ufaklığın hüznüyle dalga geçerek bizi eğlendirmesi tek kelimeyle şahane. Üstelik seçilen beş kitabın beşi de aynı inceliğe, yaratıcılığa sahip ve çocukların dünyasına çok şey katacak kitaplar. ?Bu Dünyada Yapayalnız Kaldığımızda?, ?Jan?ın Kitabı?, ?Deli Sivrisinek?, ?Ajax Adında Bir Yıldız? ve ?Şanşlıyım!-Şanssızım!? Bu kitapların peşine düşmek lazım.

Aslı Tohumcu
10/02/2012 tarihli Radikal Kitap Eki

Kitapların Künyeleri
Şanslıyım!-Şanssızım!

Thomas Halling
Kanat Çocuk
Resimleyen: Eva Eriksson
Türkçeye Çeviren: Ali Arda
48 sayfa.

Bu Dünyada Yapayalnız Kaldığımda
Ulf Nilsson
Resimleyen: Eva Eriksson
Türkçeye Çeviren: Ali Arda
Kürtçeye Çeviren: Bilal Görgü
32 sayfa.

Deli Sivrisinek!
Helen Rundgren
Resimleyen: Anna Lindqvist
Türkçeye Çeviren: Ali Arda
Ermeniceye Çeviren: Tamar Nalcı
26 sayfa.

Jan?ın Kitabı
Yazan ve resimleyen: Harrie Geelen
Türkçeye Çeviren: Gül Özlen
Ermeniceye Çeviren: Atenik Arzuman
28 sayfa.

Ajax Adında Bir Yıldız
Ulf Stark
Resimleyen: Stine Wirsen
Türkçeye Çeviren: Ali Arda
Kürtçeye Çeviren: Bilal Görgü
42 sayfa.

Kitaplar, Anadolu Kültür tarafından basılmıştır.
Bilgi için: www.anadolukultur.org. Tel: 0212 219 18 36.

Bu kitapların peşine düşmeli – Aslı Tohumcu” üzerine bir yorum

  1. Yazar,
    Anadilde eğitim derken örgün eğitimi amaçlıyor kuşkusuz.
    Yoksa; Türkiye’de (başımızdaki yönetimin tüm çağdışılığına, emperyalist uşaklığına karşın) yaşayan, konuşulan hiçbir dilin yasak olmadığını, herkesin istediği dili konuşabildiğini, yazabildiğini, öğrenebildiğini, öğretebildiğini biliyordur sanırım.
    Bundan ötesi, dünyanın tüm ülkelerinde (çok kültürlülük, çok dillilik sorunu varsa) egemen dilin yanında öteki dillerle ilgili tutumun ne olacağı tartışılıyor, tartıştırılıyor.
    Bu tartışmanın ve bulanıklığın yüksek amaçlar yanında emperyalist amaçlara da hizmet ettiğini görmemek için körkütük aptal olmak gerekir.
    Emperyalizim, on yıllardır sürdürdüğü, böl ve yönet savından asla vazgeçmemiştir, geçmeyecektir de.
    O zaman öncelik, (ileri güçlerin bir araya gelerek) gerici, çağdışı iktidarlardan kurtulma mücadelesine verilmelidir.
    Öteki sorunlar, bağımsız, özgür, toplumcu bir yapının kolaylıkla üstesinen geleceği sorunlardır.
    İşte bu noktada dikkatli ve uyanık olmak gerekiyor bence.

Yorum yapın

Daha fazla Çocuk Kitapları, Makaleler
Bir Roman Değerlendirmesi: Ankara – Korkut Köseoğlu

Yakup Kadri, Ankara romanını ilk kez 1934 yılında yayınlamış. Romanında Cumhuriyet devrimlerinin amacına ulaşamamasını anlatır. Ankara, hem bir roman, hem...

Kapat