İnsanın “terbiye edilmiş kaosa” teslimi

Batma sanatı
İnsanın “terbiye edilmiş kaosa” nasıl da teslim olduğunu görmek açısından çarpıcı bir kitap.

İlk sayfası açılan her kitap günceldir. Ne var ki bir yandan o kitabın güncelliği ve değeri sadece edebi yetkinliği ile değil aynı zamanda işlediği ruhun sürekliliği ile de ilişkilidir. 1946’da yazılmış bir kitabın bizim için vazgeçilmez tarafı nedir diye sorabiliriz. Yeterince yazılıp çizilmedi mi Nazilerin yenilgisinin ardından? Oysa bazı kitaplar, gerçeği öylesine yaşar bir yetkinlikle bugüne taşırlar ki işte tam da bu yüzden daha ilk satırlarından itibaren onların çoğul güncelliğine teslim oluruz.

Devamını oku

Elvedası geciken canavarlar var şehirde! – Funda Demir

Deniz Gezmiş ismini ilk duyduğumda ilkokul çağlarında olsam gerek. Devlet o gençleri asmıştı. Düşüncesi korkunç, yaşattığı acı tarifsiz ve durumun kendisi inanılmazdı, olamazdı. Koskoca devlet çocuk öldürmezdi. Büyüdükçe anladım ne yazık ki? Deniz?ler ne ilkti ne de son olacaktı. Adı terör oldu, adı darbe oldu, adı biber gazı kapsülü oldu, alınmayan önlemler oldu, deprem oldu adı, yoksulluk oldu, adı hayata dönüş oldu, intihar oldu adı, barış oldu, özgürlük oldu, adı isyan oldu, adı çernobil oldu, kanser oldu ve çocuklar, o bin bir emekle doğup büyüyen çocuklar yamalı ceketlerini bulutlara asıp birer birer yıldız oldular.

Devamını oku

İstikamet; “Güney Çayırı” – Funda Demir

Bahar demek erik ağaçlarına tırmanmaktı bir vakit. Sonra, akşam üstü okul çıkışları cepteki üç kuruş harçlıkla karın doyurup bir bardak çay içebilme özgürlüğü oldu. Boynuna kırmızı fuları takıp sokağa çıkmaktı bahar. Gün geldi, aşk oldu… En çok da aşk oldu. Oldu da canımıza okudu… Vapurdaki son martıyı seyre dalarken eve geç kalmak oldu. Buralardan gitme isteğiydi. Burası her neresiyse, deniz kenarı küçücük bir kasabanın daha iyi bir yer olabileceğine inanmaktı benim bildiğim bahar. “Çiçek çiçek kuşatırdı dağları telli duvak, dağları mor salkımlı dağları?”

Devamını oku

Bu kitapların peşine düşmeli – Aslı Tohumcu

Almanya?da yaşayan/doğmuş Türk çocuklarının ?anadili eğitimi? bahsi açıldığında kaplan kesilen, dil haklarını ve ikidilliliğin yararlarını savunan bizler, konu Türkiye?de yaşayan Kürt ya da Ermeni çocuklara ve onların anadillerine gelince ne kadar da anlayışsız ve ırkçı kesiliyoruz. Çeşitliliğin hiçbir türüne saygımız yok ki dilsel çeşitliliğe olsun. Oysa bir dilin varlığını sürdürebilmesinin en temel koşulu, o dilin konuşulduğu toplumun genelinde o dile saygı duyulması değil midir! Yeni nesillerin, farklı dil ve kültürler hakkında erken yaşta bilgi sahibi olması, farklılıklara ve değişik kültürlere açık olmayı beraberinde getirmez mi!

Devamını oku

Biliam ve Ben Düşünürken – Asa Lind

Çocukların Kitapları çocuklarla buluşuyor.

Beş kentten 187 çocuk İsveç’li yazar ve çizerlerle ortak kitaplar hazırladılar. Yazarların hikâyelerini çizim yaptılar, çizimlere hikâyeler yazdılar. Hazırlanan on kitabın ilk 5’i şimdi çocuklara buluşuyor.

Çocuk Hakları konusunda farkındalık yaratmayı amaçlayan “Çocukların Hakları, Çocukların Kitabı” adlı proje kapsamında yetişkin yazar ve çizerler 8-12 yaş arasındaki çocuklarla ortak bir edebiyat projesinde buluştu. İsveç Yazarlar Birliği ve Anadolu Kültür tarafından İstanbul İsveç Başkonsolosluğu’nun desteğiyle hayata geçirilen proje kapsamında 5 İsveç’li yazar

Devamını oku

Ellika Tomson’un Keşif Günlüğü – Asa Lind

Ellika’nın hiç keyfi yok, çünkü pazartesiye kadar bir ödev yazması gerekiyor; hem de sayfalarca, hem de uzun zaman önce yaşamış bir kâşif hakkında…

Ama komşusu tamirci ve temizlikçi Pampas ona küçücük bir defter, bir kalem ve yepyeni bir fikir verir: Neden Ellika kâşif olup da kendi keşif günlüğünü yazamasın? Keşfetmek için uzak ülkelere gitmek şart mı? İnsan yaşadığı apartmanda keşif seyahatine çıkamaz mı?

İşte Ellika Tomson’un ilginç ve maceralı keşif seyahati böyle başladı…
Daima keşfedilecek bir şey vardır. En iyi bildiğinizi

Devamını oku

Daha da Fazla Kumkurdu (Sandvargen och hela Härligheten), Asa Lind – Gülsüm Aksoy

Kumkurdu ve Zackarina ile kızım sayesinde tanıştım. Tanıştığıma da bu kadar memnun olabileceğimi hiç düşünemezdim. Bir park dönüşüydü ve kitapçıya girmiştik. Kızımın çocuk kitapları bölümünde dikkatini çeken ilk şey inanılmaz güzellikteki kapak resmiyle “Daha da fazla Kumkurdu” olmuştu. Kumsalda birbirlerine yaslanarak bağdaş kurmuş oturan iki kahraman, mutlu ve huzurlu bir şekilde gökyüzünü izliyor. Belli ki meraklı Zackarina yine bilge dostu Kumkurdun’a gökyüzü hakında sorular soruyor. Zaten kitap boyunca Zackarina bütün çocukların karşılaşabileceği konular (zaman, evren, yalnızlık, ölüm) hakkında sorular yöneltiyor, Kumkurdu da sıkmadan, bunaltmadan aklın ve bilmin ışığında yanıtlar üretiyor. Bu yanıyla toplumsal dokuya adeta işleyen

Devamını oku

Cezaevi kontör yükleme