Padişaha Giren Kazık – Aziz Nesin (Kendi Sesinden)
Hollanda Kütüphaneler Merkezi tarafından yapılan kayıtta Aziz Nesin, Padişaha Giren Kazık adlı öyküsünü okuyor.
okumak için tıklayınızOkuyun ama yutmayın, çiğneyin.
Hollanda Kütüphaneler Merkezi tarafından yapılan kayıtta Aziz Nesin, Padişaha Giren Kazık adlı öyküsünü okuyor.
okumak için tıklayınızRomanın yaşamsal öğelerden kaynaklandığı çok belli oluyor. Ama bu yaşamsal öğeleri öylesine ustaca eritmiş ve gerektiği yerde, gerektiği zaman, ancak gerektiğince kullanmış ki romanını yaşamsal öykü olmaktan uzaklaştırmış, roman kategorisine sokmuş. Önemli olan Kundera’nın ayrıntıları büyük ustalıkla yerli yerinde, okurlara bundan tat aldırarak ve kendilerini duyurtarak anlatmış olması. Anlattığı her ayrıntıda kendi duygularımızı buluyoruz; çünkü
okumak için tıklayınızYaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz, Aziz Nesin’in 1977 yılında yazdığı bir romandır. Aziz Nesin bu eseriyle 1978’de Madaralı Roman Ödülü’nü almıştır. Aziz Nesin Yaşar Ne Yaşamaz’ı önce radyo oyunu olarak yazdı. Kazandığı büyük başarı üstüne sahne oyunu haline getirdi. Israrlar üzerine senaryosunu yazdı; çoğu tiyatrocudan olduğu gibi, bu kez de filmciden telif hakkını alamadı. Bir
okumak için tıklayınızSesli Edebiyat Yapımları – Öyküler “Ses”leniyor proje kapsamında Rüştü Asyalı tarafından seslendirilen Aziz Nesin’in “Kambur Sabrinin Radyosu” adlı öyküsünü dinlemek için “devamını oku”yu tıklayınız. Türü : Sesli Kitap Antolojisi Yöneten : Göksenin Göksel Yapım Tarihi : Ocak 2007 CD Sayısı : 20 DenizBank / Deniz Kültür
okumak için tıklayınız80 yıllık ömrünü, kendini borçlu hissettiği emekçi halkı için mücadele ederek geçiren Aziz Nesin, bu uğurda ölünebileceğini de kanıtlayan aydın ve yazarlarımızdandır. Doğumunun 102. ve ölümünün 22. yılında yaşam tarzı, toplumsal mücadelesi, yazarlığı ve örgütçülüğüyle insanlığın kültür mirasında önemli yer tutan Aziz Nesin’i kısa metinlerle anlatmanın zorluğu ortadadır. Bunun farkında olarak, onun mizahının estetik özelliklerini
okumak için tıklayınızCanlı olmak, biyolojik olarak varlığını sürdürmek için mücadele etmek demektir aynı zamanda. Bitkiler, hayvanlar ve insan türlerinin canlı olarak varlıklarını sürdürmelerinde kendi doğalarını belirleyen temel unsur beslenme olduğuna göre, doğrudan toprak, hava, güneş gibi besin kaynaklarını kullanan bitkiler, tam doğal beslenme zincirinde yer alırlar. Hayvanlardan solucan vb. dışındakiler bitkiler yanında diğer hayvanları ve insanları yiyerek
okumak için tıklayınızAziz, Bu mektubu sana evden yazacaklardı. Bazı noktaların açığa kavuşması için ben yazmayı yeğledim. Aslında sana böyle hesap kitap mektubu yazmak istemezdim. Yazmaya elim varmıyor da diyebilirim. Ama zorunluyum. Biliyorsun yıllardır terastan akıntı vardı, ev rezil olmuştu. Geçen yıl buraya yeniden taşınırken oturulacak hali de kalmamıştı. 210 bin liraya boya, badana, kâğıt yaptırdım ve Rıza Bey’den
okumak için tıklayınızYüzde kaçımızın ne olduğunu tespit eden adam: Aziz Nesin Zübük, Gol Kralı, Vatan Sağolsun, Toros Canavarı… Yazdığı her öykü, her roman sanki Türkiye’nin bir fotoğrafı. Evet Aziz Nesin’den bahsediyoruz. Bugün Aziz Nesin olmadan geçen 20. yılı geride bıraktık. Peki Aziz Nesin’in son günleri, vasiyeti ve toplumumuz için gerçek tespitleri neydi? İşte size Yüzde kaçımızın ne
okumak için tıklayınızSoyadı yasası çıkınca herkes fiyakalı deyimler almaya başladı. Ben o sırada lise dokuzuncu sınıftaydım. Babam, “Bize bir soyadı seç,” dedi. Demirel, Çeliker, Çalışkan o dönemin soyadları. Hiç kötüsünü seçen yok. Ben de Kral soyadını aldım. İki anlamı vardı: Kral… Askerim ya, bir anlamı da Kral… Hoşuma gitti, o zaman herkes soyadını gazetelerde ilan ediyordu. Son
okumak için tıklayınızAziz Nesin, imla kurallarına uymamasının gerekçesini şu sözlerle anlatıyor; ‘Balığın baştan koktuğu işlerin baştan kara gittiği memleketimizde, işe yeni baştan başlarken, imlâya gelmiyeceğimizi anlatmak için, bile bile böyle yapıyoruz.’ Yazar Aziz Nesin’in yazılı ve görsel arşivi, doğumunun 100. yılı etkinlikleri kapsamında “Ömrüne Sığmayan Adam: Aziz Nesin” sergisiyle izlenime sunuldu. Türkiye tarihinde ismi sayılan insanlardan olan
okumak için tıklayınızTurgut Uyar’ ın Toplu Şiirleri’ni yeni okudum: Arz’ı Hal, Türkiyem, Dünyanın En Güzel Arabistan’ı, Tütünler Islak. Eskiden salt Türkiyem’i okumuştum, sevmiştim. Bu kez yine sevdim ama eskiden düşündüğüm denli değil.Neden bilmem. Arz-ı Hal’i de sevdim, hele bir şairin ilk kitabı olarak 1949’da —otuzüç yıl önce— yazılmış bir kitap olarak. Sonra Tütünler Islak’ı okudum, 1962` de
okumak için tıklayınızAziz Nesin – Abdurrahman Dilipak Tartışma Videosu (Konu: Şeytan Ayetleri 1993)
okumak için tıklayınızİlk Aziz Nesin kitabımı okuduğumda şunu düşünmüştüm: Şu üzerine uzanıp kitap okuduğum divanda az önce derman bulmaz acılarla kıvranıyordum, şimdi ne güzel avundum. Ergenliğin zorlu yollarında yürüyordum ve bilirsiniz işte azaptaydım. Beni avutan kitaplar vardı ve mütevazi kitaplığım gözüme bir ecza dolabı gibi görünüyordu. En güçlü ağrı kesici Aziz Nesin’di. Peki Aziz Nesin’i nasıl keşfetmiştim?
okumak için tıklayınızWilliam Golding 1983 Nobel ödüllü yazar. Mina Urgan bu romanın birinci bölümünü 1979’da çevirdiğine göre, yazarı ödülü almadan önce çevirmiş, pek beğenmiş. Yazık ki Noberi kazanan yazarları bile okumaya zaman bulamıyorum. Ama ne zaman bir Nobel ödüllü yazarın yapıtını okusam düş kırıklığına uğruyorum. Sineklerin Tanrısı’ nda da düş kırıklığına uğradım. Eleştirilerden öğrendiğime göre, yazarın en
okumak için tıklayınızBu Kitabın Nasıl Yazıldığına Değgin Açıklama 1948 yılında “Aziznâme” adlı bir taşlama kitabı yayınlamıştım. Bu taşlama kitabının ilk sayfasında şu dörtlük vardı: ONLARA Zannetme ki dâim bîşekcesine Siz her anırdıkça huu çeker millet Alkış beklerken siz eşşekcesine Verir hakkınızı yuu çeker millet Zamanın basın savcısı Hicabi Dinç, bu taşlama dörtlüğüyle hükümeti aşağıladığımı iddia ederek aleyhime
okumak için tıklayınızT. ALANGU – Bir yazar olarak masallara yönelmenin gereğini neden duydunuz? AZİZ NESİN -Ben halkı masallarında ve hikayelerinde, fıkralarında, “baskıya karşı direnme” eğilimi gördüm. Bu masal alışkanlığından yararlanarak kanunlu, yada kanunsuz baskıya karşı “bilinçli” olarak, o iki kitabımı yazdım. Onları o günlerde halkın bildiği masal biçiminde vermek gereğini duydum. Aslında onlar hikayeydi. Oysa masalda “öğretici
okumak için tıklayınız