Kategori: Bilim

Zaman, Aşk, Bellek , Jonathan Weiner

‘The Beak of the Finch’ isimli kitabıyla Pulitzer Ödülü kazanan Jonathan Weiner, ‘Zaman, Aşk, Bellek’te, davranışların kökeni konusunda araştırmalarıyla ünlü evrimci biyolog Seymour Benzer’ın hayatını hikâye ediyor. İyi bir bilim-roman olması yönüyle dikkat çeken kitap, hem okura Benzer’ın bilimsel çalışmalarını anlatıyor hem de onu Pascal, Ezra Pound, Darwin ve Antigone’a uzanan, bir edebiyat yolculuğuna çıkarıyor. Dolayısıyla

okumak için tıklayınız

Avustralya’daki ilkokullarda kodlama dersi olacak

Bilgisayar, yazılım ve programlama teknolojilerinin temel dili olarak bilinen kodlama, Avustralya’nın yeni dijital teknolojiler müfredatında ayrı bir ders olarak öğretilecek. The Australian’da yer alan habere göre, 21. yüzyılın bilgisayar teknolojisine dair kodlama teknikleri, ilkokullarda beşinci yıldan itibaren ve programlama dersleri de yedinci sınıftan itibaren öğrencilere anlatılacak.

okumak için tıklayınız

Ölüsüne sahip çıkan kuşlar

Kargalar ölülerinin yanında ilginç davranışlar sergileyen kuşlardır; etrafında toplanıp yüksek sesle öterler. Bazıları bunun bir tür cenaze töreni olduğunu iddia eder. Ama aslında bilim insanlarının elinde anlatımlardan öte bir kanıt olmadığı için bu davranış sırrını koruyor. Bu konuyu araştırmak için bir deney yapıldı. Araştırmada kargaların kendilerine tehdit olarak algıladığı yüzleri unutmadığı bilgisinden hareket edildi.

okumak için tıklayınız

Neden kadınlar erkeklerden uzun yaşar?

Erkeklerin doğdukları andan itibaren nüfusun yarısına kıyasla daha erken ölecekleri bellidir. Nedeni cinsiyetleridir. Erkek oldukları için kadınlardan ortalama üç yıl daha az yaşayacaklardır. Peki, neden böyledir, erkekler neden kadınlardan daha az yaşar? Bu cinsiyetin üzerindeki bu laneti tersine çevirmek mümkün müdür? Bu ayrım on yıllardır biliniyor ama ancak şimdilerde bu sorunun yanıtını bulma yönünde adımlar

okumak için tıklayınız

‘İyi bakteriler astımı önlüyor’

Kanadalı uzmanların yaptığı araştırmaya göre bebeklikte “iyi bakterilere” maruz kalmak ileride astım hastalığı yaşanmasını önlüyor. Dönüşümsel Tıp adlı bilim dergisinde yayımlanan araştırmada insan vücudunda yaşayabilen milyarlarca bakteri analiz edildi. 319 çocuk üzerinde yapılan inceleme sonucu, dört farklı türde bakteri bulunmayan çocukların astım riskinin daha yüksek olduğu belirlendi.

okumak için tıklayınız

Mars’ta akan su keşfi neyi değiştirebilir?

20 Temmuz 1969’da Ay’a ayak basan ilk insan olan Amerikalı astronot Neil Armstrong yürüyüşüne başlarken, “Bir insan için küçük, insanlık için dev bir adım” demişti. Belki bir astronotun Mars gezegenine ayak basmasına daha 15-20 yıl var ama dün açıklanan bir keşif belki de ilerde tarihe “insanlık için bir diğer dev adım” olarak geçecek. Zira Amerikan

okumak için tıklayınız

Vücuttaki ‘kimyasal takvim’ bulundu

Bilim insanları canlılarda mevsimlerin geçişini takip eden “kimyasal takvimi” ortaya çıkardı. Araştırmacılar canlıların vücudunda yer alan bazı hücrelerin günlerin uzunluğuna göre yaz ya da kış moduna geçtiğini söylüyor. Current Biology adlı dergide yayımlanan makaleye göre vücut takvimi, hayvanlarda çiftleşme ve kış uykusu gibi faaliyetlerde belirleyici oluyor. İnsanlarda ise bağışıklık sistemini etkileyebileceği düşünülüyor.

okumak için tıklayınız

Ölümden sonra bilinç ne kadar sürüyor?

Yakın zamanda, İngiliz gazetesi The Daily Mail’de Dr. Sam Parnia ile yapılan bir görüşme yayımlandı. Sam Parnia, Birleşik Krallıklar Southampton Üniversitesi’nde multidisipliner bir çalışmayı yönetmiş ve bu çalışmanın sonuçlarını Official Journal of Europen Resuscitation Council’de (Avrupa Yeniden Canlandırılma Konseyi Resmi Dergisi) “Aware” (farkındalık) başlığı ile yayımlamıştı. Çalışma, İngiltere, Amerika ve Avusturya’da ki 15 hastanede, ani

okumak için tıklayınız

Soykırımdan kurtulanlar acılarını genlerle aktarıyor mu?

Epigenetik (DNA dizisindeki değişikliklerden kaynaklanmayan, ama aynı zamanda genetik olan, gen ifadesi değişikliklerini inceleyen bilim dalı) miras teorisine insanlarda yeni bir destek verecek çalışma yayımlandı: Çevresel etmenler çocuklarınızın genlerini etkileyebilir. Soykırımdan sonra hayatta kalabilen kişilerin yaşadıkları travmadan kaynaklanan sıkıntıyı çocuklarına aktarabiliyor. Bir kişinin yaşam deneyimi, sonradan gelen kuşakları etkileyebiliyor.

okumak için tıklayınız

İnsanlar Neden Saçma Şeylere İnanır? – Michael Shermer

Neden insanların çoğu zihin okuma, geçmiş hayattaki deneyimlerle ilgili terapiler, dünya dışı yaratıklar tarafından kaçırılma ve hayaletler gibi şeylere inanmakta? Yaratışçılığın yükselişine ön ayak olan ve Yahudi soykırımının asla gerçekleşmediği inancını körükleyen şey nedir? Neden sözde bilimsel aydınlanmanın gerçekleştiği bu çağda, bu tarz hurafelerden her zamankinden daha fazla etkileniyormuş gibi görünüyoruz? Popüler batıl inançlar üzerine herhangi

okumak için tıklayınız

Bilim insanları uyardı: Türlerin yok oluşu evresine girildi

Tüm bu teşhis ile beraber doğal kaynakların korunması amacı ile kurulmuş uluslararası organizasyon olan IUCN(Dünya Korunma Birliği ya da Doğa ve Doğal Kaynakların Korunması için Uluslararası Birlik),her yıl en az 50 türün neslinin tükenmesi riskiyle karşı karşıya kaldığını açıkladı. IUCN, tüm amfibilerin (hem suda hem de karada yaşayabilen hayvanlar) yüzde 41’inin,tüm memelilerin de yüzde 25’inin

okumak için tıklayınız

Hadi gelin! Su güzeldir – Eda Sezgin

“Yeni Crobuzon’da olanları düşününce. Çok şey risk altında. Konsey’in peşine düşenler yüzünden buradayım. Ayrıca senin onu durdurabileceğini düşündüğümden. Bu yüzden buradayım işte.” (Demir Konsey) China Miéville’in Yordam Kitap’tan çıkan son kitabı Demir Konsey’de geçen bu cümle, bir metafor olarak ele alındığında, fantastik edebiyatta çok genç yaşından itibaren haklı bir başarı elde etmiş olan yazara dair,

okumak için tıklayınız

Pantolon mu? Çok ayıp!

Melissa Mohr’un Küfür Etmenin Kısa Tarihi isimli kitabı bildiğimiz küfürlerin bilmediğimiz tarihini anlatıyor. İngilizcede çok sık kullanılan belli başlı küfürler üzerinde yoğunlaşan Mohr, bu sözcüklerin zaman içindeki evrimini incelemiş. Trafikte sıkışıp önünüzdeki bir saati daha aynı yerde geçireceğinizi hissettiğiniz bir an veya karşınızdakinin hatasını anlamayıp pişkin pişkin üste çıktığı bir tartışma sırasında sinirlerinizin yavaş yavaş

okumak için tıklayınız

Hayvan-Dışı Canlılarda Algı, Hafıza, Bilinç ve Zekanın Bilimsel Analizi

İnsanlar çok uzun yıllardır etraflarını kendi normlarına göre tanımlamaya çalışmışlardır. Örneğin canlıları taksonomik gruplara ayırıp, türlere bölmeye çalışmışızdır ve çalışmaktayız. Türler ve taksonomik birimler, insan yapımı sistemlerdir; doğada karşılıkları bulunmaz. Bu, sadece bizler tarafından konulmuş bir kategorizasyon mekanizmasıdır. Bizim sınıflandırmalarımızın doğa için herhangi bir anlamı yoktur. Taksonomiye gücünü veren evrimsel biyoloji, aynı zamanda bize biyoloji

okumak için tıklayınız

Elektrikli Yalanlar – Zafer Köse

Ödediğimiz elektrik paralarının epeyce bir kısmı, atmosferi ısıtmaya yarıyor. Üretildiği yerden tüketildiği yere ulaştırılana kadar elektriğin bir kısmı boşa harcanır. “Trafolarda indüksiyon” falan gibi teknik laflara girişmeden, kısaca ve kabaca, “yolda ısıya dönüşen enerji” diyelim. Santrallerde üretilen enerjinin %6’sı iç kayıp ve iç tüketime harcanmakta. Bu oran Avrupa normlarının biraz üzerinde.

okumak için tıklayınız

Bilim dünyası kadınların hakkını teslim ediyor mu?

İnternette dünyanın en ünlü bilim insanları diye bir arama yapacak olsanız, Galile, Einstein, Newton, Darwin, Stephen Hawking gibi isimler çıkıyor. Adı geçen birkaç kadından biri ise radyoloji biliminin kurucusu sayılan fizikçi ve kimyacı Marie Curie. Her iki dalda da Nobel Ödülü kazanmış olmasına rağmen, ikinci ödülünü aldığı 1911 yılında Fransız Bilim Akademisi’ne kabul edilmemişti. Geçen

okumak için tıklayınız

Dil sadece insana özgü müdür?

Hayvanlar birbiriyle, bazen de bizimle iletişim halindedir. Ama insanla hayvan arasındaki bütün benzerlik bundan ibarettir. Alex 31 yaşında beklenmedik bir şekilde ölmeden önce son sözleri şu olmuştu: “Kendine iyi bak. Yarın görüşürüz. Seni seviyorum.” Bunların duygusal cümleler olduğu kesin; ama onları daha etkili kılan şey Afrika’dan gelen bir gri papağanın ağzından çıkmış olması.

okumak için tıklayınız