Kategori: farkettiren yazılar

Bilinçaltı sandığımızdan daha mı zeki?

Beynimizi kullanarak bulmaca çözerken ya da okurken kontrolün bizde olduğunu sanırız; ama yeni bir deney birçok şeyin bilinçaltımızda olup bittiğini gösteriyor. Kendi aklımızı, zihnimizi, beynimizi tanıyormuşuz gibi bir yanlış algı var. Günlük hayatımızın basit işlerini yerine getirirken, yürürken, konuşurken aklımızdan geçen düşünceler vardır. “Bugün ne yesem?” diye sorarız kendimize örneğin. Ya da “Acaba bu kadın

okumak için tıklayınız

Köpekler güvenilmez kişileri ayırt edebiliyor

Köpekler kendi kuyruklarını kovalarken çok da zeki görünmeyebilir, ama birçok konuda çok akıllı hayvanlar. En büyük özelliklerinden biri ise sosyal farkındalıklarının çok yüksek olması. Yapılmış birçok araştırma, onların insan duygularını anlayabildiğini gösteriyor. Mutlu ve üzgün yüzleri ayırt edebiliyor, hatta kıskançlık yapabiliyorlar.

okumak için tıklayınız

Van Gogh’dan esinlenerek yapılan bisiklet yolu karanlıkta parıldıyor

Birkaç gün önce kullanıma açılan Nuenen, Hollanda’daki bu ışıklandırılmış bisiklet yolu Studio Roosegaarde adlı yenilikçi bir sosyal tasarım laboratuvarı tarafından hazırlandı. Daha önceden hareket halindeki arabaları şarj edebilme potansiyeli taşıyan ya da sürücüleri tehlikelere karşı uyaran Smart Highways araştırmasıyla dikkat çeken bu laboratuvar sanat, kamusal alan, teknoloji ve insanların bütün bunlarla kurduğu ilişkiye dair yaptığı

okumak için tıklayınız

Leonardo da Vinci’nin 2. Dünya Savaşı boyunca Hitler’den gizlenen otoportresinin hikâyesi

Dünyanın en ünlü otoportrelerinden biri İtalya’nın kuzey bölgesinde yer alan bir şehir olan Torino‘da sınırlı bir süre için sergilenecek. Tarihin en büyük dahilerinden Leonardo da Vinci‘ye ait olan bu hassas ve kırmızı tebeşirle çizilmiş, 500 yıllık portreye dair çok az şey bilinse de bazıları onun birtakım mistik güçleri olduğuna inanıyor.

okumak için tıklayınız

Duygusal bağı olan anılar, geçmiş anıları da güncelliyor

Geçmişteki duygusal yoğunluklu olaylarla -11 Eylül olayları ya da bir çocuğun doğumu- ilgili anılarımızın güçlü olduğu bilinen bir durum, ama bu olaylar geçmişteki anılarımızı da değiştirebilir mi? Nature dergisinde yayımlanan bir makalede araştırmacılar sezgisel öğrenmenin geçmişteki anıları güçlendirebileceğini ortaya koydu.

okumak için tıklayınız

‘iPad küçük çocuklarda gelişimi engelleyebilir’

“Küçük yaşta bir çocuğu oyalamak için iPad kullanmak çocuğun davranışlarını kontrol yetisinin gelişmesini engelleyebilir.” Boston Üniversitesi Tıp Fakültesi’den bir grup uzmanın yaptığı araştırma, ayrıca taşınır elektronik cihazların çok küçük yaştan itibaren yoğun şekilde kullanılmasının çocukların gelişimi ve davranışlarında tahminlerin çok ötesinde etkiler yapabileceğini söylüyor.

okumak için tıklayınız

Depresyon beyni düş kırıklığına uğratıyor

Depresyondaki kişiler, duygusal iletileri, sağlıklı kişilere nazaran daha olumsuz yönden almaya eğilimlidir. Örneğin, üzgün bir yüze verdikleri tepki, mutlu bir yüze verdiklerinden çok daha fazladır. Bu önyargılı tepkilerin biyolojik bir açıklaması olabilir mi? Yeni yayımlanan bir çalışmada bir mekanizma belirlendiği gösterildi. Beynin çok önemli bir alanındaki alışılmadık kimyasal denge düş kırıklığı hissi yaratıyor olabilir.

okumak için tıklayınız

Dil ve alet yapma becerisi karşılıklı mı gelişti?

İki buçuk milyon yıl önce Afrika savanlarında yaşayan atalarımız avladıkları hayvanları parçalamak ve etlerini kemiklerinden ayırmak için kırılıp yontulmuş taş aletler kullanıyordu. 700.000 yıl boyunca bütün kıtaya yayılan bu kasaplık teknolojisi, Berkeley’deki Kaliforniya, İngiltere’deki Liverpool ve St. Andrews Üniversitelerinin ortak araştırmalarının gösterdiği kadarıyla, insanın evrimsel gelişiminde temel güçlerden birisi olmuş.

okumak için tıklayınız

Bazı kan grupları kalp krizi riskini etkiliyor mu?

Son yapılan araştırmalara göre, A, B ve AB kan gruplarındaki insanların, 0 kan grubundaki insanlara oranla kalp hastalıklarına yakalanma riski daha fazla. Fakat bu risk 0 kan grubundan başka kan grubuna sahip olan insanları endişelendirmemeli, çünkü kalp hastalıkları riskini azaltmak ve insan ömrünü tehdit eden faktörleri ortadan kaldırmak egzersiz ve sağlıklı yaşamla sağlanabilir.

okumak için tıklayınız

Nazım Hikmet olmasaydı Necip Fazıl komünist olurdu

15 Ocak, Nazım Hikmet’in doğum günüydü; 113 yaşına bastı. Bu vesileyle Nazım Hikmet’in bugünün moda ismi Necip Fazıl Kısakürek ile ilişkisini yazmak istiyorum. Yıldızları neden hiç barışmadı? Necip Fazıl’ın soldan sağa savrulmasının keskin bir sol düşmanlığının sebebi Nazım Hikmet kıskançlığı mıydı? Tesadüflerle dolu benzerliklerine şaşıracaksınız…

okumak için tıklayınız

Neden miyop oluruz?

Miyopluk ya da uzağı net görememe sorunu en yaygın göz bozukluklarından biridir. Böyle bir göz bozukluğu teşhisi konmuş ise açıklamaların çoğu, sorunu genlere ve fazla okumaya bağlama yönünde oluyor. Ancak son araştırmalar bu varsayımların yanlış olduğunu gösteriyor. Farklı çevresel faktörler de göz bozukluğuna neden olabilir. Bazı basit önlemler alarak çocuklarımızı bu sorundan kurtarmak mümkün olabilir.

okumak için tıklayınız

‘En yaşanılası kent’ten ne öğrenebiliriz?

Danimarka’nın başkenti Kopenhag’ın dünyanın en mutlu, en yaşanılır, en iyi planlanmış kenti olarak sürekli ilk sıralarda yer almasının nedeni nedir? Belki de bunun arkasında Kopenhag’ın birçok politika ve kültür alanında daima kendini idame ettirmeye çalışması yatıyor. Bu kent mükemmel olmayabilir, ama bazı önemli alanlarda kaydettiği başarılardan diğer metropoller ders çıkarabilir.

okumak için tıklayınız

Şeker hiperaktifliğe neden olur mu?

Şeker hiperaktifliğe neden olur mu? Birçoğumuzun tanık olduğu bir durumdur: Çocuklar doğum günü partilerine kibar, normal davranışlı insanlar olarak gelir, bol miktarda şekerli yiyecek ve içeceğin ardından aşırı heyecanlı, aşırı enerji dolu birer canavar haline gelir. Bu durumu nasıl açıklamak gerekir?

okumak için tıklayınız

Kuş Sesleriyle Direnenler – roman

Kuşların uçuşması insanlar seyretsin diye değilmiş. Sabahları dinleyenler huzur bulsun diye ötüşmezlermiş. Yiyecek ararken, çiftleşmek isterken, tehlikeli durumları bildirirken cıvıldaşırlarmış. Birbirleri için eşyalar, hizmetler, bilgiler üreten insanlar hayatı güzelleştirirmiş. Zaten onlar güzel bulduğu için güzelmiş kuş sesleri. İnsanlar güneşin doğuşunu sevmeseymiş, nesi güzel olacakmış o manzaranın? Değeri bilinmezse çiçekler boşuna açarmış, türküler boşuna söylenirmiş, hastalar

okumak için tıklayınız

Süt mide ağrısına iyi gelir mi?

Birçok yerde süt ilaç gibi görülmüş, hatta 1980’lere kadar doktorlar bazı ülser hastalarına süt içmelerini tavsiye etmiştir. Sütte az miktarda asit olmasına rağmen, mide asidini yatıştırarak mide ağrısını geçirdiğine inanılır. Sütün mide asidine karşı geçici bir bariyer oluşturduğu doğrudur; ama asit üretimini teşvik edici özelliğinden dolayı bu rahatlama kısa süreli olacak, ardından rahatsızlık yeniden baş

okumak için tıklayınız

Hemşire ve ebelerin yüz yıllık ihaneti… – Zeynel Abidin Kaplan

BBC’nin hazırladığı Büyük Dünya Tarihi belgeselini izlemenizi öneririm. 70 bin yıllık insanlık tarihinin küçük bir özetine kolayca ulaşırsınız bu sekiz bölümlük belgeselde. Ustaca kurgularla, önemli olaylardan bahsedilir; dinlerin doğuşu, bilimsel gelişmeler, fetihler, ölümler, tesadüfler, kazalar, pişmanlıklar…

okumak için tıklayınız

Can sıkıntısının psikolojik açıklaması

İngiltere’nin Lancashire Üniversitesi’nden Sandi Mann can sıkıntısının hayatımız üzerindeki etkilerini anlamaya çalışan az sayıdaki psikologlardan biri. Araştırmalar, can sıkıntısının sağlığı olumsuz etkileyen, hatta ömrü kısaltan tehlikeli ve rahatsız edici bir durum olabileceğini gösteriyor. Fakat Mann’ın çalışmaları, can sıkıntısının insanın yaratıcılığını tetikleyen olumlu bir etkisinin olduğuna da dikkat çekiyor.

okumak için tıklayınız