Kategori: farkettiren yazılar

Franz Kafka’da sözcüğü sözcüğüne aktarım yoktur. Yalnız devinim verilmiştir. Albert Camus

“Kafka’nın tüm sanatı okuru yeniden okuma zorunda bırakmaya dayanır. Onun çözümleri — ya da çözüm eksiklikleri — açıklamalar çağrıştırır, ama açık olarak belirmez ve usa yatkın bir biçimde ortaya çıkmak için hikayenin yeni bir açıdan bakarak yeniden okunmasını buyurur. Bazen, iki ya da üç kez okumayı gerektiren, o zaman ortaya çıkan ikili ya da üçlü

okumak için tıklayınız

E-kitap okumak ‘uykuya ve sağlığa zararlı’ İşte bilimsel sonuçlar…

Yatma vakti geldiğinde, elinizde bir elektronik kitapla (e-kitap) battaniyenin altına kıvrılmış “bir şeyler okuyayım” diyorsanız aslında uykunuza ve sağlığınıza zarar veriyor olabilirsiniz. Uyarıyı, Harvard Tıp Fakültesi’ndeki Amerikalı doktorlar yapıyor. Araştırma ekibi, uyumadan önce ışık yayan e-kitap okuyanlarla, kâğıt baskı kitapları okuyanları kıyasladı.

okumak için tıklayınız

Uykuda öğrenmek mümkün mü? David Robson

Uyurken öğrenmek eskiden beri herkesin hayalinde olan bir şey. Uzmanlar bugün uykuda hafızayı geliştirmenin birtakım yollarını bulduklarını söylüyor. Uyurken yeni bir beceriyi sıfırdan öğrenmek mümkün değil; ama hafızayı güçlendirmek olanaklı. Uyku sırasında beynimiz önceki günün anılarını işleyip pekiştirir. İşte bu süreci daha etkili kılmak mümkündür.

okumak için tıklayınız

Mimarlık Diye Bir Şey – Zafer Köse

Zülfü Livaneli, zaman zaman Hanns Eisler’ın bir sözünü hatırlatır: “Sadece müzikten anlayan, aslında müzikten de anlamaz.” Sadun Aren, bilindiği gibi, sosyalizm mücadelesinde bedeller ödemiş, yıllarını feda etmiş bir iktisat profesörüydü. Siyasal mücadelesi kadar üniversitedeki hocalığını da önemsiyordu. Derslerin hayatla bağlantı kurularak anlatılmasının ve bilgilerin dünyayı anlamak için kullanılabilecek hale getirilmesinin, hiçbir siyasal yönlendirme yapmadan da

okumak için tıklayınız

Apple’ın karanlık yüzü: Asya’da işçilere kötü muamele

BBC’nin araştırmacı gazetecilik programı Panorama, Asya’da Apple ürünlerinin imal edildiği fabrikalara girdi ve işçilerin içinde yaşadığı koşulları görüntüledi. Çıkan sonuç, 16 saat aralıksız çalıştıktan sonra uyuyakalan işçiler ve ölümle burun buruna gelen çocuk madenciler:

okumak için tıklayınız

Michael Shermer – Sanrılar, Saplantılar ve Bilimdışı İnançlar (Video)

İnsanlar neden saçma şeylere inanır, hiç düşündünüz mü? Neden ekmeğin üzerinde bir ünlüyü gördüğümüzde seviniriz ve bunun bir mesaj olduğunu umarız? Neden ünlü şarkıların aslında tüm dünyayı yöneten gizli bir gücün bilinçaltımıza yerleştirmeye çalıştığı mesajlarla dolu olduğu gibi bir saçmalığa inanmayı uygun buluruz?

okumak için tıklayınız

Neden çoğu kişi sağ elini kullanıyor?

Sağ elini kullanan insanlar dünya çapında çoğunluğu oluşturuyor. Bunun nedeni ne olabilir? Jason Goldman araştırdı. Hangi eli kontrol etmesi daha kolaydır? Yazarken hangi elinizi kullanıyorsanız yemek yerken de aynı eli kullanırsınız. İnsanların yüzde 74 ila 96’sı sağ elini kullanıyor. İngiltere’deki Liverpool Üniversitesi’nden arkeolog Natalie Uomini’ye göre “solak insanların çoğunlukta olduğu bir toplum hiç olmadı”.

okumak için tıklayınız

İyi eğitimli kişilerde unutkanlık tehlike işaretçisi

Üniversite eğitimi görmüş kişilerin yaşadığı unutkanlıkların, felç habercisi olabileceği belirtildi. Hollanda’da yapılan ve Stroke dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, yüksek eğitimli insanların felç geçirmesi olasılığı, daha düşük eğitimlilere kıyasla % 39 daha fazla. Rotterdam’da 20 yıl süresince, sağlıklı ve 55 ile daha yukarı yaşlardaki 9.000 dolayında insan incelemeye alındı. Katılımcılara unutkanlık sorunu çekip çekmedikleri soruldu. 2012

okumak için tıklayınız

Düşüncenin dilinden konuşmak

Artık beynimizin şifresini çözmeye başladığımız için, düşüncenin oluşumuna dair ilginç soruları yanıtlayabilir hale geldik mi? Bilişsel psikolog Steven Pinker’e birisi şaka amacıyla zihnimizin nasıl çalıştığını beş kelimede anlatabilir mi diye sorduğunda hiç düşünmeden “Beyin hücreleri düzen içinde ateşler,” demişti. İyi bir deneme, ama aslında bir bilinmezi başka bir bilinmezle açıklamak gibi bir şey bu.

okumak için tıklayınız

Körelmiş Organlar Nedir? Neden Körelirler? Neden Hala Canlılarda Bulunurlar?

Körelmiş organlar (vestigial organs, vestigials) ya da Körelmiş yapılar (vestigial structures) temel olarak Evrimsel süreçte değişen çevre koşullarından ötürü eskiden yapmakta oldukları işlerin yapılmamasıyla birlikte bir organın Evrimsel Ekonomi dahilinde giderek körelmesi, işlevsizleşmesi ve nihayetinde yok olmasıdır. Bu tanım biraz üzeri kapalı olsa da, adım adım yazımızda önemli noktalarını açarak sizleri bilgilendireceğiz.

okumak için tıklayınız

Soğuk hava vücudumuzu nasıl etkiliyor?

Aşırı soğuk hava vücudumuz üzerinde nasıl etkide bulunuyor? İnsan vücudunun yapısı aşırı soğuk iklim koşullarıyla baş etmeye uygun değildir. Çoğumuz, hava sıcaklığının sıfırın altına nadiren düştüğü ılık ve tropik iklimde yaşıyoruz. Kutuplardaki aşırı koşullara uyum sağlamış topluluklar da var: Kanada’nın Arktik bölgesindeki Eskimolar ya da Rusya’nın kuzeyindeki Nenetler gibi. İnsan zekâsı soğuğa dayanmasını sağlayacak giysiler

okumak için tıklayınız

Erkenci misiniz yoksa akşamcı mı?

İnsanların sabah erkenden kalkıp güne rahat başlamasını ya da yataktan sürüne sürüne çıkmasını belirleyen şey ne? Hayatım boyunca sabahları erken kalkmaktan nefret etmişimdir. Okula zamanında gideyim diye babam bacağımdan çekip çıkarırdı beni yatağımdan. Sabah zil sesini duyar duymaz midem bulanmaya başlar, ancak öğlene doğru bir şeyler yiyebilirdim. Geceleri ise durum farklı. Geç saatlere kadar kalıp

okumak için tıklayınız

Yapay zeka insanlığın sonu olacak korkusu gerçekçi mi?

Giderek artan sayıda bilim insanı, mühendis ve sanatçıların söylediklerine inanırsak ‘zavallı et ve kemik yığınlarına’ yani insanoğluna acımak gerekiyor. Profesör Stephen Hawking de insanoğlu tam anlamıyla zeki bir aygıt ya da yazılım geliştirdikten sonra neler olacağı konusunda endişelenen uzmanlar listesine katıldı. Hawking’in korkusu, yapay zekânın insanoğlunun sonu anlamına gelebileceği.

okumak için tıklayınız

Kalp acısı öldürür mü?

Aşırı stres ve üzüntü gibi duygu yoğunluğunun ölüme yol açabileceği söyleniyor. Bu olgunun tıp literatürüne girmesi neden bu kadar uzun sürdü? 1986’da 44 yaşındaki bir kadın Massachusetts Hastanesi’ne kaldırıldı. Gün boyunca bir şeyi yoktu; ama akşamüstü göğsünden sol koluna doğru yayılan yoğun bir ağrı hissetti. Bu kalp krizinin temel belirtilerinden biriydi; ama kadının ne herhangi

okumak için tıklayınız

Diş ipi çürümeyi önler mi?

Diş ipi diş çürümesini önler mi? Claudia Hammond, bu soruya net yanıt vermemizi sağlayacak verilere sahip olmadığımızı söylüyor. Diş hekimine gittiğinizde size sorulan sorulardan biri “Dişlerinizi iple de temizliyor musunuz?” sorusudur. Dişlerimizi günde iki kere fırçalamanın yanı sıra diş ipiyle temizlememiz tavsiye edilir. Peki, bunun yararları konusunda elimizde net bilgi var mı?

okumak için tıklayınız

Suyu kesilenlerin yardımına ‘Süper Mario’lar koşuyor

İtalya’nın başkenti Roma’da, faturalarını ödeyemedikleri için suyu kesilen ailelere yardım eden Süper Mario maskeli bir grup tesisatçı ortaya çıktı. Suya erişimin bir “hak” olduğunu savunan “Halkın Suyu Komitesi” üyeleri, yüzlerinde video oyunu karakteri Süper Mario’nun maskeleriyle suyu kesilen evleri yeniden şebekeye bağlıyor. Komite üyeleri, özellikle “karınlarını doyurmak ile faturalarını ödemek arasında seçim yapmak zorunda kalan”

okumak için tıklayınız

Koyu tenliler daha geç mi yaşlanır?

Koyu renk ciltlerde, yaşlanmanın ilk belirtilerinden biri olan kırışıklıkların gecikmeli olarak ortaya çıktığı inancı bilimsel midir? Cildin yaşlanmasına neden olan iki faktör vardır: kronolojik yaşlanma ve foto yaşlanma. Birincisi zamanla, geçen yılların izini bırakmasıyla ilgilidir ve bunu önlemenin yolu yoktur. İkincisi ise güneş ışınlarının etkisiyle ilgilidir ve ten rengine göre farklılık gösterir. Ten rengimizi belirleyen

okumak için tıklayınız