Kategori: farkettiren yazılar

Vardiyalı çalışma beyninizi yaşlandırıyor, zihinsel becerileri köreltiyor

Bilim adamları uyarıyor: Vardiyalı çalışma düzeni zamanından önce beyni yaşlandırabilir ve zihinsel becerileri köreltebilir. Bir iş sağlığı dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, on yıllık vardiyalı çalışma kişinin beynini en az altı yıl yaşlandırabiliyor. Araştırmada “asosyal çalışma saatleri” olarak da adlandırılan vardiyalı çalışma düzeninin bunama, uyku bozukluğu ve başka birçok hastalığa sebep olduğu gibi beyin fonksiyonlarını da

okumak için tıklayınız

Bir gün öncesinden sınav hazırlığı neden işe yaramaz?

Kendi beynimizi tanıdığımızı sanırız; ama iş hafızaya gelince araştırmalar tersini gösteriyor. Bulgular birçoğumuzun öğrendiğimiz şeyin hafızamızda yer etmesini engelleyen bir yöntem izlediğimizi gösteriyor. Neyse ki bu araştırma en iyi öğrenme şeklini de ortaya koyuyor. Hepimiz hayatta zor bir sınavla karşılaşmışızdır mutlaka. İster okulda sınav olsun, ister üniversite finali ya da işimizle ilgili bir test, hep

okumak için tıklayınız

Kırmızı renk neden cezbeder?

Onbinlerce yıl önce atalarımız doğal boyalarla vücutlarını boyamaya başladığında kafalarından ne geçiyordu bilemeyiz. Fakat yaşamı ve ölümü hatırlatan kan rengini temsilen kırmızı toprak boyayı seçmelerinin belki de önemli bir nedeni vardı. Bugün kırmızının çeşitli tonlarına güç, saldırganlık, seks gibi farklı anlamlar atfediliyor. İngiltere kraliyetinin rengi de kırmızıdır, Amsterdam’da fuhuş sektörünün yürütüldüğü bölgenin ışıkları da. Bu

okumak için tıklayınız

Patatesle dünyayı aydınlatmak

Patatesinizi nasıl seversiniz? Haşlanmış, kızarmış, ezme… Bazıları ise patatesin ışık saçanını tercih ediyor. Kudüs İbrani Üniversitesi’nde araştırmacı Haim Rabinowitch ve arkadaşları birkaç yıldır patatesten elektrik üretme projesi üzerinde çalışıyor. Patatese basit bir metal düzenek ve ampul takarak elektrikten yoksun köyleri bu yolla aydınlatmayı hedefliyorlar. Rabinowitch, bir tek patatesin bir odayı 40 gün aydınlatacak kadar elektrik

okumak için tıklayınız

Düzenden Düzensizliğe Giden Upuzun Yolculuk

Entropi (düzensizlik) oldukça ilginç bir konudur. Düzensizlik, sistemlerde daima artmak zorundadır. Bu, Evren’in yasasıdır. Yani bundan birkaç katrilyon sene sonra, buradaki makalemizde izah ettiğimiz tüm basamaklardan geçildikten sonra, düzensizlik o kadar artacak ki, Evren içerisinde iş yapabilir durumda (“kullanılabilir”) enerji kalmayacak. Ancak şu anda durum bu değil. Entropi adım adım artıyor; tıpkı bir saatli bomba

okumak için tıklayınız

Göz muayenesiyle Alzheimer’ın erken teşhisi mümkün mü?

İskoçya’daki Dundee Üniversitesi’nde bir grup araştırmacı göz muayenesiyle Alzheimer hastalığının erken teşhisinin mümkün olup olmadığı üzerine çalışma yapacak. Bilgisayar bölümünden bir ekibin Edinburg Üniversitesi’nden araştırmacılarla birlikte 2015 Nisan’ında başlayıp üç yıl süreyle yürüteceği çalışmaya 1,1 milyon sterlin ayrıldı. Bazı veriler, gözdeki kan damarlarında meydana gelen değişikliklerin, beyin kanaması, kalp ve damar hastalıklarıyla ilişkili olabileceğini gösteriyor.

okumak için tıklayınız

Rusya’dan selfie uyarısı: Bitlenirsiniz

Rusya’da halk sağlığı konusunda tavsiyelerde bulunan kurum, saç bitinin yaygınlaşmasının önlenmesi için gençlerin selfie çekmekten kaçınmasını tavsiye etti. Rospotrebnadzor adlı kurumun Kursk bölge temsilciliği, insanların grup halinde cep telefonuyla fotoğraf çektirmelerinin saç bitinin daha geniş bir kitleye yayılmasında başlıca etmen olduğunu kaydetti. Kurum birbirine kafalar değecek kadar yaklaşmanın saçtaki bitlerin diğer insanların saçlarına atlayabilmesine neden

okumak için tıklayınız

Dışkınızı Ne Kadar İyi Tanıyorsunuz?

Her ne kadar görmezden gelmek için elimizden geleni ardımıza koyuyor olsak da, dışkımız vazgeçilmez ve sistemlerimizin düzgün çalışabilmesi içim müthiş kıymetli bir parçamız. Ancak onu ne kadar iyi tanıyoruz? Renginin, dokusunun, yapısının ne anlama geldiğini ne kadar biliyoruz? Dışkımızın sağlığımız ve tükettiklerimizle ilgili çok önemli bilgiler verdiğini biliyor muyuz? Yüz milyonlarca yıldır canlıların yapageldiği bu

okumak için tıklayınız

Hayvanlar da yas tutar

İnsanlar ölülerine sahip çıkmaya belli bir anlam yükler. Hayvanlar dünyasında da benzer yaklaşımların olduğu keşfediliyor. Musevilerde, cenazeyi dini ritüellere uygun olarak hazırlayan bir ekip vardır. Biri öldüğünde, Hevra Kadişa yani ‘Kutsal Görev’ adı verilen bu ekipten biri cenaze gömülünceye kadar başında bekleyerek Tevrat’tan bölümler okur. Katoliklerde ise aile fertleri ve arkadaşlar cenaze başında bir araya

okumak için tıklayınız

Bilgisayarlar öğrenme biçimini değiştiriyor mu?

Teknoloji, öğrenme ve düşünme biçimimizi geliştirebilir mi? Google yetkilisi yeni bir eğitim çağına girdiğimiz görüşünde. “Bu keşfiniz öğrenen kişide unutkanlığa neden olacak; çünkü hafızalarını kullanma ihtiyacı duymayacaklar,” diyerek yeni bir teknolojiye yönelik bir kaygıyı ifade ediyordu bir yorumcu. “İnsanlar birçok şeyin dinleyicisi olacak, ama bir şey öğrenmeyecek; bilgeymiş gibi görünecekler ama bir şey bilmeyecekler.” Socrates

okumak için tıklayınız

Öfkenizi içinize atmak zararlı mı?

Kızgın mısınız? Öfkenizi göstermenin, yastık yumruklamanın sizi rahatlattığına mı inanıyorsunuz? Araştırmalar tam da böyle olmadığını söylüyor. Sağlığınız açısından öfkenizi bastırmamanız gerektiği yönünde nasihatlerle çok karşılaşmışsınızdır. Öfke bastırmanın vücudunuz için zararlı olduğuna, kalp sorunlarına, en azından mide ülserine yol açacağına inanılır. Öfkenin kontrol edilmesi konusunda yapılan araştırmalar ne sunuyor bize?

okumak için tıklayınız

Bilim Hakkında Konuşmadan Önce Düşünün…

Bu mini-makale derlememizde okuyacaklarınız, tarih içerisinde önemli şahısların bilimin o günkü konumu ve geleceğiyle ilgili bazı sözlerini içermektedir. Bu sözleri dikkatle okumanızı tavsiye ederiz. Günümüzdeki ünlü simaların ağızlarından çıkanlara ne kadar benzer olduğunu görmeye şaşıracaksınız. Böylece, televizyonlarda saatlerce boy gösterip, bilimden söz eden kimselerin ayaklarının yere ne kadar bastığını, tarihtekilerden öğrenebileceğinizi düşünüyoruz. Umuyoruz ki bilim

okumak için tıklayınız

Küresel servetin yarısı nüfusun %1’inin elinde

Küresel servetin neredeyse yarısı, dünya nüfusunun en zengin %1’lik kesiminin elinde bulunuyor. İsviçre bankası Credit Suisse’nin Küresel Refah Raporu, dünyada zengin ile fakir arasındaki uçurumun giderek açıldığını gösteriyor. Rapora göre, dünya nüfusunun yarısı, küresel servetin sadece %1’lik kısmını paylaşıyor.

okumak için tıklayınız

Ödevin Azı Karar Çoğu Zarar!

Bu sene çocuklarla New York’tan İstanbul’a taşındık. Onlar artık Milli Eğitim Bakanlığı’nın çerçevesini çizdiği müfredatı takip ediyor, bakanlığın belirlediği başarı kriterlerini tutturmaya çalışıyor. Dolayısıyla ben de bir araştırmacı olarak yıllardır makro düzeyde irdelediğim eğitim sistemimizi bir veli gözüyle de tanıyorum. Doğrusu bizim eğitim sistemimiz üzerine pek çok gözlem yapabilirim ama şimdilik bir noktaya yoğunlaşacağım: Ödevler!

okumak için tıklayınız

Victor Hugo: Ben nerede yanlış yaptım?

Fransız yazar Victor Hugo’nun başyapıtı Sefiller’in Ötüken Yayınları’nca yayımlanan baskısına editörünün düştüğü ‘eleştirel’ dipnot, bu kadarına da pes dedirtecek cinsten. Sosyal medyada hayli ses getiren editörün dipnotu, Hürriyet?in ‘Victor Hugo’ya ders veren gayretkeş editör’ başlıklı haberine konu oldu. Buna göre; l907 yılında Avanzade M. Süleyman tarafından Osmanlı Türkçesiyle yayımlanmış metni günümüz Türkçesine uyarlayan editör

okumak için tıklayınız

Che Guevara dünya mirası

Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO), Küba devriminin efsanevi lideri Che Guevara?ya ait günlükleri yazılı dünya mirasları listesine aldı. UNESCO, Che Guevara?nın gençliğinde yazdığı günlüklerinin dünya mirası sayıldığını açıkladı. Günlüklerin dünya mirası olarak kabul edilmesi Bolivya ve Küba?nın talebi üzerine gerçekleşti. Bolivya?da bulunan Che Guevara Araştırmaları Merkezi, başvuru yaparken günlüklerin

okumak için tıklayınız

Yaşar Kemal’e verilen Legion d’Honneur nişanını Jean Paul Sartre neden reddetti?

Fransa, Türkiye’nin dünya çapındaki yazarı Yaşar Kemal’e daha önce verdiği üst düzey Legion d’Honneur nişanının derecesini yükseltti.1983 yılında Legion d’Honneur nişanı komutan derecesine değer görülen Yaşar Kemal, bu kez nişanın bir üst seviyesi olan ve çok az sayıda kişiye verilen Grand Officier (Büyük Subay) derecesiyle onurlandırıldı. Törende konuşma yapan Yaşar Kemal, bugünün kendisi için büyük

okumak için tıklayınız