Kategori: Hermann Hesse

A Conceptual Relationship Between the River Metaphor in Siddhartha and the Eternal Return in Nietzsche

Hermann Hesse’s novel Siddhartha (1922) and Friedrich Nietzsche’s Thus Spoke Zarathustra (1883–85), despite drawing on different cultural and philosophical traditions, are two fundamental texts that center on the modern individual’s search for meaning. In Siddhartha , wisdom is presented as an intuitive and holistic understanding through the metaphor of the river ; in Zarathustra , this understanding is transformed into

OKUMAK İÇİN TIKLA

İki Hakikat Arayışçısı: Faust ve Siddhartha (VİDEO)

Bu video, dünya edebiyatının iki dev eseri olan Goethe’nin Faust’u ile Hermann Hesse’nin Siddhartha’sını bilgi arayışıteması üzerinden karşılaştırmalı bir analize tabi tutmaktadır. Her iki kahramanın da mevcut teorik bilgilerden duydukları varoluşsal tatminsizlik, onları yaşamın içine doğrudan karışarak hakikati deneyimlemeye sevk eder. Ancak Faust’un bilgiyi ele geçirme arzusu sınırsız bir güç hırsına ve trajik bir yabancılaşmaya dönüşürken, Siddhartha’nın yolculuğu

OKUMAK İÇİN TIKLA

Hermann Hesse’nin Siddhartha adlı romanının Nietzscheci Bir Okuması: Ahlâk, Birey ve Kendini Aşma

Hermann Hesse’nin Siddhartha (1922) adlı romanı, çoğunlukla Doğu mistisizmi ve Budist düşünce bağlamında okunmuştur. Ancak eser, bireyin hakikat arayışını kurumsal din, geleneksel ahlâk ve öğretisel bilgiye karşı konumlandırması bakımından Nietzscheci felsefeyle güçlü paralellikler taşır. 1. Öğreti Karşıtlığı ve Hakikatin Öğretilemezliği Nietzsche’nin düşüncesinde hakikat, sabit ve evrensel bir form değil; bireyin

OKUMAK İÇİN TIKLA

Siddhartha in the Light of Being and Time: Authentic Existence, Experience, and Silent Wisdom

Martin Heidegger’s Being and Time offers a radical critique of the subject-centered understanding of knowledge in modern philosophy, considering human existence (Dasein) not on the basis of “knowing,” but on the basis of being (Heidegger, 1927/2018). Hermann Hesse’s novel Siddhartha, on the other hand, focuses on the individual’s search for

OKUMAK İÇİN TIKLA

Varlık ve Zaman Işığında Siddhartha: Otantik Varoluş, Deneyim ve Sessiz Bilgelik

Martin Heidegger’in Varlık ve Zaman adlı eseri, modern felsefede özne merkezli bilgi anlayışına radikal bir eleştiri getirerek insan varoluşunu (Dasein) “bilme” değil, var-olma temelinde düşünür (Heidegger, 1927/2018). Hermann Hesse’nin Siddhartha romanı ise bireyin hakikati öğretilerde değil, yaşantının kendisinde aramasını konu edinir. Bu çalışma, Siddhartha’yı Heideggerci kavramlar olan Dasein, otantik/otantik olmayan

OKUMAK İÇİN TIKLA

Bilgi Arzusunun İki Yüzü: Siddhartha ve Faust Arasında Benzerlikler ve Ayrışmalar

Batı edebiyatında bilgi arayışı, insanın sınırlarını aşma isteğinin en güçlü anlatı motiflerinden biridir. Goethe’nin Faust’u (1808/1832) ile Hermann Hesse’nin Siddhartha’sı (1922), bu motifin iki farklı tarihsel ve felsefi yorumunu temsil eder. Faust, Aydınlanma sonrası Batı aklının doyumsuz bilgi hırsını simgelerken; Siddhartha, modern bireyin deneyim ve bilgelik yoluyla hakikate ulaşma arzusunu

OKUMAK İÇİN TIKLA

Siddhartha’nın Buda’nın Öğretisini Reddedişi: Dinî Otoriteye Yönelik Felsefi Bir Eleştiri

Hermann Hesse’nin Siddhartha (1922) adlı romanında başkahramanın Buda (Gotama) ile karşılaşmasına rağmen onun öğretisini bilinçli biçimde reddetmesi, eserin en kritik felsefi düğüm noktalarından biridir. Bu sahne, yalnızca bireysel bir yol ayrımını değil; dinî otorite, kurumsallaşmış hakikat ve öğretisel bilgi anlayışına yöneltilmiş sistematik bir eleştiriyi temsil eder. Siddhartha’nın reddi, ne Buda’nın

OKUMAK İÇİN TIKLA

Siddhartha’daki Nehir Metaforu ile Herakleitos’un Nehir Öğretisi Arasında Kavramsal Bir Bağ

Nehir metaforu, felsefe tarihinde varlık, zaman ve değişim sorunlarını düşünmek için kullanılan en güçlü imgelerden biridir. Antik Yunan’da Herakleitos, varlığı sürekli bir oluş (γίγνεσθαι) olarak kavramsallaştırırken nehir metaforunu merkezî bir konuma yerleştirmiştir. Modern edebiyatta ise Hermann Hesse, Siddhartha (1922) adlı romanında nehir metaforunu bireyin bilgelik, zaman ve benlik anlayışını dönüştüren

OKUMAK İÇİN TIKLA

Siddhartha’daki Nehir Metaforu ile Nietzsche’de Ebedi Dönüş Arasında Kavramsal Bir İlişki

Hermann Hesse’nin Siddhartha (1922) adlı romanı ile Friedrich Nietzsche’nin Böyle Buyurdu Zerdüşt (1883–85) eseri, farklı kültürel ve felsefi geleneklere yaslanmalarına rağmen, modern bireyin anlam arayışını merkezine alan iki temel metindir. Siddhartha’da bilgelik, nehir metaforu aracılığıyla sezgisel ve bütünsel bir kavrayış olarak sunulurken; Zerdüşt’te bu kavrayış, ebedi dönüş düşüncesiyle ontolojik ve

OKUMAK İÇİN TIKLA

Hermann Hesse’nin Siddhartha’sında Hakikatin Öğretilemezliği: Deneyim, Dil ve Bilgelik Problemi

Hermann Hesse’nin Siddhartha (1922) adlı eseri, hakikat kavramını klasik epistemolojik aktarım modellerinin dışına yerleştirerek, onu öğretilebilir bir bilgi nesnesi olmaktan ziyade bireysel deneyim yoluyla edinilen varoluşsal bir idrak olarak konumlandırır. Romanın merkezindeki temel sav, hakikatin (Wahrheit) doktriner bilgiyle değil, yaşantı, sezgi ve içsel dönüşüm aracılığıyla kavranabileceğidir. 1. Öğreti ile Hakikat

OKUMAK İÇİN TIKLA

Hermann Hesse’nin Siddhartha Romanında Siddhartha’nın Tüccarlık Dönemi ve Kapitalist Yabancılaşmanın Alegorisi

1. Giriş Hermann Hesse’nin Siddhartha (1922) adlı romanı, çoğunlukla Doğu mistisizmi ve bireysel aydınlanma temaları ekseninde okunmuş olsa da, eserin merkezinde modern bireyin toplumsal ve ekonomik düzen karşısındaki ontolojik yitimi de önemli bir yer tutar. Siddhartha’nın Kamala ile birlikte şehir yaşamına girişi ve tüccar Kamaswami’nin yanında çalışmaya başlaması, yalnızca bireysel

OKUMAK İÇİN TIKLA

Roman Kahramanlarının İç Çatışmaları: Freud ve Jung Perspektifinden Ivan ve Harry’nin Analizi

Roman kahramanlarının psikolojik çatışmaları, insan bilincinin karmaşık katmanlarını anlamada güçlü bir araçtır. Dostoyevski’nin Karamazov Kardeşler romanındaki Ivan Karamazov ile Hesse’nin Bozkırkurdu romanındaki Harry Haller, bu bağlamda derinlemesine incelenmeye değer karakterlerdir. Freud’un psikanalizi, bilinçdışındaki bastırılmış dürtüleri ve çocukluk deneyimlerini merkeze alırken, Jung’un analitik psikolojisi kolektif bilinçdışını ve bireyselleşme sürecini vurgular. Bu

OKUMAK İÇİN TIKLA

Siddhartha ve Zarathustra: Hakikat Arayışında Doğu ve Batı

Bireyin İç Yolculuğu Siddhartha, Hermann Hesse’nin eserinde, hakikat arayışını bireysel bir yolculuk olarak ele alır. Bu yolculuk, Hindistan’ın manevi geleneklerinden beslenir ve bireyin içsel dönüşümüne odaklanır. Siddhartha, Brahman kastının bir üyesi olarak başlar, ancak ne dogmatik öğretiler ne de maddi dünyanın hazları onu tatmin eder. Onun arayışı, dışsal otoritelerden bağımsız,

OKUMAK İÇİN TIKLA

C.G. Jung – Hermann Hesse / İki Dostluğun Anıları

Biri analitik psikolojinin kurucusu Carl Gustav Jung… Diğeri doğaya ve Doğu mistisizmine hayran, 20. yüzyılın en önemli edebiyatçıları arasında gösterilen İsviçreli yazar ve ressam Hermann Hesse… İki dünya savaşı görmüş, iki büyük deha… Eserleriyle, fikirleriyle ve emekleriyle, bilim ve edebiyat dünyasına imzalarını atmış iki bilge… Hermann Hesse ve Carl Gustav

OKUMAK İÇİN TIKLA

Çarklar Arasında – Hermann Hesse

Hermann Hesse’nin kendi yaşamöyküsüyle de paralellikler taşıyan “Çarklar Arasında”nın kahramanı Hans Giebenrath, Almanya’nın küçük bir kasabasında yaşamaktadır. İçedönük ama çok yetenekli bir genç olan Hans, devletin açtığı yatılı okul sınavına kasabadan gösterilebilecek tek adaydır. Snavda başarılı olmasının ardından Hans’ı sıkı çalışma günleri bekler. Tek hedefi, başarılı olmak, küçük düşmemek, ailesini

OKUMAK İÇİN TIKLA