Kategori: İnceleme

Yeni İslâmî Burjuvazi (Türk Modeli) – Dilek Yankaya

Türkiye’de AKP’nin 2002’de tek başına hükümet kurmasıyla siyasal İslâmın iktidar olma mücadelesinde hedefe varılmış oldu. Fakat İslâmî kimlik, iktidara gelmeden çok önce sınıfsal bir nitelik kazanmıştı. Bu dönüşümde, 1990 yılında İstanbul’da, İslâmî hareketle güçlü bağları olan bir ekonomik seçkinler topluluğu tarafından kurulan MÜSİAD’ın etkisi belirleyiciydi. MÜSİAD’ın Türkiye siyaseti üzerindeki gücünü, kurucu başkanlarından Erol Yarar şöyle

okumak için tıklayınız

Camın İşçileri – M. Hakan Koçak

“1935’te fabrikanın açılış töreninde ‘bizim nesle ne mutlu ki fabrika seslerile gözlerimizi açmış bulunuyoruz,’ sözleriyle semtin coşkusunu dile getiren kız çocuğu artık yok. Semtin işsiz gençleri umutsuzlukla caddelerde dolaşıyor. Ama bunlar yalnızca gözle görünenler. Semtin tüm dokusuna sinmiş işçi sınıfı mirası, görünmeyen ama hissedilen bir güç olarak varlığını sürdürüyor…”

okumak için tıklayınız

Hollanda Altın Çağı’nda Sanat ve Ticaret – Michael North

17. yüzyılda Hollanda, ticarette elde ettiği başarılarla büyük bir ekonomik güce sahip olur. “Altın Çağ” olarak adlandırılan bu dönemde ülke, Avrupa’da okur-yazar oranının ve sanat üretiminin en yüksek olduğu yerdir: Yılda 70 bin resim üretilmektedir ve tablolar başlı başına bir mübadele aracına dönüşmüştür. Sanatın hâlâ büyük ölçüde aristokrasinin himayesinde ve aristokrasi için üretildiği diğer Batı

okumak için tıklayınız

Türkiye’de Soruşturmacı Gazetecilik – Gülen Kurt Öncel

Yazarın doktora tez çalışması olan bu kitapta Türkiye’nin önde gelen soruşturmacı gazetecileri ile yapılmış mülakatlar yer alıyor. Bu mülakatlar, Türkiye’de demokrasi, medyanın yapısı ve işleyişi ve sansür konularına ışık tutarken, soruşturmacı gazeteciliğin tanımlamasını yapıyor. Soruşturmacı gazeteciliğin demokratik toplumlar için olmazsa olmaz bir gazetecilik faaliyeti olduğunu iddia eden ve bu alanın önde gelen gazetecilerinin fikirlerine başvuran

okumak için tıklayınız

Evrim Kuramı ve Mekanizmaları (Evrimin Temelleri ve Nasıl İşlediği Üzerine) – Çağrı Mert Bakırcı

Evrim Kuramı ve Mekanizmaları (Evrimin Temelleri ve Nasıl İşlediği Üzerine) bu kitap, Türkiye’de popüler bilim sahasında, evrimin tüm mekanizmalarını bir arada ele alan ilk kitaptır. Dolayısıyla bugüne kadar okuduğunuz evrim kitaplarında aklınıza yatmayan bazı noktalar olduysa, bu kitap muhtemelen bu soru işaretlerini çözmenizi sağlayacaktır. Evrim Ağacı’nın kurucusu ve bilim konuşmacısı olan

okumak için tıklayınız

Tahsin Yücel?in Yapısalcılık adlı kitabına dair – Serkan Fırtına

Tahsin Yücel?in Yapısalcılık adlı çalışması, ana hatlarıyla, Dilbilim, Budunbilim, Göstergebilim konularını inceleme altına alır. Yücel giriş bölümünde, sanat ve düşün alanının doğasına ve tartışma alanlarına değinerek, farklı disiplinlerin de benzer tanımlanma ve değerlendirilme sorunları yaşadığını söyler. Yapılan tartışmaların yapısalcılığın ana ilkelerinden çok, bu bilim ile organik ilişkisi olan araştırma dallarının, göstergebilim, dilbilim, budunbilim alanlarında yoğunlaşmasına

okumak için tıklayınız

Delilik ve Modernizm – Louis A. Sass

Tıbbi istatistiklere göre kapitalizmin yükselişiyle birlikte şizofreninin artması, şizofreni ile modernliğin toplumsal ve kültürel biçimleri arasında ilinti olduğu izlenimini güçlendirmeye yeter. Belki de Dostoyevski’nin vurguladığı gibi, delilik bilinçli farkındalığın azalmasından çok artmasından ortaya çıkıyor olabilir. Delilik ve Modernizm, Kant’tan Wittgenstein’a, Hölderlin ve Kafka’dan Sartre ve Foucault’ya kadar modernizmin temsilcilerinin düşünceleri ile şizofren aklın doğası

okumak için tıklayınız

Azınlıklar, Ötekiler ve Medya

İnsan kendi kendisinin karşısındayken, onun karşısında olan “öteki”dir. -K. Marx- Özne “öteki” üzerinden kendisini tanımlar, özne için “öteki” vazgeçilmezdir, varoluşunu tanımlaya-bilmesinin zorunlu koşuludur. Toplumsal anlamda bir yapının kendini tanımlayabilmesi için de “öte-ki”ne ihtiyacı vardır ve “öteki” olmadan kendi konumunu belirleyemez. Örneğin, milliyetçiliğin var olması için bir düşmana ihtiyacı vardır.

okumak için tıklayınız

Konstantinopolis Hipodromu (Oyunlar, Halk ve Politika) – Gilbert Dagron

Gilbert Dagron, yaşayan en önemli Bizans uygarlığı tarihçisi. 1974’te yayımladığı “Bir Başkentin Doğuşu: Konstantinopolis”ten başlayarak, Doğu Roma’nın gizlerini sökme uğraşı verdi, halk hikâyeleri ve rivayet kültüründen ikona portre geleneğine, “büyük tablo”yu temel kaynaklardan hareketle dokudu. Konstantinopolis Hipodromu – Oyun, Halk ve Politika ise Dagron’un son kitabı. Bizans İstanbulu’nun

okumak için tıklayınız

İstanbul’un Ermeni Amiralar Sınıfı – Hagop L. Barsoumian

Aras Yayıncılık, Osmanlı Ermenileri üzerine incelemeleriyle tanınan tarihçi Hagop L. Barsoumian’ın “İstanbul’un Ermeni Amiralar Sınıfı” başlıklı çalışmasını okuyucularla buluşturuyor. İmparatorluğun modernleşme sürecinde önemli roller üstlenen Ermeni aristokrat sınıfı üzerine sosyolojik, politik ve tarihsel bağlamda önemli analizler içeren kitap bu alanda yazılmış nadir başvuru eserlerinden biri olma özelliğini taşıyor.

okumak için tıklayınız

Çağdaş bir kâğıt seyahatnamesi – Ömer Erdem

Kâğıda ne olarak bakıyorsanız odur. Üşümüş birisi için vücuda sarıldığında maliyetsiz bir ısıtıcı olabilir. Manav için kese kâğıdı, bir şair için güzel tasarlanmış ve yazma şevki veren defter de olabilir. Ya da bir kalpazan için daha ötesi. İhtiyaçlar da belirler onun değerini. Kültür de. Çocukluğumda en merak ettiğim konulardan birisi, büyüklerin neden duvarlara kâğıt sıkıştırdıklarıydı.

okumak için tıklayınız

İstanbul / Küresel ile Yerel Arasında – Çağlar Keyder

Dünyanın en eski ve en büyük şehirlerinden biri olan İstanbul bağlamında küreselleşme sürecinin etkileri inceleniyor bu kitapta. Doğu ile Batı arasında, İslam ile Laiklik arasında bir köprüdür İstanbul, ya da bunlar arasındaki bir mücadelenin arenası olarak düşünülür sıklıkla. Bu kitapta bir araya gelen yazarlar, bu tür klişelerin ötesinde, kentin ruhu ve kentte yaşayanların kimlikleri üzerinden

okumak için tıklayınız

“Ankara’da Ermeni Var mı?”

Hrant Dink Vakfı Yayınları?ndan çıkan Sessizliğin Sesi serisinin üçüncü kitabı Ankaralı Ermenilerin sesini duyuruyor, “Ankara’da Ermeni Var mı?” önyargısı hikayeleri dinledikçe azalıyor. Hrant Dink Vakfı Yayınları?ndan çıkan Sessizliğin Sesi serisinin üçüncü kitabı Ankaralı Ermenilerin sesini duyuruyor. İstanbul, Ankara, Fransa ve Avusturya?da yaşayan Ankaralı Ermenilerle yapılan sözlü tarih çalışmalarının yer aldığı kitabı Ferda Balancar derledi. Raymond

okumak için tıklayınız

Her Yönüyle Kışlak – Müslüm Kabadayı

İnsan, doğanın yaratıcı çocuğudur. Bu çocuğun milyonlarca yıllık yaşam serüveninde gelişip yerleşik hayata geçmesi, on binlerce yılla sınırlıdır. Bir köyün kuruluş ve gelişim sürecini inceleyen “Her Yönüyle Kışlak” ise, yaklaşık 500 yıllık bir dönemi kapsamaktadır. Hatay’ın Yayladağı ilçesine bağlı Kışlak köyü-beldesi;bulunduğu coğrafyanın doğa ve kültür zenginliklerini yansıtan tarihi, toplumsal ve ekonomik yapısı, ailelerin özellikleri,

okumak için tıklayınız

Bil bakalım, ben kimim? Oylum Yılmaz

Farkındaysanız son zamanlarda muhalif söylem içinde bize adeta hediye edilmiş gibi duran bir kavram var: Queer. Toplumsal cinsiyet ve kimlik politikalarının hem tam ortasında duran hem de ikisinin birden dışına çıkmayı öneren bu kavram, yine bilindiği üzere ne olduğuyla değil, neye, nelere karşı olduğuyla ilgili olarak kendini ortaya koymakta. Kavram, cinse dair herhangi bir kimliğin

okumak için tıklayınız

Ekmek kavgasında kardeş kıydığımız can bizim – Özlem Aslan

“İş Cinayetleri Almanağı, hayatını kaybeden işçi kardeşlerimizin herkes gibi öyküleri olduğu ve artık aramızda olmadıkları gerçeğinin unutulmaması temennisiyle hazırlandı. Umut ediyoruz ki bu çalışmanın, artmaya devam eden iş cinayetlerinin meydana gelmemesine bir nebze de olsa katkısı olur.” (Adalet Arayan İşçi Aileleri, İş Cinayetleri Almanağı 2012, Giriş Bölümü) Adalet Arayana Destek Grubu tarafından

okumak için tıklayınız

1915 Öncesinde Osmanlı İmparatorluğu’nda Ermeniler – Paul B. Paboudjian, Raymond H. Kevorkian

Son yıllarda art arda yayımladığı prestij kitaplara bir yenisini daha ekleyen Aras Yayıncılık, Fransalı tarihçi Raymond H. Kévorkian ve Paul B. Paboudjian’ın ortak çalışması olan 1915 Öncesinde Osmanlı İmparatorluğu’nda Ermeniler adlı eseri yayımladı. Fransa’da yayımlandıktan 20 yıl sonra Türkiyeli okurla buluşan kitap, 1915 öncesinde Ermeni nüfus barındıran 2900’ü aşkın yerleşim biriminin (vilayet, sancak, kaza ve

okumak için tıklayınız

Bilimde Öncü Kadınlar – Osman Bahadır

Kadınlar bilimde bugünkü düzeylerine büyük mücadelelerle geldiler. Kadınların bilimde başarı kazanmaları, aynı başarıyı göstermiş olan erkeklerden genellikle daha fazla zorluklarla baş etmiş oldukları anlamına geliyor. Günümüzde de kadın bilimcilerin çalışmalarında karşılaştıkları zorluklar varlığını önemli ölçüde korumaktadır. Özellikle bazı araştırma alanları hâlâ kadın bilimcilere kapalı tutulmak isteniyor.

okumak için tıklayınız

Sosyalizmin Osmanlıcası – Halil Türkden

Paul Dumont?un ?Osmanlı İmparatorluğu’nda Yaşamak: Toplumsallık Biçimleri ve Cemaatlerarası İlişkiler? başlıklı çalışması Osmanlı İmparatorluğu?nda toplumsallaşmanın nerede, nasıl ve kimlerle gerçekleştiğini; bu toplumsallaşma çerçevesinde nelerin konuşulduğunu; Osmanlı?daki yaşamın Batı?dan ve Batı merkezli milliyetçilik akımlarından nasıl etkilendiğini; Doğu Anadolu?da Ermeni çocuklarının hangi oyunları oynadığını; Fransızların ve Rumların belli şehirlerde hangi dili konuştuğunu; döneme dair siyasi analizlerden

okumak için tıklayınız

Türk-Kürt ilişkilerinin bugününü anlamak için anahtar – Ümit Kurt

Geç dönem Osmanlı tarihi çalışanların üzerinde durduğu en önemli konulardan bir tanesi, II. Abdülhamid döneminde Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde kurulmuş ve aşiretlerden mürekkep Hamidiye Hafif Süvari Alaylarıdır. Yoğun bir biçimde tartışılmasına karşın Hamidiye Alayları üzerine tafsilatlı, çeşitli arşiv kaynaklarına ve belgelerine dayalı dört başı mamur çalışmaların sayısı maalesef oldukça düşük. Halbuki Hamidiye Alayları etrafında

okumak için tıklayınız