Kategori: İnceleme

Faili meçhul hikâyeler – Ayça Örer

Gökçer Tahincioğlu, 70?li yıllarla başlayıp bugüne uzanan derin tarihi, dönemin korku verici öğelerinden birini hatırlatarak anlatıyor: ?Beyaz Toros.? Kitapta, on iki faili meçhul hikâye var. Sınırın az ötesinde, Yunanistan?da örneğin, beyaz bir otomobil yanınıza yanaştığında korkar mısınız? Hayır. Ama o araba size İzmir?de, Ankara?da, Elazığ?da, Diyarbakır?da yanaşsa aklınıza olmadık akıbetler gelir. Söz konusu korkuysa, eşitiz.

okumak için tıklayınız

Hayvana da saygı – Cihan Erken

Gezi Parkı direnişi, bizlere insan dışındaki türlerin de savunulması ve korunması gereken hakları olduğunu bir kez daha hatırlattı. ?Bizim? bu dünyada hemen yanı başımızdaki, ancak bir yandan da o ontolojik ?biz?in dışındaki hayvanların ve bitkilerin de birtakım hakları olduğu, ?en temel hak olan yaşam hakkı gibi? bu süreçte, başta hayvan hakları koruyucuları olmak üzere, çeşitli

okumak için tıklayınız

Osmanlı Sosyalist Fırkası ve Yayınları – Selçuk Gürsoy

“Biri yer biri bakar, kıyamet ondan kopar” İştirak Osmanlı Sosyalist Fırkası (OSF), siyasal tarihimizdeki ilk partilerden biri olmasının yanında Türkiye’de kurulan ilk sosyalist parti olmasıyla da dikkat çekici. Özellikle Avrupa’da hızla gelişen sosyalizm akımının, dönemin şartları içinde Osmanlı topraklarıyla buluşmasını sağlayan Osmanlı Sosyalist Fırkası ve yayınları her bakımdan kapsamlı bir değerlendirmeyi fazlasıyla hak ediyor. Selçuk

okumak için tıklayınız

Sinema Savaşları (Bush-Cheney Döneminde Hollywood Sineması ve Siyaset) – Douglas Kellner

Sinema Savaşları, filmlerin eleştirel yorumlarının günümüz kültür ve toplumunu anlamamıza yardımcı olabileceğini ve böylece siyaset ve devlet, şirketler ve ekonomi, ekonomik kriz ve çevre krizi, terör, savaş ve militarizm ile demokrasiye yönelik tehditler hakkındaki önemli tartışmalara katkıda bulunabileceğini göstermeye çalışıyor. Tarihten ve sosyal teoriden yararlanarak 2000-2008 arasında çekilmiş onlarca Hollywood filmini analiz ediyor, bu yolla

okumak için tıklayınız

Akışkan Gözetim – David Lyon, Zygmunt Bauman

Bugün hayatımızın her ayrıntısı hiçbir zaman olmadığı kadar çok yakından izleniyor, kaydediliyor; ve gözetim altındakiler genellikle gözetleyenlerle gönüllü bir işbirliği içinde. Londra’dan New York’a, Yeni Delhi’den İstan-bul’a, bütün büyük kentlerde kameralar artık kamusal alanların alışıldık, itiraz edilmeyen parçası haline geldi. Uçağa binecekseniz, bedeniniz boydan boya taranıp biyometrik kontrole tabi tutulur; arama motorları ve kredi kartı

okumak için tıklayınız

Ermeni edebiyatını yakın kılan külliyat – Karin Karakaşlı

Dünya kültür tarihi açısından kıymetli bir eser olan Modern Ermeni Edebiyatı, tarihsel ve toplumsal dinamikler arasındaki incelikli dengeleri gözeterek her dönem için ayrıntılı bir çerçeve çiziyor. Edebiyatı yazarın hayal gücü kadar gayri resmi insanlık tarihi olarak bildim. Hakkı verildiğinde imkânla mümkün anlamlardır her ikisi de edebiyatın. Yazar hayal gücüyle bu dünyaya alternatif bir paralel evren

okumak için tıklayınız

Bedenimiz tehdit altında! – Aysel Sağır

?Algı bedenin dünyayla kurduğu bir salınım ilişkisidir. Beden önce bir durumun içinde oluşuyla dünyayı algılar sonra dünyanın algısı bedene eklemlenir, dolayısıyla bu ilişki dünyayı ve bedeni aynı anda var eder.? Başkalarının bakışları Toplumla ilişkimizi bedenimizle kuruyor, dolayısıyla da dünyayı bedenimizle algılıyoruz. Yani bedenimiz de tıpkı belleğimiz gibi biriktiriyor, bilinçaltı oluşturuyor; hatta başkalarının karşısında acil durum

okumak için tıklayınız

Cellat – Helmut Ortner

Agora’dan daha önce “Sacco ile Vanzetti” ve “Suikastçı, Hitler’i Tek Başına Öldürmek İsteyen Adam” adlı romanları yayınlanan Helmut Ortner bu kitabında, Nazilerin kurduğu Halk Adalet Divanı’nın zalim yargıcı Ronald Freisleri’i ve onun şahsında ‘Nazi adaleti’nin nasıl pratiğe aktarıldığını anlatmaktadır… (Tanıtım Bülteninden) Kitabın yazarı Helmut Ortner’in kitapla ilgili notu şöyle: Kitabın merkezinde 3.Reich’in en acımasız ve fanatik

okumak için tıklayınız

Etnoloji Defterleri – Karl Marx

Defterler 1880-1882 yılları arasında Karl Marx tarafından tutulmuş, 1883 yılında ölümüyle yarım kalmıştır. Bu kitapta da görüldüğü gibi, Marx’ın elyazmaları bugüne kadar özgünlüğü korunarak aktarılmıştır. Friedrich Engels Ailenin, Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni kitabını yazarken bu elyazmalarından yararlanmıştır. Marx’ın kendi etnoloji çalışmalarının da bulunduğu alıntı defterleri ancak bir sonraki nesil tarafından araştırılabilmiş ve gündeme getirilmiştir.

okumak için tıklayınız

Çingene Halk Anlatıları

Çingene söylencelerinden derlenen, merak uyandıran bir çalışma. Kitabın başına, çevirmen tarafından yapılan inceleme yer alıyor. Yeryüzüne yayılan bu halkın renkliliği, kültür yapıları, karakteristik davranışıyla boyutlu şekilde anlatılmaktadır. Bununle birlikte anlatılarından derlenen enteresan konular küçük büyük her yaştaki okur için oldukça ibret vericidir. Bu iyi kitabı Genç Kuşak Kitaplığından sunuyoruz.

okumak için tıklayınız

Pamuk Kadınlar Üzerine – A. Şule Süzük Toker ile Söyleşi: Mehmet Emin Kurnaz

Pamuk Kadınlar, Orhan Pamuk?un Kar ve Masumiyet Müzesi romanlarından hareketle kadının erkek egemen toplumdaki yerini inceleyen bir eser. A. Şule Süzük Toker?in İstanbul Üniversitesi Kadın Çalışmaları bölümünde master tezi olarak hazırladığı çalışma, Kalkedon Yayınları tarafından geçen ay okuyucuya sunuldu. Kadına ve kadın imgesinin anlatımına dair sanatın ürettiği anlamları ve kadın olmak durumunun nasıl inşa edildiğini

okumak için tıklayınız

CIA, Che?yi böyle öldürdü

Türkiye?de de aralık ayı başında yayımlanacak olan Che?yi Kim Öldürdü adlı kitapta efsanevi gerilla liderinin CIA tarafından nasıl öldürüldüğü belgeleriyle anlatılıyor. Küba Devrimi’nin mimarlarından efsanevi Ernesto “Che” Guevera?nın CIA tarafından öldürüldüğünü kanıtlayan belgeler, Michael Ratner ve Michael Steven Smith adlı avukatlar tarafından kaleme alınan Che?yi Kim Öldürdü adlı kitapta yer aldı. CIA?in yıllar içinde hazırladığı

okumak için tıklayınız

Burjuvazinin Sosyolojisi – Michel Pinçon, Monique Pinçon-Charlot

Burjuvazinin Sosyolojisi, burjuvazinin gizemlerini usulünce kapatan örtünün bir köşesini kaldırarak burjuva egemenliğinin sürmesine yarayan ayrıcalıkları gösteriyor. Kapitalizmin bitmeyen inşasını tanımlayan temeller, elbette ki “ekonomi dünyası”nda, başka sınıfları ekonomik olarak sömüren mekanizmada aranır. Ekonomik sömürü sonsuzdur ve “işte, sömürü şurada bitiyor!” diyebileceğimiz bir hudutla da işaretlenemez. Ekonomik sömürü görülür, en azından alım gücünün erişemediği “tüketim nesneleri”

okumak için tıklayınız

Yerüstünden Notlar / Madenci Kasabasında Yıkımın Fotoğrafı (Madenci Kasabasında Yıkımın Fotoğrafı) – Alaattin Timur, Mahmut Hamsici

Nota Bene Yayınları’ndan çıkan ‘Yerüstünden Notlar (Madenci Kasabasında Yıkımın Fotoğrafı)’ madencilik sektöründe 1980’lerden sonra gerçekleşen yıkımın sonuçlarını gözler önüne sermeye çalışıyor. Kitap bu yıkımı Zonguldak’a bağlı bir madenci kasabası olan Armutçuk’taki dönüşüm üzerinden sorguluyor. Dönüşüm eserde, fotoğraflar ve yerel halkla yapılan söyleşilerle aktarılıyor. Alaattin Timur ve Mahmut Hamsici’nin editörlüğünde hazırlanan kitapta fotoğraflar bu iki isimle

okumak için tıklayınız

Tütünün hikâyesi: Ateş böceklerinin ölümü – Haluk Kalafat

Bu iki yüz yıllık bir hikâye. Kısa olması beklenemezdi. Nuray Ertürk Keskin ve Melda Yaman tütüncülerin ışıklarının nasıl söndüğünü detaylıca anlatıyor. Peki tütünün önemi nedir? ?Çocukluğumda tütün kırım zamanı geldiğinde gece evden gizlice çıkar, tepelere koşardım. Aşağılarda Gördes ovasında ateş böcekleri gibi yanıp sönerdi tütün işçilerinin lüks lambalarından yayılan ışıklar. Yıllar içinde söndü birer birer

okumak için tıklayınız

Türkiye’de Balık ve Balıkçılık – Karekin Deveciyan

1910- 1917 yılları arasında İstanbul Balıkhanesi müdürlüğü ve daha sonra da balık işleri başmüfettişliği yapmış olan Karekin Efendi Deveciyan’ın (1867, Harput-1964, İstanbul) İstanbul’da, 1915’te Osmanlıca, 1926’da ise geliştirilmiş Fransızca basımı yapılanTürkiye’de Balık ve Balıkçılık adlı eseri Türkiye’de balıkçılık konusunda yazılmış en önemli eserlerin başında gelir. Eser, konuyla ilgilenen herkesin takdirini kazanmış olmasının yanı sıra, son

okumak için tıklayınız

Balkan Savaşı – Aram Andonyan

Balkan Savaşı, gazeteci-yazar Aram Andonyan’ın 1912-1913 yıllarında İstanbul’da basılan, Ermenice Badgerazart Intartzag Badmutyun Balkanyan Baderazmin [Balkan Savaşı’nın Resimli Mufassal Tarihi] adlı eserinin Zaven Biberyan tarafından kısaltılarak yapılmış çevirisi. Balkan Savaşı’nın sürdüğü tarihlerde, İstanbul’da bir gazeteci olarak, iç ve dış kaynaklardan yararlanıp, yabancı ajans, gazete ve dergilerle bağlantı kurarak olayları yaşayan Andonyan, günü gününe, savaşın içinde

okumak için tıklayınız

Tütünün Öyküsü – Ekin Sağlam

Türkiye?de Tütün: Reji?den Tekel?e; Tekel?den Bugüne? Türkiye?de ve Samsun özelinde üç yüzyıla dağılmış olan tütün öyküsünü, tüm aktörleriyle birlikte aktaran, eleştirerek çözümleyen ve halkımızın toplumsal belleğinin canlanmasına katkı yapan bir kitap. Prof. Dr. Korkut Boratav sunuş yazısında kitabı şu sözlerle değerlendiriyor: ?Türkiye toplumunun kapitalist dünya sistemiyle eklemlenmesinde, bağlantılarında gerçekleşen ana aşamalar, Nuray Ertürk Keskin ve

okumak için tıklayınız

Herkes Bir Gün Hasta Olacak (mı): Aşırı Teşhis – Ayşegül Tözeren

Geçtiğimiz aylarda, İNSEV (İnsan Sağlığı ve Eğitim Vakfı) Yayınları tarafından Akif Akalın?ın çevirisiyle Aşırı Teşhis başlıklı bir kitap yayınlandı. Halk Sağlığı alanında çalışmakta olan Dr. H. Gilbert Welch, Dr. Lisa M. Schwartz ve Dr. Steven Woloshin?in birlikte yazmış olduğu, konusunda ses getiren ve pek çok polemiğe neden olan Aşırı Teşhis, sadece sağlık profesyonellerine değil, sağlık

okumak için tıklayınız

Güncel Bir Olasılık Olarak: Şiir – Ogün Kaymak

?İki aşamalı tek varlıktır? diyor Agamben, insan için. Marx bu noktada: ?İnsana kendi dışındaki dünyaya inanmayı ilk öğreten şeydir aşk? diyor. Fizyolojik ya da genetik insan değil bahis. Sosyal antropoloji okumalarının yardımıyla; insani değerler üreten, buna sahip çıkan, çevresindekilerin tinsel gelişimine özen gösteren varlık bu önermedeki muhatap. Marx?ın aşk dediğine, şiir dedim varsayın. Dayatılana razı

okumak için tıklayınız