Kategori: İngeborg Bachmann

Ingeborg Bachmann ve Dil Felsefesi – Zafer Yalçınpınar

Ingeborg Bachmann’ın edebiyat aurasıyla tanışmam, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 1985 yılında Doç. Dr. Semahat Yüksel’in çevirisiyle yayımlanan ‘Seçmeler’ adlı kitap ve bu kitapta yer alan “Su Perisi Gidiyor” (Undine Gidiyor) adlı öykü sayesinde gerçekleşti. “Su Perisi Gidiyor” başlıklı öykü -çevirideki bazı tutarsızlıklara rağmen- etkileyici dilsel motifler ile felsefi bir bakış açısından oluşan özel bir

okumak için tıklayınız

Faşizm iki insan arasındaki ilişkide başlar

“Kimim ben senin için, kimim bunca yıldan sonra?” diye sorar 20. yüzyılın en büyük romanlarından biri olan Malina’nın yazarı Ingeborg Bachmann hiç gönderilmemiş veda mektubunda Paul Celan’a. Mektuplaşmaları 1948’den 1967’ye kadar aralıklarla ama çok yoğun sürer. Bu kısacık birliktelik, bitmeyen bir aşka dönüşmesinin ardından, Sen Nehri’nin karanlık sularında ve Roma’da bir evde çıkan yangının cehenneminde

okumak için tıklayınız

İnsanın şiiri aşk

“Mesafelerin ayırdığı ama duyguların birleştirdiği iki şairin” hem edebi hem insancıl mektuplarından oluşuyor Kalp Zamanı… Ne kalır bu mektuplardaki aşkı aradan çıkarsak, geriye tam olarak ne kalır? Belki tam olarak, Celan’ın Bachmann için kurduğu şu son cümle kalır; “İyilikler diliyorum! İçtenlikle.” Böylesine siner dil ve böylesine kuraklaşıp soğur. Oysa o değil midir daha önceden; “Sana

okumak için tıklayınız

Toplu Şiirler – Ingeborg Bachmann

“Şiir yazmak zorunluluğunu duymama karşın, istersem şiir yazmayı ‘başarabileceğim’ kuşkusuna kapılınca, şiir yazmayı bıraktım. Ve yeniden şiir yazmak zorunda olduğumu duyumsayıncaya kadar, yazacaklarımın, son yazdıklarımdan bu yana edinilen deneyimleri kapsayacak ölçüde yeni şiirler olacağına inanıncaya kadar şiir kaleme almayacağım.” Ingeborg Bachmann, 1963 Şiirin “ancak şiir yazmadan yaşanamayacaksa” yazılması gerektiğine inanan Ingeborg Bachmann’in dizelere,i yarım yüzyıl

okumak için tıklayınız

Dar Zaman – Ingeborg Bachmann

Ingeborg Bachmann adını ilk kez 1973 yılında ozanın ölümüyle duydum: ”Üç hafta önce Roma’daki evinde çıkan bir yangında yaralanan Ingeborg Bachmann öldü”. Heinrich Böll ”Kimse Ingeborg Bachmann’ın korkunç ölümüyle, tasarladığı roman dizisi ”Ölüm Biçimleri” arasında bir ilişki kurmaya koşturmamalı, yapıtlarında ateşle ölüme göndermeler, öylesi bir ölüme ilişkin araştırmalar aramamalıdır” demişti, ama yine de sarsıla sarsıla

okumak için tıklayınız

Frankfurt Dersleri ? Ingeborg Bachmann

Dil nedir? Yeni bir yazın dili nasıl kurulur? Yazın ütopyası ne demektir? Ahlak nedir? Ahlak ile yazının bağıntıları nelerdir? Yazan ben kimdir? Tarih boyunca hangi değişimlere uğramıştır? Çağdaş yazında yazarın konumu nedir? Bakir beyaz sayfa neden gelecekte yazılacak olan metinleri de içerir? Çağdaş yazında isimler nasıl kullanılır? Neden isimler yokolma tehlikesiyle karşı karşıyadır? – Bu

okumak için tıklayınız

Bu Tufandan Sonra / Ingeborg Bachmann’dan Seçme Yazılar

Metis Seçkileri’nin ikinci kitabı “Bu Tufandan Sonra”yı Ahmet Cemal hazırladı ve çevirdi. Seçkide şiirden denemeye farklı türden Bachmann ürünlerinin yanı sıra yazarla yapılmış bir dizi söyleşiye de yer veriliyor. “Hepimizin isteği, görebilen kişiler olabilmektir. Ve bizi ancak o sözünü ettiğim gizli acı, deneyimlerin karşısında, özellikle de gerçeğin karşısında duyarlı kılar. Bu konuma girdiğimizde, acının üretkenliğe

okumak için tıklayınız

Otuzuncu Yaş (Bütün Öyküler) – Ingeborg Bachmann

Ingeborg Bachmann ‘ın gençlik döneminden olgunluk çağına dek tüm öykülerini bir araya toplayan Otuzuncu Yaş / Bütün Öyküler, yazarın “eski” ve “yeni” okurları için olmazsa olmaz bir kitap. “Yeni bir dil olmadan yeni bir dünya yaratılamaz” savıyla dilin sınırlarını zorlayan bir yazarın gözünden dünyaya bakmak için iyi bir fırsat. Otuzuncu Yaş adlı öykü kitabında yer

okumak için tıklayınız

Radyo Oyunları ? Ingeborg Bachmann

Avusturyalı yazar ve şair Ingeborg Bachmann ‘Radyo Oyunları’nda, ‘Bir Düş Alışverişi’, ‘Ağustosböcekleri’ ve ‘Manhattan’ın İyi Tanrısı’ adlı oyunlarını bir araya getiriyor. Bachmann’ın şiirlerinde, öykülerinde, yazınsal denemelerinde odak noktası olarak seçtiği konular ve sorgulamalar, radyo oyunlarında da egemen. Şiir dilini radyo oyunlarına başarıyla taşıyan Bachmann, ‘Bir Düş Alışverişi’nde, sıradan yaşamların dışına çıkabilmek için düşler kurmakta cömert

okumak için tıklayınız

Malina – Ingeborg Bachmann

Ingeborg Bachmann?ın başyapıtı Malina, her şeyin iç dünyaların yoğunluğunda yaşandığı, mutlak aşkın ve birey olma savaşımının romanı. Bachmann?ın sarsıcı bir saptamayla ortaya koyduğu gibi: ?Faşizm, atılan ilk bombalarla başlamaz, her gazetede üzerine bir şeyler yazılabilecek olan terörle de başlamaz. Faşizm, insanlar arasındaki ilişkilerde başlar, iki insan arasındaki ilişkide başlar…? Malina, ya da Günlük Cinayetlerin Romanı

okumak için tıklayınız