Kategori: Öykü Kitapları

Sınırları Zorlayan Öyküler – Başak Baysallı

Sinema alanında kısa film çalışmalarıyla tanınan Deniz Tarsus?un ?Ayrıkotu? adlı öykü kitabı eylül ayında Can Yayınları tarafından yayımlandı. Kitap, ?Ayrıkotu? ve ?Öç? adlı iki bölümden oluşuyor. Öykülerin temelinde var olan doğa-insan çatışması farklı bir dünyada, zor bir atmosferde okurun karşısına çıkıyor. Sanatçı, sinemada yaptığı gibi öykülerinde de kurduğu dünyada yaşayanların hikâyesini anlatıyor. Okur ise doğanın

okumak için tıklayınız

Direniş Öyküleri – Derleyen: Melike Uzun

Notabene Yayınları olarak, pek çok yazarın Gezi/Haziran Direnişini çeşitli yönleriyle analiz eden eserler yayınladık. Ancak edebiyatın sözü bizim açımızdan söylenmemişti. Şimdi Gezi Direnişi üzerine yazılan öykülerin biraraya getirildiği bir seçki hazırladık. İstedik ki Direnişin içindeki yazarlar tanıklıklarını, hissettiklerini sıcağı sıcağına öyküleştirsinler ve bu öyküler çevresinde, bu öyküler vesilesiyle Gezi deneyimleri konuşulsun, aktarılsın.

okumak için tıklayınız

Dost 60 Yaşında / Vüs’at O. Bener – Selma Sayar

Tam adı, Vüs’at Orhan Bener. 1922’de Samsun?da doğdu. İlk, orta öğrenimini Anadolu?nun çeşitli kentlerinde tamamladı. 1941’de Harbiye Mektebi’ni, 1957’de Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Ticaret Bakanlığı’nda raportör, Karayolları Genel Müdürlüğü’nde hukuk müşaviri olarak çalıştı. Ayşe Bener`le evlendi. Bir sendikanın danışmanlığını yürüttü. Emekliye ayrılıp yazarlıkla geçindi.

okumak için tıklayınız

Gezi Direnişi Türk Edebiyatında Bir Kırılma Yaratabilir mi? – Başak Baysallı

Edebiyatın konusu insandır. İnsan, tüm çıplaklığıyla, gerçeğiyle yerleşir metnin içine. Yüzyıllardır böyledir bu. İnsanın sevinci, acısı, umutları, hayalleri, sıradan yaşamı, varoluş sancısı edebiyatın başlıca uğraşıdır. İnsan, yaşadığı toplumdan ayrı düşünülemez. Edebi eser, insan gerçeğini yansıtırken topluma da ayna tutar. Toplumu etkileyen siyasi ve sosyal olaylar edebiyatı şekillendirir. Türk edebiyatı da diğer ülkelerin edebiyatları gibi doğduğu

okumak için tıklayınız

Katliam Öyküleri – Mehmet Söğüt

Yazar Fikret Güneş farklı bir yazar. Kitaplarında Alevi ve Kürt katliamlarını kendine eksen alır. Olanları adeta gözümüzün önünde canlandırır. İnsanların dramlarını okudukça nutkumuz tutulur. Yaşananlar yüreğimizi burkar. Ve insanlığımızdan utanırız. Dersim, Maraş derken, sıra Çorum Katliamı?na gelmiş. Gitmiş mağdurlarla görüşmüş, onların anlattıklarını ve yaşadıklarını öyküleştirmiş. İyi de yapmış yazarımız. Fikret Güneş?in ?Kırkların Direnişi? adlı kitabı

okumak için tıklayınız

Yarasına Küsmüş İnsanların Öyküleri – Müslüm Üzülmez

?Gücünü iradesiz iradelere borçlu olanlar ve bu güce tapan gönüllü köleler benim gibileri sevemezler.? Erdinç Gültekin İnsanın ne zaman, nerede olacağı hiç belli olmuyor. Diyarbakır-Ergani?de annemin bahçesindeyim. Baharın yeşilliği her tarafı kaplamış, Mayıs ayının yüzü suyu hürmetine bahçede var olan bütün güzellikler çiçeklenmiş. Bahçe renklerin gökkuşağı sanki. Güneş ışıklarının bir oyunu değil de, renkler gerçeğin

okumak için tıklayınız

Sulu Öyküler – Hüseyin Bul

On üç yaşında bir çocuğun babasının sakarlıkları, becerisizlikleri, çaresizlikleri ve bazen komik duruma düşüşleri eşliğinde annesinden ayrılışı, biten bir evliliğin anatomisini ilk önce birinci tekil ağızdan sonra da üçüncü tekil ağızdan anlatışında oluşuyor öyküler. Aslında yazar bunu daha çok öykülerin doğası, konusu ve üslubundan dolayı yapar. Bunları denediği ( yaptığı ) öyküler de farklı öyküler

okumak için tıklayınız

Çapulcu musun Vay Vay? – Muzaffer İzgü

Kitaplarıyla milyonlarca okura ulaşan, adı edebiyat ve sinema ödülleriyle anılan ve ülkemizin en çok okunan yazarı Muzaffer İzgü, öyküde gülmeceyi her zaman canlı tutmayı başarıyor. Titiz bir gözlem gücünün, hoşgörüyü elden bırakmayan bir eleştiriyle bütünleştiği; sağlıklı gülmecenin, somut gerçeği aşan sıcak, iyimser ve parıltılı bir sentez biçiminde göz doldurduğu yapıtların yazarı Muzaffer İzgü’nün yeni öykü

okumak için tıklayınız

Mucizevi Hayatlar üzerine – Günay Aslan

Sürgündeki yazın emekçilerimizden Mehmet Söğüt?ün ?Mucizevi Hayatlar? adını verdiği öykü kitabı, yakın zamanda Sınırsız Kitap Yayıncılık tarafından yayımlandı. Söğüt kitabında kendi ülkelerinden uzaklara (İsviçre) savrulmuş çeşitli uluslardan insanları anlatıyor. Mucizevi Hayatlar insan hikayelerinden oluşuyor. Kitapta böyle 24 öykü yer alıyor. Yazarımızın içten, yalın bir dille anlattığı insan hikayelerinin her birinden okur hayata ve insana dair

okumak için tıklayınız

Olduğu Kadar Güzel Öyküler – Ayşegül Tözeren

Mahir Ünsal Eriş?in haziran sonlarında okurla buluşan ikinci kitabı, Olduğu Kadar Güzeldik, ilk kitabı olan Bangır Bangır Ferdi Çalıyor Evde? ile birlikte değerlendirildiğinde, yazarın aynı öyküyü yazmakta olduğunu ve aynı öyküde ısrar edeceğini gösteriyor. Eriş, yeni kitabında da, okurunu ısrarla Türkiye Cumhuriyeti?nin 1980 sonrasındaki kronolojisi içinde bir rüya görmeye çağırıyor. Öykü evini, toplumun tüketim kültürünün

okumak için tıklayınız

Müfettişler Müfettişi – Orhan Kemal ‘İnsanların zaaflarını, açmazlarını, içlerinde kıstırıldıkları döngüleri anlatan bir insanlık komedyası’

Gerek büyük şehirlerde gerekse Anadolu’da yaşayan insanların zaaflarını, açmazlarını, içlerinde kıstırıldıkları döngüleri büyük bir ustalıkla anlatan Orhan Kemal, Müfettişler Müfettişinde (1966), küçük bir şehrin yaşamını ele alıyor. Kim olduğunu bilmedikleri ama halinden, tavrından bir “devlet büyüğü” olduğuna karar verdikleri yabancıyla kurdukları ilişki, devletin bu insanlarda uyandırdığı korkuyla karışık saygı ve ayakta kalma telaşları ile bu

okumak için tıklayınız

Sefiller Kervanı – Tasos Avgerinos

Tasos Avgerinos’un ‘Sefiller Kervanı’ adlı öyküler kitabı, ekim 2007 tarihinde, Evrensel Basım Yayın?dan çıktı. 1945 doğumlu olan yazar, Muğlalı bir göçmen ailenin çocuğu. Atina’da yaşıyor. 12 öykünün yer aldığı kitap için, çevirmen Rıza Özlütaş, Önsöz’de mübadillerin neler çektiğini, haliyle de öykülerin nasıl oluştuğunu şöyle anlatıyor: ‘Resmi tarih, Kurtuluş Savaşı sırasında Yunanlıların denize döküldüğünü yazar ve

okumak için tıklayınız

Ölüme Boyun Eğmeyen Adam – Jack London

Savaşın en kanlı günlerinden bir gün… Asker, en iyi arkadaşının az ilerde kanlar içinde yere düştüğünü gördü. İnsanın başını bir saniye bile siperin üzerinde tutamayacağı ateş yağmuru altındaydılar. Asker teğmene koştu: “Teğmenim, fırlayıp arkadaşımı alıp gelebilir miyim?” “Delirdin mi?” der gibi baktı teğmen…

okumak için tıklayınız

Dikanka Yakınlarında Bir Köyde Akşamlar – Nikolay Vasilyeviç Gogol

İki bölümden oluşan Dikanka Yakınlarında Bir Köyde Akşamlar, daha sonra Petersburg Öyküleri ve Ölü Canlar gibi eserleriyle dünya edebiyatına damgasını vuracak olan Nikolay Vasilyeviç Gogol’ün ilk kitabıdır. Dikanka yakınlarında bir köyde, köy ahalisi her akşam arıcının evinde toplanıp birbirlerine masallar, hikâyeler anlatır. Yalnızca güzel kızlar ve yiğit delikanlılarla değil, cadılar, büyücüler, hatta bizzat şeytanın kendisiyle

okumak için tıklayınız

Halkın İçinde – Maksim Gorki ‘Bir halkın ayaklanış ve uyanış öyküsü’

Rus edebiyatının büyük yazarı Maksim Gorki, gerçekten de “halkın içinde” geçmiş yaşamını roman ve öykülerine büyük bir ustalıkla yansıtmıştır. Rus işçi sınıfını, köylüleri, her kesimden insanları ölümsüz kıldığı yapıtlarının evrenselliği de buradan gelir. Halkın İçinde adlı bu önemli romanın baş kahramanı İgor Petroviç, devrim örgütlenmesi için bir Rus köyüne gider. Köylüleri, halktan ezilmiş kimseleri aralarına

okumak için tıklayınız

Ekmek – Fulya Gürses

“Ekmek”, yazarın ilk edebiyat çalışmasıdır. 1991 yılında Seyhan Belediyesince Orhan Kemal’in anısına düzenlenen “Orhan Kemal Öykü Ödülü” yarışmasının seçici kurulunca, derecelendirme yapmaksızın içerik ve estetik açısından eşdeğer düzeyde bulunarak ödül verilen beş dosyadan biridir. Birinci baskısı, 1992 yılında Dünya Yayınları tarafından yapılmıştır. Yazar öykülerini, “….sürgün yıllarında birlikte yasadığım, sıcak sevgi ve dostluklarına tanık olduğum bu

okumak için tıklayınız

Japonya?nın Usta Kalemiyle Bugünü Kucaklamak – Şenay Eroğlu Aksoy

Cuniçiro Tanizaki, Uzakdoğu rüzgârını yaşadığı kültüre yaslanarak, şaşırtıcı öykü kişileriyle okura taşıyor. Seçimlerini saplantıya dönüştüren başat kahramanları, gerilim yüklü bir atmosfer ışığında etkileyici kılıyor. Yazarın Poe?dan etkilenmiş olduğunu bilmekse kaleminin beslendiği damarları kavramamıza, yürüdüğü yenilikçi yolu seçerken kimlere eğilip, hangi metinlerin satır aralarında durakladığını anlamamıza yardımcı oluyor.

okumak için tıklayınız

Mario ile Sihirbaz (Toplu Öyküler 2) – Thomas Mann

Mario ile Sihirbaz / Toplu Öyküler II, aralarında çok sevilen ve bu kitaba adını veren “Mario ile Sihirbaz”ın da bulunduğu, Thomas Mann’ın geç dönem öykülerini bir araya getiriyor. Yazarın 1919-1943 yılları arasında kaleme aldığı geç dönem öyküleri, Toplu Öyküler’in birinci cildi Zor Saat’te yayımlanan erken dönem öykülerinden farklı bir izleğe sahip. Zor Saat’teki öykülerinde daha

okumak için tıklayınız

Gençlik – Joseph Conrad

Polonya asıllı Conrad, İngiltere?ye yerleştikten çok sonra bile ağır bir aksanla konuştuğu İngiliz dilinde verdiği eserlerle kendine İngiliz romancılığında unutulmaz bir yer edindi. Yaşanan her türden olaya kayıtsız kalan bir evrende insan ruhunun karşı karşıya kaldığı sınavları anlatan romanlar kaleme aldı. Onun eserleri, her ne kadar kimi romantik ögeler barındırsa da, Conrad modern romanın öncüsü

okumak için tıklayınız