Kategori: Politika

Bizans Orduları (900 – 1461) – Ian Heath

Tarihin en büyük savaşlarının ayrıntılı dökümleri, hasım kuvvetlerin stratejileri, taktikleri, askerî harekâtın düğüm noktaları. Dünyadaki çeşitli orduların üniforma, teçhizat, tarih ve teşkilatı, geçmişleri ve bugünleri. Zirveden çöküşe Bizans ordularının teşkilatı, idaresi ve insan gücü. Antik Roma uygarlığının doğrudan mirasçısı Bizanslılar, siyaseti de askeri stratejiyi de son derece incelikli biçimde ele alıyorlardı. Rüşvet vermek, bir düşmanı

okumak için tıklayınız

Osmanlı İmparatorluğu’nun Son Yılları – Emmanuil Emmanuilidis

Cihan Harbi sırasında Osmanlı Meclisi’nde Aydın mebusu olan Emmanuilidis Efendi’nin anılarını okurken, Horotius’un, “Burada anlatılan senin hikâyen” saptaması düştü yine aklıma. Evet, burada anlatılan bizim hikâyemiz. Ve hikâyenin bize anlatılmayan parçası da var burada. Burada anlatılan sadece olayların gelişimi değil, aynı zamanda Meclis-i Mebusan’dan insan manzaraları? 1919 yılında henüz bütün yaşananların anısı canlı iken, sıcağı

okumak için tıklayınız

Hitler’in Filozofları – Yvonne Sherratt

Hitler’in dünyayı yönetmek gibi bir hayali vardı ve bunu yalnızca silah zoruyla değil, aynı zamanda zihinsel baskı kurarak başarmak istiyordu. Kendini bir “filozof-lider” olarak gören Hitler, şaşırtıcı biçimde, döneminin birçok aydınının desteğini de almıştı. Yvonne Sherratt, Hitler’in Filozofları’nda, Hitler’in filozoflarla olan ilişkilerini irdeleyerek, Almanya’nın fikir âleminin kalbindeki zulmü, hırsı, şiddeti ve ihaneti su yüzüne çıkarıyor.

okumak için tıklayınız

Faşizm ve Büyük Sermaye (Faşizm Üzerine 2) – Daniel Guerin

Faşizm ve Büyük Sermaye, bir klasiktir. Daniel Guérin’in faşizmin esas niteliğini, özünü saf haliyle ortaya çıkarmaya dönük olarak kaleme almış olduğu müthiş çalışmasıdır; ekonomiden siyasete, sermaye sahiplerinden toplumsal sınıfların tüm alanlarına kadar nüfuz eden kahverengi vebanın çok katmanlı bir değerlendirmesidir. Ve olayın en karakteristik özelliklerini taşıyan, adeta klasik biçimine büründüğü İtalya ve Almanya’dan yola çıkarak

okumak için tıklayınız

Filistin Güncesi / Türkiye Devrimcilerinin Enternasyonalist Mücadelesi – Hasan Mantıcı

12 Eylül 1980: Eza evleri, darağaçları ve yargısız infazlar. Dönüşü olmayan sürgün yıllarının başlangıcı. Aranmaya başlanan binlerce insan, bireysel ya da örgütlerinin kararıyla adı konulmamış ricat yollarında. Avrupa ile Filistin kampları: Bu yolun iki ayrı durağı. Neredeyse çeyrek yüzyıl geçti aradan. Sürgün deyince hep Avrupa konuşuldu. Avrupa’daki sürgünler hakkında kitaplar yapıldı. Filmler çekildi. Ama sürgünün

okumak için tıklayınız

Neoliberal Laboratuvar: ŞİLİ – Tezcan Karakuş Candan

Türkiye ile Benzerlikler, Farklar, Kıyaslar Neoliberal politikaların yaşama geçirildiği ilk ülke Şili oldu. 1973 yılında gerçekleştirilen ?Pinochet Askeri Darbesi? ile uygulanmaya başlayan neoliberal politikalarla* Şili bu süreçte bir anlamda ?laboratuvar? işlevi üstlendi. Türkiye ise 12 Eylül 1980 askeri darbesi ile birlikte neoliberal politikalarla tanıştı. Türkiye ve Şili, farklı coğrafyalarda farklı zamanlarda benzer süreçleri yaşayan iki

okumak için tıklayınız

Tembellik Hakkı – Paul Lafargue

Fransız siyaset adamı Paul Lafargue’ın Komünist Manifesto’dan sonra, dünya dillerine en çok çevrilen sosyalizm klasiği “Tembellik Hakkı” adlı yapıtı ilk olarak 1883’te basılmış, “Komünist Manifesto” dan sonra 1917 Sovyet Devrimi’ ndeki en etkili eseri sayılmış. Yazar Lafargue’ ın siyaset adamlığı dışındaki en önemli özelliği Karl Marx’ ın güveyi olması. Bu özellik kendisine de kitabına da

okumak için tıklayınız

Dünya Nasıl Değişir – Eric Hobsbawm

Eric Hobsbawm bu kitabında okurlara, büyüleyici ve derinlikli bir Marksizm değerlendirmesi sunuyor. Marksizmin, Fransız Devrimi ve Alman felsefesine dayanan kökenlerini ele alıyor; Engels’in İngiltere’de İşçi Sınıfının Durumu’ndan Gramsci’nin Hapishane Defterleri’ne ve Komünist Manifesto’ya kadar Marksist düşünürlerle kilit önemdeki eserlerini değerlendiriyor, son yirmi beş yılda Marksizmin kaderinin tersine

okumak için tıklayınız

AKP’li Belediyelerde Neler Olmuş Neler – Aykut Küçükkaya

Türkiye’yi sarsan “Büyük Rüşvet Operasyonu”nun ardından Başbakan Tayyip Erdoğan ve AKP hükümeti, kamuoyunda bir algı oluşturmaya çalıştı: “Bu iktidarın üyelerinin adı, 17 Aralık 2013’teki yolsuzluk ve rüşvet operasyonundan önce herhangi bir yolsuzluğa karışmadı!” Sahi!.. Gerçek böyle miydi?

okumak için tıklayınız

Mardin 1915 (Bir Yıkımın Patolojik Anatomisi) – Yves Ternon

Bu olağanüstü araştırma 1915 soykırımı sırasında bir Ermeni cemaatinin imhasının hangi koşullarda gerçekleştiğini (o güne dek) eşi görülmemiş bir kesinlikle ortaya koymanın yanı sıra, bir şehrin, yani Mardin’in ve bir bölgenin -Mardin sancağının ve Diyarbakır vilayetinin- yerel tarihiyle bireysel trajedileri birbirine bağlıyor. Kürdistan Platosu’yla Mezopotamya Ovası’nın birleştiği noktada yer alan Mardin farklı Hıristiyan cemaatlerinin birlikte

okumak için tıklayınız

Bildiğimiz Tarımın Sorunu (Küresel İktidar ve Köylülük) – Çağlar Keyder, Zafer Yenal

Tarım sorunu (die Agrarfrage), 20. yüzyılın başından itibaren siyasetin ve sosyal bilimlerin en önemli tartışma alanlarından biriydi. 1980’lerin düşünce ikliminde ivme kaybedip şekil değiştirdi ve daha çok “hormonlu sebzeler”, “doğal beslenme”, “permakültür” gibi “kentli” başlıklar altında bambaşka bir tartışmaya dönüştü; üretim ve üreticiler yerine gıda ve tüketimle ilgili meseleler gündemin baş köşesine oturdu. Küçük üreticiliğin

okumak için tıklayınız

Devlet Nedir? – Cem Eroğul

Toplumsal yaşamın her alanında, sürekli olarak karşımıza çıkan bir olgudur devlet. Ama, gerçekte devlet nedir? Toplumun tümüne hizmet eden bir aygıt mı? Yoksa egemen sınıfların baskı aracı mı? Ya da toplumu haraca kesen asalak bir örgüt mü? Cem Eroğul, bu kitapta, işte bu temel sorulara yanıt bulmaya çalışıyor. Bunun için, Marksist kuramın araçlarını, kendine göre

okumak için tıklayınız

Demokrat Parti (Tarihi ve İdeolojisi) – Cem Eroğul

Kimine göre, Demokrat Parti, Atatürk devrimlerini yok etmeyi amaç edinen ve bugün bu ereğine iyice yaklaşmış görünen, gerici bir siyasal akımın ilk büyük dalgasıdır. DP demek, karşıdevrim demektir. Kimine göre ise, Demokrat Parti, baskıcı yönetimler karşısında yüzyıllardır boyun eğmiş “kitlelerin isyanı”dır ve en büyük özelliği demokrasinin kurucusu olmasıdır. Ancak, birbirinin tam karşıtı olan bu iki

okumak için tıklayınız

İsyanın Devrimci Bilgisi – Mustafa Çeçen

Ertuğrul Kürkçü, Sosyalizm ve Toplumsal Mücadeleler Ansiklopedisi?ne (STMA, 1988) yazdığı makale ve maddeleri, İsyanın İzinde adlı kitapta bir araya getirdi. Bu çalışma, STMA?yı, yeni gelmiş devrimci kuşaklara yenilmiş devrimlerin bilgisini sunmak yanında, kapitalizme karşı hareketlerin kendi tarihleri olduğunu da hatırlatan bu büyük çabayı hatırlattığı için önemli? Haziran Günleri, gösterdiği onca şey arasında bu anlamdaki bir

okumak için tıklayınız

Diren Suriye – Hüsnü Mahalli

Başlangıçta her şey Suriye’de yozlaşmış bir diktatörlüğe karşı haklı bir başkaldırı olarak görünüyordu. ABD destekli üç ülke; Suudi Arabistan, Katar ve Türkiye savaşa müdahil olmaya karar verdi. Adım adım silahlı muhalefeti ele geçirdiler ve giderek daha fazla insana ihtiyaçları olduğundan cihatçıları ön cephede rol üstlenmeleri için cesaretlendirdiler. Artık dünyanın her yerinden eli kanlı profesyonel El

okumak için tıklayınız

Kamusal Eğitime Tehdit Dershaneler – Kemal İnal

Türkiye’de özel dershaneler epeydir eğitimin en büyük sorunlarından biri. Evet, dershaneler bir neden değil, sonuç. Eğitimde niteliği ve eşitliği gözardı eden politikaların bir sonucu. Daha çok sınav odaklı eğitim sisteminin yarattığı sözde bir çözüm. Piyasadaki aktörlerin, yani kapitalist işverenlerin buldukları bu çözüm, Türkiye eğitim sisteminin hiçbir sorununa çare olamadı, olamıyor. Milyonlarca öğrencinin dershanelere gitmesine, onca

okumak için tıklayınız

Bir Cinayetin Öyküsü (İşçi Sağlığı ve İş Güvenliğine Sınıfsal Bir Bakış) – G. Emre Gürcanlı

Sermaye birikimi, yalnız artı değer sömürüsü değil, ölüm ve yaralanmalarla yeniden üretilmektedir. İşçi ölümleri, yaralanmaları, işyerleri kaynaklı hastalıklar olmadan kapitalizmin kendisini yeniden üretmesi mümkün değildir. İşçi sınıfı üretmekte ama tüketilmektedir. Bu kitap bir müdahale ve mücadele aracı olarak tasarlanmış ve yazılmıştır. Türkiye’de bu konuda teorik ve ideolojik bir eksikliği tespit ederek hazırlanmıştır. Ancak

okumak için tıklayınız

Yeni İslâmî Burjuvazi (Türk Modeli) – Dilek Yankaya

Türkiye’de AKP’nin 2002’de tek başına hükümet kurmasıyla siyasal İslâmın iktidar olma mücadelesinde hedefe varılmış oldu. Fakat İslâmî kimlik, iktidara gelmeden çok önce sınıfsal bir nitelik kazanmıştı. Bu dönüşümde, 1990 yılında İstanbul’da, İslâmî hareketle güçlü bağları olan bir ekonomik seçkinler topluluğu tarafından kurulan MÜSİAD’ın etkisi belirleyiciydi. MÜSİAD’ın Türkiye siyaseti üzerindeki gücünü, kurucu başkanlarından Erol Yarar şöyle

okumak için tıklayınız

Türkiye’de Soruşturmacı Gazetecilik – Gülen Kurt Öncel

Yazarın doktora tez çalışması olan bu kitapta Türkiye’nin önde gelen soruşturmacı gazetecileri ile yapılmış mülakatlar yer alıyor. Bu mülakatlar, Türkiye’de demokrasi, medyanın yapısı ve işleyişi ve sansür konularına ışık tutarken, soruşturmacı gazeteciliğin tanımlamasını yapıyor. Soruşturmacı gazeteciliğin demokratik toplumlar için olmazsa olmaz bir gazetecilik faaliyeti olduğunu iddia eden ve bu alanın önde gelen gazetecilerinin fikirlerine başvuran

okumak için tıklayınız

Faşizm Sonrası Avrupa – İlya Ehrenburg

Ehrenburg bu kitapta yer alan yazılarında, canlı üslubu ile savaş sonrası Avrupa’yı, faşizmin yarattığı yıkıntıları, karmaşa ve sorunları anlatıyor; aynı zamanda Avrupa’da başlayan yeni bir dönemi de gözler önüne seriyor. Yedi farklı ülkeyi gezerek burada edindiği izlenimleri faşizm ile köklü bir biçimde hesaplaşma içine girerek paylaşıyor. “?Faşizm her şeyden önce ulusal kin demektir,

okumak için tıklayınız