Kategori: Politika

Meksika’dan Türkiye’ye tutulan ayna – A. Ömer Türkeş

Fuentes, toplumun yalanlarla yaşadığını şu şarkıyla örnekler: ?Bana yalan söyle/ Yalan söyle yine/ Beni mutlu et kötülüğünle.? Ahmet Kaya?nın ?Yalan da olsa mutluyum/ Bu bana yetiyor? sözlerine ne kadar benziyor… Güney Amerika edebiyatının büyük ustalarından Meksikalı yazar Carlos Fuentes?i geçen yıl kaybetmiştik. 1928 doğumlu Fuentes uzun ve dolu dolu sürdürdüğü hayatının sonuna dek yazmayı bırakmamıştı.

okumak için tıklayınız

Protesto Bir Sanattır – Onur Koçyiğit

Çok ciddi bir toplumsal süreçten geçtiğimiz ortada. 60?lar ve 70?lerin sıcak ideolojik ikliminin 80?lerin ve 90?ların soğuk hücreler ve tabutlarla dönüştürüldüğü, devlet eliyle bir bakıma ?kırdığı? günlerden; bugüne, toplumsal hareketin gerek ülkemiz gerek coğrafyamız adına yeniden ısındığı âna dönüştürüyoruz. Bu, iyimser bir teori ya da retoriğe sığınma hâli olarak görülebilir ancak protesto hareketlerinin etkisini iyi

okumak için tıklayınız

Popülist Akıl: Fırsatlar ve Tuzaklar – Onur Kartal

Bu yazı rahatlıkla ?Ernesto Laclau?nun popülizm çözümlemeleri, Gezi Direnişini anlamamız için zengin bir kavramsal malzeme sunuyor? cümlesiyle başlayabilir, bir kavram ile bir olay arasındaki mesafeyi en kolay yoldan kapatmayı tercih edebilirdi. Gezi?de olayın hakikatinin peşine düşenler, çokluğun canlı etinin izini sürenler, yazlıklarını çıkarmayı reddedip kışlıklarıyla mevsim geçişini kafalarında erteleyip yeni olana geleneksel kategorilerle riske girmeden

okumak için tıklayınız

Gezi İtaatsizliği mi Gezi Direnişi mi? – Önder Kulak

31 Mayıs sonrası kimi kavramları daha sık duyar olduk. Bu kavramlardan birisi de sivil itaatsizlik. Bugünlerde kimi yazarlar bütün bir deneyimi bu kavram içerisine sığdırmaya çalışıyorlar. Bu durumda sivil itaatsizlik kavramını sorgulamak pek yerinde olacaktır. Maalesef söz konusu yazarlardan çok azı kavrama dair bir tanım veya açıklama yapma ihtiyacı duymuştur. Belki de kavramın içeriğinin hâlihazırda

okumak için tıklayınız

Metalaşma Dışında Başka Bir Dünya – Kansu Yıldırım

Son yıllarda yabancı yatırımları çekebilmek veya uluslararası finansal birleşmelere eklemlenebilmek için Türkiyeli siyasetçiler, bürokratlar ve sermayedarlar ciddi bir gayret sarf ediyorlar. Onlar için en önemli ölçüt, Türkiye?nin ?görünürlüğü?. Nitekim 31 Mayıs 2013 tarihinden itibaren Gezi Parkı Protestosu ile Türkiye hem uluslararası kurumların açıklamaları ve raporlarında hem de medya kuruluşlarının haberlerinde ve internet ağlarında muazzam bir

okumak için tıklayınız

“Fevkalade” bir kitap: NTV Tarih tarafından sansüre uğrayan Gezi Direnişi sayısı kitap

Bugün, Albert Camus?nün yüzüncü doğum günü. Bir sözü, kulaklarımda çınlıyor: ?Asi nedir? Hayır diyen insan?? Ardından, ABD?li hukukçu ve insan hakları savunucusu Clarence Darrow?un sözleri düşüyor aklıma: ?Dünya var olduğu sürece yanlışlar yapılacaktır, ama hiç kimse karşı çıkmadığı ve isyan etmediği sürece bu yanlışlar sonsuza dek sürecektir?? ?ASİ GENÇLİK?? Geçen yaz, binlerce, on binlerce genç,

okumak için tıklayınız

CIA, Che?yi böyle öldürdü

Türkiye?de de aralık ayı başında yayımlanacak olan Che?yi Kim Öldürdü adlı kitapta efsanevi gerilla liderinin CIA tarafından nasıl öldürüldüğü belgeleriyle anlatılıyor. Küba Devrimi’nin mimarlarından efsanevi Ernesto “Che” Guevera?nın CIA tarafından öldürüldüğünü kanıtlayan belgeler, Michael Ratner ve Michael Steven Smith adlı avukatlar tarafından kaleme alınan Che?yi Kim Öldürdü adlı kitapta yer aldı. CIA?in yıllar içinde hazırladığı

okumak için tıklayınız

Burjuvazinin Sosyolojisi – Michel Pinçon, Monique Pinçon-Charlot

Burjuvazinin Sosyolojisi, burjuvazinin gizemlerini usulünce kapatan örtünün bir köşesini kaldırarak burjuva egemenliğinin sürmesine yarayan ayrıcalıkları gösteriyor. Kapitalizmin bitmeyen inşasını tanımlayan temeller, elbette ki “ekonomi dünyası”nda, başka sınıfları ekonomik olarak sömüren mekanizmada aranır. Ekonomik sömürü sonsuzdur ve “işte, sömürü şurada bitiyor!” diyebileceğimiz bir hudutla da işaretlenemez. Ekonomik sömürü görülür, en azından alım gücünün erişemediği “tüketim nesneleri”

okumak için tıklayınız

Moabit Hapishanesi Notları – Erich Honecker

Demokratik Alman Cumhuriyeti’nin ortadan kalkması ve Almanya’nın birleşik ancak kapitalist bir ülke olarak varlığına devam etmesi, Avrupa’da reel sosyalizmin yıkılışının önemli bir uğrak noktası oldu. Erich Honecker 1971’den 1989’a, yani yıkılmasından kısa bir süre öncesine kadar Demokratik Almanya’daki iktidar partisi Sosyalist Birlik Partisi’nin önderliğini yürüttü. Almanya’nın birleşmesinin ardından, karşısında boyun eğmediği Alman kapitalizmi tarafından hapsedildi

okumak için tıklayınız

Büyük Tutsaklık – Ali Ufuk Arikan

32 yıl. Ortalama insan ömrünün neredeyse yarısı sayılabilecek bir süre. Tahir Canan, bu süreyi demir parmaklıklar ardında geçirdi. Ve bu nedenle, çok talihsiz bir sıfatın da sahibi oldu: Türkiye’nin en uzun süreyle hapis yatan siyasi mahkûmu. Üstelik, işlemediği bir cinayet suçu üzerine yıkılmıştı. Tahir Canan, 1979 yılında cezaevine girdiğinde 26 yaşındaydı. 2011’de cezaevinden çıktığında ise

okumak için tıklayınız

Üçüncü Büyük Depresyon (Kapitalizmin Alacakaranlığı) – Sungur Savran

21. yüzyıl, “Milenyum” edebiyatıyla, kapitalizmin şerefine patlatılan ideolojik havai fişeklerle karşılandı. Tarihin sonu ilan edilmişti. Sosyalizmin çöktüğü, geleceğin kapitalizmden başka seçenek içermediği yüksek sesle ilan edilmişti. Ama 2008’de, dünya finans piyasalarının kalbinde, Wall Street’te yaşanan sarsıntı, Lehman Brothers adlı yatırım bankasının çöküşü, kapitalizmi uçurumun eşiğine getirdi. “Tek geleceğimiz”in kendisi yok olmaya yüz tutmuştu! Düzenin ekonomistleri

okumak için tıklayınız

Tütünün hikâyesi: Ateş böceklerinin ölümü – Haluk Kalafat

Bu iki yüz yıllık bir hikâye. Kısa olması beklenemezdi. Nuray Ertürk Keskin ve Melda Yaman tütüncülerin ışıklarının nasıl söndüğünü detaylıca anlatıyor. Peki tütünün önemi nedir? ?Çocukluğumda tütün kırım zamanı geldiğinde gece evden gizlice çıkar, tepelere koşardım. Aşağılarda Gördes ovasında ateş böcekleri gibi yanıp sönerdi tütün işçilerinin lüks lambalarından yayılan ışıklar. Yıllar içinde söndü birer birer

okumak için tıklayınız

1871 Paris Komünü Tarihi 2. Cilt (Kanlı Hafta, Sonrası, Anılar, Belgeler) – Prosper Olivier Lissagaray

Paris Komünü üzerinden yola çıkan değerlendirmelere çokça rastlanır. Özellikle dünyada ve Türkiye’de son yıllarda başlayan, arkasının kesilmeyeceği de anlaşılan isyan dalgasıyla beraber bu tür değerlendirmeleri daha çok duyacağımız da kesin. Ancak bu denli yoğun atıf yapılan Komün’de tarihsel olarak neler yaşandığı ülkemizde çok az bilinir. Paris Komünü nasıl ortaya çıktı? Gün gün neler yaşandı?Hangi tarihsel

okumak için tıklayınız

Atları Hatırlayın… Ve Sopayı Kapın! / Türkiye Röportajları… Gezi İsyanı… Ve Daha Fazlası

Bir uçağın pilotu, yolcularına verilecek iki haberinin olduğunu anons eder. İyi haber, belirlendiği şekilde saatte 500 mil hızla ilerlemektedirler ve uçağın tüm mekanizması sorunsuz çalışmaktadır. Kötü haber ise, kaybolmuşlardır. Çoğu yorumcuya göre, kapitalizm bu uçağa benzer: Pek çok ürünü verimli bir şekilde üretir, fakat bunlar ne tür ürünlerdir, ve bunların çoğunluğunu kimler alır? Tanık olunan

okumak için tıklayınız

Diren Direniş – Metis Ajanda 2014 – Hazırlayan : Müge Gürsoy Sökmen

Metis’in geleneksel yeni yıl ajandası çıktı. Bu yılın konusu “Diren Direniş” şöyle gerekçelendiriliyor: Bu kadar öfkelenen bir tek biz miyiz, bu isyan yalnızca bizde mi diye söylendiğimiz bir anda geldi Gezi Direnişi. Kimimiz için “bitti artık, bu son derken” gelen bir aşktı, kimimiz için nihayet sesini duyurabilmiş olmak, ya da sesini katmak isteyeceği sesler bulmak…

okumak için tıklayınız

Direniş ve Umut / Reha İsvan – Zeynep Oral

12 Eylül 1980 darbesi, Türkiye’yi dev bir cezaevine dönüştürmüş, işkence ve baskı hüküm sürerken adil yargı hakkı dahil bütün haklar ortadan kaldırılmıştı. Reha İsvan bu dönemde açılan ve tiyatrocuları, ressamları, gazetecileri, bilim insanlarını hakim karşısına çıkaran Barış Derneği davasının tek kadın sanığıydı. 1982-86 tarihleri arasında aralıklarla 38 ay boyunca tutuklu kaldığı Metris Askeri Cezaevi’nde ileri

okumak için tıklayınız

?Önce her şey bir gaz bulutuydu…? – Levent Cantek

Kemal Gökhan, Gezi hakkında kendi kaydını düşmüş Ya Ameliyatlı Yerime Gelseydi!?de. ?İyimser olmam için çok alametler belirdi? diyor: ?Çapulcuların önünden çekilmeliyiz!? Kemal Gökhan, sevdiğim, ne yaptığını ne anlattığını merak ettiğim bir çizgi romancı. Bazı isimlerin az üretmesine, köşesine çekilmesine üzülürüz, keşke böyle yapmasa, yine-yeniden bir şeyler anlatsa deriz. Çok hatırlanmıyor olabilir, Kemal Gökhan?ın çizdiği Ayşegül

okumak için tıklayınız

Başka Bir Dünya Mümkün (Küreselleşme ve Antikapitalizm) – David McNally

Kanada-Toronto’daki York Üniversitesi’nde siyaset bilimi profesörü olan David McNally, bu kitabında, Meksika’nın Chiapas Dağları’ndan ABD’deki Seattle sokaklarına uzanan, özellikle 1990’lardan itibaren yükselen umut verici yeni toplumsal hareketleri inceliyor. Daha iyi bir dünya hayali, sürekli olarak, sokaklarda yürüyüş yapıyor, sloganlar atıyor, barikatlar kuruyor ve baskıya meydan okuyor. McNally bu hareketlerin, her zaman olduğu gibi, dünya çapında

okumak için tıklayınız

Onur Mücadelesinin Bir Belgesi: ?Puç Oldum!? – Müslüm Üzülmez

güllerin bedeninden dikenlerini teker teker koparırsan dikenleri kopardığın yerler teker teker kanar dikenleri kopardığın yerleri bir bahar filan sanırsan Kürdistan?da ve Muş-Tatvan yolunda bir yer kanar Muş-Tatvan yolunda güllere ve devlete inanırsan eşkıyalar kanar kötü donatımlı askerler kanar Turgut Uyar, Divan, 1970 Eski zamanlarda aile büyüklerim bağ bahçe işleriyle uğraşırdı. Badem veya cevizlerin içi boş,

okumak için tıklayınız

İşçi Sınıfının Uluslararası Örgütlenmesi – H. Yeşil

İşçi sınıfının mücadelesi hakkında, işçi sınıfı biliminin kuru­cuları Marx ve Engels, ilk program açıklaması olan Komünist Manifesto?da, onun burjuvaziye karşı savaşımının biçim olarak ?ulusal? olsa da, öz olarak enternasyonal olduğunu ortaya koydular. Onların ?Manifesto?su: ?Proleterlerin zincirlerinden başka kaybedecek bir şeyleri yok. Kazanacakları bir dünya var. Bütün ülkelerin işçileri birleşiniz!? sözleri ile sonlanır.

okumak için tıklayınız