Kategori: Politika

Osmanlı İmparatorluğu (1700-1922) – Donald Quataert

Osmanlı İmparatorluğu?nun tarihi son yıllarda çeşitli ülkelerde yeni yaklaşımlarla ele alınıp inceleniyor, yeni inceleme alanları ortaya çıkıyor. Artık Osmanlı tarihinin yalnızca siyasal yönü üzerinde durulmuyor; ekonomik, toplumsal, kültürel vb. yönleri de derinlemesine araştırılıyor. Donald Quartaert bu kitapta, söz konusu yeni birikimden yararlanarak farklı bir sentez sunuyor. Önce Osmanlı siyasal tarihini bütünüyle gözden geçiren yazar, Osmanlı

okumak için tıklayınız

Katliam yaraları – A. Ömer Türkeş

Geçmişle hesaplaşma anlayışının iyi bir örneği olan Kayıp Gergedanlar, etkileyici bir roman… Cem Kalender?in edebiyat yaşantısı 2009 yılında yayımlanan Klan ile başlamış, ikinci romanı Zamanın Unutkan Koynunda (2011) ile iyi bir çıkış yakalamıştı. Her iki romanında da kendi dilini ve anlatım dünyasını kurma çabası takdire değerdi. Gerçekle gerçeküstünün zengin metaforlarla içiçe geçtiği Kayıp Gergedanlar?da bu

okumak için tıklayınız

Murtaza Demir, ‘Ateş-i Aşk’ adlı kitabında Sivas Katliamı’nı mercek altına alıyor…

Murtaza Demir, Sivas Katliamı?nı mercek altına alıyor. Üstelik bizzat tanık olduğu, gördüğü, duyduğu ve belki de en önemlisi hissettiği karmaşık duyguları Ateş-i Aşk?ta anlatıyor. Ateş-i Aşk, Sivas katliamına ışık tutmasının yanında Madımak?ta neler yaşanıldığını, içeride bekleyenlerin hangi atmosferde yardım beklediğini okuyucuya sunuyor. 2 Temmuz 1993 akşamı aslında ne oldu? Yerel gazeteler katliam günü hangi manşetleri

okumak için tıklayınız

Kıbrıs’ta Üç Dönem Üç Aydın – Ahmet An

Kıbrıs meselesi Osmanlı -Türk siyasi yaşamında hep önemli oldu. Kıbrıs, gerek Osmanlı döneminde gerek Türkiye Cumhuriyeti döneminde genel olarak sağ siyasetlerin “kayıp” literatüründe korunan temalar arasında yer aldı. 20. yüzyıldan itibaren, stratejik konumu itibariyle emperyalizmin gözünü diktiği noktalardan biri oldu. Kıbrıs halkı bu nedenle yıllar boyunca çalkantılar içinde yaşadı ve yaşamaya devam ediyor. Bu kitapta

okumak için tıklayınız

Kapitalizmin Doğuşu: Renkli Bir Tarih – Bülent Yavuz

Kapitalizmin nasıl ortaya çıktığı sorusu on dokuzuncu ve yirminci yüzyılın başlarında en çok sorulan sorulardan birisi olsa da bu soruya verilen cevaplar genelde birbirine benzer. Sömürgecilik ile ortaya çıkan uzak pazarlar, burjuva sınıfının yükselişi, protestan ahlakı gibi nedenler sıralanır; ama asıl mesele olan bu değişimlerin nedeni ve tarihsel gelişimi, yaratılmak istenen ideoloji yararına hep yanıtsız

okumak için tıklayınız

İşçi Sınıfı Araf?ta / Devrimin Kıyısında Fransa, Haziran 36 – Jacquez Danos / Marcel Gibelin “Sınıfın kendi cennetidir devrim!”

?(?) bu eylemlerde söz konusu olan şu ya da bu talep değil hareketin bizzat kendisinin çok önemli olmasıydı. (?) Sessizce her şeye katlanıldığı, her şeyin sineye çekildiği yılların ardından sonunda ayağa kalkma cesaretidir söz konusu olan. Ayağa kalkmak. Kendi adına konuşmak. Birkaç gün boyunca, insan olduğunu hissetmek…? Bu satırlar Gezi Parkı eylemleri için yazılmadı; Haziran

okumak için tıklayınız

Devlet-Sivil Toplum Dikotomisi – Onur Kartal

Mark Neocleous, ilk kez 1996?da yayınlanan ve NotaBene Yayınları tarafından bu yıl Türkçeye çevrilen Sivil Toplumu Yönetmek adlı çalışmasında, siyaset kuramı için hala güncelliğini koruyan, kendi siyasal gerçekliğimizdeyse oldukça can alıcı bir yerde duran devlet ve sivil toplum ilişkisine odaklanıyor. Bunu yaparken Hegel?den Marx?a, Lenin?den Gramsci?ye ve nihayet Althusser?den Foucault?ya doğru uzunca bir hat çiziyor.

okumak için tıklayınız

Gezi Direnişi Üzerine Düşünceler – Dinçer Demirkent

Bildik bir cümleyle başlayalım: Kriz düşünceyi derinleştirmeye, eleştiriyi keskinleştirmeye zorlar. Atıllık ve rutinin yerini sıradışı olan alır. İngilizcedeki ve aynı aileden olan birçok dildeki kriz, kritik ve eleştiri arasındaki bağın bununla bir ilişkisi olsa gerektir. Türkiye?nin muhtelif mekânlarında yanan barikatlar, dumana boğulmuş sokaklar, politikleşmemiş bir eleştirinin politikleşmesinin, kritiğin sokağa dökülmesinin sonucuydu. Bir halk ayaklanmasına dönüşen

okumak için tıklayınız

Sokaktan Pamuk Prensesliğe Bir Tarih Olarak Gezi – Ayhan Yalçınkaya

Eğer Badioucu anlamda Gezi?yi bir olay olarak yani ?herhangi bir durumun ?normal düzeni?nden radikal bir kopuş, durumun kendini yeniden üreten düzenini, yani tekrarı kesintiye uğratan? ve en önemlisi ?durumun içinden bakıldığında ?imkansız olan?ı gerçekleştiren kurucu bir edimden çok, verili durumun başka türlü de olabileceğine dair yeni ihtimalleri mümkün kılan bir kırılma anı? (1) olarak kabul

okumak için tıklayınız

Spinoza Problemi (Nazi Subayının Paradoksu) – Irvin D. Yalom

Irvin D. Yalom, aynı anda 5 ülkede yayımlanan, Alfred Rosenberg ile ondan üç asır sonra yaşayan ve ona tamamen zıt gibi görünen Spinoza’nın iç dünyasına yaptığı bu gizemli yolculuğu ustaca işleyip, olayları iç içe ama birbirine karıştırmadan, dolu dolu ama sıkmadan anlattığı bu romanı için: … Yaşanmış olabilecek olaylara dair bir roman yazmaya çalıştım. Tarihsel

okumak için tıklayınız

Şimdi Marx okuma zamanı – Aysel Sağır

Marksist Klasikleri Okuma Kılavuzu, çok yazarlı bir çalışma. Eserde, Türkiye?den ve dünyadan etkin Marksist kuramcılar bir araya gelerek, Marksizm okuyucusuna rehberlik ediyor. Tabii, Taner Timur?un Marksizm klasiklerinin okunmasına dair giriş yazısında çizdiği uzun bir hattın üzerinden başlıyor bu yolculuk. Timur, daha başlangıçta, okuyucunun adımını attığı tünelin ucuna kadar ışık tutarak bu rehberliğin önünü açıyor. Ardından

okumak için tıklayınız

Edebiyat tarihimizdeki ilk ciddi savaş romanı – A. Ömer Türkeş

Mehmet Eroğlu, ?Fay Kırığı? üçlemesini Rojin?le tamamlandı. Savaşa karşı duruyor Eroğlu; vicdansızlığa, adaletsizliğe, akıldışılığa, kahramanlık safsatasına, insanların birbirini öldürmesine karşı çıkıyor. Mehmet Eroğlu, ?Fay Kırığı? üçlemesine 2009 yılında Mehmet romanıyla başlamış, 2011?de Emine ile sürdürmüştü. Üçleme geçtiğimiz günlerde yayımlanan Rojin ile tamamlandı. Yaklaşık bin 500 sayfalık bu dev üçleme Türkiye Cumhuriyeti?nin 1990-2010 arasındaki uzlaşmaz gerilimlerini

okumak için tıklayınız

Bir Mikro Alan İncelemesi: “Denizli” Politik Haritalar ve Eğilimler – Mehmet Emin Kurnaz

“Türkiye?de mevcut siyasetin temel sosyo-politik fay hatlarının veya kırılma noktalarının yerellikteki kararlılık ve sürekliliklerden beslendiğini tespit eden çalışmaların son dönem artması ile, yerel siyasallıkların önemi son yıllarda yoğun biçimde hissedilmeye başlandı. Politik konumları gereği, farklı yerlerde duran ve çatışan toplumsal aktörlerin söylemlerine odaklanan ve bu yolla yerel filtrelerin önemini merkeze alan çalışmalar ile, siyasi süreçlerin

okumak için tıklayınız

Türkiye Neden Feda Edildi – Merdan Yanardağ

Merdan Yanardağ bu çalışmasında, “Türkiye’nin neden feda edildiği” sorusunun yanıtını arıyor? Ergenekon ve Balyoz davalarıyla esas olarak bürokrasideki ve Türk Silahlı Kuvvetleri’ndeki son Kemalist kadronun önemli bölümü tasfiye edildi. Bu davalar, siyasal, ideolojik ve toplumsal bakımdan yeni bir hegemonya kurmanın; rejimi değiştirmenin ve dinci-faşizan bir karşıdevrimin aracı olarak kullanıldı. Böylece, bu topraklarda yaklaşık 200 yıldır

okumak için tıklayınız

Faşizmi Analiz Etmek – Mutlu Arslan

?Faşizm? kavramı, ülkemizde son yıllarda en sık ve en yersiz biçimde kullanılan kavramlardan birisi haline geldi. Türkiye?nin en namlı sağcıları bile, politik muarızını suçlamak için kolaylıkla ?faşist? nitelemesine başvuruyor. 80?li yıllara kadar Türkiye?deki devlet analizlerinin ve devrimci stratejilerinin anahtar kavramlarından biri olan ?faşizm? kavramı, günümüzde pek çokları için alelade bir küfür haline dönüştü. Faşizm kavramının

okumak için tıklayınız

Faşizmin Dili – Sanem Yardımcı

Weimar Cumhuriyeti döneminde orta sınıf Yahudilerin yoğun olarak yaşadıkları Berlin?in Bayerischer Platz semtinde yürüyüş yaparsanız, gözünüze 15-20 metrede bir direklerin üzerine asılmış tabelalar çarpar. Bu tabelalarda Nasyonal Sosyalizm döneminde yürürlüğe giren, Yahudilerin yaşamlarını günbegün denetim altına alan yasal düzenlemeler, yürürlüğe girme tarihi ile birlikte yer alır. Bir adım atarsınız, tüm erkek Yahudilerin kendi isimlerine ek

okumak için tıklayınız

İstisnai Rejimler Üzerine – Ebubekir Aykut, Kansu Yıldırım

Türkiye toplumsal formasyonunda siyasal rejimin almakta olduğu biçim ve toplumun geçirdiği dönüşüm liberal ve sol cenahta tartışılmaya devam ediyor. Otoriterlik, diktatörlük, faşizm, totalitarizm, bonapartizm gibi belirli tarihsel deneyimlere referansla tanımlanan kavramlar üzerinden yürütülen tartışmalar AKP döneminin özgün olduğu konusunda hemfikir gibi gözüküyor. Başkanlık sistemi tartışmaları, kolluk kuvvetlerinin artan gücü ve topluma müdahale sıklığı, işçi sınıfı

okumak için tıklayınız

Diktatörlük Üzerine Birkaç Nokta – Dinçer Demirkent

Haziran günleri boyunca sokakları inleten sloganların en dikkat çekici olanlarından biri ?diktatör istifa? idi. Tunus?tan başlayıp Mısır?a uzanan ve mevcut rejimlerin birbiri ardı sıra yıkılmasıyla sonuçlanan isyan süreçlerinin de arkasında bu kavram yatıyordu. Avrupa?da ne Indigniados hareketi esnasında ne de Occupy eylemlerinde ön plana çıkmış olan bu kavramın coğrafyamızda itici bir söylem olarak öne çıkmasının

okumak için tıklayınız

Dayanışmadan İhanete (Polonya’da Kapitalizmin Restorasyonu) – Tadeusz Kowalik

1980-1981 yılları arasında Avrupa’nın en geniş katılımlı işçi hareketine dönüşmüş Dayanışma Sendikası’nın meşhur Gdansk tersane grevine dönemin önde gelen sendika liderleri ile birlikte katılmış aydınlardan biri olan Tadeusz Kowalik, “Dayanışmadan İhanete” adlı bu kitapta Polonya’da kapitalizmin restorasyonu sürecini öncelikle içeriden anlatıyor. Polonya’nın yaşadığı bu dönüşüm sürecine tanıklık edenlere hayli tanıdık gelecek isimlerin IMF, Dünya Bankası

okumak için tıklayınız

Siyasi cinayetlerin çözüm anahtarı – Demet Bilge

Fethiye Çetin: ?Devletin unutturma çabasına rağmen toplum bu cinayeti unutmuyor ve artık bu cinayetin suç ortağı olmayı reddediyor. Çünkü biliyoruz ki, bu cinayetin aydınlatılması, ülkenin aydınlatılması demek.? Türkiye?nin karanlık sayfalarından biri Hrant Dink cinayeti. Gelinen noktada yargının elinde tetiği çeken ve azmettiricilerden oluşan bir sanık grubu var. Dink?i yazılarından, sözlerinden dolayı hedef haline getirenler, cinayet

okumak için tıklayınız