Kategori: Politika

Kapitalizmin Kıskacında Doğa, Toplum ve Bilim / Onur Hamzaoğlu Olayı – Cem Terzi, Emel Yuvayapan, Erkin Başer

?Onur Hamzaoğlu Olayı?, son dönemlerde yaşanan ve pek çok gerçeği daha da çarpıcı olarak gözler önüne seren bir örnek olarak zihinlere kazındı. Akademik/bilimsel çalışma ve özgürlüğün Türkiye?deki sınırlarını gösterdiği gibi, birbirinden bağımsız gibi görünen akademik faaliyet ile toplum hayatı ve yargı sisteminin nasıl kopmazca birbirine bağlı olduğunu da ortaya koydu. Peki neydi Onur Hamzaoğlu Olayı?

okumak için tıklayınız

İşçi Sınıfı Kimlikler Arasında (ABD’de Sivil Haklar Mücadelesi ve Toplumsal Hareketler) – Michael Zweig

Leo Panitch, William K. Tabb, Frances Fox Piven, Dorothy Sue Cobble, Michael D. Yates, Katie Quan, Gregory Defreitas, Niev Duffy, Bill Fletcher Jr, Barbara Jensen, R. Jeffrey Lustig, Michelle M. Tokarczyk. Cinsiyet, ırk, ulus, etnik köken, din, mezhep gibi politik kimliklerin öne çıkarıldığı bir çağda yaşıyoruz. “Sınıf” ise kimilerince çoktan müzelik oldu bile. Toplumun ortalaması

okumak için tıklayınız

Kent Hakkı’ndan İsyan’a – E. Ahmet Tonak

E. Ahmet Tonak’ın kent hakkı ile Gezi isyanı ve diğer şehir yazılarından oluşan bu kitap, Marksist ekonomi politik perspektifinden bir yaklaşımla, kapitalizmin yeni döneminin dinamikleri üzerinde duruyor ve Taksim Gezi isyanının, yalnızca AKP’nin anti-demokratik muhafazakarlığına değil, bunun yanında, Türkiye kapitalizminin kendine has sermaye dinamikleri ve temposuna bağlı olarak ortaya çıktığını vurguluyor…

okumak için tıklayınız

Gezi Direnişi Üzerine Düşünceler – Özay Göztepe

“Gözlerimiz görmemeye başlamazdan önce bizler zaten kör olmuştuk, korku bizi kör etmişti, aynı korku yüzünden körlüğümüz sürüp gidecek” diyordu Jose Saramago; Körlük isimli kitabında. Az çok memleket meseleleriyle uğraşan herkes, sanırım bu durumdan hayıflanmıştır; ta ki Gezi Direnişi’ne kadar. “Dünyanın yoksullardan beklediğini fazlasıyla yerine getirenler” (Kafka/Dönüşüm), yani Gezi Direnişçileri, bir tarih yazdılar; yazmaya da devam

okumak için tıklayınız

L. Auguste Blanqui’nin Devrimci Teorileri – Alan B. Spitzer

Bu kitap, hayatının neredeyse otuz kırk yılını hapishanelerde ve dışarıda olduğu çok kısa sürede de sokaklarda ve barikat savaşlarında geçiren politik bir devrimcinin kurumsal ve politik yaşamının günümüze bıraktığı unutulmuş mirasına dair bir anlatıdır. Devrimci tarih doğruları ve yanlışlarıyla devrimci önderlerine her zaman sahip çıkmıştır. Blanqui, devrimci tarihin bilinçaltına atılarak unutulan ve unutturulan devrimci bir

okumak için tıklayınız

Gezi Parkı Direnişi – “Küçük Bahçede Büyük Kıyamet” – Mustafa K. Erdemol

İktidar talebi olmayan ama sistemi zorlayan Gezi Parkı Direnişi’nde en gerçekçi, en devrimci sloganlar “Boyun Eğme” ile “Diren” sloganlarıydı. Her iki sloganda yer alan, hayata geçirilmesine de çalışılan bu iki tutum her şeyden önce siyasi iktidarı “geriletmeyi” hedeflemesi açısından büyük önem taşıyordu. Kazanmak için önce geriletmek gerekli çünkü. Gezi Parkı Direnişi, “geriletme”nin başlangıcı olmuştu.

okumak için tıklayınız

Cennet Bilek’in kitabı: Babil’de Sürgün – Mehmet Söğüt

Bu son yıllarda okuduğum en iyi romanlardan biri Babil’de Sürgün adlı kitap. İnsanı alıp geçmişe götürüyor; dayak yiyişlerimize, hakaretlere… Çocukluğumuzda yaşadığımız ayrımcılıklar bir bir gözlerimizin önünde geçiyor. Kitabı okurken hüzünleniyoruz. Düşünüyoruz. Kadim halkın evladını kendisine konu aldığı için, sevinçli hiçbir anına rastlamıyoruz. Ve insanı bir kimlik arayışına götürüyor. Romantizim, sosyoloji, felsefi ve psikolojik öğelerle romanını

okumak için tıklayınız

Oburluk Çağı / Felsefe ve Politik-Psikoloji Denemeleri – Yıldız Silier

Yaşadığımız çağın çelişkilerini yansıtan bir resim: sürekli sıkılan ve yeni oyuncaklar talep eden obur büyükler ile hiç oyuncağı olmayan, zamanından önce büyümüş aç çocuklar. Aynı dünyada bambaşka hayatlar; vitrindekiler ve çöplüktekiler… Bu resim, Oburluk Çağı’nın hareket noktası. Yıldız Silier, geniş bir okur kitlesinin beğenisini kazanan Özgürlük Yanılsaması’ndan sonra, okurların karşısına yine çok ilginç bir kitapla

okumak için tıklayınız

Eylül İmparatorluğu – Erbil Tuşalp

Erbil Tuşalp “Eylül İmparatorluğu” adını veriyor 12 Eylül’ün yarattığı insanlık dışı rejime. İnsanı, insanlığı yok etme hedefini vurgulamak istercesine. O dönemi anlatan diğer yapıtlarında olduğu gibi bütün çıplaklığıyla anlatıyor yaşananları. Yine hatırlatıyor onca yasağı, halkı bunaltan baskıları, haksızlıkları, hukuksuzlukları, yakılan kitapları ve dönemin başka pek çok gerçeğini. Hatırlatıyor, ama daha önemlisi, unutturmuyor.

okumak için tıklayınız

Sözde demokrasinin sözde teröristleri – Ahmet Şık

Marx, Hegel?e tarihin tekerrür ettiğini, ilkinin trajik ikincisinin ise komik olduğunu söylemişti. Türkiye?de trajik dönemi sona eren yargının komedi döneminin öyküsünü anlatan bir kitap İsmail Saymaz?ın Sözde Terörist?i. Okumaya başladığınız bu yazı, yayımlandığı mecraya bakarak bir kitap tanıtım yazısı olmalıydı aslında. Kitaba adını veren ?sözde terörist?lerden biri olmam vesilesiyle benden istenen de bu idi. Bu

okumak için tıklayınız

Felsefenin Arzusu: Politika (Diyalektiğin Diyalektik Gelişimi ve Onto-Politika) – Ersin Vedat Elgür

“Dışlama amacıyla olsa bile felsefeyi muhatap aldığı an din, nasıl ki kendini içeriden yıkacak ‘turuva atı’nı bünyesine katmışsa, şimdi de felsefe, ‘yığın’ı ve gündelik hayatı bir kere muhatap aldığında, kendi gerçekleşmesinin ve dolayısıyla aşılmasının muhatabı olarak politikayı içeri almıştır. Tarihin gerçek sorunlarını kavramsallaştırmak ve rasyonalize etmekle meşgul felsefe, gerçekliği kendi düzeyine çekip politikleşirken, politika da

okumak için tıklayınız

Kapitalizm ve Şizofreni için Kullanıcı Rehberi (Deleuze ve Guattari’den Sapmalar ) – Brian Massumi

Kapitalizm ve Şizofreni İçin Kullanıcı Rehberi, Fransız filozoflar Gilles Deleuze ve Felix Guattari’nin ortak eserlerinin eğlenceli ve kesinlikle pratik, ayrıntılı bir analizidir. Metnin sonundaki ayrıntılı notlarla birlikte okunduğunda, aynı zamanda Deleuze’ün felsefi eserinin tamamına yönelik oldukça zengin, akademik bir yaklaşım sunmaktadır. Ve nihayet, Brian Massumi’nin çağdaş sanattan, bilimden ve popüler şehir kültüründen veridiği birçok açık

okumak için tıklayınız

1871 Paris Komünü Tarihi 1. Cilt (Kuruluş ve İktidar) – Prosper Olivier Lissagaray

Paris Komünü Üzerine Bir Klasik Paris Komünü üzerinden yola çıkan değerlendirmelere çokça rastlanır. Özellikle dünyada ve Türkiye’de son yıllarda başlayan, arkasının kesilmeyeceği de anlaşılan isyan dalgasıyla beraber bu tür değerlendirmeleri daha çok duyacağımız da kesin. Ancak bu denli yoğun atıf yapılan Komün’de tarihsel olarak neler yaşandığı ülkemizde çok az bilinir. Paris Komünü nasıl ortaya çıktı?

okumak için tıklayınız

Antigone Mitolojik Bir Kahraman mı Sadece – Çağlar Mirik

“Her ilkyaz badem ağacı gibi çiçeklenir Onurlu şehitlerin kızıl toprakları.” Oğuz Tansel “Her gün yazmak gerekir şikayet etmeden, defteri tanık etmek için tarihe. Zorlanacağız günler ilerledikçe, fakat bu kalem düşmemeli elden. Şairi ya da yazarı değiliz çıkacak metnin. Çadırdan dışarıya taşan hayatın sözcükleriyiz. İmlası yanlış, cümlesi düşük de olsa; yazmalıyız.” Böyle diyor ve her gün

okumak için tıklayınız

Sözde Terörist – İsmail Saymaz

Türkiye’de son yedi yılda “terör suçu”, iktidar bloğuna karşı her eylemi, her muhalif kimliği içine alacak şekilde genişletildi. Polis fezlekeleri adeta yasaların yerine geçerken; özel yetkili mahkemeler, “düşman” ilan edilen kesimlere karşı kahredici bir mekanizma olarak kullanılıyor. Çoğulcu demokrasiyi, örgütlü toplumu, özgür bireyi ve eleştirel aklı hedef alan “devlet terörü” eliyle, yasal hakları kullanmak bile

okumak için tıklayınız

Türkiye Üzerine Yazılar – Rosa Luxemburg

Tarih kitaplarında şu ünlü “Şark Meselesi”nin 21 Temmuz 1774’de Osmanlı ve Rus İmparatorlukları arasında imzalanan Küçük Kaynarca Anlaşmasıyla başladığı yazılır. Osmanlı İmparatorluğu yaklaşık bir asırdır Rusya karşısında yenilgiler alır ve diplomasi tahterevallisinde Rusya’nın yükselişi karşısında inişe geçerken, Batının o zamanki Büyük Güçleri de bu tahterevallinin kâh bir yanına kâh diğer yanına ağırlıklarını koyuyorlardı.

okumak için tıklayınız

İsyanın Cinleri Üzerine – Haki Gürtaş

Harun Ahmet?in İsyanın Cinleri romanı, Kürt isyanlarını konu edinen Türkçe yazılmış ve şu ana kadar kaleme alınmış bütün Kürt romanlarından içerik ve anlatım tarzıyla farklılaşan bir başkaldırı romanı. Roman, Kürdün sadece politik eylemini ve isyancıları konu edinmemiş, yaşamı bütün çelişkileriyle isyanın iç içeliğini işlemiş. İsyanın Cinleri başlığıyla Kürtler ?in yaradılış teorisindeki mitolojik geçmişleri ile başkaldırı

okumak için tıklayınız

Küçük Köylülüğe Sermaye Kapanı (Türkiye’de Tarım Çalışmaları ve Köylülük Üzerine Gözlemler) – Metin Özuğurlu

Bu çalışma, Türkiye tarımının yapısal dönüşümünü, küçük köylülüğün farklılaşması sürecine odaklanarak açıklamayı konu almıştır. Çalışma küçük köylülüğün, kendisini farklılaştıran çağdaş dinamikler karşısında sahip olduğu ve sergilediği direnme ve uyum mekanizmalarını sorunsallaştırarak giriştiği incelemesini iki eksende sürdürmüştür. İlki, tarımı konu alan akademik/bilimsel bilgi üretimi ve bilgi birikiminin iki bibliyografik veri tabanına dayalı nicel analizidir.

okumak için tıklayınız

Savaşta Bir Yazar (Vasili Grossman Kızıl Ordu’yla 1941 – 1945) – Antony Beevor, Lyuba Vinogradova

“XX. yüzyılın Savaş ve Barış’ı” diye tanımlanarak Tolstoy’la kıyaslanan Yaşam ve Yazgı romanının yazarı Vasili Grossman, büyük bir edebiyat adamı olmanın yanı sıra, savaş muhabiri sıfatını da taşır. İkinci Dünya Savaşı’nın en acımasız günlerinde Donetsk’te, Stalingrad’da, Kursk’ta Almanlarla savaşan Kızıl Ordu saflarında Krasnaya Zvezda (Kızıl Yıldız) gazetesinin cephe muhabiri olarak görev yaptı, 1941-1945 arası Avrupa’nın

okumak için tıklayınız

Thomas Paine (Ortak Akıl, İnsan Hakları ve Tarımsal Adalet)

“Dünyayı yeniden başlatacak güç ellerimizdedir” -Thomas Paine- Thomas Paine’in ölümünün iki yüzüncü yılında yayımlanan bu metinler, politik düşüncede özgürlük için ortaya atılmış en etkili argümanlardan ikisi olarak günümüze kadar gelmiştir. Ortak Akıl, Paine’in Amerikan Devrimi’ni desteklemek için yazdığı bir kitapçıktır. Kendine özgü ve sade tarzı sayesinde bütün kolonilere söndürülmesi imkansız bir yangın gibi yayıldı ve

okumak için tıklayınız