Kategori: Politika

Geç Barbarlık Çağı 2 / Planlama, Kurumsal Yapıda Dönüşüm ve Sanayileşme – Prof. Dr. Oktar Türel

ODTÜ İktisat Bölümü Emekli Öğretim Üyesi Prof. Oktar Türel’in 1979-2010 yılları arasında kaleme aldığı yazıların bir bölümünü kapsayan Geç Barbarlık Çağı-II, iki kesimden oluşmaktadır. “Planlama ve Kurumsal Yapıda Dönüşüm” alt başlığını taşıyan A Kesimi’nin ilk üç yazısı Türkiye’de merkezi iktisadi planlama (MİP) deneyimine ilişkindir. Bu yazılar Türkiye’nin “Planlı Dönem’inde (1960-80) benimsediği MİP ile hangi amaçlara,

okumak için tıklayınız

Geç Barbarlık Çağı 1 / Dünya ve Türkiye – Prof. Dr. Oktar Türel

ODTÜ İktisat Bölümü Emekli Öğretim Üyesi Prof. Oktar Türel’in 1979-2010 yılları arasında kaleme aldığı yazılardan yirmi üçünü Geç Barbarlık Çağı (I-II) adı altında ve iki kitapta, ilk yayınlandıkları biçim ve içerikleriyle okurlara sunuyoruz. “Dünya ve Türkiye” alt başlığını taşıyan Geç Barbarlık Çağı-I’deki on bir yazıdan ilk üçünde Türkiye’nin Avrupa ile, temel parametreleri XIX. yüzyıl başında

okumak için tıklayınız

Faşizm ve Diktatörlük – Nicos Poulantzas

“Faşizm, sakin bir gökyüzünde birdenbire kopan bir sağanak gibi gelmez” Poulantzas, Faşizm ve Diktatörlük’te III. Enternasyonal?in özellikle faşizm karşısında düştüğü saf ekonomizmi eleştirir. Poulantzas’ın dikkat çektiği nokta iktidar, kapitalist devlet tarzının aldığı biçimler, bu biçimler altında şekillenen rejimler, bu rejimler içindeki devlet personeli (bürokrasi) ve elitlerin egemen sınıflarla kurdukları ilişkilerin çok katmanlı doğasıdır. Onun için

okumak için tıklayınız

Gündelik Hayatın Eleştirisi 2 (Gündelik Hayat Sosyolojisinin Temelleri ) – Henri Lefebvre

Henri Lefebvre iktidar ilişkilerinin, meta fetişizminin ve yabancılaşmanın her gün yeniden üretildiği, buna rağmen değişimin ve devrimlerin gerçek temeli olmaya devam eden gündelik hayatın eleştirisine odaklandığı üç ciltlik çalışmasının Giriş niteliğindeki ilk cildinin ardından, Gündelik Hayat Sosyolojisinin Temelleri isimli bu ikinci ciltte, konuyu incelemek için gereken yöntem ve teorik kategorileri ele alıyor.

okumak için tıklayınız

Öfkelenin! – Stephane Hessel

21. yüzyılın özgürlük manifestosu! Fransa’da 2 milyon sattı. Avrupa’da aylarca listebaşı oldu. Şimdi Türkçe… “Aydınlanma Kitaplığı”nın ikinci kitabı Öfkelenin’in yazarı Stéphane Hessel 94 yaşının baharını süren genç yürekli bir bilge. Aynı zamanda pilot, diplomat, arabulucu, danışman, eğitimci, filozof ve sosyalist olan Hessel İkinci Dünya Savaşı sırasında Fransız Direniş Hareketi’ne katılmış, nazizme karşı mücadele etmiş, faşistler

okumak için tıklayınız

Marksizmin Başyapıtları (19. Yüzyıl)

Bu kitap bir tarih çalışması değil. Çünkü Marx’ın kuramı henüz tarihteki yerini almış, miadını doldurmuş, artık esin kaynağı olmaktan çıkmış bir kuram değil. Hatta iddiamız o ki, Marksizm esas olarak geleceğin kuramıdır. K. Marx ve F. Engels’in temel eserlerinin geniş değerlendirmelerinden oluşan Marksizmin Başyapıtları -19. Yüzyıl- kitabını da bu bakış açısıyla, geleceğin ipuçlarını yakalamak ve

okumak için tıklayınız

Şehir ve Marksistler – Dinçer Demirkent

Müstehzi bir ağabeyim tarafından anlatılan, belki yaygın olarak da bilinen bir fıkrada eylemden dönen iki militanın sırtlarını gecekondularla gökdelenleri ayıran duvara dayayıp sigara tüttürdüğü andaki diyalogları şöyleydi: ?-Yoldaş, devrimden sonra bu gökdelenleri ne yapacağız?? Diğeri biraz düşündükten sonra şu yanıtı verir: ?-Yıkıp gecekondu yapacağız?. Bu fıkra her fıkrada olduğu gibi bir haksızlığı içermekle birlikte bir

okumak için tıklayınız

Antonio Negri’nin Sürgün adlı kitabına dair – A. Kadir Şahin

?Mazoşist değilim; bir şeyler inşa etmek için illa ki yoksunluk çekmek gerektiğini iddia edecek değilim. Aslında, hapishane ve yaşamın geri kalanı arsında öyle ciddi bir fark olduğunu düşünmüyorum. Yaşam, onu inşa etmediğiniz sürece; yaşamın seyri özgürce kavranmadıkça bir hapishanedir.? Yaşamı, bu denli öznelliğin kendini yeniden ve her an kurması olarak gören düşünür Antonıo NEGRi?nin ?SÜRGÜN?

okumak için tıklayınız

Asker Doğmayanlar – Pınar Öğünç

Onlar, ‘asker doğulan’ bir ülkede asker olmayı reddedenler. İsimleri sivil olarak askeri mahkemelerde yargılandıklarında, açlık grevi yaptıklarında ya da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne taşıdıkları davayı kazandıklarında anıldı sadece. Hayatlarını kökten değiştiren kararlarını, devletin üzerlerinde kurduğu baskıyı, meramlarını anlatmak için imkânları hep sınırlıydı. Az tanınmaları, toplum dışına itilmelerini kolaylaştırıyordu. Asker Doğmayanlar’da söz, farklı dönemlerde, belki farklı

okumak için tıklayınız

Kapitalizm, Arzu ve Kölelik (Marx ve Spinoza’nın İşbirliği) – Frederic Lordon

İktisatçı Frédéric Lordon, kapitalizm eleştirisinin en canalıcı sorusunu tekrar soruyor: Ücretli emekçiler, her şeye rağmen, neden kapitalizme boyun eğiyorlar, neden başkalarının “efendi-arzusuna” tabi oluyorlar? Klasik “tahakküm” ve “rıza” yanıtlarını tatmin edici bulmayan yazar, açıklama olarak, Marksist siyasal iktisat ile Spinozacı “duygu antropolojisini” birleştirerek oluşturduğu etki gücü yüksek alaşımı öneriyor. Marx ve Spinoza’yı neden etkileşime soktuğunu

okumak için tıklayınız

Asi Şehirler (Şehir Hakkından Kentsel Devrime Doğru) – David Harvey

ABD’de 2001’den beri spekülatif bir biçimde şişirilmekte olan gayrimenkul ve ona bağlı finans sektöründe 2008’de iktisadi bir kriz patlak verdi ve kısa sürede tüm Avrupa’yı girdabına aldı. Asi Şehirler, neoliberal iktisat tarafından kurgulanan kriz anlatısı ile krizin kendi üzerlerinden telafi edildiği kitlelerin konumu arasındaki makasın giderek açıldığı bu zaman kesitini tahlil ediyor. Bir ayağı sokakta

okumak için tıklayınız

Kapital Cilt II / Ekonomi Politiğin Eleştirisi – Karl Marx

Bu kitap, Karl Marx?ın ve Marksizmin temel yapıtı Kapital?in tamamını, Almanca aslından çevrilmiş olarak Türkçeye kazandırma, böylece Türkçe Marksist edebiyatın en büyük eksiğini giderme yolundaki girişimin ikinci adımını oluşturuyor. Marksist iktisat alanına hâkim çevirmen Mehmet Selik?in Almanca aslından Türkçeye kazandırdığı kitap, yine alana hâkim editörlerce yayına hazırlandı. Kavram editörlüğünü Nail Satlıgan?ın üstlendiği kitap,

okumak için tıklayınız

Rüya Gibi – Semir Aslanyürek

“ABD tarihi boyunca her türlü karanlık işin, her türlü gerici darbenin, her türlü işgalin, her türlü terörün, her türlü suikastin kuramcısı, uygulayıcısı ve destekleyicisi olmuştur. Diğer ülkeler ABD’ye yakınlıkları ölçüsünde demokrat ve özgür ülkelerdir. ABD’nin dayatmalarını reddeden, bağımsızlıklarına düşkün ve onurlu ülkeler ise diktatörlüktür.” Bu özelliklere sahip bir ABD’nin Sovyetler birliğini övmesi elbette beklenemez. Övse

okumak için tıklayınız

Thomas Hobbes’un Siyaset Felsefesi – Cihan Deniz Zarakolu

Thomas Hobbes?un yaşadığı dönemde Britanya?da iç savaş yaşanmakta, gelişmekte olan ticaret burjuvazisi parçalı iktidar yapısından rahatsız olmakta, pazarın bütünleştirilmesi yönünde talepler dile getirmekteydi. Feodal aristokrasinin dağıttığı ve yerelleştirdiği iktidarın tek elde toplanması bu dönemde gündeme gelmişti. Hobbes bu ihtiyacı De Cive (1647) ve Leviathan?da (1651) teorileştirirken, bugün modern devlet olarak tanımladığımız yapının temellerini atan yazarlardan

okumak için tıklayınız

Türkiye’nin Ruhu / Direnmenin Trajedisi (2. Kitap) – Zahit Atam

Yahu iş oyunda, iş senaryoda, iş karakterde, iş yarattığın durumda, bu tutturmuş hala büyük laf, laf salatası ile sanat olmuyor onun bile farkında değil, işte bizim sahnemiz işte bizim sinemamız, asıl hayıflanılacak olan da bu.” İhtiyar sen beni oyuncunun azizi yaptın farkında mısın? “Aziz olsan bile yarım azizsin Yılmaz! Benim derdim de bu, arkadaş.” Yahu

okumak için tıklayınız

Türkiye’nin Ruhu / Direnmenin Trajedisi (3. Kitap) – Zahit Atam

Bir gün nereli olduğumu sordular. Babam Siverek’lidir dedim. Siverek adına şaşırdılar, hiç duymamışlar. “Nerededir bu Siverek?” dediler. Siverek Napoli’nin kazasıdır dedim. Düşündüler bir süre, birbirlerine bakındılar. Biz İtalya’yı çok iyi biliriz. Yanlışınız olmasın. Napoli’nin böyle bir kazası yoktur. Siverek İtalya’da olsa bileceklerdi. Siverek Urfa’nın bir kazasıydı. Urfa’da Türkiye’de bir şehirdi.

okumak için tıklayınız

Öteki, Düşman, Olay (Levinas, Schmitt ve Badiou’da Etik ve Siyaset) – Duygu Türk

Türkçe yazılmış, bu denli kapsamlı ve yetkin bir felsefe kitabıyla karşılaşmak her zaman mümkün değil. Günümüzün öndegelen üç düşünürünün eseri üzerinden etik ile siyaset ilişkisini araştıran Duygu Türk kitabını şöyle gerekçelendiriyor: “Levinas, Schmitt ve Badiou, çağdaş siyasal düşünceye esin veren ayrıksı konumlara sahipler ve her biri, etik ve siyaset ilişkisini düşünmek için önemli kavramsal araçlar

okumak için tıklayınız

Türkiyenin Ruhu / Direnmenin Trajedisi (1. Kitap) – Zahit Atam

Derler ki tek yumurta ikizlerinin bütün genleri aynıymış, yalnızca yüzü bedeni değil, ruhları da aynıymış, gerçeklik değişir de hisleri çok değişmezmiş, ama bir tek farkları varmış bunların: parmak izleri. Dünyaya gelen hiçbir insanın parmak izi aynı olmazmış, dil din ulus kültür uygarlık her şey aynı olsa ne yazar. İşte bu roman parmak iziyle imzalansın ve

okumak için tıklayınız

Üzgün Olmaktansa Öfkeli Olmak – Selim Özben

2000?li yılların başından bu yana küreselleşme karşıtı hareket çeşitli eylemler ve protestolarla önemli ölçüde gündem yarattı. Bu eylemlerin doğrudan ve dolaylı etkileri halen devam ediyor. Çeşitli ülkelerdeki kriz karşıtı eylemler, başka ülkelerdeki eylemciler tarafından destekleniyor. Sermayenin küreselleşmesine karşı direniş ve mücadeleler de küreselleşiyor. Keza İşgal Et eylemleriyle ekonomik işleyişe karşı toplumsal öfkenin yayıldığını gözler önüne

okumak için tıklayınız

Halkın Polisi : Pol-der Anıları – Sıtkı Öner

1970’lerde Türkiye’de bir Pol-Der vardı: Emniyet mensuplarının demokratik olarak örgütlendikleri bir polis derneği… 12 Eylül 1980’den sonra öcülestirilen, siyasetin “zararlarının” en aşırı simgesi olarak anılan Pol-Der neydi, nelerle uğraşırdı? Pol-Der’in genel sekreterliğini ve genel başkan vekilliğini yapmış olan Sıtkı Öner’in anıları, Türkiye’nin yakın tarihinin bu ilginç ve unutulan, unutturulan olgusu hakkında bilgiler ve izlenimler sunuyor.

okumak için tıklayınız