Kategori: Romanlar

Dünyalar Savaşı – H. G. Wells “istila altındaki umutsuz ve çaresiz bir gezegenin hikâyesi”

“H. G. Wells’in yazdıkları insanı kendine hayran bırakan ve hiçbir zaman tam olarak kavrayamayacağımız türden.” –Orson Welles “Bay Wells’in eserleri zamanın eskitemeyeceği ve gerçekleşmesi pek de imkânsız olmayan hikâyeler anlatıyor.” –Jules Verne “Her nesil Dünyalar Savaşı’nı kendi deneyimlerinin ışığında yeniden okuyup yeni bir şeyler öğrenebilir.” –Arthur C. Clarke “BU BİR SAVAŞ DEĞİL. HİÇBİR ZAMAN SAVAŞ

okumak için tıklayınız

Acımak Yok – Alfred Döblin

“Epiğin özünü en iyi Döblin’de kavradım. Epik metinleri ve epik teorisi, benim dramatik sanatımı derinden etkilemiştir.” Bertolt Brecht 1920’lerde Berlin: Dul bir kadın, üç çocuğuyla büyükşehre taşınır ve yokluk içinde yaşam mücadelesi vermeye başlar. Çocuklardan en büyüğü Karl’ın bir süre sonra şansı döner ve aile sınıf atlar. Ama tüm ülkeyi, hatta dünyayı sarsan büyük bir

okumak için tıklayınız

Sürgün Ruhum – Zabel Yesayan “ruhumun gözleriyle gördüğüm şeyle insanların gözlerinin önüne bıraktığım şey ne kadar da farklı.”

Türkçeye çevrilen kitaplarıyla büyük ilgi gören Zabel Yesayan, ‘Sürgün Ruhum’da, uzun yıllar yurt dışında yaşamış İstanbullu bir ressam olan Emma’nın memleketine dönüşünden sonra yaşadığı iç hesaplaşmaları ve yaşadığı güçlükleri anlatıyor. Yesayan’ın 1915’ten sonra kaleme aldığı ilk edebi eserlerden olan ve 1922’de yayımlanan ‘Sürgün Ruhum’, yaklaşık 1910’da, özelde Ermenilerin ve genelde tüm Osmanlı vatandaşlarının yaşadığı gerilimleri

okumak için tıklayınız

Deniz: Güneşin Çocukları – Turgut Türksoy

Kısa süren yaşamlarını ülkenin bağımsızlığına ve halkının mutluluğuna adayan 68 Kuşağı’nın yürekli gençlerinin umut ve mücadele dolu günlerinin ve onların yürekli önderlerinin destansı hikâyesi; cellatlarının bile önünde saygıyla eğildiği Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının ibret dolu katlediliş öyküleri ve Amerikan Emperyalizmi’nin ülkeyi köleleştirme planlarına çanak tutan işbirlikçilerin yüz kızartıcı biyografileri. Deniz: Güneşin Çocukları sadece bir roman

okumak için tıklayınız

Jane Eyre – Charlotte Bronte “kadın hak ve özgürlüklerine sahip çıkan ilk romanlardan biri”

On yaşında öksüz kalan Jane Eyre, kendisini hiçbir zaman sevmeyen, ancak kocasının vasiyeti üzerine bakımını üstlenen yengesiyle zor bir yaşam sürmektedir. Gönderildiği katı kuralları olan yatılı okulda (aslında Charlotte Brontë’nin bir yılını geçirdiği Lancashire’daki okuldur) kötü günler geçirir. Ancak Jane Eyre, Charlotte Brontë kadar şanslı değildir; okulda on yıl kalır ve öğretmen olarak mezun olur.

okumak için tıklayınız

Sultan Hamid Düşerken – Nahid Sırrı Örik

“Nahid Sırrı Örik’in tutumu, İkinci Meşrutiyet’ten, İttihat ve Terakki’den, Sultan Hamid’den söz açan öteki romancıların tutumuna hiç mi hiç benzemiyor: İttihat ve Terakki’nin zorbalığına karşı çıkıyorlardı o romancılar ama hiçbirinin aklından 31 Mart’ı sevimli göstermek ya da Sultan Hamid’i tutmak geçmiyordu; oysa Nahid Sırrı Örik’in gönlü de kafası da Sultan Hamid’den yana. Ne var ki

okumak için tıklayınız

Unutmanın Genel Teorisi – Eduardo Agualusa

Angola bağımsızlığını kazanmadan hemen önce, Ludo yaşadığı apartman dairesinin kapısına bir duvar örer. Burası onun otuz yıl boyunca ayrılmayacağı yuvasıdır artık. Terasında yetiştirdiği birkaç sebze ve yakaladığı güvercinlerle beslenir. Isınabilmek için kitapları, mobilyaları yakar. Ve evin duvarlarını kendi hikâyesiyle kaplar, satır satır işler yalnızlığını. Ancak dış dünya bırakmaz Ludo’nun yakasını, yavaş yavaş sızar hayatına: Radyoda

okumak için tıklayınız

“Kozmik ahenkte küçük bir ezgi”: Cehenneme İniş Talimatnamesi

Bir an için Dünyadaki mevcut düzenin kendi kendine verdiği zararın ve kozmik dengeye olan etkilerinin tartışıldığı, Venüs’te gerçekleşen gezegenler arası bir konferansta bulunduğunuzu hayal edin. Yerkürenin bitmez tükenmez meseleleri masaya yatırılıyor: Nüfus artışı, savaşlar, ayrımcılık, organik yaşamın tahrip edilişi, ani salgınlar, insanların benmerkezci düşünme tarzları ve “bireysel benliklerinin yalnızca bir bütünün, öncelikle insanlığın” daha sonra

okumak için tıklayınız

Haymarket / 1 Mayıs’ın Romanı – Martin Duberman

1870’lerin grev dalgalarıyla sarsılan Amerika Birleşik Devletleri; emekçi hareketinin 8 saatlik işgünü hakkını elde etmek için verdiği kararlı mücadele; büyük gösterilere şahit olan Chicago; 1 Mayıs 1886’da bütün ABD çapında 350 bini aşkın kişinin katıldığı büyük grev; 4 Mayıs’ta Haymarket Meydanı’nda toplanan işçiler dağılmak üzereyken, kalabalığın ortasına ve onların üstüne yürüyen polislere atılan bir bomba;

okumak için tıklayınız

Josef Mengele’nin Kayboluşu – Olivier Guez “insanın en koyu karanlığına dalan soluk kesici roman”

Mengele, Avrupa’nın karanlıklar prensi. Kibirli doktor, çocukların bedenini yarıp açtı, onları işkenceden geçirdi, yaktı. İyi aile çocuğu, dört yüz bin insanı ıslık çalarak gaz odasına gönderdi. Uzun süre bu işten yakayı kolayca sıyıracağını sandı, kendini yarı-tanrı olarak gören, “çamurdan ve ateşten yaratılmış bir hilkat garibesi”, yasaları ve emirleri çiğneyerek kılı kıpırdamadan insanları, kardeşlerini onca acıya

okumak için tıklayınız

Usta ve Margarita – Mihail Bulgakov “sistem eleştirisini felsefi tartışmaya dönüştü­rerek iyi-kötü tartışmasını irdeleyen roman”

1930’lu yıllarda Moskova’da sıcak bir bahar günü… Günbatımına yakın saatlerde Şeytan, iyi giyimli ve yabancı görünümlü bir beyefendi kılığında şehre iner ve kendini kara büyü uzmanı Profesör Woland olarak tanıtır. Onun garip maiyetiyle birlikte gelişini, Sovyet başkentini kasıp kavuran bir dizi esrarengiz ve tekinsiz olay izler. Bulgakov 20. yüzyıl Rus edebiyatında çığır açan romanında, biri

okumak için tıklayınız

Köpek Kalbi – Mihail Bulgakov “Bir Kara Mizah”

Bulgakov Köpek Kalbi’nde sokak köpeği Şarik’in öyküsünü anlatır. Dünya çapında bir bilim insanı olan Profesör Filipoviç, evine götürüp beslediği Şarik’i ameliyat ederek, er bezlerini ve hipofiz bezini adi bir suçlununkilerle değiştirir. Köpek arsız, yüzsüz, şehvet düşkünü ve kaba saba bir insana dönüşür. Şarik insan haliyle profesörün hayatını cehenneme çevirse de, Sovyet bürokrasisinde kendine bir konum

okumak için tıklayınız

Dr. Jekyll ile Bay Hyde – Robert Louis Stevenson “toplumunun ikiyüzlülüğünü yeren ve psikoloji alanında Freud’un kuramlarını haberleyen roman”

Stevenson yinelenen kâbuslarında çifte yaşam sürüyor; gündüzleri saygın bir doktor olarak çalışırken geceleri sokaklarda geziniyordu. Dr. Jekyll ile Bay Hyde işte bu kâbuslardan doğdu. 1886’da yayımlandığında İngiltere ve Amerika’yı kasıp kavuran yapıt, çok sayıda tiyatro ve sinema uyarlamasıyla bir popüler kültür efsanesine dönüşerek günümüze kadar geldi. Victoria döneminin değerlerine uygun olsa da, olay örgüsü günümüzün

okumak için tıklayınız

Olalla – Robert Louis Stevenson “gotik edebiyatın örneklerinden”

Stevenson’ın İspanya’nın ücra bir köşesinde, dağlarda geçen bu tüyler ürpertici öyküsü çürümekte olan aristokrasi ve trajik aşk temalarının yanı sıra vampirlik anıştırmalarıyla dikkat çeker. İlk kez 1885 Noel’inde The Court and Society Review’da bir hayalet öyküsü olarak yayımlanan Olalla, tıpkı Dr. Jekyll ile Bay Hyde gibi Stevenson’ın düşlerinden çıkmıştır. Yazar düşünde gördüklerini geleneksel bir anlatıya

okumak için tıklayınız

Mansfield Park – Jane Austen “İşte burjuva orta sınıf ailesi”

1814 yılında yayımlanan Mansfield Park için Jane Austen’ın başyapıtı denebilir. Jane Austen’ın bu roman özelindeki anlatım tekniği çetrefildir, dil kâh açılıp genişler kâh kapanıp daralır; bazen semboller ve metaforlar yüklenir; dildeki bu dalgalanmalar anlatılmak istenen olaylarla doğrudan alakalı tabii: burjuva orta sınıf ailesi. Sürekli doldurulmaya çalışılan ama bir türlü dolamayan, hep fire veren bir boşluktur

okumak için tıklayınız

Emma – Jane Austen “en sevdiğim romanım”

Jane Austen 1815’te 39 yaşındayken tamamladığı Emma’nın en sevdiği romanı olduğu söyler. Aşk ve Gurur ve Mansfield Parkı gibi romanların yazarının gözbebeğidir bu kitap. Bir taşra kasabasındaki üç genç kızın gerçek aşkı arayışını anlatan roman, bir yandan insan yaradılışının zayıf yönlerini, bir yandan da XIX. yüzyıl İngiliz toplumunun katı ve ikiyüzlü geleneklerini sorgular, inceden inceye

okumak için tıklayınız

Aşk ve Gurur – Jane Austen

“Aşk ve Gurur ” özgün adıyla Pride and Prejudice Jane Austen’in ikinci romanıdır. 18 Ocak 1813’te yayımlanan roman, 1796-1797 yılları arasında kaleme alınmıştır. 1938, 1952, 1967, 1980 ve 1995 yıllarında yapılan dizilerle birlikte televizyona uyarlanmıştır. İki kez sinema filmi çekilmiştir. Kendi dillerinde isimleri Pride and Prejudice olan bu filmler Türkiye’de Gurur ve Önyargı (film, 1940)

okumak için tıklayınız

Bağlar – Domenico Starnone “Özgürlük ile güvenlik arasında bocalayan kahramanlarıyla bir roman”

Bağlar, İtalya’nın en prestijli edebiyat ödülü Strega sahibi yazar Domenico Starnone’nin Türkçede yayımlanan ilk kitabı. Roman, on iki yıllık eşi Aldo’nun başka bir kadın için onu terk etmesi üzerine iki çocuğuyla tek başına kalan Vanda’nın mektubuyla açılıyor. İlk bakışta sıradan bir aile hikâyesi izlenimi uyandırsa da, Starnone bu romanda sosyal, ailevi, psikolojik ve ideolojik yapılar

okumak için tıklayınız

İtibarlar – Juan Gabriel Vasquez “Pusulasını şaşırmış zamanlar yaşıyoruz.”

Güney Amerika edebiyatının yıldızlarından, Düşen Şeylerin Gürültüsü romanıyla tüm dünyada büyük yankı uyandıran Kolombiyalı yazar Juan Gabriel Vásquez, son romanı İtibarlar’da, her an, herkesin başına gelebilecek bir durumu, saygınlığın, güvenilirliğin, itibarın nasıl bir anda, geçmişteki bir olay yüzünden sarsılabileceğini, kamuya mal olmuş figürlerin mahrem hayatlarının ne gibi sonuçlar doğurabileceğini, nefes nefese okunan bir kurguyla anlatıyor.

okumak için tıklayınız

Düşen Şeylerin Gürültüsü – Juan Gabriel Vasquez “Düşünmeden yaşanabilir, peki ya hatırlamadan yaşanabilir mi?*”

2014 Uluslararası Impac Dublin Edebiyat Ödülü’nü Kazandı. Hukuk fakültesinde öğretim görevlisi olan Antonio Yammara, uğradığı bilardo salonunda gizemli bir adam olan Ricardo Laverde ile tanışır ve arkadaş olur. Fakat Antonio’nun tüm sorularına rağmen Laverde, geçmişinden bahsetmekten ısrarla kaçınmaktadır. Ta ki bir gün elindeki kasedi dinleyebileceği bir yer bulması için yardım isteyene kadar. Kasedi dinleyip Şiir

okumak için tıklayınız